PROF.DR. HÜSEYİN AYAN Hayatı Ve Eserleri





PROF.DR. HÜSEYİN AYAN  ( D. 1927 Bulgaristan’da Şumnu, Ö.

 

 

Rusça, Fransızca, Farsça, Arapça, Bulgarca bilen,  Seyyit Nesimi Divanı ile  Hurşidnâme’yi şerh eden Akademisyen ve dekan.

 

1927’de Bulgaristan’da Şumnu’ya bağlı Akdere köyünde doğdu. 1939’da Akdere Köyü Türk İlkokulunu, 1942’de Şumnu Medrese-i Aliyye Ortaokulunu, 1946’da Şumnu Mekteb-i Nüvvâb Lisesini bitirdi. Aynı yıl Akdere'nin Aşağı Mahalle ilkokulunda öğretmenliğe başladı.[1]

9 Eylül 1944 ‘de Sovyetler Birliği Bulgaristan’ı işgal etti. Türkler, Türkiye’ye göç etme yolları aramaya başlamış  Türk asıllı aydınlar Bulgar güvenlik güçleri tarafından takibe alınmıştı. 16 Haziran 1947’de. “Bulgaristan’daki Türkleri Türkiye’ye göç etmeye teşvik”le suçlanarak tutuklanıp[2] öğretmenlikten atıldı. [3]

1948 de, Burgaz ilinin Kazan ilçesine bağlı Yenice Balkan Köyü’nde öğretmenliğe tayin edildi ama  akabinde askere çağrılmıştı.  Askerlik  günlerini  maden ocaklarında köprü yapımları ve tuğla ocaklarında geçiren Hüseyin Ayan  ‘Trudovak köleliği’ [4]adını verdiği bu hizmetini 1950 de tamamlayıp tekrar öğretmen olur.

1951 yılında yapılan   Türkiye’ye  göç ettirilen Türkler arasında  Türkiye’ye göç eder. Adana’nın Ceyhan ilçesi Mustafabeyli köyüne yerleşirler. Tapu ve Kadastro teşkilatında yevmiyeli bir işte çalışırken  Toprak ve İskân İşleri Genel Müdürlüğü’nün giriş sınavını kazanıp, Harita Teknik Memuru olur. 1955 yılına kadar bu görevde kalarak Kocaeli, Mardin’in Cizre ve Silopi köylerinde,  çiftçilere arazi dağıtır. 1955 yılında  Ceyhan’a atanır. Çok geçmeden, Ceyhan Komisyonuyla birlikte Erzurum’a gönderilmiştir.  Bu görevi esnasında 1956 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’ne yazılır ama  bu okulu bitiremez.  Erzurum’da Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü sınavını kazanarak kaydını yaptırır ama  29 Mayıs 1960 günü, Bitlis’e tayin edilir. İşinden istifa edip fakültedeki derslerine devam etmeye başlar. İş ve okul hayatını idame etmek için Sinema gişelerinde bilet satıcılığı yaparak  ve  serbest fen memurluğu bürosu açarak bir arzuhalci ile birlikte çalışmaya başlamıştır.

1963’te fakülteden mezun olur ve Dekan Prof. Dr. Gündüz AKINCI’nın fakülte sekreteri olur. Bir yıl sonra da açılan asistanlık sınavını kazanarak  Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünde asistanlığa başlar. 1963 yılında  sonradan eşi olacak olan Gönül Hanımla tanışır. [5] Prof. Dr. Hasibe MAZIOĞL’nun önerisi ile  Seyyit Nesimi  üzerinde doktora çalışmasına başlar. 30 Mart 1970’te “doktor” unvanını alır.

1971 yılında Gönül ŞİMŞEKLİ ile evlenir[6] Hüseyin Ayan İle Gönül Hanım’ın evliliğinden Aslı, Şirin, Mustafa adlı üç çocuk dünyaya gelecektir. Evlendikten sonra  Gönül AYAN’da  AÜ DTCF Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde doktoraya başlar.  Prof.Dr. Gönül AYAN  Selçuk Üniversitesinde  öğretim üyesi  olacaktır.

