Falih Rıfkı Atay Hayatı Eserleri Edebi Yönü Çankaya Özeti

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 30 Haziran 2011 Perşembe aaa Beğen
 
 
FALİH RIFKI ATAY 
 
(d. 1894 İstanbul Türkiye) - (ö. 20 Mart 1971 İstanbul Türkiye), Türk gazeteci, yazar, milletvekili.
 
Yazıda Falih Rıfkı Atay ’ın  hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, mahkûmiyeti,  yazarlığı, eserleri,  romanları Falih Rıfkı Atay ’ın  edebi kişiliği,  etkilendiği yazarlar, siyasi kişiler ve düşünceler,  etkilediği yazarlar, işlediği konular, Türk edebiyatındaki yeri, Falih Rıfkı Atay ’ın  eserlerinden alıntılar, anekdotlar,  anlatım tekniği, bakış açısı, romanların  tekniği, romanlarının  türü, eserleri, eserlerinin basım yılı ,basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller  vb incelenmiştir.
 


Sakarya ili Kaynarca ilçesi Büyükkaynarca köyündeki Dırmandılar Mahallesinden İstanbul’a yerleşmiş bir ailenin çocuğuydu.[1]Babası Hoca Hilmi Efendi, annesi ise  Huriye Cemile hanımdı [2]
1894 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiş ilköğrenimini mahalle mektebinde yaptıktan sonra. Kovacılar semtindeki Mekteb-i Rehber’i Tahsil Mektebi’nde rüştiyeyi tamamladı ( Ortaokul) lise öğrenimi için Mercan İdadisi ’ne gitmişti. Mercan idadisine girdiği yıllarda okul Hüseyin Cahit Yalçın’ın idaresi altındaydı. [3] İdadideki Edebiyat  öğretmeni ise Celâl Sahir Erozan’dı.  Orhan Seyfi Orhon, ise aynı okulun üst sınıfında öğrenciydi. [4]Liseyi böyle bir ortamda okuyan Falih Rıfkı ilk yazılarını da Mercan İdadisinde öğrenci iken Tecelli ve Servet-i Funun Dergisinde yayımlandı. [5] 1911 yılında, Servet-i Fünun dergisinin genç yazarlara ayrılan ek sayfalarında yayımlanan ilk yazıları ile edebiyat dünyasına adım atmış oluyordu. Tecelli (1911) dergisi ile Süleyman Bahri'nin yönettiği Kadın (1912) dergisinde Cenap Şahabettin ile Ahmet Haşim'in eserlerini hatırlatan şiirleri çıktı. 1912’den itibaren Tanin gazetesinde düz yazılar yayımladı.[6]
 
İdadi ’den mezun olduktan sonra Darülfünun Edebiyat bölümüne II. Meşrutiyet’in ilan edildiği 1908 yılında girmişti Darülfünun Edebiyat Fakültesi’ni 1912’de bitirdi. [7] [8] Okuldan mezun olur olmaz Balkan Savaşlarının hemen sonrasında Edirne ve civarını gezerek gözlemlerde bulunmuştu. İntibalarını “Edirne Mektupları” adı altında yayımladı.
 
1913’te Tanin gazetesinde yazarlığa başladı ve Tanin gazetesinde düz yazıları yayımlandı.  Aynı yıl memuriyet hayatına da başlamış, “Sadaret ve Dâhiliye Nazırlığı kalemlerinde memur olmuştu. Dâhiliye Vekili Talat Paşa’nın özel kalem müdürü oldu.   1914 yılında Dâhiliye Vekili Talat Paşa ile birlikte resmi görevle Bükreş’e gitti. Buradaki gözlemlerini yazarı olduğu Tanin Gazetesi’ne röportajlar şeklinde gönderdi. Bu dönemdeki yazıları, Türkçülük ve Türkçecilik akımlarının etkisini taşıyordu.

I. Dünya Savaşı’nda yedek subay olarak Suriye'ye gitti. Bu defa Cemal Paşa’nın özel kâtipliğini yapıyordu.  Filistin ve Suriye cephelerini dolaşmış pek çok gözlemlerde bulunmuştu. Ayrıca Çarkçı Mektebinde edebiyat öğretmeni olarak görev almıştı. [9]Suriye ve Filistin'deki savaş anılarını Ateş ve Güneş (1918) kitabında topladı. Cemal Paşa'nın Bahriye Nazırı olması üzerine Kalemi Mahsusa müdür yardımcılığına getirildi (1917).

1918’de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam Gazetesi’ni kurmuş profesyonel olarak gazeteciliğe ve yayımcılığa başlamıştı. İstanbul işgal edilmiş, Kuvay-ı Milliye Ankara da örgütlenmişti. Gazetede, Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen yazılar yazıyordu. Fakat bu durum idare tarafından hiç de hoş karşılanmadı bu yüzden Damat Ferit Paşa hükümetinin kuvayı milliye taraftarlarını yargılamak için kurduğu ve halk arasında “Kürt Nemrut Mustafa Divanı” diye anılan  Divan-ı Harp mahkemelerinde yargılandı. Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen yazıları nedeniyle idamı isteniyordu. Fakat İkinci İnönü Muharebesi’nin kazanılması üzerine Divan-ı Harp tutumunu değiştirince idamdan kurtulmuştu. Bu davanın akabinde 10 Eylül 1922’de Anadolu’ya geçti.

Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen yazılarını Tanin ve Hâkimiyet-i Milliye gazetelerinde yazmayı sürdürüyordu. Kurtuluş Savaşının ardından Tetkik-i Mezalim Heyeti’nde görevlendirildi. Falih Rıfkı,  diğer Tetkik-i Mezalim heyeti üyeleri olan Halide Edip, Yakup Kadri, Mehmet Asım ile birlikte Yunan ordusunun yakıp yıktığı yerleri gezip görüp ve incelemelerini kaleme almak üzere Batı Anadolu’yu dolaştı.
İzmir’in kurtuluşundan sonra tanıştığı Mustafa Kemal’in dostluğunu kazandı ve bu döneme ilişkin anılarını Atatürk’ün Bana Anlattıkları (1955), Çankaya (1961) ve Atatürk Ne İdi? (1968) adlı kitaplarda topladı. Atatürk’ün çok yakınında bulunması ve önemli olaylara tanıklık etmesi yazılarının da önem kazanmasına vesile oluyordu.

Milli Mücadeleden sonra siyasete atılarak Bolu Milletvekili olarak 1923’ten TBMM’ye girdi ve aralıksız olarak 27 yıl boyunca milletvekilliği yaptı. 1923-1927 arasında BOLU, 1927-1950 arasında Ankara milletvekili olarak mecliste yer aldı.
Bir yandan da çeşitli tarihlerde Hâkimiyet-i Milliye, Ulus, Milliyet gazetelerinde başyazarlık yapıyor edebiyat ve yazarlıkla olan bağlarını koparmıyordu. Devletin resmi yayın organları olan Hâkimiyet-i Milliye, Ulus ve Milliyet gazetelerinde yazıları çıkıyordu. Köşe yazılarında Atatürk devrimlerini ve batılılaşmayı savunuyor, Atatürk ilke ve inkılâplarının yerleşmesi yolunda çabalar sarf ediyordu.  Yeni Türk Alfabesinin hazırlanması ve uygulanması sırasında Dil Encümeninde görev aldı. Ulus gazetesinin başyazarlığını yaptığı dönemde Ankara şehir planı jürisinde üyelik ve İmar Komisyonunda başkanlık yaptı. Fakat bu yıllar arasında Almanya’dan kaçarak Türkiye’ye gelen mimarları överken Türk Mimarlarını aşağıladığı yolunda ithamlarla karşılaşmasına yol açacak yazılar da yayımladı. [10]

Demokrat Parti'nin 1950'de iktidara geçmesinden sonra Bedi Faik ile Dünya gazetesini kurdu. ( 1952- 1971) Dünya gazetesi ile Demokrat Partiye karşı  (1952) muhalefete geçti.  İktidara karşı Atatürk devrimlerini savundu. Ölünceye dek bu gazetenin başyazarlığını sürdürdü. 20 Mart 1971’de kalp krizi sonucu İstanbul’da hayatını yitirdi. Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi.
 
 
 
Edebiyattaki yeri 


Falih Rıfkı’nın edebiyatçı olarak edebiyata atılması Mercan idadisinde öğrenci iken başlamıştır. İlk yazılarını ve denemelerini Tecelli, Servet-i Funun, Şehbal, Yeni Mecmua, Şair, Nedim Türk Yurdu ve Büyük Mecmua ’da yayımlamıştır.
Tanin Gaztesinde başlayan gazetecilik hayatı 1918’de Ali Naci (Karacan), Necmettin Sadık (Sadak) ve Kazım Şinasi (Dersan) ile birlikte Akşam Gazetesi’nde devam etmiş Divan-ı Harpte yargılanmasından sonra ve Kurtuluş Savaşını destekleyen yazılarından sonra ün kazanmaya başlamış, Atatürk’le tanıştıktan sonra da iyice meşhur olmuştur.
Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en etkin gazetecilerinden biri olarak dikkat çeken Falih Rıfkı İzmir 'in kurtuluşundan sonra Mustafa Kemal ile tanışmış, onun dostluğunu kazanmış ve Atatürk’ü yakından tanıtan anılarıyla ünlenmiştir. 1923-1950 yılları arasında milletvekili olarak siyasette yer aldı.  Atatürk’e yakınlığı nedeniyle çok önemli olaylara tanıklık etmiştir.  
Falih Rıfkı Atay, gezi yazılarını ve anılarını topladığı kitaplarıyla Cumhuriyet döneminde gezi ve hatırat türünde önemli örnekler vermiştir. Zeytindağı (anı-1932, 1964),[11] Faşist Roma, Kemalist Tiran, Kaybolmuş Makedonya (gezi-1930) ve Pazar Konuşmaları (fıkra-1966)   Çankaya 1961 [12] başlıca eserleridir.

Gazeteciliğin yanı sıra Gezi Yazıları  Hatıra ( Anı) ve inceleme türünde en önemli yazarlarımızdan birisi olmuştur.  
Sade üslûba sahip olan Falih Rıfkı, kısa ve çarpıcı cümleler kuran etkili bir dile sahiptir.  Türkçülük ve Türkçecilik akımının temsilcilerinden Milli Edebiyata dâhil bir yazarımızdır. Atatürk inkılâplarının savunuculuğunu yapmış, Türk milletinin medenileşmesi ve Batılılaşması için mücadele vermiştir.

Atay, çekici anlatımı ve duru Türkçesiyle usta kalemlerden biri kabul edilmiş, nutuk türüne uygun etkili kısa, çarpıcı bir dille yazmıştır. Bu konudaki düşüncelerini özetleyen şu cümleleri onun dil anlayışını çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır. “Bence en iyi edebiyat edebiyatsızlıktır. Bir yazı edebiyat dokusundan uzaklaştırılabildiği kadar güzeldir. Mümkün olsa okullarda teşbih, Cinas, istiare v.s. gibi Söz Sanatlarını hiç öğretmezdim.”
 Türkçeyi süssüz, sanatsız ama etkin kullanmış, siyasi konularda yazdığı yazıları, anıları, gezi yazıları  Gazete Fıkraları köşe yazıları ile daha çok gazeteci yazar olarak kabul görmüştür.  Gezi, anı, MAKALE ve Sohbet-türlerinde birçok kitap yayımlamıştı; Cumhuriyet döneminin en etkin gazetecilerinden biri olmuştur.
 




KAYNAKÇA 
 
[1] Fahri Tuna, Falih Rıfkı Atay Kaynarca Kökenli, http://www.kaynarca.info/KoseYazisi, son erişim, 22-11-2013
[2]  Prof. Dr Gürhan Tümer,” Falih Rıfkı Atay’ın Mimarlığı ve Şehirciliği”, www.mimarlarodasi.org.tr/ son erişim, 22-11-2013
[3]  Dr Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yyaınları, Ank. 2005 , Sh.78
[4] Anonim,  Kimkimdir.gen.tr, Falih Rıfkı Atay mad, son erişim, 22-11-2013
[5] Dr Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yyaınları, Ank. 2005 , Sh.78
[6] http://tr.wikipedia.org/wiki/Falih_R%C4%B1fk%C4%B1_Atay
[7] http://tr.wikipedia.org/wiki/Falih_R%C4%B1fk%C4%B1_Atay
[8] Dr Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yyaınları, Ank. 2005 , Sh.78
[9] Dr Aslan Tekin, Edebiyatımızda İsimler, Elips Yyaınları, Ank. 2005 , Sh.78
[10] Prof. Dr Gürhan Tümer,” Falih Rıfkı Atay’ın Mimarlığı ve Şehirciliği”, www.mimarlarodasi.org.tr/ son erişim, 22-11-2013

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 


 

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...