Nusret Çolpan Hayatı ve Minyatürcülüğü


Nusret Çolpan

 

Nusret Çolpan (d. 1 Ekim 1952 Bandırma, ö. 31 Mayıs 2008, İstanbul),Türk Minyatür sanatçısı ve Mimar

1952 de Bandırma’da doğan Nusret Çolpan, çocukluk yıllarında esnaf bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.  İlkokul ve ortaokulu Bandırma’da okumuş Ailesinin işlerine yardımcı olurken tahta kaşıklar ve tabaklar üzerine resimler yapmaya başlamıştı. Resim defterine Bandırma ve çevresinde gördüğü  vapur seferlerini denizi gökyüzünü Bandırma şehrinin detaylarını çiziyordu. “Deniz ve gökyüzü en ilgisini çeken konulardı”.[1]

“Nusret Çolpan, daha ergen yaşlarda ahşap kaşıkların üzerine yaptığı çalışmalarında geleneksel sanatları tanımamasına rağmeno uslupta çok incelikli işler yapmıştır. İlk çalışmalarında bile tarihi konular ve şehir ön plandaydı.”[2]

Yaptığı resimlerin güzelliği ailesinin ve yakınlarının dikkatini çekiyordu.  Yakın akrabalarından biri olan Ali Öztaylan Bey’in yardımı ile Nusret Çolpan, A.Süheyl Ünver’e bir mektup yazarak. “çeşitli resimler yaptığını fakat hiçbir eğitiminin olmadığını, kendisine yardım edilebilmesinin mümkün olup olmadığını sormuştu. Süheyl Ünver, mektubu okuduktan sonra asistanı ve yardımcısı olan Azade Akar’a bir cevap yazmasını ve Nusret Çolpanla ilgilenmesini istemişti. Bunun üzerine ortaokulu bitirmiş olan Nusret Çolpan 1971 de Nusret İstanbul’a nakkaş haneye gelmiş, Azade Akar ve Süheyl Ünver Hocayı hayran bırakan çalışmalarını onlara göstermek fırsatını bulmuştu.[3]

Böylece Nusret Çolpan’ın hayatının akışı değişmeye başlayacaktı. Azade Akar’ın himayesine giren Nusret Çolpan onun tavsiye ve yönlendirmeleri ile eğitim alamaya başlamıştı.

Süheyl Hoca’nın başyardımcısı Azade Akar hanımefendinin yakından ilgilendiği Nusret Türk Tezyini Sanatlar eğitimi alamay başlamıştı. Yarım kalan tahsil hayatını da Zincirlikuyu Meslek Lisesi’ne kaydını yaptırırak sürdürmeye başlamıştı.  Onun Meslek lisesinde ki velisi de Azade Akar Hanımefendiydi.[4][5]

Zincirlikuyu Meslek Lisesine devam eden Nusret Çolpan ı aynı yıllarda İstanbul Üniversitesi Tıp Tarihi Enstitüsü’nde Prof. Dr. A. Süheyl Ünver ve Azade Akar’dan Türk Süsleme Sanatları dersleri alıyor Türk Süsleme Sanatları, minyatür, hat, çini, eski Türk mezar taşları süslemeleri,  Türk motifleri, desenleri ve minyatürleri üzerinde çalışmalar yapıyordu.  

1971 yılında başladığı çalışmalarının ilk ürünlerini 1973 yılında Süheyl Ünver Hocanın desteği ile açılan sergilerde sergilemek fırsatını bulmuş 1974 yılı Mart ayında Galatasaray Y.K.B. Sergi Salonunda nakkaş hanedeki öğrenci ve hocaların eserlerinin sunulduğu sergide de çalışmalarını sunmuştu.

1974 yılı sonlarında üniversite giriş imtihanlarına hazırlanamaya başlamışken Azade Hoca’nın Gümüşsuyu’ndaki evinde yapılan sanat sohbetleri ne de sürekli katılıyordu. Bu sohbetler 1980 li yıllara kadar aralıksız olarak devam edecekti. 

Nusret Çolpan 1975 yılında Yıldız Üniversitesi Mimarlık Fakültesini kazanmış mimarlık eğitimi almaya başlamıştı.  Fakat bu yıllar oldukça sıkıntılı geçiyor anarşik olaylar yüzünden okul sık sık kapanıyordu. 1975-77 yılları arasında Çemberlitaş’ta ki Birlik Vakfı’nda tezhip ve minyatür dersleri veren Süheyl Hocanın derslerini de takip ediyor, İstanbul’un camilerine saraylarına giderek tezhip, minyatür, hat, süsleme sanatları ve mimari eserlerini inceliyordu.

1976 yılında Nusret Çolpan, yakın dostu M.Semih İRTEŞ’in küçük atölyesine taşınmış çalışmalara başlamıştı. Bu küçük atölyelerine yakın arkadaşları Sermet Molu, Necdet İşli,  Faik Kırımlı gibi dostları da gelip gidiyorlardı. Bu günlerini M. Semih İrteş şöyle anlatacaktı. “1970 yılında Fatih Başhoca sokakta 25 metrekarelik küçük bir atölye açmıştım. 1976 yılında sevgili Nusret bu küçük atölyeye taşındı…. Medeniyetin tarihi notlarını Necdet İşli, çinilerini Faik Kırımlı anlatırdı. Biz mimari tezyinatların rölövelerini çıkarır stanpajlar alırdık. Bu çalışmalar mutlaka dosyalanırdı. Bu arşivleme alışkanlığı tabiki Süheyl Hoca ve Azade Hoca’dan aldığımız feyizlerin neticesinde bize yerleşmişti [6]”

Matrakçı Nasuh, Nusret’in sanat hayatına yön veren en önemli kişi ve minyatürcümüz olmuştu. Nasuh’un üslubundan etkilenen Nusret İstanbul’daki tarihi yerleri kendi yorumlarıyla çizmeye başlamıştı. Mimarlık eğitiminden de kazandığı disiplin ve görüşler onun ressamlığı ve minyatürcülüğü üzerinde oldukça etkili oluyordu. Mimari eğitimden aldığı bilgileri resimlerine ve minyatürlerine de uyguluyor Matrakçı Nasuh’u bu çerçevede yeniden yorumluyor ve minyatürlerine yeni bir bakış açısı getiriyordu.  19 yy dan o günlere kadar adeta terk edilmiş olan Minyatür sanatımız onun ellerinde adeta yeniden diriliyor,  hatta yeni bir sentez, renk biçim ve bakış açısı kazanmış oluyordu.

“Yıldız Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu olan Nusret Çolpan’ın mimarlık mesleğiyle birlikte yürüttüğü sanat faaliyetleri boyunca Türk minyatür üslûbundan kopmayan bir anlayış içinde geliştirdiği özgün tasarımlardaki kompozisyon kudreti, dinamik ve cesur yorumları, minyatür sanatımızı çağdaş bir boyuta taşırken aynı zamanda bu dalı geniş kitlelere tanıtmaya ve sevdirmeye vesile olmuştur.”[7]

Nusret Çolpan,  minyatüre kendine has bir çizgi ve renk getirmiş, ancak bunu minyatürün genel prensiplerine uyarak yapmıştı. Çalışmalarının hepsi özgün ve daha önce yapılmamış çalışmalar şeklindeydi. 

“Onun resim kabiliyeti, mimarlık eğitimi, tezyini sanatlardaki çalışmaları görgüsünü arttırmış yeni tasarımlar yapmasına temel oluşturmuştu. Bu tarzdaki ilk minyatürü kız kulesidir. Sonrasında defalarca farklı tasarımlarda yaptığı kız kulesinin, masmavi denizin ortasındaki minik adadaki bina, çevresinde uçan kuşlar ensevdiği tablodur. Daha sonra Süleymaniye ve Galata, Rumeli Hisarı, Anadolu Hisarı, Topkapı Sarayı,Ayasofya, Sultanahmet tasarımlarının en önemli konularıdır. 1990 lı yılların başından itibaren Nusretçolpan kendi minyatür üslubunu oluşturmuştur. Gece gündüz, bahar kış, deniz dalgaları, gökyüzü,bulutlar, tabiat dokusu, ağaçlar ve özellikle bu kompozisyonları meydana getiren mimari biçimlerkendi boyutları içinde gerçek oranlıdır. Minyatürlerinde kendine has grafik ile düzenlediği sipiraller, vazgeçemediği biçimlerdir. Yapıtlarında mutlaka gerçek bir senaryo varlığını vurgularken bölgenin ekolojik özelliğine dikkat ederdi."[8]

Türk resim sanatına ve minyatürüne geleneksel ana hatlarına sahip çıkarak özgün ve yepyeni bir stil kazandırmıştı.  Minyatürlerinde Matrakçı Nasuh’un yolundan giderek daha çok şehir manzaraları ve mimari eserlerini çiziyordu.  Bunun yanı sıra farklı kompozisyonlar ve temalar da seçiyordu. Bu farklı konulardan birisi de Mevlana ve Mevlevilik oluyordu.  “Mevlana’nın hayatının belirli konu başlıklarıyla işlendiği bir minyatür serisi, Hz. Mevlana’nın Hayatı Belgeseli için çalışılmış ve bu belgesel içerisinde animasyon olarak da gösterilmiştir. Mevlana’nın hayatı sırasıyla; ailesinin Belh’den ayrılışı, Konya’ya gelişi, Şems ile karşılaşması, ayrılığı, Mesnevi’nin yazılması, Sudaki kitaplar, Sema, Konya, Mevlana’nın Hakk’a kavuşması, kabri gibi çeşitli konu başlıklarıyla resmedilmiş ve sergiyi ziyaret edenler Mevlana’nın hayat hikâyesi içerisine adeta gezinmiştir.”[9]

35 yıl boyunca minyatür üzerinde çalışan sanatçının yurt içinde ve yurt dışında değişik koleksiyonlarda bulunan minyatürlerinin sayısı yaklaşık olarak 300 esere ulaşmıştı.  Süheyl Ünver  ve Azade Hanım’ın tedrisatından başarıyla geçen Nusret Çolpan daha sonra öğrenciler edinerek bu sanatının kendisinden sonraki devamı için öğrenciler de yetiştirmeye başlamıştı.  Önce öğrencisi Şermin Ciddi, sonraki dönemde de öğrencisi Gülçin Anmaç, Nusret’in yardımcısı olarak çalıştılar.  “Nusret’in mükemmel yetişen öğrencileri Sivas, Kayseri, Amasya ve Konya’da düzenlenen Türk Tıp Tarihi Kongreleri bünyesinde açılan sergilere özgün eserleriyle katıldılar ve pek çok beğenildiler.”

Ülkemizde yaptıkları ile hak ettiği kıymeti Teslim edilmeyen Nusret Çolpan Türkiye’nin akisne yurt dışında daha çok takdir edilmiş bir sanatçıydı. Öykleki bazı eserleri Fransa Devlet başkanı Jacques Chirac, Rusya Devlet başkanı Vladimir Putin, Santa Barbara Müzesi, Wall Street Journal tarafından satın alınmıştı.

 Genelkurmay Başkanlığında, T.C. Dış İşleri Bakanlığı ayrıca yeni açılan İstanbul Metrosu istasyonları, Hava Kuvvetleri 2. Ana Jet Üssü, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü, Dubai Yunanistan ve Tayland'da büyük boyutta çini üzerine yapılmış çalışmalar bulunmaktadır.[10]

Sanatçı, 31 Mayıs 2008 Cumartesi sabahı, geçirdiği kalp krizi sonucu 55 yaşında hayatını kaybetmiştir.

Nusret Çolpan’ın klasik Türk minyatür karakterinden kopmayan bir anlayış içinde geliştirdiği özgün tasarımlarındaki kompozisyon kudreti, çağdaş üslubu ile dinamik ve cesur yorumları eserlerinin ağırlıklı olarak ana temasını oluşturan şehir minyatürlerinin en bariz özelliğini teşkil etmiştir.

Nusret Çolpan’ın erken dönem çalışmalarında baskın renkler yeşil, mavi, kırmızı ve beyazdır. Yeşil renkleri Matrakçı Nasuh’u anımsatan tonlarda kullanmıştır.  “ Gelişen süreçte kompozisyonların olgunlaşmasıyla birlikte yeşil ve mavi renkler yerini türkuaz mavisine bırakmıştır. İki rengin sentezi olarak ortaya çıkan türkuaz daha sonraki minyatürlerinde denizi yoğun şekilde kullanmasından dolayı Çolpan üslubunun belirgin işaretlerinden biri haline gelmiştir,”

Ödüller[11]

  • Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü
  • Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Büyük Ödülü
  • Mevlana Başarı Ödülü
  • Dış İşleri Bakanlığı Teşekkür Beratı
  • Türkiye Yazalar Birliği Geleneksel Sanatlar başarı ödülü

Kişisel Sergiler

  • Topkapı Sarayı
  • Basın Müzesi
  • Atatürk Kitaplığı
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi
  • Bandırma Kültür Merkezi
  • Caferağa Medresesi
  • Cemal Reşit Rey Sergi Salonu
  • Tuğra Sanat Galerisi
  • Ali Müfit Gürtuna Kültür Merkezi
  • KadirHas Üniversitesi
  • Taksim Sanat Galerisi
  • Bursa Tayyare Kültür Merkezi

 

KAYNAKÇA

 

  • [1] M.Semih İRTEŞ, İstanbul aşığı bir Nusret geçti, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/Üsküdar-2008
  • [2] Gülçin Anmaç, Değerli Hocam Nusret Çolpan, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/gulcinanmac.pdf
  • [3] M.Semih İRTEŞ, İstanbul aşığı bir Nusret geçti, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/Üsküdar-2008
  • [4] M.Semih İRTEŞ, İstanbul aşığı bir Nusret geçti, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/Üsküdar-2008
  • [5] Nil Sarı, Nusret Çolpan’ın Aramıza Katılması ve Aramızdan Ayrılışı, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/nilsari.pdf
  • [6] M.Semih İRTEŞ, İstanbul aşığı bir Nusret geçti, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/Üsküdar-2008
  • [7] GÜLBÜN MESARA NUSRET ÇOLPAN’IN ARDINDAN, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/gulbunmesera.pdf
  • [8] M.Semih İRTEŞ, İstanbul aşığı bir Nusret geçti, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/Üsküdar-2008
  • [9] Gülçin Anmaç, Değerli Hocam Nusret Çolpan, https://nusretcolpan.com.tr/yazilanlar/gulcinanmac.pdf
  • [10] https://tr.wikipedia.org/wiki/Nusret_%C3%87olpan
  • [11]https://tr.wikipedia.org/wiki/Nusret_%C3%87olpan

     

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış