Elden Ne Gelir Hasret Bir Gelmeye Gülmeye Görsün....

Ekleyen : Mehmet Aluç , 05 Ağustos 2017 Cumartesi aaa Beğen 1
 



Dün, el ele yürüdüğümüz o sokaklar artık bizsiz, sensiz bensiz artık görmek istemiyorum çünkü bizler gibi yokluğumuzla perişan sessiz ve hasretin prangaları esir almış, bizim gibi onu da sarmış sarartmış soldurmuş bizim gibi. Anıların kapısını açayım dedim, açamadım gönlümüz gibi kapalı paslı kalmış açamadım, geçmişin gülen yüzüne bakamadım. Kaçayım dedim kaçamadım, hasretin rüzgârına kapıldım sensiz bu şehirde sokakta yaşayamadım. Dağlara çıkayım ovalara çöllere varayım dedim kaybolayım, ne bir ben ne bir sen olayım dedim yapamadım, ama bu şehirde de duramadım, huzuru da bulamadım…

Etrafıma baktım, mevsimlerim değişmiş hepsi kış olmuş, senin benim üşüyen titreyen, sarılmaya hasret kalan, arasa da bir sıcak kuytu köşeyi bulamayan, bir serseri gibi boranda kalmış. Oysa gülüşlerin gülüşlerimle bahar çiçekleri gibi kokardı, sımsıcak ısıtırdın gönlümü bedenimi, oysa şimdi hasret kaldık ikimizde buna, gönül kuşlarımız uçmaz oldu gelip nasıl üzerine kona? İşte seninle vardık biz sona hem de dona dona elden ne gelir, sen istedin bu ayrılığı bende kabul ettim anlaman anlayan olman seven koşan candan can olman için…

Bahar rüzgârları artık esmiyor bu şehirde sokakta kaldırımlarda, sonbahar rüzgârları esiyor soğuk soğuk, gönlümüzün dersen zaten ayarı bozuk ayar tutmaz az buçuk, ben her gün yesem de sucuk yemesem de sen yaklaşmayacaksın varmayacaksın yanıma bana bir solukta. Artık biz yaşıyoruz boşlukta bir anlam ve mana ifade etmiyoruz çünkü yollarımızın varacağı yer ayrı ayrı bir nokta. Ben koşarak sana gelsem de sen beni kucaklayamayacaksın oracıkta, ben yine kalacağım yine perişan ortalıkta.

Elden ne gelir hasret bir gelmeye gülmeye görsün, nasıl derim sen körsün, gelsin içimdeki aşkı seni görsün, varsın vuslata desin ki sen gerçekten körsün, neden yavaş yürürsün o gerçek güzelliği görmezsin, yavaş karıncadan yavaş gelirsin… İşte şimdi o sokaklarımız bizim gibi hasretin denizinde yüzerken boğuluyor o nedenle o sokaklarımız şehrimiz ıssız sanki yorgun bir amele, artık kalamadı bu halimizi anlatacak bir cümle, biz istedik bu ayrılığı bile bile, gönlümüzde açarken bin bir çetele, ötmüyor ya bülbüller hak vermeliyiz ötmeyen her bir bülbüle artık.

 
Mehmet Aluç
 Not allowed!

 
Bu dünya üç günlük handır
Ona uyarsan gideceğin yer nardır
Hakka varmadan önce gönlünde ne vardır
Aç bak içini yoksa hakka varacak baktıracak bir yüz var mıdır
Mehmet Aluç /Kul Mehmet






Mümin tövbe ile merhamet ister Rabbin'de affı için
Selam ve dua ile...


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...