OSMANLI MİNYATÜRÜ ÖZELLİKLERİ VE MİNYATÜRCÜLERİ


Esa
27.09.2020

 

  

OSMANLI MİNYATÜRÜNÜN GENEL ÖZELLİKLERİ

 

Selçuklular döneminde de minyatüre önem verildi. Selçukluların İran ile ilişkileri nedeniyle minyatür sanatı İran etkisinde kaldı. Mevlana'nın resmini yapan Abdüddevle ve başka ünlü minyatür sanatçıları yetişti. Osmanlı Devleti döneminde ise 18. yüzyıla kadar İran ve Selçuklu etkisi sürdü. 

Erken Osmanlı dönemine ait yazma eserlere örnek olabilecek Edirne Sarayı nakış hanesinde yapıldığı tahmin edilen KÜLLİYAT-I KATİBİ, DİLSÜZNAME ve İSKENDERNAME isimli eserler sayılabilir.

Fatih Sultan Mehmet ’in saltanat yıllarında İtalya’dan birçok sanatçıyı davet ederek portrelerini yaptırdığını bilmekteyiz. Bu sanatçılardan PAVLİ’nin öğrencisi Minyatürcü Sinan Bey’in çalışmalarında batı sanatçılarının etkisi görülür. Özellikle Fatih Sultan Mehmet ’in gül koklarken yaptığı portresindeki elbisenin kıvrımları gerçekçi bir üslupla yapılmış gibidir.

Osmanlı minyatürü konusu açısından dört bölüme ayrılabilir: 

1) olayları hikâye eden minyatürler,

2) peyzajlar,

3) portreler,

4) bilimsel konulu minyatürler(tıp, hayvanat, astroloji)

İran Edebiyatı’nın Firdevsi , Nizami, Genceli, Câmî gibi şairlerinin eserleri, Ali Şir Nevai ,FUZULİ ,BAKİ' ve başka  Şairlerin divanlarının minyatürleriyle; Selimnâme, Süleymannâme gibi, padişahların ya da Osmanlı hanedanının tarihini süsleyen minyatürler, Surnameler ve sefernâmelerin minyatürleri sanat tarihi açısından büyük önem arz eder

Nakkaş Osman,  Levni  ve Sinan Bey’in pek çok portre ve peyzaj çalışmaları vardır.

Dini konulu resimler peygamberin tasvirini yapmaktan sakınmayan bir hoşgörü ortamında oluşmuştur.

Tıp, astroloji veya garip olay ve yaratıklar hakkında bilgi veren yazmaları süsleyen minyatürler devrin bilgi düzeyi hakkında bilgi verir. Cerrâhiye-i İlhâniye adlı tıp kitabıyla, Matali el-Saadet adlı astroloji kitabının minyatürleriyle, Kazvînî’nin Acâib’ul Mahlûkât kitabının minyatürleri gibi.

Levni- Sürname 

OSMANLI MİNYATÜRCÜLERİ

Fatih Sultan Mehmet döneminde, padişahın resmini de yapmış olan  Sinan Bey adlı bir nakkaş, II. Bayezid   döneminde de Baba Nakkaş diye tanınan bir sanatçı yetişti. 16. yüzyılda  HAYDAR REİS diye tanınan NAKKAŞ NİGARİ, Ahmetcan Barlas, Haydar Kay, İsmail Can, Gazi Capır, Nakşî ve Şah Kulu ün yaptılar. Gene aynı dönemde, Behzad'ın öğrencisi olan Horasanlı Aka Mirek de İstanbul'a çağrılarak saraya baş nakkaş (başressam) yapılmıştı. Mustafa Çelebi, Selimiyeli Reşit, Süleyman Çelebi ve Levnî 18. yüzyılın ünlü nakkaşlarıdır.

Bunlardan Levni, Türk minyatür sanatında bir dönüm noktasıdır.  Levni, geleneksel anlayışın dışına çıktı ve kendine özgü bir biçim geliştirdi. 19. yüzyıl başlarında yenileşme hareketleriyle birlikte minyatürde de batı resim sanatının etkileri görüldü.

Kitâb-ı Gencîne-i Feth-i Gence, Şecâatnâme ve Târih-i Feth-i Yemen'dir. 790'dan (1388) Erzurumlu Darîr'ın yazdığı Siyer-i Nebi’nin altı cilt halindeki nüshaları, Enderun'dan yetişmiş bir sanatçı olan Nakkaş Hasan'ın yönetiminde bir nakkaşlar ekibi tarafından resimlenmiştir. Şehnameci Tâlikîzâde'nin yazdığı Fetihnâme-i Eğri ve Şehnâme-i Âl-i Osmân ile Şehnâme'deki minyatürler de yine Nakkaş Hasan'a aittir. Aynı devirde Bağdat'ta hazırlanan tasavvuf ve peygamberler tarihi konulu eserlerde uygulanan Safevî minyatürünün etkisinde kalmış, renkleri canlı, ifade tarzı abartılı resim üslûbu Osmanlı eyalet üslûbu olarak tanımlanmıştır. Bunlar arasında Fuzûli'nin Hadîkatü's-süadâ'sı ile Câmiu's-siyer en önemli örneklerdir. ( Filiz Çağman, Anadolu'da Türk Minyatürü, Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi, Görsel Yayınları.)Sultan I. Ahmed döneminde tek yaprak resim ve minyatürlerin belirli bir sıraya göre yerleştirildiği el yazması formatındaki murakka' (albüm) yapımcılığı önem kazanmıştır. Kalender Paşa tarafından düzenlenen I. Ahmed Albümü günlük hayat sahneleriyle tek figür kadın ve erkek tiplerinin tasvir edildiği çok sayıdaki tek yaprak minyatürü içerir. Yine Kalender Paşa'nın tertip ettiği Falnâme adlı eserde farklı resim üslûblarını yansıtan din ulularıyla astrolojik figürlerin tasvir edildiği büyük boyutlu minyatürler bulunmaktadır. Devrin tarih konulu yegâne resimli eseri, Hoca Sâdeddin Efendi'nin Osman Gazi'den Yavuz Sultan Selim'e kadar Osmanlı tarihini konu alan Tâcü't-tevârîh'inin bir nüshasıdır. II. Osman döneminde klasik Osmanlı minyatür üslûbundan ayrılan ve kendine has bir üslûb geliştiren Ahmed Nakşî'nin resimlediği eserler dikkat çeker. Firdevsî Şâhnâme'sinin Türkçe çevirisi olan Şehname-i Türkî'nin resimlenmesinde çalışan Ahmed Nakşî, Tercüme-i Şekaik-i Nu'mâniyye ile Divan-ı Nâdirî olarak tanınan mecmuadaki tasvirlerin tamamını yapmış ve Şehnâme-i Nâdirî'yi resimleyen nakkaşlar arasında yer almıştır. ( Filiz Çağman, Anadolu'da Türk Minyatürü, Anadolu Uygarlıkları Ansiklopedisi, Görsel Yayınları) .XVII. yüzyılda minyatür geleneğindeki tasvirlerin saray dışında, özellikle İstanbul'a gelen yabancılar için hazırlanan kıyafet albümleri içerisinde tek figür resimleri olarak yaygınlaştığı görülür. Bu yüzyılın ikinci yarısından günümüze ulaşan iki silsilename nüshası Osmanlı padişahlarının bu devirde ikamet ettikleri Edirne sarayında Musavvir Hüseyin tarafından hazırlanmıştır. Musavvir Hüseyin, bu eserlerdeki dizi padişah portreleri tasvirlerinin kurgularıyla XVIII. Yüzyılın başlarında eser veren Levnî'nin yaptığı Kebir Musavver Silsilename’deki dizi padişah portreleri Batılılaşma dönemi Osmanlı tasvir üslûbunun ilk örnekleridir. Levnî tarafından resimlenmiş olan bir diğer eser, Vehbî'nin III.Ahmed'in oğullarının sünnet düğününü şenliklerini konu alan Surnâme'sidir. Bu minyatürler, kesitlerle verilmiş mimari biçimler ve üst üste dizilmiş figür gruplarına sahip kompozisyonlar içerir. Osmanlı minyatür üslûbuna yeni ifade biçimleri kazandıran Levnî'nin ardından yüzyılın ikinci yarısında yenilikçi adımlar atan bir diğer sanatçı Abdullah-ı Buhârî'dir. Onun yaptığı tek figür kadın ve erkek resimleri, saray çevresi için hazırlanmış bir albümle Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndeki iki albüm içerisinde bulunmaktadır. 1750 yılından sonra Osmanlı minyatürü daha çok kıyafet albümleri ve padişah portreleriyle sürmüştür. Enderunlu Fazıl’ın çeşitli ülkelerin kadın ve erkek güzelliklerini anlatan Hûbannâme ve Zenannâme'sinin minyatürlü kopyalarında çeşitli kadın ve erkek tipleri yerEdirne sarayında Musavvir Hüseyin tarafından hazırlanmıştır. Musavvir Hüseyin, bu eserlerdeki dizi padişah portreleri tasvirlerinin kurgularıyla XVIII. Yüzyılın başlarında eser veren Levnî'nin yaptığı Kebir Musavver Silsilename’deki dizi padişah portreleri Batılılaşma dönemi Osmanlı tasvir üslûbunun ilk örnekleridir. Levnî tarafından resimlenmiş olan bir diğer eser, Vehbi’nin III. Ahmet’in oğullarının sünnet düğününü şenliklerini konu alan Surnâme'sidir. Bu minyatürler, kesitlerle verilmiş mimari biçimler ve üst üste dizilmiş figür gruplarına sahip kompozisyonlar içerir.

Osmanlı minyatür üslûbuna yeni ifade biçimleri kazandıran Levnî'nin ardından yüzyılın ikinci yarısında yenilikçi adımlar atan bir diğer sanatçı Abdullah-ı Buhârî'dir. Onun yaptığı tek figür kadın ve erkek resimleri, saray çevresi için hazırlanmış bir albümle Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi'ndeki iki albüm içerisinde bulunmaktadır. 1750 yılından sonra Osmanlı minyatürü daha çok kıyafet albümleri ve padişah portreleriyle sürmüştür. Enderunlu Fazıl’ın çeşitli ülkelerin kadın ve erkek güzelliklerini anlatan Hûbannâme ve Zenannâme'sinin minyatürlü kopyalarında çeşitli kadın ve erkek tipleri yerel kıyafetleriyle resmedilmiştir. İSLAM ANSİKLOPEDİSİ- TDV-Minyatür)

Şehname-i Selim Han,Safavi Şahı’nın Elçisi Ma’sum Beg’in idamı

YARARLANILAN KAYNAKLAR

  • Hasan ÖZÖNDER, Ansiklopedik Hat ve Tezhip Sanatları Deyimleri, Terimleri Sözlüğü /
  • İSLAM ANSİKLOPEDİSİ- TDV-Minyatür)
  • Özlem Demir, Müphem kalmış bir sanat, Minyatür,
  • Nurhan Atasoy,MİNYATÜR SANATI,istanbul.edu.tr/Bolumler/guzelsanat/minyatur.htm
  • https://www.kadinhaberleri.com/index.php?content_
  • https://www.net-bilgi.com/tag/minyatur-sanati-hakkinda-kisa-bilgi
  • https://tr.wikipedia.org/wiki/Minyatür
  • https://www.sanatyelpazesi.com/showthread.php?623-seluklu-minyatr-sanat
  • https://www.veribaz.com/viewdoc.html?selcuklu-minyatur-sanati–363845.html
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış