Sürname-i Vehbi ve Levni


 

Sûr kelimesi Farsça kökenlidir ve  “düğün, ziyafet, şenlik” anlamına gelmektedir. “Name “ise “mektup, yazılı belge” anlamına geldiğinden  Sûrnâme kelimesi şenlik yazısı belgesi, veya düğün kitabı anlamına gelmiş olur.

Osmanlı tarihinde bilinen ilkSûrnâme”, III. Murad’ın oğlu III. Mehmed  sünnet düğününü anlatmak ve minyatürlerle süslemek için 1582 ‘de Âlî Mustafa Efendi’nin ve İntizâmî hazırlamışlardır. Bu tarihten sonra bu gibi eserlerin hazırlanması neredeyse âdet haline gelmiş olur. Hazırlanan bu tip eserlerin içerisinde ise Levni'nin hazırlamış olduğu eserlerdir. 

Surnameler  hanedan doğumları ve düğünleri gibi özel nedenlerle düzenlenen şenliklerin anısına, eski Osmanlı geleneğine bağlı olarak yazılan ve resimlendirilen kitaplardır. Surnameler, genel olarak padişah çocuklarının doğumunu, sünnet düğününü, kızlarının ya da kız kardeşlerinin düğünlerini minyatürlerle süslemek için hazırlanmışlardır.

Levni’ nin minyatürleri bakımından en zengin kitap, şair Seyyid Vehbi’nin Sürname-i Vehbi adlı Surnamesidir.  III. Ahmed döneminde (1703–1740) saray ressamı olan Levni tarafından mükemmel minyatürlerle donatılmış [1]bu  eser   Şair Vehbi’nin  yazmış olduğu bir  eserdir.  Vehbi’nin bu eseri Levni tarafından minyatürlerle süslenmiştir. (Levni Hayatı Minyatürleri ve Şairliği )

Eserde III. Ahmed’in oğullarından dördünün 1720 yılındaki sünnet törenleri nedeniyle düzenlenen on beş günlük bir şenlik, Vehbi’nin ayrıntılı tasvirleriyle ve Levni’nin 137 levhadan oluşan çizimleriyle anlatılmıştır.

Levni’nin bugün Topkapı Sarayı Müzesi’nde bulunan, III. Sultan Ahmet’in dört oğlunun sünnet düğünlerini anlatan ve Şair Hüseyin Vehbi tarafından yazılmış olan Sürname isimli eserdeki yüz otuz yedi minyatür resimleri en önemli yapıtlarındandır.[2]

Bu eğlence ve şenlikleri Vehbi, nazım ve nesirle karışık olarak anlatmış, Nakkaş Levni de minyatürleşmiştir. [3] Günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi, Hazine 3593 envanter numarası ile kayıtlıdır.
1720’deki sünnet düğününü anlatan yazma, aharlı kağıt kullanılan eser, 37,5/23,6 boyutlarındadır. 175 varaktan oluşmuş, tam sayfaya yerleştirilmiş 20/38 boyutlarında 137 minyatürü vardır.[4]

Metin talik yazı ile Türkçe yazılmıştır. Her sayfada 16 cm uzunluğunda 23 satır yer almaktadır. Metin 18.yy Osmanlı nesrinin karakteristik özelliklerini taşır.
Eserin cildi orijinal, dışı mukavva üstüne, yeşil, sarı, pembe renklerle işlenmiş telli hatai kumaştandır. Eser çok hırpalanmamıştır ama gümüş rengi karararak etrafına yayılmıştır. Minyatürler üzerinde ise çeşitli lekeler oluşmuştur. Son sayfalarda ise eksik vardır. ( Sermiha, 1935, s. 34)

III. Ahmed’in şehzadelerinin 1720′de yapılan sünnet düğünlerine ilişkin bu  Surname için Levni, 37×26 boyutlarında 137 minyatür yapmıştır. Söz konusu şenliklerden resmigeçit, müzikli temsiller, cambazlık ve havai fişek gösterilerinin hepsi Levni’nin minyatürlerinde mükemmel bir biçimde işlenmiş, esnaf loncalarının geçit törenlerini, gece ve gündüz eğlencelerini, çeşitli gösterileri, şölenleri ve Haliç kıyısındaki yapıları oldukça gerçekçi bir biçimde yansıtılmıştır.  Levni’nin bu eseri çağın kıyafetlerini, eğlence ve toplantılarını göstermesi bakımından farklı bir değer taşır.

Levni’nin sözü edilen bu eserlerinin dışında zamanın kıyafetlerini konu edinen iki albümü daha vardır. Bu eserinde bulunan dört kişilik musiki takımı, gül koklayan kadın, oyuncu kız gibi minyatürleri Türk minyatür  tarihinin kıymetli eserlerindendir. Levni vefat ettiğinde Otlakçılar Camii yakınlarına gömülmüş, ancak sonraları açılan yollar nedeniyle mezarı kaybolmuştur. [5]

Levni’nin fırçasından çıkan resimlerde yer alan figürler olağanüstü bir hayal zenginliğiyle yansıtılırken, resimlerin genel karakteristiği ilk bakışta çok yalın görünen, ancak çok ustalıklı çizgilerle ve nüanslarla belirtilmiş sağlam bir figür anlayışı ve kavram tutarlılığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu resim anlayışından dolayı İrepoğlu Levni için “yalnız görüneni değil, görünenin ardındakini de, kendi geleneği içerisinde, kendine özgü incelikle arayan ve sunan sıra dışı bir ressam” tanımlamasını yapmaktadır (irepoğlu, 1999b:207). [6]

Surname-i Vehbi üzerinde pek çok çalışma yapılmıştır Bunlardan bir tanesi de Surname-i Vehbi (3 cilt)Osmanlı İstanbul’unda 18. yüzyıla ait bir şenliğin minyatürle resmedilmiş el yazmasıMetinler: Doğan Kuban, Stefanos Yerasimos, Mertol Tulum adlı çalışmadır. Bu kitapta Surname-i Vehbi tıpkıbasım yoluyla ve özel olarak hazırlanmıştır. [7]

kaynakça 

 

Surname i Vehbi' cambazların gösterisi- Levni                          Sürname-İ Vehbi Ve Levni -

Surname_51b-III. Ahmed, ve saraydakiler