Nakkaş Osman ve Minyatür Eserleri

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 06 Kasım 2014 Perşembe aaa Beğen


Sahname-i_Selim_Khan_9rTarihçi Gelibolu’lu Mustafa Ali’nin Menakib-i Hünerveran adlı kitabında övdüğü sanatçı, döneminin diğer nakkaşlarıyla klasik kabul edilen bir ekol oluşturur, Osmanlı tasvir sanatının karakterini belirler ve İslam minyatürlerinden ayırt edici özellik kazandırır…II. Selim Döneminde 1568-69 tarihli Kanuni’nin son Macaristan seferinin konu edinildiği 39x25cm ölçülerinde 305 sayfalık ve 20 minyatürlü ‘Nüzhet-el-ekber der-sefer-i Zigetvar’ adlı kitaptaki Nakkaş Osman ve okulunun resimlerinde sadelik, kompozisyonda ustalık, belgecilik, biçimde ve içerikte bütünlük göze çarpar. Tam veya çift sayfa minyatürlerde figürlerle çevre uyumludur.(1)

NAKKAŞ OSMAN’IN ESERLERİ 

“Muhammed ibn Amir Hasan’ın yazdığı ve III. Murat döneminde padişahın kızı Fatma Sultan için Arapça’dan tercüme edilen ‘Matali-i Saadet’ (4) (1582) adlı astroloji ve fal kitabında yer alan, Nakkaş Osman’a ait 68 minyatürde, on iki takım yıldız ve diğer gezegenler görülür. 21x31cm boyutlarındaki 286 sayfalık kitabın ilk minyatüründe III. Murat, üç renkli duvarda perspektifin gözlendiği odada, desenli bir halı üzerinde oturur ve önünde açık duran kitaba şaşkınlıkla bakar. ” (3) 

SURNAME

(H. 1344)
Eser, III. Murad’ın oğlu şehzade Mehmed’in 52 gün 52 gece süren sünnet düğünü eğlencelerini konu almaktadır. Sünnet şenlikleri o günkü adıyla Atmeydanı’nda (Sultanahmet meydanı) yapılmış, padişah ve şehzadesi gösterileri ıbrahim Paşa Sarayı’nın meydana bakan cephesindeki şahnişin’den izlemişlerdi. Yabancı konuk ve elçilerle saraylılar için de ıbrahim Paşa Sarayı’nın bitişiğine bir tribün yapılmıştı. şenliğe cambaz, hokkabaz, perendebaz gibi marifet ehlinin yanı sıra İstanbul’un bütün esnaf loncaları da katılıp hünerlerini göstermişlerdi. Nakkaş Osman, şenlik olayını akış sırasına bağlı olarak sahnelere bölmüş, meydan ve sarayı bir çerçeve halinde tekrarlayarak gösterileri bir film şeridi gibi gözümüzün önüne sermiştir. Bu bakından Surnâme sanat ve kültür tarihimiz için çok önemli bir belgesel kaynaktır. (6) 

Kıyafet-el İnsaniye fi Şemail el-Osmaniye

 Nakkaş Osman’ın yaptığı, Osmanlı sultanlarının özelliklerini anlatan  1579 tarihli ‘Kıyafet-el İnsaniye fi Şemail el-Osmaniye’de adlı el yazması kitapta I. Osman’dan III. Murat’a kadar on iki Osmanlı padişahıın minyatürleri yer almaktadır.  III. Murat’ın (1574-1595) sanata ve tarihe olan merakı padişah portreciliğin in gelişmesinde  önemli bir etken olmuş daha sonraki padişahlarında minyatürlerini yaptırtmalarına heves etmesinde önemli rol  oynamıştır.

ŞEMAİLNAME 

 Nakkaş Osman 33,5x20cm, boyutlarında 77 sayfalı Şemailname’de geçmişteki padişahları çizebilmek için Avrupa’dan getirtilen bazı resimlerden yararlanır. (1) Ellerinde çiçek veya mendil tutan, bağdaş kurup bir yastığa dayanarak oturmuş padişahların yüzleri dörtte üç profildendir ve ifadeleri belirgindir. Madalyon çerçeveler içine yerleştirilen bu portreler biçim açısından 18. yüzyılın ikinci yarısına kadar kitap sayfalarında şablon olarak kullanılmaya devam eder. Kıyafet ül-insaniye fi şemail il osmaniye (Osman Gazi’den Murat lll’e değin Osmanlı sultanlarının portreleri), Surname-i hümayun (Murat lll’ün oğlu Şehzade Mehmet’ in sünnet düğünü), Hünername (Osman Gazi’den Selim l’e değin sultanların tahta çıkışı, yaptıkları işler, zaferleri) adlı yapıtlarda bulunmaktadır. 

Seyyid Lokman 1579 yılında ‘Zafername’yi ve 1581 yılında ‘Şahname-i Selim Han  adlı eserlerdeki minyatürleri Nakkaş Osman ve yardımcısı Ali’nin yaptığını gösteren bir belge vardır. 

Nakkaş Osman’ın minyatürlerinde doğa tasvirleri, dümdüz bir fon olarak resmedilmiştir. Nakkaş Osman’ın minyatürleri yabancı etkilerden arınarak kendine özgü bir nitelik kazanmış olan Osmanlı Minyatür sanatının izlerini taşıyan minyatürlerdir. Özellikle Nakkas Osmanın Surname-i Humayun daki minyatürleri Osmanlılara özgü minyatürcülüğün şekillendiğini kanıtlayan örneklerle doludur. Ayrıca bu eser belgeci özellikler taşıyan bir gerçekçi örnekleri içindedir. III. Murat’ın oğullarının sünnet töreninin gün gün resimleyen bu eserdeki çevre betimlemeleri hep aynıdır ve aynı gerçeklik unsurlarını taşımaktadır. Mekan hep yanı noktadan bakılarak resmedilmiştir. (5)  Fetihleri konu edinen minyatürlerinde  savaş sahnelerinden çok, fethedilen yeri çevresiyle göstermeyi yeğlemiştir. Konular çok sayıda figürün yer aldığı büyük kompozisyonlar biçiminde resmedilmiştir.Türk-islam minyatürüne yenilikler getiren bu yapıtlarda en göze çarpan özelliklerden biri gerçekçi oluşlarıdır. Nakkaş Osman’ın miyatürlerinde yalınlık, gerçekçilik, figürlerdeki çeşitlilik, gözlem gücünü gösteren değişik yüz ifadeleri önemli özelliklerdir…(7) 

Nakkaş Osman’ın en iyi bilinen çalışması 1560- 1570 yılları arasına dayanan Pers el yazması ile yapılan Firdawsis Shahnama nin Türkçe’ye tercümesidir.[2] Resimlerle süslediği çalışmaları içindeZafername, Şahname-i Selim Han ve Şehinşahname sayılabilir[2] O ayrıca Siyer-i Nebi’yi resimlerle süsleyen sanatçılardan biridir. 1388 yılında Muhammed’i destansı bir şekilde anlatan eser daha sonra 1595 yıllarında resimlerle tasvir edilmiştir.[2]


NAKKAŞ OSMAN'IN MİNYATÜRLERİNİN BULUNDUĞU YAZMALAR 

Nakkaş Osman'ın minyatürlerinin bulunduğu belli başlı yazmalar şunlardır; Tercüme-i Şehname ( 1560-65, TSMK ), Nüzhet-el-ekber (el-esrar) der-sefer-i Zigetvar ( 1569, TSMK ), Zafername  ya da Tarih-i Sultan Süleyman ( 1579, Chester Beatty Kütüphanesi, Dublin ), Kıyâfet-ül-insâniye fi Şemáil-el-Osmániye (1579, TSMK ), Şehname-i Selim Han ( 1581, TSMK ), Surname ( 1582, TSMK ) Mataili'l Saada ( 1582, Paris Ulusal Kütüphanesi ), Zübdet-üt-Tevarih ( 1583, İTİEM, 1973), Şehinşahname ( TSMK ) Hünername ( TSMK ), Yusuf u Züleyha ( 1585-90, Chester Beatty ) , Tarih-i Feth-i Yemen (1594, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ), Siyer-i Nebi (1595, TSMK ,  Chester Beatty ; New York Halk Kütüphanesi )...

Osman’ın tasvir stili “kolay anlaşılabilir, buna rağmen idrak türünden” olarak tanımlanır. Onun illüstrasyonları en küçük detaylara bile dikkat çeker ve olayları gerçekçi bir şekilde gösterir.[2] Onun çalışmaları sonraki jenerasyon olan Osmanlı İmparatorluğu saray ressamlarını kendi çalışmalarından kaynaklanan önemli işler ile etkiledi. [2]

Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı adlı romanında kullanılan karakterlerden biridir. Romanda, gerçekte olduğu gibi Başnakkaş’tır. Romanın sonlarına doğru gerçek bir nakkaş gibi kendini kör eder. Ölümüyle Osmanlı nakşının bir devri kapanmış, nakış “Frenk usullerinin” tesirine iyice açık hale gelmiş ve bu da nakşın “resme” evrilmesine ve nakkaşın değer kaybetmesine yol açmıştır. Bu anlamda Nakkaş Osman, Osmanlı nakşının da sonunu temsil eder.

KAYNAKÇA

  1. http://nalanyilmaz.blogspot.com/2010/04/nakkas-osman.html
  2. http://tr.wikipedia.org/wiki/Nakka%C5%9F_Osman
  3. Nazan Yılmaz,Osmanlı Saray Atölyesinin Baş Minyatürcüsü Nakkaş Osman, http://lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR
  4. http://www.nuveforum.net/829-geleneksel-sanatcilar/272121-nakkas-osman-minyaturcu/
  5. Nalan Aracı, Nakaş Osman’ın Surname Yapıtından Resim Yorumları, Mersin Ünver., SBE, Resim Anadalı, Yüksek Lisans Tezi, 2005
  6. http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/74-minyatur_eserlerimiz_ve_turleri.html
  7. Ruhi KONAKNakkas Osman Minyaturlerinde Kompozisyon Duzeni Ve Sanatsal Uretimler,ükseklisans: 2002… Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü GüzelSanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Resimİş Öğretmenliği BilimDalı , Erzurum, 2002 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...