Gravür Nasıl Yapılır?

Ekleyen : Adem , 21 Ağustos 2016 Pazar Beğen
Gravür nasıl yapılır

En basit şekliyle teknik; bir tahta parçasının alınarak baskıda çıkmaması gereken yerlerin oyulmasıdır. Kabarık yerlere mürekkep sürülerek kağıda bu kısımlardaki mürekkebin çıkması sağlanır. Resimlerin basımı için kullanılan bu basit tekniğe “tahta baskı” denir. Tahta baskı çok ucuz bir yöntem olduğu için çabuk yayılmıştır. Resim basılı sayfaların bir araya getirilerek oluşturulduğu kitaplara “tahta baskı kitap” denmiştir. Tahta baskı resimler ve kitaplar kısa süre sonra halk pazarlarında görülmeye başlanmış, bu yöntemle oyun kağıtları, resimler ve dinsel amaçlı baskılar yapılmıştır.


Gutenberg’in bir çerçeve içine yerleştirilen değiştirilebilir harflerle baskı yapmayı bulmasıyla, her sayfa için tek parça tahta kalıbın kullanıldığı eski tip baskı tekniği tarihe karışmıştır. Yine de metnin resimlenmesi için tahta kalıpların kullanımına devam edilmiş, XVI. yy’ın son yarısında birçok kitap tahta baskıyla resimlenmiştir.

Gravür genel anlamıyla kazıma yöntemi veya sanatı olarak tanımlanabilir. Yumuşak aaaal (bakırçinko veya tahta) üzerine tavlanmış çelik uçlu kalemlerle ve baskı mürekkebi kullanılarak çizilmiş desenin kağıt veya daha başka bir nesne üzerine aktarılmasıdır. Bu aktarım baskı yöntemiyle yapılır. Kendine özgü pek çok tekniği vardır. Sonuç bakımından diğer resim tekniklerinden tamamen farklıdır. Diğer tekniklerle resim bir sefere özgü olarak yapılır. Bir resmin aynısını yapmak hemen hemen imkansızdır. Gravürde ise çok sayıda çoğaltılabilir.

http://www.azizistanbul.com/gravur10/kuleli.jpg

Örneği aal levhanın üzeri lakla kaplanarak lak tabakasının üzerine çizim yapılır. Levha asit içerisine konulur. Lak tabakasının çizili yerlerinden aale ulaşan asit çizgiler boyunca aaaal üzerinde oyuklar meydana getirir daha sonra yine özel bir kağıt üzerine tifduruk baskı tekniği ile aktarılır.

Yapılışı:

Bir gravürü ortaya çıkaran iki sanatçı vardır. biri, resmi çizen ressam ve diğeri resmi plakaya kazıyan “engraver” olarak adlandırılan sanatçı. Öncelikle ressam, resmi çizer. Engraver da çizilen resmi metal üzerine “burin veya graver” denilen baklava veya kare uçlu çelik kalemlerle oyma işlemi yapar. Resmin plakaya ayna hayali olarak çizilmesi gerekir. Bunun için görüntü bazen ayna kullanılarak çizilir.

 



Sapı kısa ve yuvarlak tahtadan olan çelik kalem (burin), avuç içinde oturtulur. Baş ve orta parmak üzerine, işaret parmağı hafifçe dokunur. Plaka üzerinde oyma işlemi, bu tutuşla ve el ayasının aleti itmesiyle gerçekleşir. Titremeyen bir el ve sabır ister. Derin çizgiler isteniyorsa çelik kalemin sapı, plaka üzerinde yükseltilerek, yüzeye olan açısı değiştirilir. Oyma ve itme sırasında sağ el çelik kalemi tutarken plaka sol elle, ucun karşısına gelmeyecek şekilde tutulur. Sanatçı, eğik ve yuvarlak çizgilerle oyma kalemini değil deri bir yastık üzerinde plakayı çevirir. Böylece çizgiler daha düzgün olur. Uçların kalın veya ince olması metal üzerindeki derinliğin değişik olmasını sağlar. İnce uçlarla oyma yapıldığı zaman, izler açık renkte olur, kalınlık arttıkça derinlik de artar ve izler koyulaşır. Fakat bu, sadece ucun inceliğine ve kalınlığına bağlı değildir. Aleti kullanma şekli ve ona egemen olma da önemlidir. Aletin plaka üzerindeki kontrollü, ileriye doğru itilmesiyle yüzeyde derin dar veya geniş çizgiler oluşur. Birbirine paralel düz çizgiler çizmek için özel mekanik cihazlar da yapılmıştır.



Oyma işlemi tamamlandıktan sonra levha mürekkep ile sıvanır. Sonra, levhanın yüzeyi silinir. Böylece mürekkep yalnız çukur yerlerde kalır ve levhanın üzerindeki görüntü, yüksek basınçlı pres ile kağıda aktarılır. 

İlk başlarda bakır plakalar, kolayca kazınması nedeniyle tercih edilmiştir. Ancak metalin yumuşak olması nedeniyle bir kaç yüz baskı baskıdan sonra kullanılamaz hale gelmesi üzerine sonraki yıllarda çelik plakalar kullanılmaya başlanmıştır. 

Geleneksel olarak gravürün sol alt köşesinde ressamın, sağ alt köşesinde ise resmi plakaya kazıyan sanatçının ismi bulunur.
Gravür sanatı estetiksel dehanın en zirve başarılarından biridir. Belki de bugünkü resim dilimizin kökeni çizgi ile melodi yaratma diyebileceğimiz gravürün çıkış kaynağına dayanmaktadır. Resim sanatı için bir zenginlik ve derinlik süreci olan gravür yaşamsal izdüşümün görüntüsel(çok boyutlu) konularının bir incelik ve yalınlık süzgecinden geçirilerek gizemli çağrışımlarla dolu ama sağlam ve ölçülü biçimde anlatımıdır.
Diyalektik mekan içindeki figür ve görüntüleri derinlikli çizgisel sanatsal yaratım süreci içine dengeli düzenli ve matematiksel bir öz ile yerleştirmek gravür sanatının başlıca amacıdır.
Gravür 15. yüzyılda başlayıp özellikle Albrecht Durer (1471-1528) ile birlikte büyük ve soluklu yapıtlarını vermeye başladı. Sanat tarihi boyunca Albrecht Durer\'e gelinceye kadar gravür sanatı asıl kimliğini bulamamıştır.
Gravür sanatıyla adeta özdeşleşmiş dev sanatçı Albrecht Dürer\'in gravürlerinde yaşamın ve insanın büyülü ve şiirli gerçek bir anlatımı vardır. Dürer konularına giren insan figürlerini idealleştirmiştir. Pek az sanatçı gravürle insan yüzlerindeki incelikleri içsel derinlikleri ve şiiri onun kadar anlatabilmiştir. Bu büyük usta klasik sanatın bilinen çizgisini aşarak gözümüzün önüne insan gerçeğini ilk kez boyutlu biçimde çırılçıplak koyabilmiştir.



http://www.azizistanbul.com/gravur10/uskudddardansarayburnu.jpg

Üsküdardan Sarayburnu


http://dusuncekahvesi.files.wordpress.com/2009/11/82.jpg
 

SABATTIER: Jön Türkler

 

Montani, “Abdülmecid’İn Cenaze Alayı”, 1861

Antoine Ignace Melling, “Bir Türk Düğün Töreni”



 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com
 

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...