Millî Edebiyat Dönemi Genel Özellikler


Esa
25.8.2016
 

 

 Dönem’in başlangıcı 1911 Yılı Kabul edilir. Milli Edebiyat Hareketi 1911 yılında Ömer Seyfettin’in Genç Kalemler adlı dergide YENİ LİSAN başlıklı yazı serisi ile başlamış kabul edilir. Bu başlangıç 1940 yılına kadar süren bir süreçte bir edebi hareket halini almıştır.  Milli Edebiyat  Hareketi terimi  Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş savaşı ve  Cumhuriyetin ilk yıllarında ortak  sanat , konu, dil ve amaçlarla yazan Milliyetçiliği, Türkçülüğü, Turancılığı ve Memleketçiliği savunan şair ve yazarlar için kullanılmıştır. Bu harekete dahil olan şair ve yazarlar Şunlardır:

 

Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem, Ziya Gökalp, Mehmet Emin YurdakuL, MEHMET FUAT KÖPRÜLÜ, Falih Rıfkı Atay, Süleyman Nazif , Ruşen Eşref Ünaydın, Reşat Nuri Güntekin  İbrahim Alaaddin Gövsa, Yakup Kadri , Ahmet Hikmet MüftüoğluHalide Nusret Zorlutuna, Halide Edip Adıvar, Faruk Nafiz Çamlıbel,  Yusuf Ziya Ortaç, Halit Fahri Ozansoy, Enis Behiç Koryürek,  Orhan Seyfi Orhon, Hamdullah Suphi, YAHYA KEMALBEYATLI , İsmail Habib Sevük,

 

Millî Edebiyat Hareketi Genel Bilgiler

 

Selanik'te, Ömer Seyfeddin, Âkil Koyuncu, Rasim Haşmet ve Fecri ati’cilerden bazılarının çıkardıkları Genç Kalemler (1911) dergisiyle, milliyetçilik akımı edebiyat alanına girdi.

 

Milli Edebiyat Hareketi ise 1911 yılı Selanik’te çıkan Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfettin’in Yeni Lisan adlı makalesinin yayımlanmasıyla başlayan edebi harekettir. Sade ve konuşulan canlı dilin edebi eserlerin dili olması düşüncesini içeren bu yazılarla edebiyatımızda sokakta konuşulan dilin edebi eserlerin dili olması gerektiği fikrini icraata geçirmiş, edebiyatta yeni bir hamle başlatmıştır. Türkçülük, milliyetçilik ve Turancılık fikriyle de bütünleşen bu hareket Milli Edebiyat Hareketi haline gelir.

 

“Millî Edebiyat” terimi ise ilk kez Genç Kalemler dergisinde kullanılmıştır. Daha sonra aynı düşüncede olan yazarların 1917 yılında yaptıkları bir toplantıda, hece ölçüsünü kullanma, günlük konuşma diliyle yazma noktasında birleşirler. Milli tarihi ve kahramanlık konuları işlemek üstünde de anlaşan şair ve yazarlar şairlerin, içerik konusunda da her birinin ayrı bir yaklaşımda olduğu gözlenir. Bu Divan edebiyatını, Doğu edebiyatının; sonrasını ise Batı edebiyatının taklitçisi olmakla suçlayıp, “Türk’e has ve Türk’e “ göre bir edebiyat oluşturmak amacıyla ortaklaşa hareket etmeye başlarlar.

 

Şiirde bireysel konularla birlikte Nilli ve tarihi konulara da yönelmeye çalışan dönem sanatçıları, roman ve öyküde tarihi, kahramanlık, milli, ve sosyal meselelere eğilmişler; Türkçülük, Turancılık,  Milliyetçilik, tarihimizin parlak günlerini anlatan öyküler, Kurtuluş Savaşı gibi konuları ele almışlardır. Konuların İstanbul dışına çıkarılması da bu dönemin belirgin özelliklerindendir.

 

Millî Edebiyat Hareketi "İslamcılık" ideolojisinin yanında, önce edebiyat ve fikir adamlarınca ortaya atılan, sonradan siyasi nitelik kazanan milliyetçilik akımı da gelişme gösterdi.

 

Milliyetçilik hareketi, kısa bir süre sonra " Türkçülük" adı altında, dernek ve yayın organlarının (Türk Derneği, Türk Yurdu ve aynı adlarla çıkardıkları dergiler) kurulmasıyla siyasi yönden teşkilât kurmağa başladı. Türk Yurdu Derneği, bir yıl sonra (1912) yerini Türk Ocağı'na bıraktı.

 

1911'de Ali Canip Yöntem, Ömer Seyfettin ve Ziya Gökalp'in yayımladıkları " Genç Kalemler" dergisiyle başlayan akım, kısa sürede değişik sanat anlayışlarını savunan sanatçılar tarafından da benimsenmiştir. Sade ve arı bir Türkçe ile yazılan eserler yurt sorunları ve ulusal değerleri ortaya çıkarma amacını gütmüşlerdir.

 

 

Milli Edebiyat Hareketinin Genel Özellikleri

 

  • Dil sadeleşmiş, sokakta konuşulan Türkçe dili edebiyatın dili olmuştur
  • Yazılı edebiyata İslamiyet’ten beri ilk kez hece ölçüsü kullanılmıştır.
  • İlk defa bu dönemdeki eserlerde İstanbul dışına çıkılmış ve sanatçılar Anadolu'ya açılmıştır.
  • Halk edebiyatının kuralları zevki Türklere has bir edebiyat olarak kabul edilmiş, benimsemiş, Millî unsurlara ve öz edebiyata dönmek amaçlanmış, Öztürkçe felsefesi güdülmüştür
  • Edebiyat kanalıyla Halka milli ve tarihi gurur ve şuur kazandırmak hedeflenmiştir.

 

Döneminin dil anlayışı

  • Dil sadeleşmiştir.
  • Konuşma dili olarak İstanbul Türkçesi benimsenmiş, yazı dili ile konuşma dili arasındaki fark kalkmıştır.
  • Türk dilinin kuralları belirlenmiş, Arapça ve Farsça'dan gelen tamlamalar yerine Türkçe tamlamalar kullanılmış.
  • Türkiye Türkçesine diğer Türk lehçelerinden sözcük alınmamalıdır görüşü savunulmuştur.
  • Terimler bilimle ilgili olduğu için aynen kullanılmalıdır görüşüne vurgu yapılmıştır.
  • Türkçülük akımı önem kazanmıştır

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış