Remzi Oğuz Arık Hayatı ve Hizmetleri



Remzi Oğuz Arık

 

Remzi Oğuz Arık (15 Temmuz 1899 - 3 Nisan 1954), Türk arkeolog, yazar ve politikacı.

Adana'nın Kozan ilçesinin Kabaktepe köyünde doğdu.  Doğduğu köy  Varsak  Türkmenlerinin yaşadığı bir köydür.  Sülalesine ise” Arıklar “ denmektedir.  Babası Sandık Emini Mehmet Ferit Bey, Annesi ise ZekiyE Hanımdır.  [1] Çocukluk yıllarını Kabaktepe  köyünde geçirdi.     İlkokula köyünde başladı. On yaşından itibaren köyünden ayrıldı. Abisi  Miralay Fevzi bey’in görevi dolayısı ile  ablası ve annesinin yanında Selanik, İşkodra, İzmit ve   İstanbul’da yaşamak zorunda kaldı. Balkanlardaki Osmanlı şehirlerinin hemen hepsini dolaştı.

İlk ve orta tahsilini  Kozan da yapan Remzi oğuz Arık ablasının eşinin görevi nedeni ile Selanik’e gitmesi dolayısı ile ablasının yanında iken  Selanik’te, daha sonra subay olarak görev yapan abisinin yanında  İşkodra  ve İzmit’te sürdürdü.  II. Meşrutiyet devri ve Arnavutluk isyanları sırasında Yadigâr-ı Terakki Rüştiyesini bitirdi. Ablası ölünce İşkodra’da subay olan ağabeyinin yanında idadi tahsiline devam ederken. İşkodra muhasarasını da yaşadı. Bu günlerde vatanperverlik ve milliyetçilik düşüncelerinde iyice bilenmişti.

İşkodra elden çıkınca  abisi ile  İstanbul’a geldi.  Bir yandan mektebe giderken  bir yandan bakkallık  yapıyordu.[2]. Bu yıllarda  Türk Ocağının müdavimi olmuş Mehmet Emin Yurdakul ile tanışmış Oğuz ve Ülkü adını almıştı. İstanbul Mercan İdadisi, İzmit Sultanisi ve  Adana Muallim Mektebinde[3] daha sonra da İstanbul Muallim Mektebi'nde okudu. I. Dünya savaşı başladığında babasını da kaybetti.  I. Dünya Savaşının son yıllarında  gönüllü ihtiyat zabiti olarak  Talimgâha  katıldı.[4] Bir kaza ile yaralanıp uzun süre  tedavi gördü. İstanbul’un işgal yıllarında  Turan Ülkelerine gitmek düşlerini yaşıyordu.

1924 yılına kadar   Adana yerel gazetelerinde İstiklal Mücadelesini destekleyen yazıları çıkmış ve bir kitabı da yayımlanmıştı. [5] Savaştan sonra Adana Muallim Mektebi ve  Galatasaray Lisesi gibi okullarda  öğretmenlik yapmaya başladı. Öğretmenlik yaparken İÜ  edebiyat Fakültesinde felsefe ( İçtimaiyat ) öğrenimi görmeye  başladı. Bu okulunu da bitirdi.  1926 yılında açılan bir sınavı kazanarak   Paris’e gitti.  Arkeoloji ve Sanat tarihi hakkında eğitim gördü. Sorbonne Üniversitesi'nde sanat tarihi, Louvre Arkeoloji Enstitüsü'nde arkeoloji öğrenimi  aldı. Paris’te eğlenceye yönelen arkadaşlarını “ Bu gün Anadolu için ne Yaptın “ [6]soruları ile kendilerine getirmeye çalışırken  milliyetçilik düşüncelerine sahip olan  öğrenciler arasında “ Avrupada Eğitim Gören Türk Talebeleri” cemiyetini de kurdu. [7][8]

 

 1931 yılında Türkiye’ye döndü. İstanbul Arkeololji  Müzesinde görevlendirildi. Daha sonra  Maarif Vekâleti Arkeoloji Müdürü oldu.  Gazi Üniversitesinde  tarih  dersleri de vermeye başladı. Prof. Afet İnan’ın tavsiyesi ile  Göllüdağ, Alacahöyük, Çankırıkapı, Karaoğlan, Hacılar, Alaettintepe ve Bitik kazılarına katıldı. 1935 yılında yapılan Alacahöyük Kazılarına başkanlık yaptı.  Ekrem Akurgal’ın ifadesine göre: “M.Ö. 3.binden itibaren Alâeddin Tepesi’ndeki Selçuklu devrine kadar Türk toprağını kazmış ve eserlerini ortaya çıkardı”  Ülkemizde Hitit uygarlığı konusunda önde gelen arkeologlardan birisi oldu.   Daha sonra  Ankara arkeoloji Müzesinde görevlendirildi. 1939 yılında AÜ DTCF   Arkeoloji Bölümünde  profesör ve Enstitü müdürü oldu.

 

1942-  1944  yılları arasında  Hüseyin Avi Göktürk ile   Millet   adlı bir dergi çıkarmaya başladı. Bu dergisinde  Türk Milliyetçiliğinin Anadolu da yaşayan diğer uluslar arasında dil, din, soy kültür birliği üzerine inşa edilmesi düşüncelerini içeren yazılar yazmaya başladı. Türk Tarih kurumunda azalık da yapıyordu.  Bu yıllarda Hasan Ali Yücel ve Şevket Aziz Kansu ile çatışmalara ve polemiklere girmiş Fakültedeki görevinden ayrılmak zorunda kalmıştı. 1943- 1945 yılları arasında yeniden Müze Müdürlükleri görevinde bulunmak zorunda kaldı. 1949 yılına kadar bu görevinde bulundu. 1949 yılında Necati Lugal’in  kurucularından birisi olduğu  İlahiyat Fakültesinin açılması üzerine  seçilen  ilk dört Profesör’den biri oldu. bu fakültede İslam Sanatları Tarihi Profesörü olarak görev almaya başladı.

 

1950'de DP Seyhan milletvekili seçildi. 1952'de Türkiye Köylü Partisi'ni kurarak Genel Başkanı oldu.  Milliyetçilik, köylülük yazılarını Oluş, Çığır, Millet, Hareket dergilerinde yayınladı.   Ölümüne altı ay kalasıya Turuva  Kılavuzu adlı eseri  “Türk Müzeciliğine Bir Bakış “adlı eserlerini yayımladı.

3 Nisan 1854 yılında Adana'dan Ankara'ya gitmek için bindiği  THY uçağının  havada infilak etmesiyle öldü.

Adana'nın Sarıçam, Ceyhan, Kozan ilçelerinde ve İzmir' de ilköğretim okullarına ve Ankara'nın Çankaya ilçesindeki bir mahalleye adı verildi.

Remzi Oğuz Arık  Milli Edebiyat hareketinin izinden giden Ziya Göklap, Ömer Seyfettin, Ali Canip ve Mehmet Emin’in düşüncelerini savunan  Türkçü Turancı ve Milliyetçi  bir Arkeolog,  Yazar ve sanat tarihçisi oldu.  Yazılarında 1922’den sonra başlayan Memleketçilik –Anadoluculuk-  hareketinin düşünceleri içinde oldu.  Daha sonra Turancılık düşüncesinden Anadoluluculuk düşüncesine doğru yöneldi.  “Milliyetçiliğe değil “milli oluş”a meyleden bir fikir ve terkibe ulaştı. “

Bazıları tercüme ve bazıları da başka dillerde yayımlanan On yedi  kitap ile ile  160[9] civarında makale yayımladı. Eserlerinde ve makalelerinde  Türkçülük, Turancılık, Milliyetçilik, Kültür Milliyetçiliği, Arkeoloji, Sanat tarihi medeniyet ve sanat  konularını işledi.  Müzecilik ve arkeoloji ile ilgili çok sayıda araştırma yaptı. Özellikle Hitit  kentleri  üzerinde yapılan arkeolojik kazılara katıldı.  Ülkemizde Hiti Sanatı ve tarihi hakkında en önemli uzmanlardan birisi oldu.  Kültür sanat ve medeniyet konularını  idealist bir Türk Milliyetçisi  yaklaşımı ile  ele aldı.

 

Eserleri

  • Adana Ticaret Rehberi, 1924
  • Küçük Borçlu, Jeanne Meret'den çeviri, 1926
  • Alacahöyük Hafriyatı, 1937
  • Karaoğlan Kazıları, 1938
  • Köy kadını - Memleket parçaları, 1944
  • İdeal ve İdeoloji, 1947.
  • Truva Klavuzu, 1953
  • Coğrafyadan Vatana, 1956.
  • Veraset ve Cemiyet, 1957
  • Türk İnkılabı ve Milliyetçiliğimiz, 1958.
  • Türk Gençliğine, 1968.
  • Gurbet-İnmeyen Bayrak, 1968
  • Meseleler, 1974
  • Türk Sanatı, 1976.
  • Dış bağlantılar



  • [1] Lutfi Bergen, “ Turan’dan Anadoluya, Remzi Oğuz Arık”, https://lutfibergen.blogcu.com/turan-dan-anadolu-ya-remzi-oguz-arik/7625339
  • [2] Lutfi Bergen, “ Turan’dan Anadoluya, Remzi Oğuz Arık”, https://lutfibergen.blogcu.com/turan-dan-anadolu-ya-remzi-oguz-arik/7625339
  • [3] Prof Hilmi Ziya Ülken, “ Remzi Oğuz Arık” https://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/1691/18029.pdf
  • [4] Dr.Aslan Tekin Edebiyatımzıda iismler, Elips Yayınları, shf. 63
  • [5] Prof Hilmi Ziya Ülken, “ Remzi Oğuz Arık” https://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/1691/18029.pdf
  • [6] Lutfi Bergen, “ Turan’dan Anadoluya, Remzi Oğuz Arık”, https://lutfibergen.blogcu.com/turan-dan-anadolu-ya-remzi-oguz-arik/7625339
  • [7] Prof Hilmi Ziya Ülken, “ Remzi Oğuz Arık” https://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/1691/18029.pdf
  • [8] Rıdvan Çongur, Remzi Oğuz Arık, 1989
  • [9] Prof Hilmi Ziya Ülken, “ Remzi Oğuz Arık” https://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/37/1691/18029.pdf
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış