Haldun Taner Hayatı ve Edebi Kişiliği

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 05 Ocak 2014 Pazar aaa Beğen


 
 
Yazıda “Haldun Taner hakkında bilgiler, eserlerinin ana fikri,  kahramanları,  “Haldun Taner nin  “hayatı, “, diğer hikaye ve romanları, eserlerden alıntılar yer alır.  Eserleri ve edebi kişiliği, eserleri hakkında yorumlar, aldığı ödüller,  tiyatro yazarlığı, eğitimi, öğretimi, ailesi,  Haldun Taner anlatım tekniği, yazarın bakış açısı, , çevrildiği diller, eserin basım yılı, basım hikâyesi, yazar ve eseri arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
 

Haldun Taner

arasındaki, eserle yazarın biyografisi arasındaki alakalar incelenmiştir.
Yazıda Haldun Taner  hayatı, doğumu, ölümü, çocukluğu, gençliği, evliliği, öğrenimi, eğitim yılları, ailesi, çalıştığı işler, mahkûmiyeti,  yazarlığı, eserleri,  romanları,  Orhan Kemal ‘in edebi kişiliği,  etkilendiği yazarlar, siyasi kişiler ve düşünceler, Orhan Kemal ‘in etkilediği yazarlar, işlediği konular, Türk edebiyatındaki yeri, Orhan Kemal ‘in eserlerinden alıntılar, anekdotlar,  anlatım tekniği, bakış açısı, romanların  tekniği, romanlarının  türü, eserleri, eserlerinin basım yılı ,basım hikâyesi, eserleri ile biyografisi arasındaki alakalar, aldığı ödüller  vb incelenmiştir.
 
Haldun Taner (16 Mart 1915, İstanbul - 7 Mayıs 1986 İstanbul), . Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen öykü ve tiyatro yazarı öğretim üyesi ve gazetecilerinden birisidir. Türk tiyatrosunu evrensel boyutlara ulaştırmış epik kabare tiyatrosu öncülerinden biridir.
 
Hayatı
1915 yılında İstanbul Çemberlitaş’ta dünyaya geldi. Babası,  son Osmanlı Meclis-i Mebusanı üyesi ve mütareke yıllarında yazıları, dersleri ve nutuklarıyla ülkenin bağımsızlığını savunmuş bir aydındır.  Babası Ahmet Selahaddin Bey, İstanbul Darulfununu ( Hukuk Fakültesi ) Devletler Hukuku hocalarından profesörüydü.  [1]
 
 Beş yaşında iken babasını kaybedince Annesiyle birlikte büyükbabasının konağında yaşamaya başlamıştı. İlkokulu bitirdikten sonra sadece vatana hizmeti geçenler ile şehit çocuklarının alındığı Galatasaray Sultanisi'ne girerek orta öğrenimini 1935 yılında tamamladı. Anayasa profesörü olan babası Ahmet Selahaddin’in Millî Mücadele yıllarında ölmüş olması nedeniyle, hem Galatasaray’daki eğitimini, hem de yurt dışındaki yükseköğrenimini devlet bursuyla yapmak imkânına sahip olmuştu.[2]
Mezuniyetinden sonra devlet tarafından Heidelberg Üniversitesi'nde öğrenim görmek üzere Almanya’ya gönderildi. Heidelberg Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde yükseköğrenimine başladı, fakat yakalanmış olduğu ağır tüberküloz nedeniyle 1938’de Heidelberg Üniversitesi’ndeki eğitimini yarıda bırakmak ve ülkeye dönmek zorunda kalmıştı. 1938-1942 yılları arasında Erenköy Sanatoryumunda tedavi görerek bu hastalıktan kurtulmayı başarmıştı.[3] Tedavi olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümüne girdi.
 
Bu sırada Radyo Tiyatrosu ile Arkası Yarın programlarını çok izlediği için, önce o türden metinler yazmaya başladı.  Bu yüzden Edebiyat yaşamına Üniversite yıllarında yazdığı hikâyeler ve skeçlerle başlamıştı.  "Töhmet" adlı ilk öyküsü Yedigün dergisinde "Haldun Yağcıoğlu" takma ismiyle 1946'da yayınlandı.
 
Töhmet” adlı ilk öyküsü Yedigün dergisinde “Haldun Yağcıoğlu” takma ismiyle 1946′da yayınlandı. Bu eser onu yayınlanan ilk eseri ve öyküsü oluyordu. Öğrencilik yıllarında iken gazetelerde çeşitli yazıları yayınlanıyor ilk öykü ve oyunlarını da yazıyordu. Öykü türündeki çalışmalarının yanı sıra ilk oyunları da yayınlamaya başlamıştı.  1949,  yılında bilim adamının siyasete atılmasını konu edinen Günün Adamı adlı ilk oyunu, tartışmalara yol açmıştı. Bunun yanı sıra gazetelerde fıkra, söyleşi ve makale türlerinde yazıları gündemdeydi.
 
İstanbul Üniversitesini 1950 yılında bitirmişti. Mezuniyetinden sonra Sanat Tarihi Bölümünde asistanlık yapmaya başlamıştı.  Bu kürsüdeki asistanlık yılları toplam dört yıl ve 1950-54 yılları arasında sürecekti. Bu yıllarda  tiyatro tarihi dersleri vermiş gazete yazarlığını da sürdürmüştü. [4] Asistanlık yıllarında Adli Moran, Semih Tuğrul ve Adnan Berk ile birlikte Küçük Dergi adıyla bir dergi çıkarmaya başlamıştı. Bu dergi 1952- 1953 yılları arasında 12 sayı basıldı. [5] Asistanlık yıllarında ilk ödülünü de aldı. New York Herald Tribune Gazetesi’nin 1953′te İstanbul’da düzenlediği öykü yarışmasında “Şişhaneye Yağmur Yağıyordu” öyküsüyle birinci olmuştu. [6]Bu ödül gazetecilik hayatında daha da tanınmış biri olmasına yol açmış gazetecilik için önünü açmış oluyordu.  1954 yılında “ Oyun “ adlı bir tiyatro dergisi çıkarmıştı. [7]Asistanlığı sırasında yazdığı “Günün Adamı” oyunu, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda sahnelenmeden yasaklanmış ve sahnelenmesine izin verilmemişti. Bu olay sonrasında Edebiyat Fakültesindeki asistanlık görevinden istifa etmişti. [8]"Kaçak" (1955) ile "Dağlar Delisi Ferhat" (Lütfi Akad ve Orhan Kemal'le birlikte, 1957) adlı senaryoları Türk Film Dostları Derneği'nin senaryo ödülünü ve Basın-Yayın Senaryo Armağanı'nı kazanmıştı.
 
Asistanlığı bırakıp Viyana’ya tiyatro bilimi eğitimi için gitti. 1955-1957’de Max Reinhardt Tiyatro Akademisi’nde iki yıl tiyatro konusunda ihtisas gördü. Bu yıllar arasında yazdığı öyküleri ve yazıları Tercüman Gazetesinde yayınlanmaya devam ediyordu. Yazı ve öyküleri sayesinde popüler biri olmuştu.  Nitekim 1956'da Varlık Dergisi’nin araştırmasında yılın en beğenilen öykücüsü seçilmişti.[9]
 
Viyana’daki bazı tiyatrolarda reji asistanı olarak çalışmış hem teorik hem de pratik olarak hayli eğitim almıştı. 1957'de tekrar Türkiye’ye dönerek İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nde edebiyat ve sanat tarihi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde tiyatro tarihi derslerini okutmaya başlamıştı.  Edebiyat Fakültesinden emekli oluncaya kadar Tiyatro Tarihi okutmanlığı yapacaktı.
 
Bir yandan da Tercüman Gazetesinde (1952-1960) köşe yazıları ve oyun yazarı olarak çalışmaya devam ediyordu. Tercüman Gazetesinde kültür ve sanat yazıları yayılmıyor;  “ Deve Kuşuna Mektuplar” başlığı altında fıkralar yazıyordu.  Kısa bir süre de Tercüman Gazetesinin başyazarlığını da yaptı.
 
1950’lerde oyun yazmaya başlamış olan ve tiyatrodaki ilk eserlerinde dramatik türün başarılı örneklerini vermişti.  Haldun Taner, Viyana’daki eğitimin ardından epik tiyatro türünde yazmaya başlamıştı. Türk ’Tiyatrosunun ilk epik tiyatro örneği olan " Keşanlı Ali Destanı " adlı oyunu ile dünya çapında tanındı. Bu oyun hem yurt içinde, hem de yurt dışında Almanya, İngiltere, Çekoslovakya, [10]eski Yugoslavya'nın çeşitli kentlerinde oynanmıştı. Keşanlı Ali Destanı bu beğenin ardından sinemaya da uyarlandı.  Atıf Yılmaz (1964)[11]Yılında bu oyunu filme aldı.
 
Devekuşu Kabare'yi (1967), Bizim Tiyatro'yu, Tef Kabare Tiyatrosu'nu kurdu. Devekuşu Kabare başta olmak üzere pek çok tiyatro grubunun kurulmasına öncülük etmiş, oyunları Devlet ve Şehir Tiyatroları ile özel tiyatrolarda oynanmıştı.
1973’ten itibaren Milliyet Gazetesinde fıkra yazarlığına başladı.  Öyküleri ve yazıları Yedigün, Ülkü, Yücel, Varlık, Küçük Dergi, Yeni İnsan dergilerinde de yayınlandı.
 
“Sancho'nun Sabah Yürüyüşü” (1969) ile Bordighera Uluslararası Mizah Festivali Öykü Ödülü'nü, tiyatro dalında da “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” (1971) oyunuyla 1972 Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü'nü kazanan yazar . Sedat Simavi Vakfı 1983 Edebiyat Ödülü'nü Pertev Naili Boratav ile paylaşmıştır.
 
Tercüman Gazetesinde iken"Deve Kuşuna Mektuplar"  üst başlığı ile çıkan yazılarını Milliyet Gazetesinde de sürdürmüş 1973 ten itibaren bu gazetede bu başlık altında haftalık köşe yazıları yazmış,  güncel olayları değerlendiren fıkralar kaleme almıştır.
Haldun Taner, Milliyet Gazetesi yazarlığı yaparken 7 Mayıs 1986’da İstanbul’da hayatını yitirmiştir.
Adı, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Kadıköy’deki sahnesine verilmiştir. Bilgi Yayınevi, bütün eserlerini dizi halinde basmıştır. Milliyet gazetesi Haldun Taner anısına 1987’den beri her yıl Haldun Taner Öykü ödüllerini düzenlemektedir.

 
 
EDEBİ KİŞİLİĞİ
 
İlk hikâyelerinden itibaren dikkat çekici bir şekilde kara mizaha yönelmiştir.  İlk oyunu olan Günün Adamı adlı eseri siyasete atılmaya heves eden bilim adamları ile alay eden kara mizah türünde bir eserdir.  “Gülerek Ölmek adlı uzun hikâyesinden son kabare oyunlarına kadar sürekli tafralı insanları eleştiren Haldun Taner’in kara mizah yerine bilgece bir yaklaşımı öne alan mizahi tavırları benimsediğini ve sürekli halk yardakçısı tutumlarını  eleştirdiğini görüyoruz.”[12]
 
Haldun Taner oyunlarında ve hikâyelerinde büyük şehirlerde yaşayan ikiyüzlü, çıkarcı, düzenbaz, züppe ve sahtekâr tipleri ele almıştır. İyi bir gözlemci olan yazar usta bir mizansene sahiptir.  Olayların mizahi yönlerini iyi bulan, kara mizah haline gelebilecek mevzuları oldukça basit ama çok net anlaşılabilen hale getirmekte ustalık gösteren bir yazardır. Vermek istediği mesajlara çok uygun kurmacalar oluşturmuş, yazdığı oyun ve öykülerde iletmek istediği mesajları eylemler halinde göstermekte çok başarılı olmuştur.
 
Haldun Taner gelenekleri reddetmeyen batılı oyun tekniklerine oldukça hâkim, mizah ve hiciv yönü kuvvetli, fikirlerini ve iletilerini aksiyonel şekilde göstermekte çok başarılı bir oyun ve öykü yazarıdır.
 
Bütün eserlerinde sosyal gerçekçi bir eleştirmen Haldun Taner edebiyatımızın en önemli kara mizah yazarlarındandır.  Tüm eserlerinde toplumsal ve kişisel çarpıklıkları işlemiş geri kalmışlığının nedenlerini mizahi bir yaklaşımla ele alan bir bakış açısı gözetmiştir.  Bencilliğin, çıkarcılığın, batıl itikatların, kapitalist düşünce ve çıkarcılıktan kaynaklanan kurnazlıkların çalışkanlığa, erdeme ve etik değerlere baskın gelişini dile getiren oyunlar yazmıştır. Haldun Taner’in yaklaşık 40 yıl kaleme aldığı gazete yazılarında “Devekuşuna Mektuplar” üst başlığını benimsemesinin nedeni çıkarcı namussuz bencil etik değerleri hiçe sayan aydın geçinen kimselere ithaf edilmiştir.
 
Dramatik oyunlarında farklı yorumlar peşinde koşmuş ama epik ve kabarelerinde her çevrede gördüğü yanlışları eleştirmiştir. “Sosyal demokrat bir tavrı olmasına rağmen, popülist muhafazakâr politikacıları olduğu kadar solcu veya sosyal demokrat politikacıları da eleştirmekten çekinmemiştir.[13]
 
Toplumsal aksamları ve çıkarcılıktan kaynaklanan, çirkin ve iğrenç tutumları kara bir mizahla eleştirirken, çirkin siyasete, toplumsal yapıdaki aksamalara, parayı ve kapitali her şeyden üstün tutan değer yargılarına karşı çıkmıştır. 
 
Ödülleri
  • 1953 - New York Herald Tribune Uluslararası Hikaye Yarışması Türkiye Birinciliği (Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu)
  • 1955 - Sait Faik Hikaye Armağanı (Onikiye Bir Var)
  • 1956 - Varlık Dergisi En Beğenilen Öykü Yazarı ödülü
  • 1972 - Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü (Sersem Kocanın Kurnaz Karısı)
  • 1983 - Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü
Eserleri
Öyküleri
  • Geçmiş Zaman olur ki (1946)
  • Yaşasın Demokrasi (1948)
  • Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu (1950)
  • Tuş (1951)
  • Onikiye Bir Var (1953)
  • Ayışığında Çalışkur (1954)
  • Sancho’nun Sabah Yürüyüşü (1964)
  • Konçinalar (1967)
  • Kızıl Saçlı Amazon (1970)
  • Yalıda Sabah (1979)
  • Şeytan Tüyü (1980)
  • Bir Kavak Ve İnsanlar
  • Ayak
Hatıra
  • Sırıtık Bir Küskün
Tiyatro oyunları
  • eşeğin gölgesi
  • Günün Adamı (1957)
  • Dışardakiler (1957)
  • Ve Değirmen Dönerdi (1958)
  • Fazilet Eczanesi (1960)
  • Timsah (1960)
  • Lütfen Dokunmayın (1961)
  • Huzur Çıkmazı (1962)
  • Keşanlı Ali Destanı (1964)
  • Gözlerimi Kaparım, Vazifemi Yaparım (1964)
  • Zilli Zarife (1966)
  • Vatan Kurtaran Şaban (1967)
  • Bu Şehr-i İstanbul Ki (1968)
  • Sersem Kocanın Kurnaz Karısı (1969)
  • Astronot Niyazi (1970)
  • Ha Bu Diyar (1971)
  • Dün Bugün (1971)
  • Aşk-u Sevda (1973)
  • Dev Aynası (1973)
  • Yâr Bana Bir Eğlence (1974)
  • Ayışığında Şamata (1977)
  • Hayırdır İnşallah (1980)
  • Marko Paşa (1985)
  • Fıkra-Gezi-Söyleşi[değiştir | kaynağı değiştir]
  • Devekuşuna Mektuplar (1960)
  • Hak dostum Diye başlayalım Söze (1978)
  • Düşsem Yollara Yollara (1979)
  • Ölürse Ten Ölür Canlar Ölesi Değil (1979)
  • Yaz Boz Tahtası (1982)
  • Çok Güzelsin Gitme Dur (1983)
  • Berlin Mektupları (1984)
  • Koyma Akıl Oyma Akıl (1985)
  • Önce İnsan Olmak (1976


KAYNAKÇA 
 
[1]  Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf. 512-
[2] Mustafa Miyasoğlu, Haldun Taner ve Eserleri, http://www.tded.org.tr/bpi.asp?caid= son erişim, 03-01- 2014
[3] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf. 512-
[4] Anonim, Haldun Taner Kimdir, http://www.nkfu.com/haldun-taner-kimdi/ son erişim, 03-01- 2014
[5] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf. 512-
[6] http://tr.wikipedia.org/wiki/Haldun_Taner
[7] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf. 512-
[8] http://tr.wikipedia.org/wiki/Haldun_Taner
[9] http://tr.wikipedia.org/wiki/Haldun_Taner
[11] http://tr.wikipedia.org/wiki/Haldun_Taner
[12]  Mustafa Miyasoğlu, Haldun Taner ve Eserleri, http://www.tded.org.tr/bpi.asp?caid= son erişim, 03-01- 2014
[13]  Mustafa Miyasoğlu, Haldun Taner ve Eserleri, http://www.tded.org.tr/bpi.asp?caid= son erişim, 03-01- 2014
 
 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...