MATRAKÇI NASUH TARİHÇİLİĞİ VE TARİH ESERLERİ


 

https://www.yenidenergenekon.com/wp-content/uploads/2007/11/image0114.jpg

Matrakçı Nasuh, Bir matematikçi, Tarihçi, coğrafyacı, haritacı, topograf ve bir silahşor olarak 16.Yüzyıl da meşhur olmuş daha çok  -Minyatürcü - olarak tanınmıştır. Dahası, o bir, Hattat  ve mühendistir. [1]Savaş oyunları ve silahları konusunda gösterdiği hüner, yazdığı eserler ve bilgisi dolayısıyla ona  Silahi Nasuh Efendi'de denmiştir.  (2. Yurdaydin, 1995) Yaygın olarak bilinen  Matrakçı  lakabını ise Matrak adlı savaş oyununda çok usta olması veya bu oyunun mucidi olması dolayısı ile almıştır. [2]

 

MATRAKÇI NASUH’UN  TARİHÇİLİĞİ VE ESERLERİ

Tarih alanında da çalışan Matrakçı Nasuh, Nasuh bir Tarihçi olarak da önemli yapıtlar vermiştir. 

Onun  yazdığı tarih eserleri şunlardır:

 

Mecmaü’t-Tevârih Çevirisi

Matrâkçı Nasûh Mecmâu't-Tevârîh adlı eseri aslında Taberi Tarihinin bir çevirisi olmaktadır.  Matrâkçı Nasûh, Taberi Tarihini Kanunî’nin emriyle Arapça’dan Türkçe’ye Taberi Tarihi ‘ni Mecmaü’t-Tevârih adıyla Türkçeye çevirmiştir. [3] Ne yazık ki  1965 yılında günümüz Türkçesine  Zakir Kadiri Ugan ve Ahmet Temir tarafından çevrilen  ve MEB Şark İslam Klasikleri yayın serisi içerisinde çıkan  Tabari Tarihi adlı bu kitapta Matrakçı Nasuh'un bu çevirisinden istifade edilmediği gibi Matrakçı Nasuh'tan da hiç söz edilmemiştir. Fakat MS 9. yy kadarki Doğu dünyasının en önemli tarih kitabı ve kaynağı olan bu eseri  Türkçeye ve Osmanlıcaya çevirmesi Matrakçı Nasuh'un ne denli üstün bir dil eğitimine sahip olduğunu Arapçayı ve Farsçayı ne kadar ileri düzeyde bildiğini işaret etmesi bakımından oldukça önemlidir.[4] İslam dünyasının ve Arap tarihinin ilk tarih kitabı olan, Ebu Cafer Muhammet bin Cerir bin Yezid el- Tabari'nin yazdığı bu eserin ilk tercümelerinden birini yapmış olması bile başlı başına önemli bir hadisedir. [5]Firdevs’inin Şehnamesi ne de kaynaklık teşkil eden bu eser Arap ve İslam Tarihi ile ilgili pek çok hadiseyi, efsaneyi, eseri, destanı ve menkıbeleri günümüze taşıyan çok değerli bir çalışmadır. Bu eserin Divan edebiyatına,  Nesir  yazılarına ve tarihçilerine ne derece katkıda bulunmuş olabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerektir. [6]

Kanuni ile birlikte pek çok sefere giden ve bu seferleri yazmak ve sefer esnasında gördüğü yerleri de resimlemekle görevlendirildiğini düşündüğümüz Matrakçı Nasuh,  Kanuni dönemini ve o dönemde yapılan seferleri  anlatan  özgün Tarih kitapları da yazmıştır.

 

Süleymannâme

Nasuh'un   3 nüsha olarak yayınlanan Süleyman name kitabında 1520–1537, 1543-1551 ve 1542-1543 yılları ve bu yıllarda yapılan seferler ile diğer tarihi olaylar anlatılmıştır. 1537–1538 yıllarında yazdığı  Fetihname-i KarabuğdanKanuni Sultan Süleyman’ın doğu ve batı seferlerini anlatır. Bu kitaplarda, yol boyunca ordunun geçtiği şehirlerin minyatür şeklinde haritalarını çizmiştir.[7]

Nasuh’un Süleymanname’sinin 1542-43 yılları üzerinde duran bölümü Tarih-i Feth-i Şikloş ve Estergon ve Istunibelggrad adını taşımakta ve eserin içinde  32 minyatür bulunmaktadır. [8] Süleymân-nâme’nin üçüncü bölümünü oluşturan bu üçüncü eser  “Târîh-i Feth-i Şikloş, Estergon ve İstolni-Belgrad” adıyla da bilinmektedir.

Fetihname-i Karabuğdan  ve Beyan-ı Menazil-i Sefer-ul Irakeyn

Bu kitaplarda, yol boyunca ordunun geçtiği şehirlerin minyatür şeklinde haritalarını çizmiştir. Orijinal ismi "  Mecma_ı Menazil Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irakeyn-i Sultan Süleyman Han Matrakçı Nasuh" [9] olan eseri  Türk Tarih Kurumu tarafından, H.G. Yurdaydın  NASUHÜ'S SİLAHİ (MATRAKÇI), Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i 'Irakeyn-i Sultan Süleyman Han, Ankara, 1976, adıyla basılmıştır. [10] Bu eserde  Kanunî Sultan Süleyman'ın  cülusundan (1520), 1547 yılına kadar devam eden olayları, seferleri ve tarihi yazmıştır. Bu kitapın yazma nüshası  Topkapı Sarayı Müzesi’nde yer alır. İkinci İran seferini konu alan bir yazma nüshası da  Almanya'da Marburg Devlet kitaplığında bulunmaktadır.    İlk bölümü Kanuni’nin İran seferiyle ilgili Revan yazmasında, ikinci bölümü Kanuni’nin Karabuğdan seferini içeren ve 1538 tarihli Fetihname-i Karabuğdan adlı eserindedir.[11]

Matrakçı Nasuh'un en meşhur eseri  olan Beyân-ı Menâzil-i Sefer-i Irâkeyn"de Kanûnî Sultan Süleymân'ın Irakeyn Seferi'nde takip ettiği menziller minyatürler eşliğinde anlatılmıştır. [12]

 

Tarih-i Sultân Bâyezid

Tarih-i Sultân Bâyezid, 1540 civarında yazılmış olan Minyatürlerle süslü bir eserdir.

TSMK'nin Revan (1272) kısmında bulunan ve sadece II. Bayezid devri tarihi üzerinde duran bu yazma eser, Matrakçı Nasuh'un Mecma'un Nezair adlı  eserinin Osmanlı tarihini konu olarak aldığı anlaşılan dördüncü cildi veya son bölümünün, sadece II. Bayezid devri tarihi üzerinde duran bir kısmıdır. Bu eserin Matrakçı Nasuh’a ait olduğu sonradan anlaşılmış,  bu tespit ise British Museum nüshasının  sayesinde yapılmıştır. [13]

 

Tuhfetü'l-Guzât (Gazilere Armağan) Matrakçı Nasuh

Tuhfetü'l-Guzât  , bizzat Kanuni tarafından her türlü silah ve mızrak oyunlarındaki “üstad” ve “reis” olarak tanınması için 1530′da I. Süleyman (Kanuni) tarafından verilmiş bir berata da sahip olan ve devrindeki her silahın en büyük ustalarından birisi olduğu bu şekilde anlaşılan Matrakçı Nasuh’un  gazile için yazdığı silahları tanıtan bir eseridir. [14]

Bu eser Osmanlı ordusu ve talimi için yazılmış, asker ve askerin talimi, savaş sanatını öğretmek amaçlı kılavuz kitabıdır. Kitapta savaşlar için askeri taktikler, savaş oyunları, çeşitli silahların nasıl kullanılacağını ve dövüş yöntemlerini   ve silahları anlatılmaktadır.[15]

Barbaros'un yanında deniz seferlerine de katılarak Akdeniz'i baştanbaşa gezen bu sefer sayesinde  Akdenizdeki pek çok şehri ve limanı görerek minyatürlerini çizmiştir. Nasuh, Kanuni’nin Fransa kralı I. François’ya destek amacıyla Barbaros Hayrettin Paşa komutasında gönderdiği donanmaya katılmış, doğudan batıya kadar bütün Akdeniz'i deniz yoluyla  görmek fırsatını bulmuştur. Bu yolculuğu esnasında  donanmanın uğradığı limanların minyatürlerini çizmiştir. Bu minyatürler o günü bu güne taşıyan  önemli bilgiler sunmaktadır.[16]

Yazan : Şahamettin Kuzucular

KAYNAKÇA 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış