Varka ve Gülşah Mesnevisi ve Minyatürleri





Varka ve Gülşah’ ilk kez Arap Edebiyatında işlenmiş,  bu hikaye 7.yüzyılda Arap şair, Urva ibn Hizam tarafından yazılmıştır.  Varka ve Gülşah daha sonra Fars edebiyatına geçmiş,   Gazneliler devrinde 11 yy da  Ayyukî  [1]  tarafından Farsça olarak  ve mesnevi tarzında kaleme alınmıştır. Yusufi’nın eseri ise bu Farsça eserin Türkçeye tercümesidir.  Topkapı sarayı  H. 841 de kayıtlı  olan  bu eser Anadolu sahasındaki ilk Varka ve Gülşah mesnevisidir.  Eser 743 (1342-43) yılında Sivas’ta  1700 beyitlik aruzun “fâ’ilâtün fâ’ilâtün fâ’ilün”kalıbıyla yazılmıştır. olan bir mesnevidir.

Yusuf-ı Meddah , Varka ve Gülşah hikâyesini meclisler halinde ve topluluk karşısında anlatılmaya uygun olarak, Ayyukî’nin eserini model  alarak yazmıştır.  Yusuf-ı Meddah’ın Varka ve Gülşah adlı mesnevisi 1974 yılında Grace Martin Smith tarafından Berkeley Üniversitesinde, ülkemizde ise 2007 yılında Kâzım Köktekin tarafından yayınlanmıştır.[2][3]  Martin Smith’e göre Ayyuki’nin eseri ile Yusuf-ı Meddah ’ın eseri arasında  ayrıntılarda bazı farklılıklar mevcuttur ve Yûsuf Meddah’ın eseri Ayyûki’nin sadece bir tercümesinden ibaret değildir (Yusuf-ı Meddah: Varqa ve Gülşah, s. 13-14)[4]

Eserin Konya’da mı Sivas’ta mı yazıldığı  tartışma konusudur.  Özçelik eserin Sivas’ta yazıldığını ifade eder. Fakat  Eserin özgün nüshası olan Topkapı sarayı  H. 841’deki nüshası minyatürlerle süslenmiş ve bu minyatürleri Hoy’dan gelip Konya’ya yerleşen   Abdül Mümin  tarafından 1342 yılında  Konya’da yapılmıştır. Abdül Mümin ‘in Konya’da olması Özçelik’in  savını kuşkuya düşürmektedir.  Veya Yusufi bu eserini Sivas’ta yazmaya başlamış, Konya’da tamamlamış veya  eser, hem Konya da , hem de Sivas’ta   bir kaç nüsha halinde kaleme alınmıştır.  

Varka ve Gülşah ’ın bazı  yazama nüshaları  Topkapı sarayı  H. 841  Hoy’dan gelip Konya’ya yerleşen   Abdül Mümin tarafından minyatürlerle süslenmiştir. ( Bkz: SELÇUKLU MİNYATÜR ESERLERİ) [5]

İran Azebaycanı Hoy kentinden gelerek Konya’ya yerleşmiş bir aileden gelen  Abdül Mümin adlı bir nakkaş tarafından minyatürlerle süslenmiş olan  bu eserdeki  minyatürler  13- 14 Yy Selçuklu minyatür sanatının en güzel örneklerini sergileyen bir eser olarak  da dikkat çeker.[6]  İslam sanatındaki   aşk konulu olmasına rağmen minyatürlerle süslenmiş eserlerin çok nadir eserlerden biri olması  bu eserdeki minyatürleri daha da önemli hale getirmiştir.  Bu eserin Topkapı Sarayı Müzesindeki nüshası 70 yaprak olup 71 minyatür ihtiva etmektedir. [7] Eserin Minyatürlerle süslenmiş olması bu eserin maliyeti ve maliyeti kimin karşıladığı, sorusunu akla getirir. Eserin maliyeti yüksek bir İhtimalle Karaman Beyliğinin hükümdarı tarafından  karşılanmış olmalıdır.

 16. Yüzyılda saray nakkaşlarına minyatürlü bir eser yapmaları için ortalama 20. Bin  akçe ödenmiş olması [8] Topkapı sarayı  H. 841 de kayıtlı bulunan Minyatürlü nüshanın kaç akçaya malolmuş olabileceği konusuna açıklık getirebilir.  Bu eserin maliyetini  Yusuf’u Meddah karşılamış ise  bu oldukça manidardır.

 



VARKA VE GÜLŞAH’TAKİ  MİNYATÜRLER

13. yy da Konya’da yapılan minyatürler Anadolu Selçuklu sanatına aittir. Uygurlardan itibaren gelişen üslubun Anadolu’daki devamı olan el yazmanın minyatürleri dönemin en önemli minyatür  belgelerindendir.  Bu minyatürler sadece Varka, Gülşah ve hikayenin olaylarını tasvir etmekle kalmamış, bu minaytürlerde   Kedi, köpek, kuş, tavşan, tavuk, horoz,at,  atmaca, tilki ve çekirge gibi hayvanların da betimlemeleri yer almıştır. [9] Çeşitli doğa, manzaraları saray, oda, taht, kır manzaraları, saray bahçesi,  ağaç, çok çeşitli  çiçek,  çeşitli bitkiler,  şçeşitli şekillerdeki kuşlar  ve kedilerin fiğürleri vardır. Varka ve Gülşah’ın altı minyatüründe kedi tasviri [10] varken özellikle kuş fiğürleri üzerinde özenle duurlduğu, çok çeşitli kuş fiğürünün bulunduğu dikkati çeker.

Minyatürlerdeki insan fiğürlerinin  Uygur minyatülerindeki çekik gözlü, ince taranmış ve uzun saçlı, yuvarlak yüzlü, insanların baş kısımlarının  daire şeklindeki bir hale vurgulanması, hatta elbiselerin  ve vücut hatlarının çiizm teknikleri  tamamen  Uygur minyatürlerinin üslubunu taşımaktadır.  Fakat bitkilerin  soyut özellikler taşıması,  bazı  çiçek ve kuş motiflerinin hayali ve soyut süslemelerle bezenmesi, İran minyatürlerinin  de tesirini gösterir. Minyatülerdeki bitki , çiçek, ağaç ve kuş gibi fiğürler  doğadaki özelliklerinden  ziyade  minyatürcünün hayal dünyası ile süslenen  fiğürler halinde şekillenmişlerdir. Bu fiğürlerdeki  gerçekçi çizgilere hayali duruşlar,  soyut  biçimlendirmeler,  doğal özelliklerinde olmayan  süslemeler ilave  edilmiştir.



      










  • [1] Şahamettin Kuzucular, Varka ve Gülşah Hikayeleri ve Özetleri,https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/
  • [2] Varka-ı Gülşah Mesnevileri ve Mesnevicileri
  • [3] Yıldız, Ayşe (2009). Mustafa Çelebi Varka ve Gülşah.3 c. Harvard: Harvard University Press. https://yayinlar.yesevi.edu.tr/files/article/636.pdf
  • [4] Yusuf-ı Meddah 'ın Hayatı Hakkında Mülahazalar ve Eserleri, https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/
  • [5] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/409-selcuklu_minyatur_eserleri.html
  • [6] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/74-minyatur_eserlerimiz_ve_turleri.html
  • [7] Murat Selamet, Anadolu Selçuklu Dönemi Türk Minyatür Sanatı, https://www.altinoran.com/2012/03/30/anadolu-selcuklu-donemi-turk-minyatur-sanati/
  • [8] Şahamettin Kuzucular, Seyyid Lokman Aşuri Hayatı ve Eserleri,https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/
  • [9] Daneshvari, Abbas, Animal Symbolism in Warqa wa Gulshah, Oxford Studies in 
  • Islamic Art II, Oxford, 1986 
  • [10] Nalan Yılmaz, Varka ve Gülşah Minyatürlerinde Kedi Tasvirleri, https://lebriz.com/pages/lsd.aspx?lang=TR&sectionID

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış