Hasan Tahsin Banguoğlu Hayatı ve Eserleri



Hasan Tahsin Banguoğlu ( D.1904, Drama, Osmanlı İmparatorluğu – Ö.3 Mart, 1989, İstanbul), akademisyen, dilbilimci ve Milli Eğitim Bakanlığı da yapmış olan siyasetçi.

 

Hayatı

Hasan Tahsin Banguoğlu, 1904'te bu gün Yunanistan sınırları içinde kalan Drama (eski adı: Drabescus)'da  doğdu. Babası tütüncü Ahmed Cevdet Bey, annesi Rukiye Hanımdır.[1]Fazıl Salih, Züleyha Serdaroğlu, Nezihe Onbaşıoğlu ve Bedra Üçok ise ailenin diğer çocukları ve Banguoğlu’nun kardeşleridir. [2]

 İlk ve orta öğrenimlerini Selanik'te Fransızca öğretim yapan Mission Laice Françeste başladı. [3]  orta öğrenimini ise Drama'da sürdürürken 1912 yılında Balkan Harbi çıkınca  ailesi ile birlikte İstanbul’a göç etti.  H.T. Banguoğlu, öğrenimine Balıkesir'de devam etti. İstanbul'a gelerek İstanbul Sultanîsinde okumaya başladı. Bu okuldan  1926’da mezun oldu. Aynı yıl İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesine kaydını yaptırdı.

Fakülte yıllarında Vakit gazetesinde muhabir olarak çalıştı.[4]  Vakit gazetesi ile   bir mizah dergisi olan Cem dergisinde   "B.T.", "Banguoğlu Tahsin" ve "Penguen" takma adlarıyla yazılar da yayımladı. Fakültede iken Ord. Prof. Fuad Köprülü'nün ve Ord. Prof.  Zeki Velidi Togan  'ın derslerine devam etti.  1930 yılında İstanbul Darülfünun Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden “ Şuara Tezkireleri “ konulu lisans tezini vererek mezun oldu.  

1930 yılında Gazi Terbiye  Enstitüsü Edebiyat Öğretmeni olarak tayin edildi. 1932 yılına kadar bu okulda görev yaptı.  1930 – 1932 yılları arasında Gazi Terbiye Enstitüsünde  edebiyat öğretmeni iken “Hız “adlı bir fikir ve sanat dergisi çıkardı. ( 15 Mayıs- 15 Temmuz 1932) [5]1932 yılında doktora yapması için  MEB  tarafından Almanya’ya gönderildi.  

Doktora Yılları 
1932-1936 yılları arasında Berlin ve Breslau Üniversitesi'nde Osmanlı Türkçesi üzerine doktora çalışması yaptı. Bu okullarda tanınmış Türkologlar,  Willi Bang-Kaup, Hans H. Schaeder, C. Broekelmann ve F. Giese gibi hocalardan dersler aldı. [6] Breslau Üniversitesinde Altosmanische Sprachstudien zu    Süheyl ü Nevbahar  konulu doktora tezini verdikten sonra doktorasını tamamladı. Yurda döndükten sonra ise Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde Türk dili doçenti oldu ve  AÜDTCF de Türk Grameri ve Eski Türk Lehçeleri derslerini vermeye başladı.1936  Bu yıllarda Ankara’da yeni açılan Devlet Konservatuarında fonetik dersleri de vermeye başlamıştı. [7]

Bu yıllarda Türk dilinin sadeleştirilmesi hareketinde etkin rol oynadı. 1938 yılında doktora tezi olan  Hoca Mesud Süheyl ü Nevbahar    adlı tezini bastırdı.  1940 yılında, "Ana Hatlarıyle Türk Grameri" adlı eserini yayımladı.  Bu eseri gramer müfredatına esas olarak alındı. 1942 de  Türk Hecesinin Bünyesi konulu dersi ile   doçentlik safhasını tamamladı.  

Doçentlik  Yılları 

1941-1943 yılları arasında  Ülkü dergisi ve Ulus gazetelerinde dil ile ilgili yazıları yayımlandı.  Bu yazılarında Türk Dili üzerinde yapılan  tasfiyeciliğe karşı çıktı. Bu yayınları 1987 yılında "Dil Bahisleri" adı altında toplanarak,  sonraki makaleleri ile birlikte  birleştirilip basıldı.

Siyaset Yılları 

1943'te Bingöl milletvekilliğine seçildiğine dair üniversitesine bir yazı gönderildi  ve Ankara Üniversitesi ile ilişiği kesildi.  Kendi ifadesiyle "Bingöl milletvekilliğine atandı".[8]  Milletvekilliği yıllarında 1946’dan 1948’e kadar Halkevlerinin başkanlığını üstlendi. 1948-1950 yılları arasında  Hasan Saka ve Şemsettin Günaltay kabinelerinde Milli Eğitim Bakanlığı yaptı. Aynı dönemde Türk Dil Kurumu’nun tabii başkanı oldu. Bakanlığı sırasında  İlahiyat Fakültelerinin açılmasına öncülük etti. 1950’de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesinden sonra siyasi hayata  ara vermek zorunda kaldı.  Siyasete ara vermek zorunda kalınca Ayvalık’a dönerek  bir müddet çiftlik işleri ile uğraştı. [9]

AÜ DTCF de tekrar göreve başlamak istediyse de Profesörler Kurulu kararıyla Türk Dili Doçentliğine (1.6.1955) kabul edilmedi.[10] 1955 yılında Londra Üniversitesi Doğu Araştırmaları Okuluna (School of Onental and Afrıcan Studies) davet edildi. Bu okulda  Uç yıl Türk Dili ve Edebiyatı doçenti olarak çalıştı.  Mukayeseli Türk Dilleri adlı dersleri verdi. Türk Grameri Birinci Bölüm Sesbilgisi adlı kitabını Londra'da tamamladı.

1959-1961 yılları arasında  Ankara Üniversitesi İlahiyat ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültelerinde  Orta Türkçe ve  Türkçe Dini Metinler konulu dersler verdi. 1961 yılında  tekrar siyasete girerek CHP Edirne senatörü seçildi. 1960-1963 yıllarında  yeniden Türk Dil Kurumu, başkanı oldu. 1963-1966 yılları arasında ise   ikinci kez Halkevlerinin başkanlığı görevine getirildi.

1966'da İsmet İnönü'nün "ortanın solu" politikasına karşı çıktığı için CHP den atıldı. " Bağımsız" senatör olarak 1968’e kadar  senatörlük yapmaya devam etti. 1970 yılında Yeni Türkiye Partisi’nin genel başkanlığını yaptı ve  bir yıl sonra partisini Güven Partisi ile birleştirerek siyasi hayata tamamen  veda edip, yeniden bilimsel çalışmalara  döndü.

Son Yılları 

1974 ‘te en önemli eseri olan "Türkçenin Grameri" kitabını yayımlandı.  Türkçenin gramerini bilimsel metoda dayanarak anlatan ilk Türk bilim adamı oldu.  Çeşitli dernek ve kuruluşlarda faaliyet gösterdi, 1984’te "Kendimize Geleceğiz" adlı kitabı yayınlandı.

1985’te Bekir Sıtkı Sezgin ile birlikte Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü’ne lâyık görüldü.[11]

3 Mart 1989'da İstanbul Vaniköy'de  hayata veda etti. Tahsin Banguoğlu evli ve üç çocuk babasıydı.[12]

Hizmetleri 

Berlin ve Breslau  da doktora çalışması yaparken Hocası  olan büyük Türkolog ve dilci  Willi Banga olan bağlılığından ve , onu babası gibi görmesinden ötürü Banguoğlu soy adını almıştır. [13] Yazılarında zaman zaman Dermend adını da kullanmış gençlik yıllarındaki yazılarında  B.T.", "Banguoğlu Tahsin" ve "Penguen" takma adlarını da kullandığı yazıları çıkmıştır. . 1970'li yıllarda başlayan ve giderek artan Batı kökenli kelimelere  ve Türkçenin kurallarına uymayan birtakım yapma kelimelere karşı çıkmış, dil yanlışlarını eleştirmiştir. Arapça ve Farsça kuralların gereksizliğini savunmuş, Arapça ve Farsça kelime ve eklere karşılıklar önermiştir. Türkçenin ses, yapı, anlam ve anlatım dizisi özeliklerinin oturtulmasını savunmuş, Türkçe  imlâ, gramer ve sözlük alanında karşılaşılan  güçlükleri çözmek, sorunlara çare aramak konularında Türkçeye çok hizmetleri olmuştur.

 Olcay Yazıcı ve PROF. DR . HAMZA ZÜLFİKAR onun biyografisi hakkında çalışmalar yapmışlardır

Eserleri

Şuara Tezkireleri – 1930 – Basılmamış Lisans Tezi.

Altosmanische Sprachstudien zu Süheyl ü Nevbahar [doktora tezi] (Breslau, 1938)

Ana Hatlarıyle Türk Grameri: Kılavuz Kitap (İstanbul, 1940)

Dil Bahisleri I (İstanbul, 1941)

Dil Bahisleri II (İstanbul, 1942)

Devlet Dili Türkçe Üzerine (Ankara,1945)

Türk Grameri I: Sesbilgisi (Ankara, 1959)

Türkçenin Grameri (İstanbul, 1974)

Kendimize Geleceğiz (İstanbul, 1986)

Dil Bahisleri (İstanbul, 1987)

 

ÖNEMLİ TÜRKOLOGLAR VE LİNKLERİ

KAYNAKÇA

  • [1] PROF. DR . HAMZA ZÜLFİKAR, PROF. DR. HASAN TAHSİN BANGUOĞLU VE TÜRKÇECİLİK AKIMI İÇİNDEKİ YERİ, https://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/12
  • [2] Mehmet Nuri Yardım, Tahsin Banguoğlu’nu unuttuk mu? Olcay Yazıcı ‘ ile söyleşi www.mehmetnuriyardim.com 09.03.2009
  • [3] Ferit Tevetoğlu Hasan Tahsin Banguoğlu,  Türk Dili , sayı 651, 1989
  • [4] DrAslan Tekin Edebiyatımıza İismler, Elips Yayınları, 2005, shf 96
  • [5] DrAslan Tekin Edebiyatımıza İismler, Elips Yayınları, 2005, shf 96
  • [6] PROF. DR . HAMZA ZÜLFİKAR, agy.
  • [7] PROF. DR . HAMZA ZÜLFİKAR, PROF. DR. HASAN TAHSİN BANGUOĞLU VE TÜRKÇECİLİK AKIMI İÇİNDEKİ YERİ, https://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/12
  • [8] https://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Tahsin_Banguo%C4%9Flu
  • [9] DrAslan Tekin Edebiyatımıza İismler, Elips Yayınları, 2005, shf 96
  • [10] PROF. DR . HAMZA ZÜLFİKAR, agy.
  • [11] Mehmet Nuri Yardım, Tahsin Banguoğlu’nu unuttuk mu? Olcay Yazıcı ‘ ile söyleşi www.mehmetnuriyardim.com 09.03.2009
  • [12] https://tr.wikipedia.org/wiki/Hasan_Tahsin_Banguo%C4%9Flu
  • [13] Mehmet Nuri Yardım, Tahsin Banguoğlu’nu unuttuk mu? Olcay Yazıcı ‘ ile söyleşi www.mehmetnuriyardim.com 09.03.2009
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış