Matrakçı Nasuh Hayatı Minyatürleri Tarih ve Matematikciliği


https://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2007/11/image0114.jpg

Sultanın Barbaros'u Kabülü ( Matrakçı Nasuh) Süleymanname'
 

Matrakçı Nasuh

Matrakçı Nasuh  (d.1480 – ö. 1564), Türk  minyatürcü, tarihçi, hattat, silah ustası, mühendis, coğrafya ve matematikçisi.

Martakçı Nasuh

Doğum, 1480, Visoko, Bosna-Hersek-Ölüm 1564, asıl adı Nasuh bin Abdullah olan, matrak oyunun mucidi,16. Yy usta silahşorlarından, devrinin en ünlü minyatür sanatçısı, tarihçi, coğrafyacı, haritacı, topograf ve mühendisidir.

 

İÇİNDEKİLER

 

Hayatı

MATEMATİKÇİ VE ÇARPIM TABLOSUNUN MUCİDİ

TARİHÇİLİĞİ

Matrak Oyunun Mucidi ve Ustası 

Dövüş Sanatları Kitabı ve Silahşorluğu

Minyatürcülüğü

Kitapları

 

Kaynaklara göre asıl adı Nasuh bin Abdullah’tır. Baba adının Abdullah olduğu dedesinin ise Saraybosna'dan gelen veya getirilen bir devşirme olduğuna dair ileri sürülen belgelenememiş görüşler vardır. Doğum ve ölüm tarihleri kesin olmayan  Matrakçı Nasuh ‘un Saraybosna’da doğduğu  daha  sonra İstanbul’a geldiği,  matrak oyunu denilen bir savaş oyununu icat ettiği ve o yüzden Matrakçı lakabını aldığı bilinmektedir.


Bir matematikçi, Tarihçi, coğrafyacı, haritacı, topograf ve bir silahşor olarak 16.Yüzyıl da meşhur olmuş daha çok  -Minyatürcü - olarak tanınmıştır. Dahası, o bir, Hattat  ve mühendistir. [1] Savaş oyunları ve silahları konusunda gösterdiği hüner, yazdığı eserler ve bilgisi dolayısıyla ona  Silahi Nasuh Efendi'de denmiştir.  [2] ( Yurdaydin, 1995) Yaygın olarak bilinen  Matrakçı  lakabını ise Matrak adlı savaş oyununda çok usta olması veya bu oyunun mucidi olması dolayısı ile almıştır. [3]( bkz : Tuhfetü'l-Guzât (Gazilere Armağan) Matrakçı Nasuh )

Hayatı

İmparatorluğun  Avrupa topraklarından gelen bir ailenin çocuğu olan Matrakçı Nasuh'un dedesi büyük bir ihtimalle devşirmeydi. Kaynaklar onun Saraybosna’dan gelen bir ailenin çocuğu olarak göstermektedir. [4]Fakat   kaynaklar  bu bilginin  kaynağı ve belgesini  ortaya koymamaktadır.  Matrakçı Nasuh'un çocukluk yılları hakkında elimizde pek bilgi bulunmamaktadır.  II. Bayezid'in son dönemlerinde  Enderun'a alındığı  ve bu okulda  çeşitli  becerilerini  yeteneklerini sergileyerek dikkatleri üzerine çektiği bilinmektedir. Enderun'da eğitim gördüğüne göre de kendisinin veya ailesinin devşirme olduğu ortaya çıkmakta, kesinlik kazanmaktadır. Sultan II. Bayezid  döneminin (1481-1512) sonlarına doğru Enderun’da eğitim gördüğü Enderun da  devrin ünlü Divan Şairlerinden de  dersler almış, devrinin ünlü hattatlarının da tedrisatından geçmiştir. ( Nesih yazı türü için bkz.  Hüsnü Hat Çeşitleri)  Ünlü bir hattat olan Nasuh, nesih yazı stilinde değişikler yapmıştır. Divanî yazı stilinde önde gelen isimlerden birisi olmuştur.[5]  Enderun’dan çıktıktan sonra bulunduğu vazifeler bilinmemektedir. Eserlerinde kendisi hakkında çok az bilgi bulunduğundan hayatı tam olarak aydınlatılamamıştır.

Enderun'da yetişen ve büyük ihtimalle hayatının çok büyük bir kısmını saray içerisinde ve yönetimdekilere çok yakın yerlerde ve görevlerde geçiren Matrakçı Nasuh'un Enderun'da öğretmen olarak görev yapmış olabileceğini düşündürten gelişmeler bulunmaktadır.  Yazdığı kitapların içerikleri, çarpım tablosunu keşfetmesi, matematik problemlerini öğretmek konusundaki örneklemeleri, Kanûnî Sultan Süleyman 'a sunduğu hareketli kuleler projesi, Barbaros ve Kanûnî  ile seferlere katılması Matrakçı Nasuh'un ömrünün ya seferlerde, seferler dışında da  Saray da geçtiğini gösteren belirtililer olmaktadır. ( bkz Matrakçı Nasuh Süleymannâme ve Fetihname-i Karabuğdan )  Çok sayıda eser yazmış olmasına rağmen hayatı hakkında çok az bilgi vermektedir. Fakat Sai Mustafa Çelebi  ve  Mimar Sinan ile çağdaş olan Matrakçı Nasuh'un bu bilim adamları ile de ilişki içinde olması gerekmektedir.

1537–1538 yıllarında yazdığı Fetihname-i Karabuğdan adlı eserinde İstanbul 'dan İran'a kadar yapılan bu seferi anlatır ve güzergâh üzerindeki bazı yerlerin minyatürlerini yapmıştır.[6] Bu eserine dayanarak  Kanûnî Sultan Süleyman ile birlikte 1537–1538 İran seferinde bulunduğu ortaya çıkmış olur. Bu eseri 1538 yılında veya daha sonra tamamlamış olabileceğine göre  Katip Çelebi 'nin onun ölüm tarihini 1533 yılı  olarak ifade etmesi yanlış bir bilgi olmaktadır. Üstelik Süleymannâme  adlı eserinde Kanuni'nin 1543 yıllarına kadarki dönemi anlatılmaktadır. [7]Bu eseri 1543 ten sonra yazmış olması gerektiğine göre  Katip Çelebi 'nin verdiği bilginin yanlışlığı daha da perçinlenmiş olur.


MATEMATİKÇİ VE ÇARPIM TABLOSUNUN MUCİDİ MATRAKÇI NASUH

Geometri ve matematik alanındaki çalışmaları neticesinde uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış olan Matrakçı Nasuh, Osmanlı tarihindeki en önemli matematikçilerden birisidir. Cemâlü’l-Küttâb ve Kemalü’l- Hisâb adlı matematik kitaplarını  I. Selim zamanında yazdığı ve Yavuz Sultan Selim 'e takdim ettiği bilinmektedir.  Matrakçı Nasuh'un , Yavuz Sultan Selim 'e takdim ettiği bu eserlerde Napier’den elli sene öncesinde Naiper adıyla anılan çarpma metotlarını ve modern matematik ögretımıni keşfetmiş olduğu belli olmaktadır. Bu matematik kitapları  Enderun’da yıllarca ders kitabı olarak  okutulmuş, matematik derslerinin baş eserlerinden biriis kabul edilmiştir. [8] [9] Matrakçı Nasuh bu kitabında çarpma işlemleri için  Çarpma  kafes yöntemini bulmuştur. [10] [11] ( Matraki, s.164)  Pratik olarak çarpma, bölme ve karekök alma işlemleri için kullanılan bu yöntemi  İskoç asıllı matematikçi John Napier, "Rabdology " adını verdiği eserinde    Matrakçı Nasuh 'tan elli sene sonra 1617'de Edinburgh,[12] İskoçya’da  yayımlamıştır.

Matrakçı Nasuh bu kitabında çarpma için geliştirdiği üçgen yöntemini gösterdiği gibi [13] ( Matraki, s.164), cebirsel düşünme örnek ve yöntemleriniz izah etmek için  gerçek hayattan alınan  matematik problemleri de sunmuştur.[14] [15]

Doğum ve ölüm tarihleri hakkında bilgileri pek netleşmeyen, hayatı hakkında da çok az bilgiler  bulunan Matrakçı Nasuh, Enderun’dan yetişen Bilim adamlarımız içerisinde çok yönlü ve çok çeşitli yetenekleri olan birisi olarak dikkat çeker. Saraybosna'da doğduğu bile belgelenmiş ve kesinleşmiş bir bilgi değildir.  [16] [17]

Hayatı hakkında ulaşabildiğimiz bazı ayrıntılar  çizdiği minyatürlerden anlaşılır. Babaros’la birlikte tüm Akdeniz'i dolaştığı, Akidenizdeki pek çok limanı ve liman kentlerinin  Minyatürlerini yapmış olmasından anlaşılmaktadır.  Matrakçı Nasuh'un Mısır 'a da gittiği Mısır 'da savaş oyunlarına katıldığı  hayatıyla ilgili diğer bir ayrıntıdır. [18] Silahşorluğu bizzat Kanûnî tarafından tescil edilmiş,[19] Nasuh’un silahşorluğu hakkında Kanuni  bir ferman yazdırmıştır. [20]  Nitekim  Tuhfetü'l-Guzât (Gazilere Armağan)  adlı eseri ile de bu ününü perçinlemiş, bu eserini Osmanlı ordusu ve talimi için yazmıştır.  Ordu, asker ve askerin talimi, savaş sanatını öğretmek amaçlı yazılan bu kılavuz kitabında savaşlar için askeri taktikler, savaş oyunları, çeşitli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini   ve silahları anlatılmaktadır. Matrak oyunun mucidi olan  Matrakçı Nasuh , Osmanlı Sarayını temsil etmek üzere   o yıllarda yapılan yarışmalara da katılan bir  silah ustasıdır. Onun bulmuş olduğu matrak oyunu pek çok türe ayrılmış, yeniçerilerin  talimlerinde kullanılan  bir eğitim aracı haline gelmiştir.[21]

Kanûnî  ile birlikte pek çok sefere katılan Matrakçı Nasuh katıldığı bu seferleri anlatan eserler yazmış ve bu eserlerini de minyatürle süslemiştir. Matrakçı’nın bu eserlerine baktığımız zaman Kanuni'nin İran seferlerine birçok kez katıldığı anlaşılır. Mecma_ı Menazil Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han ,Matrakçı Nasuh 'un Kanuni'nin ilk İran seferine ait minyatürlü eseridir. Mecma_ı Menazil Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman  'nın Marburg nüshası Kanuni'nin  İkinci iran seferine ait bir eserdir.   Süleymannâme ve Fetihname-i Karabuğdan, Kanuni'nin İran ve Karabugdan seferini anlatır.  Süleymannâme  adlı eserinin Tarih-i Feth-i Siklaş ve Estergon ve İstünibelgrad adlı bölümünde Estergon ve Belgrat kalelerinin alınmasını anlatmaktadır. Bu olayların tarihine baktığımız zaman Matrakçı'nın ölüm tarihinin Kanuni'den bir kaç yıl sonrasına kadar uzadığı kesinkes ortaya çıkar.


MATRAKÇI NASUH  VE TARİHÇİLİĞİ

Tarih alanında da çalışan Matrakçı Nasuh, bir Tarihçi olarak da önemli yapıtlar vermiştir.  Taberi Tarihi ‘ni  Mecmâu't-Tevârîh adıyla Türkçeye çevirmiştir.  Ne yazık ki  1965 yılında günümüz Türkçesine  Zakir Kadiri Ugan ve Ahmet Temir tarafından çevrilen  ve MEB Şark İslam Klasikleri yayın serisi içerisinde çıkan  Tabari Tarihi adlı kitabta Matrakçı Nasuh'un bu çevirisinden istifade edilmediği gibi Matrakçı Nasuh'tan da hiç söz edilmemiştir. Fakat MS 9. yy kadarki Doğu dünyasının en önemli tarih kitabı ve kaynağı olanMecmâu't-Tevârîh’i Türkçeye ve Osmanlıcaya çevirmesi Matrakçı Nasuh'un ne denli üstün bir dil eğitimine sahip olduğunu, Arapçayı ve Farsçayı ne kadar ileri düzeyde bildiğini işaret etmesi bakımından oldukça önemlidir.  İslam dünyasının ve Arap tarihinin ilk tarih kitabı olan, Ebu Cafer Muhammet bin Cerir bin Yezid el- Tabari'nin yazdığı bu eserin ilk tercümelerinden birini yapmış olması bile başlı başına önemli bir hadisedir. [22]

Firdevsi'nin Şehnamesi’ ne de kaynaklık teşkil eden bu eser Arap ve İslam Tarihi ile ilgili pek çok hadiseyi, efsaneyi, eseri, destanı ve menkıbeleri günümüze taşıyan çok değerli bir çalışmadır. Bu eserin Divan edebiyatına,  nesir  yazılarına ve Osmanlı tarihçilerine ne derece katkıda bulunmuş olabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerektir. [23]

Matrakçı Nasuh bu eserinde  Osmanlı tarihinin de bir kısmını eklemiştir. Tarih’i Sultan Bayezid ve Sultan Selim ile Tarih’i Sultan Bayezid adlı iki kitabında bu padişahlar dönemindeki olayları da anlatmış, Kanûnî Sultan Süleyman’ın tahta çıkışından  1520 den 1547 yılına kadar devam eden olayları  da eserine eklemiştir.[24]

Kanuni ile birlikte pek çok sefere giden ve bu seferleri yazmak ve sefer esnasında gördüğü yerleri de resimlemekle görevlendirildiğini düşündüğümüz Matrakçı Nasuh,  Kanuni dönemini ve o dönemde yapılan seferleri  anlatan  özgün Tarih kitapları da yazmıştır. M. Nasuh'un   3 nüsha olarak yayınlanan Süleymannâme kitabında 1520–1537, 1543-1551 ve 1542-1543 yılları ve bu yıllarda yapılan seferler ile diğer tarihi olaylar anlatılmıştır. 1537–1538 yıllarında yazdığı Fetihname-i Karabuğdan , Kanuni Sultan Süleyman’ın doğu ve batı seferlerini anlatır. Bu kitaplarda, yol boyunca ordunun geçtiği şehirlerin minyatür şeklinde haritalarını çizmiştir. Orijinal ismi " Mecma_ı Menazil Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han"[25] olan eseri  Türk Tarih Kurumu tarafından, H.G. Yurdaydın  NASUHÜ'S SİLAHİ (MATRAKÇI), Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i 'Irakeyn-i Sultan Süleyman Han, Ankara, 1976, adıyla basılmıştır. [26]Bu eserde  Kanunî Sultan Süleyman'ın  cülusundan (1520), 1547 yılına kadar devam eden  olayları, seferleri ve tarihi yazmıştır. Matrakçı Nasuh'un en meşhur eseri  olan “ Mecma_ı Menazil Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han "de Kanûnî Sultan Süleymân'ın Irakeyn Seferi'nde takip ettiği menziller minyatürler eşliğinde anlatılmıştır. [27] ( bkz MATRAKÇI NASUH TARİHÇİLİĞİ VE TARİH ESERLERİ )

Barbaros'un yanında deniz seferlerine de katılarak Akdeniz'i baştanbaşa gezen bu sefer sayesinde  Aknenizdeki pek çok şehri ve limanı görerek minyatürlerini çizmiştir. Nasuh, Kanuni’nin Fransa kralı I. François’ya destek amacıyla Barbaros Hayrettin Paşa komutasında gönderdiği donanmaya katılmış, doğudan batıya kadar bütün Akdeniz'i deniz yoluyla  görmek fırsatını bulmuştur. Bu yolculuğu esnasında  donanmanın uğradığı limanların minyatürlerini çizmiştir. Bu minyatürler o günü bu güne taşıyan  önemli bilgiler sunmaktadır.

 
Matrak  Oyunun Mucidi ve Ustası 

Matrakçı ya da Matrakî lakabını alma sebebi ise Matrak oyunu adı verilen bir savaş oyunu geliştirmiş olmasıdır. Askerlerin savaş eğitimi alması için geliştirilen bu oyunun mucidinin Matrakçı Nasuh olduğu sanılmaktadır. Bu oyun lobotu andıran sopalarla oynanan ve eskrime benzeyen bir tür savaş oyunudur. [28] Matrakçı Nasuh'un bu oyunda çok ustalaştığı da bilinmektedir. Savaş oyunları üzerinde oldukça düşündüğü ve incelemeler yaptığı anlaşılan Matrakçı Nasuh'un bu konuda yazılmış bir de eseri vardır. Tuhfetü'l-Guzât (Gazilere Armağan)  adını verdiği bu eser  askerlere silah kullanımını dövüş yöntemlerini ve savaş sanatını öğreten  kılavuz kitap niteliğindeki bir eserdir.


Dövüş Sanatları Kitabı ve Silahşorluğu

Nasuh ayrıca çok usta bir silahşordur. Bu nedenle Silahî adıyla da anılırdı. Türlü silah ve mızrak oyunlarındaki ustalığı nedeniyle Osmanlı ülkesinde “üstad” ve “reis” olarak tanınması için 1530'da I. Süleyman (Kanuni) tarafından verilmiş bir beratı da vardı. Çeşitli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini anlatan Tuhfetü'l-Guzât (Gazilere Armağan)  adlı bir kılavuz kitap bile yazmıştı. Bu kitabında savaşlar için askeri taktikler, savaş oyunları, çeşitli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini   ve silahları anlatılmaktadır. Matrakçı Nasuh, Tuhfetü'l-Guzât (Gazilere Armağan)  adlı eserini  Kanuni Sultan  Süleyman'ın oğullarının  sünnet törenleri sırasında, ( Bkz:  Surnameler, Süreyya Eroğlu)  kağıt üzerine çizdiği  hareketli kalelerin projesini gösteren  kale projesiyle birlikte takdim etmiştir. (Yurdaydin, 1995) Hareketli kuleler projesi onun mühendislik alanındaki bilgisini ve çizimdeki ustalığını ortaya koyan modern mühendislik çizimleri derecesinde  değerli bir çalışmadır.

Nasuh, özellikle geometri ve matematik alanlarında önemli bir bilim adamıydı. Uzunluk ölçülerini gösteren cetveller hazırlamış ve bu konuda kendinden sonra gelenlere önderlik etmiştir. Matematiğe ilişkin iki kitabı Cemâlü’l-Küttâb ve Kemalü’l- Hisâb ile Umdetü’l-Hisâb’ı I. Selim (Yavuz) döneminde yazmış ve padişaha adamıştır. Bu yapıtlardan sonuncusu uzun yıllar matematikçilerin elkitabı olarak kullanılmıştır. [29]


Minyatürcülüğü

Kanuni zamanı Osmanlı Minyatür sanatında pek çok yeniliğin denendiği bir dönem olmuştur. Bu yenilikler arasında, tarihi olayları saptama anlayışının "Şehnamecilik" adıyla resmi bir görev halini alması da vardır. Bu anlayış içinde tarihi olaylar yazma olarak kayda geçirilirken, bir yandan da resimleniyordu. [30] Seferlerinin anlatılması ve resmedilmesinden hoşlandığı anlaşılan Kanuni'nin Miyatürlerle süslenmiş tarih yazıcılığını desteklediği açıkça ortaya çıkar. Matrakçı ile Kanûnî 'yi  kesiştiren en önemli nokta da burası olmuştur.  Devletin resmi tarihini belgeleme amacını taşıyan bu yaklaşım Matrakçı Nasuh'un ardından  Nakkaş Osman’ın  büyük katkılarıyla Türk  Minyatürüne  ana karakterini kazandıracaktır.  Ayrıca ortaya çıkan bu minyatür  karakteri diğer İslam ülkelerinde gelişen minyatür sanatından  farklı bir ekol oluşturacaktır.[31]

Yazdığı eserler ve yaptığı   minyatürler Matrakçı’nın Doğudan Batıya, Güneyden Kuzeye, Osmanlı coğrafyasının tümüyle dolaştığını gösterir. Karadeniz ve Kırımı gezip gezmediğini bilemiyorsak da  16 yy da en geniş sınırlarına ulaşmakta olan Osmanlı sınırlarının neredeyse tamamını hem  denizden  hem de  karadan dolaştığı belli olmaktadır. Onun minyatürleri de bu anlamda Osmanlı coğrafyasının çok değişik köşelerini resmeden minyatürlerdir. Fas, Cezayir, Fransa, Mısır ve İtalya kıyılarında dolaştığı,  Belgrad ve  Zigetvar kalelerinin fethine katıldığı, İran ve Karabugdan ( Prut) nehirleri arasındaki bölgeleri gezdiği ve minyatürlerini çizdiği açıkça ortaya çıkar.

Nasuh, Kanuni'nin Fransa kralı I. François'ya destek amacıyla Barbaros Hayrettin Paşa komutasında gönderdiği donanmaya katılmış ve yol boyunca donanmanın uğradığı limanların minyatürlerini yapmıştır. 

Matrakçı Nasuh tarafından yazılan ve resimlenen   Mecma_ı Menazil Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han adlı eserde Kanuni’nin Irak- İran  seferi sırasında Osmanlı ordusunun konakladığı yerler anlatılıp minyatürlerle resmedilmiştir.  Nasuh’un bu minyatürleri figürsüz, topografik birer manzara niteliği taşır. Eskişehir, Diyarbakır, Tebriz gibi  minyatür örneklerinde de olduğu gibi minyatürleri yapılan kentlerin en önemli topografik özellikleri ve yapıları ele alınmıştır. Nasuh'un “İstanbul” minyatürü İstanbul'un bütün topografik özelliklerini ve yapılarını titiz bir şekilde yansıtan bir Türk ressam tarafında yapılmış  en eski,  İstanbul resmidir. [32]

Nasuh'un minyatürlerindeki diğer bir özellik Piri Reis'in haritalarında da gözüken haritacı bir yaklaşımdır.  Nasuh'un liman kentlerini ve kıyılarını gösteren minyatürlerinde bu özellik hemen dikkati çeker.

 Resim  derinlemesine incelendiğinde sanatçının önemli özellikleri ne kadar ustalıkla seçebildiğine ve bunları yalın, dolambaçsız bir biçimde yansıtabildiğine hayran olmamak elde değildir.

Matrakçı bu seferlere katılırken Belgrat, Karabugdan ve İran seferlerine Mimar Sinan'ın da katılmış olduğunu ve bu iki Enderunlunun  Osmanlı ordusunun belli başlı sefer tekniksiyenleri  olduklarının altını çizmek gerekir.

Nitekim Matrakçı Nasuh bir mimar olmasa da çizdiği minyatürlerinde mimari bilgisinin ne denli kuvvetli olduğunu belli etmiştir. Matematik, mimari, haritacılık ve mühendislik alanlarındaki  bilgilerini minyatürlerinde uygulamış, minyatürlerindeki evler, yapılar, kaleler, asıllarına çok uygun olarak tüm mimari unsurları ile birebir resmetmeyi başarmıştır. Özellikle Mecma_ı Menazil Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han [33]adlı eserindeki minyatürler  yollar, topoğrafik çalışmalar ve Mimarlık Tarihi için  çok önemli bilgiler  ortaya koymaktadır. Minyatürlerinde çizdiği  şehirlerin planı ve fiziki özellikleri oldukça başarılı bir teknikle ortaya konulmuştur. Bu minyatürlerinde ortaya koyduğu şehir planları o asırlardaki yakın doğu ve batı ülkelerindeki şehircilik planı anlayışı hakkında önemli bilgilere ulaşmamızı sağlar.

Abartıya yer vermeyen  minyatürleri renklendirme bakımından da doğal özellikler taşır ve çizilen yerlerin doğasıyla  uyumludur. Gittiği gördüğü yerlerin, şehirlerin minyatürlerini gerçeğe uygun halinde çizmeye özen gösteren Matrakçı Nasuh  gezileri boyunca  gördüğü ve resimlediği kent ve kasabaları, konaklama yerlerini " o  yerin doğal konumu, yerleşme düzeni, sur, kale, saray, cami, medrese, kervansaray, han, çarşı gibi önemli yapıları ayrıntılı biçimde gösterilmiş, yerleşme yerlerinin adeta bir haritası çizilmiştir." [34]

Matrakçı Nasuh‘un minyatür-harita karışımı kendine has bir Üslubu  vardır. Haritacılık yaklaşımı, mimarlık, mühendislik, matematik ve geometrik çizim bilgisi minyatür  sanatımıza yeni bir boyut  katmıştır. Haritacı mantığıyla çizdiği minyatürleri yeryüzünü kuşbakışı görünümle resmetmiştir.  Buna karşın şekilleri kuşbakışı değil  karşıdan görüyormuş gibi çizmiştir. Şehir minyatürlerinde kuş ve tavşan gibi hayvanlar çizilse de insanların görünmemesi dikkati çekmektedir.  Şehirleri tasvir ettiği minyatürlerde şehirlerin planları, fiziki sınırları, surları kaleleri ve  şehirlerdeki binalar tek tek resimlenmiştir. Kale, sur, cami, önemli yapılar, köprüler ve şehirlerin planları üzerinde titizlikle durulmuş tüm ayrıntıları ile resimlenir.  "Çizimleri bugün hem estetik, hem de geçmişe ait çok ayrıntılı bilgiler içermesi hasebiyle şaheser olarak tanımlanmaktadır." [35]

Minyatürcülüğün yanı sıra divanı yazıda usta bir Hat Sanatçısı  olan Matrakçı Nasuh Enderun’da iyi bir Hat dersi almış çağının önemli Hat Sanatçılarından  ve nakkaşlarından sayılmıştır, Mimari, hat, matematik, mühendislik, çizim ve minyatür alanlarında çok  başarılı olan çok yönlü bir sanatçı ve bilim adamıdır. Hat alanındaki yapıtları başta Topkapı Sarayı’ı müzesi kütüphanesi ve Süleymaniye Kütüphanesi olmak üzere çeşitli kitaplıklarda yer almaktadır.[36] Ünlü bir hattat olan Nasuh, nesih yazı stilinde de  değişikler yapabilecek kadar üst seviyeye ulaşmış bir hattattır.  Divanî yazı stilinde ise 16. Yüzyılın en  önde gelen isimlerden birisi olmayı başarmış bir isimdir.  [37]

SONUÇ

Sonuç olarak Matrakçı Nasuh, batı üniversiteleri ve eğitim kurumlarına  örnek olan Enderun' saray okulunun tarihi boyunca yetiştirdiği en önemli âlim ve sanatçılarından birisidir. Minyatürleri ile daha çok tanınmış olmasına rağmen, matematikte çarpım tablosunun mucidi olacak kadar matematik bilgisine sahip önemli bir bilim adamımızdır. Haritacı, mühendis, hattatlık, yazarlık ve tarihçilik alanlarında da devrinin en önemli isimlerinden biri olmayı başaran Matrakçı Nasuh Kanuni dönemindeki pek çok olaya kaynaklık eden Doğu ve batı medeniyetlerinin şehir planları ve o günkü topografik özellikleri hakkında pek çok bilgiyi günümüze taşıyan önemli  bir minyatürcü, haritacı, mühendis, hattat, yazar, tarihçi, bilim adamı sporcu, dövüş ustası ve icatçısıdır.


Kitapları

Matematik Kitapları

  • Cemâlü’l-Küttâb
  • Kemalü’l- Hisâb
  • Umdetü’l-Hisâb

Tarih

Savaş Sanatları ile İlgili Kitapları

 

 


KAYNAKÇA

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış