Baha Tevfik Hayatı ve Yazarlık Yönleri




BAHÂ TEVFİK  (ö. 1884-1914)

II. Meşrutiyet devri  ülkemizin  ilk  materyalist fikir adamlarından  gazeteci ve yazar

Hayatı 

İzmir’de doğdu.  Babası İzmir'de  gümrük memurluğu  yapmış olan II. Meşrutiyetten sonra İstanbul’a gelerek kırtasiye kitapçı dükkanı açan Mehmed Tevfik Efendidir.[1]   Baha Tevfik ilköğrenimini İzmir Namazgâh Mektebi'nde okumuş, , orta öğrenimini İzmir Rüştiyesinde tamamlamıştır.  İzmir Mülkî İdadâsi'nde eğitim gören Baha  Tevfik  İzmir İdadisini  bitirdikten sonra  İstanbul’da Mekteb-i Mülkiyye’ye devam etmeye  başlar.

 1907  II. Meşrutiyet yıllarında Mekteb-i Mülkiye’yi bitirir  İyi derecede fransızca, Arapça ve Farsça öğrendi.   Okuldan sonra  kısa bir süre vilâyet maiyet memurluğu ile Meclis-i A‘yân kâtipliğinde çalışmaya başlar. II. Meşrutiyet yıllarında gazeteciliğe de başladı.  İlk yazıları 1907 yılında İzmir gazetesinde  çıkar.[2] 31 Mart Vak‘ası  II. Meşrutiyet’ten  sonra İstanbul’a gelerek gazeteciliğe başlar

 1910 yılında  Ahmed Nebil ile, “içtimaî ve ilmî bir inkılâbın esaslarını hazırlamak” maksadıyla Teceddüd-i İlmî ve Felsefî Kütüphanesi adlı yayınevini kurmuştur.  Bu yayınevinde  yayımladığı gazete, mecmua, telif ve tercüme eserlerle  dikkat çekmeye başlar   "Eşek" ismindeki güldürü mecmuası'nı yayınladı ve bir süre " İştirak" gazetesinde de  yöneticilik yapar.


Yayımcılık Yılları 


Toplam on sayısı yayımlanan  Felsefe Mecmuası’nı çıkardı.(1909/1912) Bu dergide  materyalizmi savunan yazılar yazmaya başlamıştır. 1910 yılında istanbul'da kurulan "osmanlı sosyalist fırkası"nın resmi üyesi olduğu iddiası da ortaya atılmıştır. [3] Fakat   Selçuk Çıkla’nın verdiği bilgilere göre Bu fıkraya kendisi katılmamış ama  “ Hüseyin Hilmi üzerindeki doktriner tesiri”  ve  Baha Tevfik’in telkinleri  sayesinde kurulmuş bir partidir.[4]  Baha Tevfik  , Abdullah Cevdet  ve Beşir Fuad'la birlikte ülkemizin ilk sosyalist ve materyalist yazarlarından birisi olmaktadır.

Bu dergide, Ernest Haeckel'in "Kainat'ın Muammaları" adlı eserini çevirip basmış, Kant ve fikirleri hakkında pekçok makale yazmıştır [5] Bu yazıları ile ülkenin ilk materyalist gazetecilerinden biri olarak anılmasına neden olur. Ülkemizde  materyalist felsefeyi  ele alan ilk felsefeci olarak  ortaya çıktı. Ölümüne kadar da materyalist felsefeyi savundu.  Materyalist anlayışa karşı çıkan  devrin  yazar ve fikir adamlarını eletirmeye başlar

Rehber-i İttihâd-ı Osmânî Mektebi’nde felsefe hocalığı yapmaya başlar. Bu görevini de ölümüne kadar devam ettirir. Öğretmenlik yaparken sürdürdüğü  gazetecilik ve yayıncılık yıllarında  yerleşik inançlara, gelenek ve görenekleri  aşağılayan bir tutum gösterdi.  İlm-i Ahlâk (İstanbul 1330) adlı kitabı yüzünden Ali Kemal  ile sürtüşmeye girer.  Rıza Tevfik   ,  Mehmet Rauf    Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi   ve Ziya Gökalp  ile  tartışmalara girdi.   Bu tartışma ve polemiklerinde  esas amacı materyalist düşünceye karşı olan her cihetteki düşünceyi   tenkit etmek amacındaydı. Kendisi gibi ülkenin ilk materyalistlerinden olan Ahmed Nebil ve Memduh Süleyman ile birlikte  kurduğu yayın evinde   telif ve tercüme  pek çok materyalist eseri yayımlar “Arkadaşları Ahmed Nebil, Subhi Edhem ve Memduh Süleyman’la birlikte yabancı dillerden tercümeler yaptı ve bu tercümelerde kasıtlı olarak tahrifatta bulundu.”[6]

Balkan savaşı  sonrasında  “Zekâ" adını verdiği dergiyi yayınlar. Yayınevinde  iki cilt "tarih-i felsefe"  isimli kitabı ve Nietzsche'nin hayatını ve düşüncelerini yorumlayan"Nietzsche Felsefesi" isimli kitabı  dikkatleri  iyice üzerine çekmiştir.

Ernest Haeckel’in Vahdet-i Mevcûd ve başka bir Alman materyalisti olan Ludwig Büchner’in Madde ve Kuvvet adlı kitaplarını tercüme edip yayımlar.  Bu  tercümeleri ve yazıları İslami çevrelerden tepki gördü. Bu eserlere karşıt eserler yazılmasına da vesile oldu.  Devrin çeşitli dergi ve gazetelerinde hiciv  polemik yazıları çıkar[7]. Türk  basın hayatında  ilk çıplak kadın resmini  de basan[8] Baha Tevfik devrin  aydınları ve İslamcı kesimininde iyice dikkatini çeker.

Başlıca yazıları   Hâle (İstanbul 1320), İzmir (İzmir 1323), Edeb Yâhû (İstanbul 1324), Kadın (Selânik 1324), 11 Temmuz 1324 (İzmir 1324), Eşref (İstanbul 1325), Musavver Eşref (İstanbul 1325), Şehbal (İstanbul 1325), el-Ma‘lûm (İstanbul 1326), Eşek (İstanbul 1326), Felsefe Mecmuası (İstanbul 1326), Karagöz (İstanbul 1326), Kibar (İstanbul 1326), Piyano (17. sayıdan sonra Düşünüyorum, İstanbul 1326), Tenkid (İstanbul 1326), Yine O (İstanbul 1326), Yûhâ (İstanbul 1326), Âlem (İstanbul 1327), Yirminci Asırda Zekâ (İstanbul 1328), Zekâ (İstanbul 1328), Çocuk Duygusu (İstanbul 1329).[9] Dergi ve gazetelerinde yayımlanmıştır.


Yazarlık ve Düşünsel Yönleri 

Bahâ Tevfik özellikle materyalist  düşünce ve mantık anlayışı ile  edebiyatımızda  tenkid ve eleştiri yönünden oldukça faydalı olmuştur. Daha ziyade   “ biyolojiye dayanan bir materyalizmi savunarak, radikal hareketi öğrettiği gibi çeşitli olaylar karşısında kişinin tek başına karar verme meselesinde de örnek oldu. Dine, muhafazakârlığa, boş inançlara ve o dönemin ahlâkına karşı aldığı tavrı, yazdığı yazılar ve yaptığı tercümelerle açıkça ortaya koymuştur. Fert ve ahlâk, üzerinde en çok durduğu iki konudur. Ferdiyetçiliğin temsilcisi olmamakla beraber kadının toplumdaki yeri ve eşitliği, evlilik ve aile kurumu, metafizik düşünce, boş inançlar, din, felsefe ve insan ilişkileri gibi konuları ele alarak incelemiş ve bu konuları çeşitli açılardan tenkide tâbi tutmuştur.”[10]

Baha Tevfik,  Lamarck ve Darwin'den kaynaklanan biyolojik ve evrimci materyalizme yönelmiş, “materyalizmi bilinçli bir şekilde felsefî bir zemine oturtarak savunmuş ve  yaymaya çalışmış ilk kişi  olarak”[11]  tarihe geçmiştir.

Baha Tevfik 6 -7-  gibi çok kısa süren yayıncılık hayatında çok sayıda eser vermiş bir yazar olarak tarihe geçmiştir. Baha Tevfik  “kısa bir devrede onlarca gazete-dergi çıkarmış, onlarcasının çıkmasına yardımcı olmuş, birçoklarına yazılarıyla katkıda bulunmuş, kurmuş olduğu kütüphanede (yayınevinde) dört yılda 12 adet kitap yayımlamıştır.  Basılan ve basılmayan, telif ve tercüme, tek başına veya ortak 17 kitap yazmış, hikâye, makale, tenkit gibi değişik türlerde ve alanlarda edebî ve felsefî yüzlerce yazı kaleme almıştır.” [12]   Yılmaz  ve inatçı bir karaktere sahip olan  Baha Tevfik’in çı­ kardığı gazete ve dergiler  biraz da  iktidarların  haksızlıklarına karşı gelmiş olması nedeniyle  bir biri ardına kapatılmış,   ama hemen bir başkasını çı­karmayı bilmiştir.

Osmanlı sosyalist fırkasının kurucularından olan  materyalist felsefeyi savunan ilk kişilerden biri olan olan felsefeci ve yazar Baha Tevfik , ölümüne  kadar evlenmemiş  ve   daha 30 yaşında iken  zamanında müdahale edilemeyen bir apandisit yüzünden genç yaşta ölmüştür. (15 Mayıs 1914). Mezarı Karacaahmet’tedir.

Eserleri:

Biraz Felsefe (AÜ DTCF, İsmail Saib Sencer Ktp., nr. I/4907); Ba‘s ü Ba‘de’l-mevt (Tolstoy’dan tercüme, İstanbul 1325); Tedkîkat: Terâcim-i Ahvâl (İstanbul 1325); Hassâsiyât Bahsi ve Yeni Ahlâk (Ahmed Nebil ile, İstanbul 1910); Karagöz Salnâmesi (İstanbul 1913); Felsefe-i Edebiyyat ve Şair Celîs (İstanbul 1330); Muhtasar Felsefe (İstanbul 1331); Felsefe-i Ferd (İstanbul 1332); Teceddüd-i İlmî ve Edebî (İstanbul, ts.); Feminizm Âlem-i Nisvan (O. Lacquerre’den, İstanbul, ts.); Mantık (Robier’den, İstanbul, ts.); Vahdet-i Mevcûd: Bir Tabîiyyât Âliminin Dini (Ahmed Nebil ile E. Haeckel’den, İstanbul, ts.); Madde ve Kuvvet (Ahmed Nebil ile L. Büchner’den, I-III, İstanbul, ts.); Târîh-i Felsefe (Ahmed Nebil ile A. Fouillée’den, I-II, İstanbul, ts.); Psikoloji-İlm-i Ahvâl-i Rûh (Ahmed Nebil ile, İstanbul, ts.); Niçe, Hayatı ve Felsefesi (Ahmed Nebil ve Memduh Süleyman ile, İstanbul, ts.).

 

KAYNAKÇA 


  • [1] SELÇUK ÇIKLA, Baha Tevfik'in Hayatı, Yazarlığı, Mizacı ve Felsefeciliği, Tarih veToplum, Haziran 2003, S.234
  • [2] Abdullah Uçman, BAHÂ TEVFİK, DİA, cilt: 04; sayfa: 453
  • [3] Anonim, Baha Tevfik, https://eksisozluk.com/baha-tevfik--253829
  • [4] Konu hakkında geniş bilgi için Bk. Tarık Z. Tunaya, Türkiye'de Siyasal Partiler-İkinci Meşrutiyet Dö­ nemi (1908-1918), C. I, Hürriyet Vakfı Yay., İstanbul 1988, s. 247. Bu konuda ayrıca bk. Mehmet Ö. Alkan, "Baha Tevfik ve İştirak'teki İmzasız Yazıları", Tarih ve Toplum. S. 83, Kasım 1990, s. 7.
  • [5] Anonim, Baha Tevfik, https://eksisozluk.com/baha-tevfik--253829
  • [6] Abdullah Uçman, BAHÂ TEVFİK, DİA, cilt: 04; sayfa: 453
  • [7] Dr. Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, 2005, shf. 92
  • [8] Yalçın Küçük, Aydın Üzerine Tezler-2, Tekin Yay., Ankara 1985, s. 544.
  • [9] Abdullah Uçman, BAHÂ TEVFİK, DİA, cilt: 04; sayfa: 453
  • [10] Abdullah Uçman, BAHÂ TEVFİK, DİA, cilt: 04; sayfa: 453
  • [11] SELÇUK ÇIKLA, Baha Tevfik'in Hayatı, Yazarlığı, Mizacı ve Felsefeciliği, Tarih veToplum, Haziran 2003, S.234
  • [12] SELÇUK ÇIKLA, Baha Tevfik'in Hayatı, Yazarlığı, Mizacı ve Felsefeciliği, Tarih veToplum, Haziran 2003, S.234
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış