Beşir Fuad Hayatı ve Yazarlığı

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 01 Temmuz 2013 Pazartesi aaa Beğen




Beşir Fuat


Beşir Fuad (1852-1887), Türk asker ve yazardır.

1852 yılında dünyaya gelmiştir. Babası Hurşit Paşa Adana'da mutasarrıflık yapmış bir devlet damıdır. Annesi ise Giresunlu Memiş Paşa’nın kızı, Habibe Hanımdır.  Beşir Fuad anne ve baba tarafından Gürcü asıllıdır. [1]Annesi 1886 Mart'ında sinir krizi ve psikolojik sorunlar geçirerek ölmüş annesin bu şekildeki ölümü Beşir Fuad’ı derinden etkilemiştir.

Maddi açıdan zengin bir ailenin çocuğu olan Beşir Fuat ilköğrenimine Fatih Rüştiyesi'nde başlamış, babasının görevi nedeni ile ailesinin Halep’e taşınması ile öğrenimini oradaki Cizvit okulunda sürdürmek zorunda kalmıştır. [2] 1867-1870 yılları arasında İstanbul'da Askeri İdadî'de okur. 1871'de girdiği Mekteb-i Harbiye'yi bitirince yaver olarak Abdülaziz'in sarayında görev yapmaya başlamıştır. 1873. Beşir Fuad bu görevinde üç yıl süre ile kalmıştır.

1875-1876 Sırp savaşlarına katılmış,  gönüllü olarak 1877-1878 Rus savaşı ve Girit isyanlarında da görev almıştır. Beş yıl kadar Girit'te kalmış olan Beşir Fuad bu süre zarfında Girit’te Almanca ve İngilizce öğrenmiştir.  Fransızcayı öğrenim sürecinde öğrenmiş olan yazar bu üç dili de çeviri yapabilecek kadar iyi öğrenmiştir.  Girit’te beş yıl kaldıktan sonra  İstanbul'a döner ve 1881-1884 yılları arasında kolağası olarak çeşitli görevlerle askerlik sahasında çalışmayı sürdürür.[3]

1884 Beşir Fuad'ın yazı hayatında önemli bir tarihtir. 1884'de askerliği bırakıp düşünce hayatına ve yazarlık safhasına geçmiştir.  Bilinen ilk yazısı 1883 tarihini taşımakla birlikte Beşir Fuad'ın asıl yoğun yazı hayatı 1884'te başlamıştır.  Yayın ve yarlık hayatına atılan Beşir Fuad çeviriler yayımlamaya, çeşitli dergilerde fen konularında yazılar yazmaya başlar. Üstelik bu süreçte iki tane de dergi çıkarır. Bunların ilki karışık bir kadroyla kurulan ve daha dördüncü sayısında yazarlar arasındaki görüş farkları yüzünden kapanan Hâver, diğeri daha uyumlu bir kadro ile fen ağırlıklı olarak yayımlanan Güneş adlı dergilerdir.

Güneş dergisi 12. sayısında maddi sorunlar yüzünden kapatılır.[4] 1884'te askerlikten ayrılarak yazın hayatına başlayan Beşir Fuad askerlikte ayrıldıktan sonra bir ara Darüş’şafaka Lisesinde öğretmenlik yapar. Fakat bu görevde de uzun müddet kalmayacaktır. Annesinin bir zihin hastalığı yüzünden ölmesinin yarattığı etkiler onda da baş göstermeye başlamıştır. Veya annesi nin hastalığının kendisinde de nüksetmeye başladığı vehmine kapılmıştır.

Beşir Fuad, 1884 yılında Ceride-i Havadis gazetesinin ıslah edilmesine çalışmış ve bu yüzden bu gazetenin  başyazarı olmuştur. [5]Ülkenin ilk özel gazetesi olan bu gazete bir buçuk ay sonra bir ihbar yüzünden kapatılır. Bunun üzerine dönemin önde gelen gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat ve Saadet'te yazmayı sürdürür. Fakat annesi gibi bir sinir hastalığı ile öleceği korkusu ile safahat hayatına dalmaya başlamıştır.

Beşir Fuad'ın 1883-1884 yılları arasında birçok çeviri yazmıştır.  İlk yazıları çeviri ağırlıklı olmakla beraber daha sonra telif yazıları da çıkmaya başlamıştır.  Telif yazıları felsefe, fen, fizyoloji ve askerlik, dil,  yabancı dillerin öğretimi ve önemi konularında yazılmıştır. Bu yazılarında Osmanlı gençlerinin müspet bilimlere ve yabancı dil eğitimine önem vermeleri gerektiği fikirlerini savunmuştur. [6]

Beşir Fuad Osmanlı şairlerini eleştirerek, onların hayalperestliğe olan düşkünlüklerini müspet gelişmelerden uzak kalışlarını ve bu çağın kapandığını savunan eleştiri yazıları yazamaya başlar.  “Müspet bilimlere ters düşen yazıların ve şiirleri yazma döneminin kapandığını savunmuş ve bu konuda Menemenlizade Tahir ile şiddetli bir tartışmaya girişmiştir” Namık Kemal’i de tenkit eden ve onu hafife alan yazılarının çıkması üzerine basın hayatında ona karşı önemli bir cephe doğmuş, Namık Kemal ile de polemiklere girmiştir. Ahmet Mithat’ın ona destek sağlamasına rağmen bu durum basın hayatının ona karşı bir tavır almasına engel olamamıştır.

Müspet görüşleri, müspet ilimlere olan alakası ve bu konulara vakıf olabilmesi sayesinde pek çok batılı yazar, şair ve filozofların adı onun yazıları sayesinde kamuoyu tarafından bilinir ve tanınır hale gelir.

Edebiyata karşı, müspet ilimlere taraftar düşünceler içinde olan Beşir Fuadi Natüralist ve Pozitivist görüşlerin ülkemizdeki savunucusu haline gelmiş, materyalist ve rasyonalist bir tutum içine girmiştir. “Edebiyat müspet ilimlere katkısı olduğu zaman makbuldür “ fikiri ile  hareket eden Beşir Fuat bu fikirlerine rağmen tiyatroyu çok seven bir fikir adamıdır.

Bu bakımdan çok sevdiği tiyatro üzerine değerlendirme yazıları da kaleme almıştır. Birçok tiyatro eserini yabancı dillerden dilimize çevirmiştir. iki Bebek1884; Birinci Kat (James Cobb), Binbaşıyı Davet (K. F. Mor) Bedreka-i Fransevî, Emile Otto'dan çeviri) 1884; gibi tiyatro çevirilerinden başka, W. Hugo ve Emle Zola’dan da roman çevirileri yapmıştır.

1885'te Victor Hugo'nun yayımlanmasıyla girdiği polemiklerde dönemin çeşitli edebiyat meselelerini, iki yıl sonra çıkan Voltaire biyografisinde ise daha ziyade dinî ve felsefî konuları tartışmaya açmıştır. Bu tartışmalar sonrasında pozitivizmi savunan Beşir Fuad dine karşı olduğu  intibasını uyandırmış ve üzerindeki baskılar artmıştır.

Annesi gibi sinir hastalığı sonucu ölmek istemediği için 6 Şubat 1887 ‘de bileklerini keserek intihar etmiştir.  Ölümü sırasında hissettiklerini bilimsel bir gözlem olarak kaydetmeyi de amaçlamış, arkasında birkaç satırlık bir tasvir de bırakmıştır. Bu metin ve intiharıyla ilgili mektupları Ahmet Mithat Efendi Beşir Fuad isimli eserinde yayınlamıştır. Cesedini kadavra olarak Tıbbiye'ye bağışladıysa da bu isteği yerine getirilmemiştir.

Prof. Dr.Orhan Okay  Beşir Fuad hakkında bir inceleme yapmış ve bu incelemesini “Beşir Fuat, “ adı ile bastırtmıştır ( Hareket Yayınları
)




ESERLERİ 

  • iki Bebek (Victor Bernard-Eugène Granger'den çeviri, bir perdelik komedi) 1884; Binbaşıyı Davet (K. F. Mor'dan çeviri, bir perdelik komedi) 1884;
  •  Birinci Kat (James Cobb'dan çeviri, iki perdelik komedi) 1884;
  •  Bedreka-i Fransevî (sarf kısmı, Emile Otto'dan çeviri) 1884;
  •  Bedreka-i Fransevî (nahiv kısmı, Emile Otto'dan çeviri) 1884;
  •  Miftah-ı Bedreka-i Lisan-i Fransevî 1885;
  • Cinayetin Tesiri (Emile Zola'dan çeviri, roman) 1885;
  • Victor Hugo 1885; Almanca Muallimi (Emil Otto'dan çeviri) 1886;
  • İngilizce Muallimi (Emile Otto'dan çeviri) 1886; Usûl-i Talim (Emile Otto'dan çeviri) 1886; Beşer 1. Kısım 1886; Voltaire 1887; İ
  • İntikad (Muallim Naci ile) 1887;
  • Mektûbât (Fazlı Necib ile) 1889;
  • Miftah-ı Usûl-i Talim, 1304. [7]









KAYNAKÇA 


  • [1] Orhan Okay, Beşir Fuad Maddesi, TDV İslam Ansiklopedisi, C. 6, shf, 5
  • [2] http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1697
  • [3] http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1697
  • [4] http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=1697
  • [5] Orhan Okay, Beşir Fuad Maddesi, TDV İslam Ansiklopedisi, C. 6, shf, 5
  • [6] Orhan Okay, Beşir Fuad Maddesi, TDV İslam Ansiklopedisi, C. 6, shf, 5
  • [7] Prof. Dr. Orhan Okay, İlk Türk Pozitivist ve Natüralisti Beşir Fuad, İstanbul 1969). Bütün yazıları YKY




Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...