18 MART KAHRAMANLARINA


17.3.2017
                                                                                                                                    18 Mart 2017
 
   18 Mart'ın dillere destan olan, gönüllerde taht kuran, tarih sahnesine adını altın harflerle yazdıran kahramanları,
 
   Yaşadıklarınızın şahidi olamadık. Sizi şehitlik mertebesiyle taçlandıran, gözlerinizi keskin, bileğinizi bükülmez , yüreğinizi de cesaretle güçlü kılan yüce Rabbim şahit oldu eşsiz cesaretinize, vatan aşkınıza. Bu topraklar, bu millet, bu nesil size minnettar.
   Verdiğiniz son nefes nefesimiz oldu. Bu vatanın her karışında, taşında, toprağında; tüten ocağında, büyüyen bebelerinde, yetişen gençliğin istikbalinde şanlı zaferinizin izleri var. Nice şiirler, türküler, öyķüler ve eserler kaleme alındı eşsiz kahramanlığınız dile gelsin diye. Ne kalem ne de sözcükler yetti sizin kahramanca can verişinizi anlatmaya. Sözcükleri, kalemi yükselten siz oldunuz. Her yazılan, kahramanlığınızın gölgesinde kaldı. Türküler sizinle yürekleri dağladı. Yine bir 18 Mart ve yine kalemler, yürekler sizinle şahlanacak. Programlarda sizin kahramanlığınız coşkuyla anılacak. Tarih sayfalarındaki özel yeriniz dile gelecek.
    Bugün 18 Mart...Vatan sevgisinin, bir milleti, ne kadar büyük, ne kadar şanlı zaferlere taşıyabileceğinin en nadide, en eşsiz örneği...Her 18 Mart, sözcükler bu eşsiz zaferi dile getirmek için seferber olur. Takvimler 18 Mart'ı gösterdiğinde, Çanakkale Zaferi'ni ve bu zaferin mimarlarını anlatmak boynumuzun borcu olur. Sizi anmayan kalem yastadır. Bugün toprağa bir başka bakmalıyız. Toprağa düşen kanınızın her damlası, vatana can katmış ve hayat olmuştur bu millete. Borcumuz büyük biliyoruz; bilmeliyiz de. Öğretmeliyiz gençlere, gençliğinizi bu vatana nasıl adadığınızı. " Bastığı yerleri toprak diyerek geçmeme"nin ne anlama geldiğini bıkmadan usanmadan anlatmalıyız.
     18 MART KAHRAMANLARI, CANIMIZA CAN OLDUNUZ, HAYAT OLDUNUZ." MUHTAÇ OLDUĞUMUZ KUDRET" VE "DAMARLARIMIZDAKİ ASİL KAN" OLDUNUZ. HAKKINIZI HELAL EDİNİZ! HEDİYENİZ OLAN BU VATAN EN KIYMETLİ HATIRANIZDIR. BAYRAĞIMIZIN GÖLGESİNDE HUZUR İCİNDE YATIN! BÜTÜN DUALARIMIZI SİZE HEDİYE EDİYORUZ. NURLAR İÇİNDE UYUYUN!..
 
                                                          

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


4 Yorum
18.03.2017 - 02:39
Rabbim sizlerden ve onlardan razı olsun,bizde iman vatan millet aşkı olduktan sonra hiç kimse yıkamaz Allah c.c. izni yardımı ile,sağ olasın var olasın kardeşim,selam ve dua ile.

18.03.2017 - 08:38
Mehmet Bey, içten yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim. Vatan, millet aşkının önemine dikkat çekmek ve bu hisleri güçlendirmek hepimizin boynunun borcu. Kalemimiz şehitlerimizi unutturmamalı. Sizin de vatan aşkıyla dolu yüreğinize sağlık. Selamlar.

18.03.2017 - 22:34
Sevim Hanım, öncelikle varlığımızın temel taşları tarihimizle ilgili paylaşımınız için teşekkürler. -İzninizle- duygu ve düşüncelerinizi teyid eden ifadelere bir başka pencereden katılmak isterim: Bu günlerde iftiharla gündemimize aldığımız 12 ve 18 Mart gibi dünya tarihine not düşen atalarımızı ne kadar minnet ve şükranla yâd etsek “yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana” sözleri gönlümüzü hüzünlendiriyor. O günlere zafer kaydı düşen millî ve manevî idrâk ve şuûru ne kadar hakim kılabildik hayatımıza… Anlık kutlamalardan ziyade o muhteşem ruhu hayatımıza mihenk taşı olarak kaydedebildik mi!... Her yaştan olarak, aile ve toplum hayatımızda o günlerin mesajını, özüne halel getirmeden paylaşabiliyor muyuz!... Getirisi olmayan, mâzimizin hâkikatine uzak hamasî söylemlerle günü geçiştirme gafletinden kurtuluşumuza dair belirsizlikler ne zaman son bulacak. Topçu, popçu, lüpçü etrafındaki yığınlar(!) ne zaman varlığımızın bekâsı konusunda mesai yapacaklar!... Millî Şâirimiz M. Âkif’in “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. / toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez. “seslenişinden ne zaman nasipleneceğiz… Sevim Hanım, malûmunuz bu sorular uzayıp gider… Lâkin karamsar değilim; çünkü bu vatan, kemiyetlerin gafletine inad keyfiyetlerin varlığıyla istikbâl ve istiklâline sahip çıkacaktır. Bununla birlikte kaybedilen fırsatlara ve heba edilen zamanlara da üzülmemek mümkün olmuyor… Selam ve duâ ile…

18.03.2017 - 23:44
Şahin Bey, güzel katkılarınızdan ve yorumunuzdan dolayı teşekkür ederim. Hassasiyetlerinize katıldığımı ifade etmek istiyorum. Karamsar olmadığımızı dile getirmek bile karanlığı dağıtıyor ve karamsarlığa meydan okuyor. Yüreğinize ve kaleminize sağlık. Selam ve saygılarımla...