 Şeyhoğlu Mustafa’nın Hurşitname’sini  karşılaştırmalı metin hâlinde hazırlayan Hüseyin Ayan 1975 yılında Doçent olur. Fransa’ya gönderilen Hüseyin Ayan  Sorbonne’daki kurslara giderken   Paris Millî Kütüphanesi’ndeki Türkçe, Farsça ve Arapça yazmaları inceler. Bir buçuk yıllık  sonra ülkeye döndüğünde  Üniversite Senatosu tarafından doçentlik  tayini reddedilir. Ama bu engeli de aşmayı başaracaktır.

1985 de  Elâzığ Fırat Üniversitesi’ne Profesör olur. Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanlığı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yapar. 1985 yılında Konya İlahiyat Fakültesi Dekanlığı’na atanır. Eşi Dr. Gönül AYAN’ la birlikte Konya Selçuk Üniversitesine geçer. [7]  İlahiyat Fakültesi Dekanlığı dönemlerinde Rektör Prof. Dr. Halil CİN’in izniyle İlâhiyat Fakültesi’ne bir düzen getirir. Üniversite  yüksek lisans ve doktora verme imkânına kavuşur. Fakat  “Bu ne biçim dekan! Namaz kılmıyor!” gibi söylentilerin çıkmasına sebep olmuştur.  [8]  

1983 te profesörlüğe  yükselir [9] ve Selçuk Üniversitesi’nde Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nün kurucu müdürü olur. 1991 de Enstitüyü; Türk Edebiyatı, Türk Tarihi ve Türk Sanatı olmak üzere üç bölüm halinde teşkilâtlandırmış olur. Prof.Dr. Hüseyin AYAN, yaş haddinden emekli edilmek istenince Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi. Burdur Eğitim Fakültesi Dekanı olur. Prof. Dr. Hüseyin AYAN, dekanlık süresi de dolunca  1998 yılında emekli olur. [10]

Prof. Dr. Hüseyin AYAN, 2003–2004 Eğitim ve Öğretim yılında, Kazakistan’ın Türkistan şehrindeki Ahmed Yesevi Üniversitesi’nde Eski Türk Edebiyatı derslerini okutur.

“Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi” 1000 küsur sayfa tutarındaki 39. sayısının (Erzurum 2009) Prof. Dr. Hüseyin Ayan Bey’e tahsis etmiş , Bu yazıda bu dergideki yazılardan derlenerek hazırlanmıştır.

 

Eserleri: [11]

Celaleddin Harzemşah (N. Kemal'in eserinin yeni yayını, 1969), Letâif-i Rivâyât (A. Midhat Efendi'nin eseri, 1963), Hüsn-i Aşk (Şeyh Galib'den, Orhan Okay'la, 1975), Seyyid Nesimî (1976), Hurşîdnâme (Şeyhoğlu Mustafa'dan, 1979), Leylâ vü Mecnûn (Fuzulî'den, 1980), Bülbülnâme (Rifâî'den, 1981), Cevrî-Divan (1981), Hicvnâme (Celilî'den, 1986), Mihenknâme (Celilî'den, 1986), Nesîmî Divanı (1990).

ÖNEMLİ TÜRKOLOGLAR VE LİNKLERİ


KAYNAKÇA

  • [1] Dr. Rıza OĞRAŞ, PROF.DR. HÜSEYİN AYAN’IN HAYATI, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 39, Erzurum 2009 Prof. Dr. Hüseyin AYAN Özel Sayısı
  • [2] Dr. Rıza OĞRAŞ, PROF.DR. HÜSEYİN AYAN’IN HAYATI, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 39, Erzurum 2009 Prof. Dr. Hüseyin AYAN Özel Sayısı
  • [3] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, 2005, s. 83
  • [4] Dr. Rıza OĞRAŞ, agy. Shf 2.
  • [5] Dr. Gönül AYAN, PROF.DR. HÜSEYİN AYAN, A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 39, Erzurum 2009 Prof. Dr. Hüseyin AYAN Özel Sayısı, shf- 31-42
  • [6] Dr. Gönül AYAN, agy. Shf- 32
  • [7] Dr. Rıza OĞRAŞ, agy. Shf 4
  • [8] Dr. Gönül AYAN, agy. Shf- 32
  • [9] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, 2005, s. 83
  • [10] Dr. Rıza OĞRAŞ, agy. Shf 4
  • [11] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, 2005, s. 83
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış