Kaside der vasf-ı İstanbul ve sitayiş-i Sadrazam İbrahim Paşa)


Esa
19.3.2016
 

KASİDE (İSTANBUL) 


(18. Yüzyıl - Kaside der vasf-ı İstanbul ve sitayiş-i Sadrazam İbrahim Paşa) 

Bu şehr-i Sitanbul ki bi misl ü behâdır 
Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedâdır 

Bir gevher-i yekpare iki bahr arasında 
Hurşîd-i cihan-tâb ile tartılsa sezâdır 

Bir kân-ı niamdır ki anın gevheri ikbâl 
Bir bağ-ı iremdir ki gülü izz ü alâdır 

Altında mı üstünde midir cennet-i a’lâ 
El-hak bu ne halet bu ne hoş âb u hevâdır 

Her bağçesi bir çemenistân-ı letâfet 
Her kûşesi bir meclis-i pür-feyz ü safâdır 

İnsaf değildir ânı dünyaya değişmek 
Gülzarların cennete teşbih hatadır 

Herkes irişür anda muradına ânınçün 
Dergahları melce-i erbab-ı recâdır 

Kala-yı meârif satılır sûklarında 
Bazâr-ı hüner ma’en-i ilm ü ulemâdır 

Camilerinin her biri bir kûh-i tecellî 
Ebrû-yi melek andaki mihrâb-ı duâdır 

Mescidlerinin her biri bir lücce-i envâr 
Kandilleri meh gibi lebrîz-i ziyâdır 

Ser-çeşmeleri olmada insana revân-bahş 
Germ-âbeleri câna safâ cisme şifâdır 

Hep halkının etvarı pesendîde-i makbul 
Derler ki biraz dilleri bî-mihr ü vefâdır 

Şimdi yapılan âlem-i nev-resm ü safânın 
Evsafı hele başka kitâb olsa sezâdır 

Nâmı gibi olmuşdur o hem sa’ hem âbâd 
İstanbul sermâye-i fahr olsa revâdır 

Kûh-sarları bağları kasrları hep 
Güya ki bütün şevk ü tarab zevk u safâdır 

İstanbul’n evsafını mümkün mi beyân hiç 
Maksûd heman sadr-ı kerem-kâra senâdır 
..........

 

 
 
 

 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış