Ebüzziya Tevfik Hayatı Eserleri ve Hizmetleri

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 04 Haziran 2013 Salı aaa Beğen



Ebüzziya Tevfik Hakkında

Ebüzziya Mehmet Tevfik Bey (d. 17 Şubat 1849, İstanbul - ö. 27 Ocak 1913) Türk gazeteci, yazar, , tiyatrocu, yayıncı ve hattat.

Ebuzziya Tevfik; Tanzimat, İstibdat ve Meşrutiyet dönemlerini yaşamış, değerli bir edebiyatçı, gazeteci, yayıncı ve basımcıdır. Ebuzziya Tevfik bugün yeterince tanınmıyorsa, şansızlığı basımcılık yayıncılık etkinlikleriniXIX. yüzyılda sürdürmesinden kaynaklanır[1]

Türkiye’de “matbaacılığı sanat hâline getiren kişi” olarak kabul edilmiş halk dilinde "Acem baskısı" denilen kirli ye kötü baskıdan Türk basımcılığını kurtarmıştır. [2] Türkiye'de modern basımcılık etkinliklerini Ebuzziya Tevfik başlatmıştır. Aynı zamanda hattat olması ve güzel sanat dalları ile ilgili olmasından kaynaklanan sanatsal zevke sahip kişiliği ile ince ve sanatsal bir zevke ve yaratıcı güce sahip olan Ebuzziya; Batı'dan sağladığı olanaklarla batıdaki örnekleri de aşan modern ve sanatsal zevke sahip eserler basmış,[3] Türk basımcılığını Avrupai seviyeye ulaştırmış bir tiyatrocu hattat ve basımcıdır.

Türk edebiyatının ilk tiyatrocularından biri olan E. Tevfik, aunı zamanda tiyatrocu, hattat, halıcı, basım ve matbaacı, gazeteci, yazar ve sanatçıdır.

 

HAYATI

1849 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Talha ve Velid Ebuzziya oğulları, Ziad Ebuzziya torunudur. [4]Babası, Maliye Sergi Kalemi memurlarından Konya Koçhisarlı Hasan Kamil Efendi'dir. Ebüzziya Tevfik ‘in Asıl adı Mehmet Tevfik’tir. “Ziyâ’nın babası” anlamına gelen Ebüzziyâ ünvanını sürgünde bulunduğu târihte kendi adını kullanamadığı için kullanmaya başlamış [5] daha sonra bu isimi yaygınlaştığı için bu isimle anılır olmuştur.

Cevriye Kalfa Sıbyan Mektebi'ni bitirdi.[6]Babasını küçük yaşta yitirince öğrenimini bırakarak Maliye Sergi Kalemi'nde çalışmaya başladı. Kendisini özel dersler alarak yetiştirdi. Arapça, Farsça, Fransızca öğrendi. Memuriyet hayatında kurduğu dostluklar, kendisini yetiştirmesinde yardımcı oldu. 17 yaşına kadar bu işte çalıştı.[7] Bu yıllarda kendisinden 9 yaş büyük Namık Kemal ile tanışmıştı. Bu tanışma ömür boyu sürecek bir fikir dostluğunu da başlattı. [8]Namık Kemal ve İbrahim Şinasi’nin etkisiyle Yeni Osmanlılar Cemiyeti'ne üye oldu.[9]  ( 1866 ) Tanzimat Dönemi’nin ve sonraki yılların batıllaşma sürecimizdeki önemli bir ismi olmasına yol açtı. İlk yazıları,1864 yılında Ceride-i Havadis adlı gazetede çıkmaya başlamıştı.

Şinasi’nin kurucusu olduğu Tasvir-i Efkar gazetesi, 1865’te Şinasi’nin Fransa’ya gitmesinden sonra Namık Kemal tarafından çıkarılmaya başlamıştı. Tevfik Bey, arkadaşı Namık Kemal’in teşviki ile Tasvir-i Efkâr Gazetesi’nde yazılar yayımlamaya başladı. Bu olayın sonucunda Ebuzziya Tevfik’in matbaacı ve yayımcı olması ile ülkemizin ilk Tiyatrocularından biri olmasının yolunu açıyordu.  Terakki, Diyojen (dergi), Hayal, Çıngıraklı Tatar, Hakayikü'l-Vekâyi gibi gazete ve dergilerde de yazılar yayınlandı. Bu yıllarda Thedor Kasap ve Direktör Ali Bey ile de tanışmış, tiyatro ile de ilgilenmeye başlamıştı. Memuriyet hayatına Maarif Dairesi’nde ve Adliye Dairesi’nde devam ediyor, bir yandan da Tiyatroculuk, yazarlık ve yayımcılıkla ilgileniyordu.  Daha sonra şuarayı devlet mülazımlığı kaleminde[10] çalışmaya başlamıştı.

 

Matbaa sahibi olması ve Rodos Sürgünü

1869 yılında Terakki Gazetesinin yazı işleri müdürü olmuştu. [11]  Ertesi yıl Terakki-i Muhaderat adlı bir ilk kadın dergisini çıkardı.  Terakki Eğlencesi ve  Letaif-i Asar adlı iki dergi daha çıkarmaya başlamıştı. Gazetecilikte edinmeye başladığı tecrübe onun bir gazete sahibi olmasına yol açacaktı. Genç Osmanlıların destekçisi Mustafa Fazıl Paşa, Şinasi’nin 1871 yılında ölümü üzerine Tasvir-i Efkâr gazetesinin basıldığı matbaayı, mirasçılarından satın almış; aralarında Tevfik Bey’in de olduğu dört meşrutiyetçi gence vermişti. [12] Diğer üçünün de matbaanın hisselerini Tevfik Bey’e devretmesi üzerine bu matbaaya tamamen sahip oldu.[13] Şinasi’nin mirası olan bu matbaayı, devrinin en ileri teknolojik özellikleri ile donattı. Hat sanatını ve kaligrafiyi de biliyor olmasının verdiği ince fikirleri sayesinde resimli baskı üzerinde çalıştı, bakır ve tahta üzerine gravür tekniği ile basılan o devir resimleme tekniğini aşan usuller geliştirerek modern tekniklere yakın teknikler geliştirip kartpostallar ve resimli kitaplar basmaya başlamıştı. Onun geliştirdiği bu metot batılı matbaacılardan da ileri bir metottu. “Türk basımcılığını o zamana kadar süregelen ve halk dilinde «Acem baskısı» denilen kirli ye kötü baskıdan kurtaran Ebuzziya Tevfik'in, sanatlaş-tırdığı kitap baskısı Fransa cumhurbaşkanının da dikkatini çekmiş, «maarife hizmeti» dolayısıyla kendisine bir liyakat madalyası göndermiştir.” [14] 

 1873'te Vatan Yahut Silistre oyununun Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sergilenmesinden sonra çıkan olayların ardından İbret ve Sirac gazeteleri kapatıldı; beş gazeteci yargılanmadan sürgün edildiler. O Yıllardaki çıkardığı son gazetesi olan  “Siraç”   Namı Kemal’in Vatan Yahut Silistre adlı oyunun heyecan yaratması üzerine yönetim tarafından kapatılan gazetelerden biriydi.( 5 Nisan 1873) ve Ahmet Mithad ile birlikte Rodos’a sürgün edilirken,  Namık Kemal Magosa’ya, Menapirzade Nuri ve Bereketzade Hakkı Beyler Akka’ya sürgün edilmişlerdi. Rodos’ta kale hapsinde iken mahpusların eğitimi ile meşgul olan Tevfik Bey, onların ürettikleri el işlerinin gelişmesine, gelirlerinin artmasına katkıda bulundu.[15] İşte bu sürgün yıllarında halıcılık konusunda da çalışmalar yapmıştı.

Şemseddin Sami o yıllarda ona yardımcılık yapıyordu Ebuziya Tevfik Rodos’ta sürgün iken Şemseddin Sami’ye yazılar yolluyordu. Yardımcısı Şemseddin Sami kanalı ile  Muharrir adlı bir dergi çıkarıyordu. Bu dergideki yazılarına dört yaşındaki oğlu Ziya’nın adından dolayı Ziya’nın babası anlamına gelen Ebuzziya adıyla yayınlıyordu.[16] Bu tarihte yayımlanan yazılarından dolayı da adı bundan böyle Ebuzziya Tevfik olarak anılmaya başladı. Rodos’taki sürgün yıllarında Victor Hugo’nun Angelo adlı eserinden uyarladığı «Habibe veya Semahat-i Aşk” adlı kitabını yazdı ve yayımladı. «Nümune-i Edebiyat-ı Osmaniye» adlı kitabını meydana getirdi.

Bu eserlerinde de “Ebüzziya” imzasını kullanıyordu. Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesinden sonra affedildi ve 10 Haziran 1876’da İstanbul’a dönebildi..[17]

 

Ebuzziya Tevfik ilk kez resme Batı anlayışı getirmiş, işlenen konu, biçimsel yapı ve teknik açıdan günümüzdeki resimli baskılara çok benzeyenhatta artistik yönüyle aşan resimli kitapları XIX. yüzyıl sonlarında basmaya başlamıştır, İlk resimli kitabı 1887'de (H. 1303) bastığı Rebi-i Marifet adlıyıllık/almanak türü bir eseridir.”[18]

 

Oyun yazarlığı

Meşrutiyet düşüncesini geniş kitlelere yaymak için yayıncılığın gücü yanında tiyatro sanatının gücünü de kullanmak isteyen Ebüzziya Tevfik, 1872 yılında bir tiyatro eseri yazmaya girişti. "Ecel-i Kaza" adlı piyesi yazarın hem ilk kitabı, hem de ilk ve tek telif oyunu oldu. Eser, Güllü Agop yönetimindeki "Tiyatro-i Osmani Kumpanyası"nda sergilendi[19], ilgiyle karşılandı. Bu eser ilk telif tiyatro eserlerimizden birisiydi.

Ecel-i Kaza Türk edebiyatın ilk telif dramalarından biridir. Bu mensur drama aynız zamanda Ebuziya Tevfik'in de ilk eseri olma özelliğini taşımaktadır. Bu eser 1872 yılında yayımlandıktan sonra zamanında oldukça ilgi görmüş defalarca yayımlanmış ve sahnelenmiştir. Beş fasıl ve beş perdeden oluşan bu piyes aralarında kan davası bulunan iki aileden iki gencin birbirlerine aşık olmaları, kan davasını  ve düşmenlıklarını sürdürmek isteyen ailelerin yüzünden birleşemeyen iki gencin ölümle biten romantik aşklarını konu etmektedir.

Oyun o yıllardaki hürriyet ve istibdat dönemi mücadelesine de göndermelerde bulunan, Osmanlı toplumunun o dönemdeki azınlıkları ve sosyal yaşantılarına da değinen sosyal bir yana da sahiptir.

Eser, kan davasının kalkmasını isteyen mesajlarının yanısıra azınlıkların dini, ahlaki, gelenekeleri ve yaşayışları ile de ilgili kimi ip uçlarını ortaya koyması bakımından da önemlidir.


Gazetecilik yaşamı

Namık Kemal, 1872’de arkadaşları Kayazade Reşat Bey ve Menâpirzâde Nuri Bey ile İbret gazetesini çıkararak devlet yönetimine muhalefet etmeye başlamıştı. İbret, Tevfik Bey’in matbaasında basılıyordu. Kendisi de İbret’in yazarları arasına giren Tevfik Bey, o yıl memuriyetten ayrılarak tamamen gazeteciliğe yöneldi.

Hükümeti eleştirdiği için kısa süre sonra İbret Gazetesi kapatılıp, başyazarı Namık Kemal Gelibolu mutasarrıflığı görevi ile İstanbul’dan uzaklaştırılınca Tevfik Bey, onunla birlikte Gelibolu’ya gitti. Bir süre sonra İstanbul’a geri dönerek "Hadika" isimli bir günlük gazete kurdu. İlk sayısı 9 Kasım 1872’de çıkan gazeteye Gelibolu’daki Namık Kemal de yazı gönderiyordu. Tevfik Bey, 1873'te ilk Türk almanağı olan "Salname-i Hadika" isimli özel bir yıllık çıkardı.[20]

Hadika gazetesi 56. sayıda kapatıldı. Ebuzziya, Cüzdan isimli dergi çıkadı ancak o da ilk sayısında toplatılıp kapatıldı. Bunun üzerine 15 Mart 1873'te "Sirac" adlı yeni bir günlük gazete yayınlamaya başladı.[21]


Sürgün dönüşü ve Bosna yılları

Sürgün dönüşünde Sultan Abdülhamit tarafından saraydaki Mütercimin Cemiyeti’ne üye yapılan Ebüzziya, Mithat Paşa’nın evindeki anayasa hazırlık çalışmalarına da katıldı. Sürgünden döndükten sonra bütün gazetelere bir ilan vererek bundan böyle Ebuzziya Tevfik adını kullanacağını duyurdu. [22]

Meclis-i Mebusan’ın feshedilince 1877’de Bosna mektupçuluğuna atanıp İstanbul’dan ayrılıp Bosna’ya gitti. Bosna’da Vilayet Gazetesi’nin yönetimini üstlendi. [23] Ayrıca Bosna Vilayet-i Salnamesi’nin 1878 tarihli 13. sayısını tipografya baskı ile yeni bir şekilde çıkardı. [24] Bosna’nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından işgali üzerine İstanbul’a döndü ve matbaacılık alanında çalışmaya ağırlık verdi.


Almanak yayımcılığı

Ebüzziya, Bosna’dan döndükten sonra 1879’da “Salname-i Ebuzziya” adlı bir almanak çıkarmıştı ancak Abdülhamit tarafından kuşkulu bulunduğu için tüm nüshaları yok ettirildi. 1880’de Salname-i Kamerî adlı yıllığı çıkardı; aynı yıl Rebî-i Marifet adlı yıllığı da bastırdı ve her yıl düzenli olarak çıkarmaya devam etti (Kimi yıllarda Nevsal-i Marifet veya Takvim-i Ebüzziya adlarıyla çıkarılmıştır). Rebî-i-i Marifet’in 1886. sayısında ilk kez Avrupa'da yapılmış çinko klişelerle resimler basıldı. Ebüzziya, 1889’da hanımlar için Takvimünnisa adlı bir almanak daha çıkardı. Türk matbaacılık tarihi için çok önemli olan bu almanaklar, Ebüzziya’nın Avrupa seyahatlerinden topladığı malzemeler, yerli ve yabancı ünlülerin hayatları hakkında bilgi içeren kaynaklardır.[25]


Mecmua-i Ebüzziya

Ebüzziya Tevfik, 1880’de “Mecmua-i Ebüzziya” adı altında 15 günde bir çıkan bir dergi yayımlamaya başladı. Mecmuaların basılmadan evvel Maarif Nezareti’ne gösterilip incelenmesi kararı üzerine 53. sayıda kapattı dergiyi 1896 Mart’ında yeniden yayınlamaya başladı. Mecmua-i Ebüzziya, 22 Mayıs 1880'den 1912'ye kadar 159 sayı çıkmıştır. Dergide Namık Kemal’in mektupları da yayımlanmıştır.


Matbaa-i Ebüzziya

1881’de Galata’da Arap Camii bitişiğinde “Matbaa-i Ebüzziya” adlı matbayı kurdu. Mecmua-i Ebüzziya 15 Recep 1299(2 Haziran 1882) tarihli sayısından itibaren Matbaa-i Ebüzziya’da basıldı. [26]

1881-1886 yılları arasında "Kitaphane-i Meşahir" ve "Kitaphane-i Ebüzziya" dizi başlıkları altında toplam 114 kitap yayımladı. Kitabphane-i Meşahir,  adlı eserlerinde Tanzimat Devri yazar ve şairlerinin eserlerini diziler halinde yayımlıyordu.  Bu eserini 60 kitaplık bir seri eser olarak düşünüyordu ancak Gutenberg, Galile, Napoleon, Diyojen, Franklen, Hasan Sabbah, Buffon, Ezop, Bermekîlerden Yahya, Harun Reşid ve İbni Sina'ya ait kitapları çıkarabildi. 1886’dan itibaren “Kitabhane-i Ebüzziya” adlı seriyi yayımladı. Kitaphane-i Ebuzziya, bugünkü anlamda dizi yapıtların başlangıcı olmuştur. [27]  Yayımladığı eser sayısı 114 e kadar ulaştı. [28]

Namık Kemal'in eserlerini “Cümel-i Müntahabe-i Kemal” adı altında üç defa bastırdı ve Namık Kemal'in ölümünden sonra hayatını anlatan ayrı bir eser çıkardı. Şinasi’nin daha önce yayımlanmış olan Durub-i Emsal-i Osmaniyye'sini çeşitli ilavelerle 1885’de yeniden yayımladı.

 

Lügat-ı Ebüzziya

1887'de fasiküller halinde yayımlamaya başladığı Lügat-ı Ebüzziya isimli Türkçeden Türkçeye sözlük, sürgüne gönderilmesi üzerine, 2. ciltte "Öd" maddesinde kaldı.


Matbacılık alanında ödülleri

19. yüzyıl basım dünyasının merkezi Leipzig'de kurulan «Leipzig Matbuat Cemiyeti» 1890'da Ebuzziya'ya bir takdirname ve şeref madalyası göndererek ödüllendirdi. Matbaacılık alanına yaptığı katkılar için1898'de de Fransa hükümetinin "Liyakat Madalyası"yla onurlandırıldı.


Memuriyetleri ve Konya sürgünü

1892’de İstanbul Sanat Okulu müdürü oldu. 1894’te Şûrayı Devlet Bidayet Mahkemesi üyesi olarak görevlendirildi.

Yaptığı işler devlet memurluğunun bağdaşmadığı gerekçesiyle Abdülhamid yönetimi tarafından 1900'de Konya'ya sürüldü. Galatasaray Lisesi’nde öğrenci olan oğlu Talha da onunla birlikte sürgüne gönderilmişti. Konya’da 8 yıl kaldı. Burada yaptırdığı köşkün bahçesinde çiçek yetiştirmekle, süslemecilikle, halıcılıkla uğraştı. [29] Sanat eseri niteliğinde duvar seccadeleri yaptı.


II. Meşrutiyet dönemi

Ebüzziya Tevfik, İkinci Meşrutiyetin İlanı ile İstanbul’a döndü. Meclis-i Mebusan'a Antalya milletvekili olarak girdi (1908). Bu dönemde de matbaacılığı bırakmayarak Sinasi’nin oğlundan Tasvir-i Efkar gazetesinin yayın hakkını alarak Tasvir-i Efkarı yeniden çıkarmaya başladı.  (1909) ve Mecmua-i Ebüzziya'yı yeniden çıkardı.

Tasvir-i Efkâr gazetesi 25 Aralık 1912 de Kâmil Paşa kabinesi tarafından kapatıldı. Bu gazeteyi önce “İntihab-ı Efkâr” adıyla yayınlamaya başlamıştı fakat  o da kapatılınca “Tefsir-i Efkâr” adıyla çıkarmaya başladı. Tefsir-i Efkâr ilk sayısında tatil edildi ve matbaası da kapatıldı. 25 Ocak 1913’te Tasvir-i Efkar’ı çıkarmasına izin verilince gazeteyi son kez 27 Ocak 1913’te çıkardı.  14 Ocak 1913 te tutuklandı. Babıâli Baskınıyla iktidara gelen yeni hükümet tarafından serbest bırakıldıktan sonra ertesi gün Vapurla Erenköy’deki evine gitmek için Kadıköy’e geçerken vapurda kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Gazetenin yayımını oğulları Talha ve Velid Ebüzziya devam ettirdi. Mezarı, Bakırköy Mezarlığı’ndadır.[30]

 

Başlıca eserleri

 

Kitapları

  • Ecel-i Kaza (tiyatro)
  • Numune-i Edebiyyat-ı Osmaniyye (antoloji)
  • Yeni Osmanlılar Tarihi (Tarihi,biyografik)
  • Lugat-ı Ebuzziya (sözlük/tek cilt)


Hat Eserleri

  • İstanbul Kızıltoprak'taki Zühtüpaşa Camii'nin kûfi hatla yazılan kuşak yazısı Ebüzziya'nın eserleri arasındadır.
  • İstanbul’da Yıldız Sarayı yolu üzerindeki Yıldız Hamidiye Camii ‘nin kubbesinde Kûfi hatla, mavi renk üzerine altınla yazılan “Mülk Sûresi” Ebüzziya Tevfik’in eseridir.
  •  


Kaynakça



  • [1] Fahriye (Mercanlıgil) Gündoğdu, Ebüzziya Tevfik’in Türk Basımcılığına Getirdiği Yenililer, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni Cilt 32, Sayı 1, 1983</ref>
  • [2]  Tanzimat Devrinde Bir Jön Türk Tasarımcı: Ebüzziya Tevfik, Kültür Bakanlığı web sitesi, erişim tairhi:15.09.2012
  • [3] Fahriye (Mercanlıgil) Gündoğdu, Ebüzziya Tevfik’in Türk Basımcılığına Getirdiği Yenililer, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni Cilt 32, Sayı 1, 1983
  • [4] Dr. Aslan Tekin, Edebiyatımızda İismler, Elips Yayınları, Ankara, 2005, shf.181
  • [5] Ebüzziya Tevfik Bey, Biyografi.net sitesi, erişim tarihi:13.09.2012
  • [6] Hattat Mehmed Tevfik Ebuzziya, Kalemguzeli.org sitesi, Erişim tarihi:13.09.2012
  • [7] Fahriye (Mercanlıgil) Gündoğdu
  • [8] Şahap Nazmi Coşkunlar, Ebüzziya Tevfik, Hayatı, Eserleri, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni Cilt 6, Sayı :4, 1957
  • [9] http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevfik_Eb%C3%BCzziya
  • [10] Dr. Aslan Tekin, Edebiyatımızda İismler, Elips Yayınları, Ankara, 2005, shf.181
  • [11] Dr. Aslan Tekin,agy
  • [12] http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevfik_Eb%C3%BCzziya
  • [13] Şahap Nazmi Coşkunlar, Ebüzziya Tevfik, Hayatı, Eserleri, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni Cilt 6, Sayı :4, 1957
  • [14] Fahriye (Mercanlıgil) Gündoğdu, Ebüzziya Tevfik’in Türk Basımcılığına Getirdiği Yenililer, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni Cilt 32, Sayı 1, 1983
  • [15] Şahap Nazmi Coşkunlar, Ebüzziya Tevfik, Hayatı, Eserleri, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni Cilt 6, Sayı :4, 1957
  • [16] Dr. Aslan Tekin,agy
  • [17] http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevfik_Eb%C3%BCzziya
  • [18] Fahriye (Mercanlıgil) Gündoğdu, agy.
  • [19] Fırat Güllü, Yeni Osmanlı Ebüzziya Tevfik Bey’in Ecel-i Kaza’sı, 15.10.2007
  • [20] http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevfik_Eb%C3%BCzziya
  • [21] http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevfik_Eb%C3%BCzziya
  • [22] Dr. Aslan Tekin, agy.
  • [23] Ebüzziya Tevfik, Dolusozluk.com, Erişim tarihi:13.09.2012
  • [24] Şahap Nazmi Coşkunlar, Ebüzziya Tevfik, Hayatı, Eserleri, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni Cilt 6, Sayı :4, 1957
  • [25] http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevfik_Eb%C3%BCzziya
  • [26] Şahap Nazmi Coşkunlar, Ebüzziya Tevfik, Hayatı, Eserleri, Türk Kütüphaneciler Derneği Bülteni Cilt 6, Sayı :4, 1957
  • [27] Tanzimat Devrinde Bir Jön Türk Tasarımcı : Ebüzziya Tevfik, Kültür Bakanlığı web sitesi, erişim tairhi:15.09.2012
  • [28] Dr, Aslan Tekin, age.
  • [29] Beşir Ayvazoğlu, Ebüzziya Tevfik Bey, Zaman Gaztesi, 23.10.1999
  • [30] http://tr.wikipedia.org/wiki/Tevfik_Eb%C3%BCzziya


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...