MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Turan Oflazoğlu Hayatı ve Oyun Yazarlığı
Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 28 Aralık 2013 Cumartesi Beğen



Turan Oflazoğlu,





Turan Oflazoğlu, (d. 1932, Adana), Türk oyun yazarı, şair, eleştirmen.

Asıl adı Ahmet Turan Oflazoğlu'dur. 17 Şubat 1932 yılında Adana'nın bir köyünde doğmuştur. Babası Bünyanlı bir imam olan Ahmet Oflazoğlu’dur.[1] İlkokula Bünyan´da başlamış,  ilkokulu bitirdikten sonra Bünyan´da ortaokul olmadığı için bir yıl öğrenime ara vermek zorunda kalmıştı. Bünyan’da kaldığı yılları   Keziban, Allahın Dediği Olur ve Elif Ana adlı oyunlarında dile getirecekti.

Bünyan İlkokulu'ndayken yaptığı Karagöz şekilleriyle kasaba halkına temsiller vermiş[2] daha küçük bir çocukken oyun yazarı olacağını tiyatro ile ilgileneceğini belli etmişti. 1945 Yılında II. Dünya Savaşı´nın sona ermesinden önce, ailesiyle İstanbul´a geldi. Daha sonra İstanbul; Gedikpaşa Ortaokuluna devam etmiş 1948,ardından da, Vefa Lisesine giderek 1951, bu liseden mezun olmuştu.1954. Lisede iken felsefe hocası Nurettin Topçu’nun tesiriyle felsefeye olan ilgisi çoğalmıştı Eserlerinde de bu konudaki ilgisini oldukça belli etmişti.

Vefa lisesi´ni bitirdikten sonra İstanbul üniversitesi hukuk fakültesi´ne girdi. Bir yıl sonra edebiyat fakültesi´ne geçiş yaptı. [3]İstanbul Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde ve Felsefe Bölümü'nde eğitim gören Oflazoğlu,  İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe bölümünü (1960) bitiren yazar aynı Fakültenin İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden de sertifika alarak mezun oldu. Üniversiteyi bitirdikten sonra askerlik görevini dönemin Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay’ın özel tercümanı sıfatıyla yaptı.[4]

Oflazoğlu askerliğini bitirdikten sonra 1963 Yılında Fulbright bursu kazanarak tiyatro eğitimi için, ABD´nin Washington üniversitesi´ne (seattle) gitti.

ABD' de tiyatro üzerine çalışma ve araştırmalar yapmıştı.  (1963-1964).[5]  Burs sonrasında da Amerika’da kalmış 1967 yılından sonra İstanbul’a dönmüştü. Tiyatro tekniğini oldukça iyi bir şekilde öğrenmiş olan yazar bu bilgilerini yazdığı oyunlarında başarıyla uygulamıştı.   

Amerika’dan döndükten sonra Deli İbrahim’in oynandığı dönemde Refik Ahmet Sevengil tarafından TRT’ye davet edilmişti. Bu davet, onun 29 yıllık memuriyet hayatının da başlangıcı oluyordu.[6]

TRT İstanbul Radyosu Tiyatro Bölümünde dramaturg ve yapımcı olarak görev aldı. 26 yıl boyunca bu kurumda ve görevinde kaldı. [7]

 TRT 'de dramaturg olarak görev yapmış, radyo tiyatrosu kültürünün yerleşmesinde büyük katkıları olmuştu. Konularını tarihten seçtiği tiyatro eserleriyle tanınmış, Türk dili dergisinin yayın kurulunda görev almıştır.  Oyun yazarı ve bir çevirmen olan Oflazoğlu, oyunlarıyla çeşitli ödüller kazandı.

Yunus Ayata, onun oyunları hakkında bir çalışma yapmış ve yayımladı. “ Yunus Ayata Turan Oflazoğlu'nun oyunları Akçağ, 2009 - 558 sayfa”


 

EDEBİ HAYATI VE OYUN YAZARLIĞI

Oyun yazarlığı konusunda eğitim alan yazar,  ilk oyunu olan Kezban’ı 1967 yılında Amerika’da iken yazdı.  Yazdığı oyunlarını tarihe dayandırmakla birlikte, tarihi incelemeye değil, karakterlerin kişilik ve iç dünyalarını yansıtmaya önem verdi.   “Tarihî oyunlar yazmasının önemli gerekçelerinden biri de bireydeki tarih bilincinin ortaya çıkarılmasına imkân sağlamak arzusuydu…Turan Oflazoğlu’nun sanatı iki koldan ilerliyordu. İlki, Türk-İslam sanatı düşüncesi, diğeri ise Antik Yunan’dan itibaren Avrupa sanatı ve düşüncesiydi.”[8]

Anlaşılır Türkçeden yana olan yazarın dili oldukça sade ve açıktır. Yabancı asıllı sözcükleri kullanmamaya özen göstermiş halkın anlayabileceği duru bir dili tercih etmiştir.  Oyunlarında şiirsel bir dil kullanan şair özellikle tragedyalarında nazımla nesir arasında bir dil kullanmaya gayret etmiştir.

Oflazoğlu tiyatroyu Tragedya ve komedya olarak iki ayrı alanda düşünmüş, Tarihi oyunlarında tragedyaların özelliklerini kullanmıştır. Deli İbrahim, Genç Osman, Kösem Sultan, IV. Murat gibi oyunlarını tragedya tekniği ile yazmıştır. Tragedyalarında insanların, tutkuları üzerinde durmuş klasik tragedyaların konularına sadık temalara değinmiştir.

 Yunan tragedyalarından etkilenmiş olan yazar, IV. Murat, Deli İbrahim, Genç Osman gibi oyunlarında tragedyalarda görülmeye alışık olunan koro unsurlarına da yer vermiştir.  Yazdığı komedileri ise köy ve köylü konuludur. Köy hayatını ele alan oyunlarında kan davası, ağalık, intikam, Anadolu insanının sıkıntıları, dile getirilmiştir. Batılı tiyatroların tekniğini uygulamayı bilen Oflazoğlu bazı oyunlarında yerli tiyatronun unsurlarını da kullanmıştır. Sözgelimi Gardiyan  adlı oyununda orta oyununun özelliklerini kullanmıştır.  

Babası hafız olan ve çocukluğunda hep onun Kur’an okuyuşunu dinleyen Oflazoğlu, eserlerinde Kur’an-ı Kerim’den hadislere de yer vermekten hoşlanmış, IV. Murat,  Cem Sultan ve Fatih (Bizans Düştü) adlı oyunlarında hadislere yer vermiştir.

Murat KACIROĞLU  Deli İbrahim Kösem Sultan ve IV Murat oyun üçlemesini incelediği yazısında onun  oyunları hakkında şu şekilde bir değerlendirme de bulunur.  “Zaafları, korkuları, hırslarıyla birer insan olan kahramanların eylemlerine yön veren psikolojik yapılarını, tiyatro gibi zor bir türün imkânları içerisinde veren Oflazoğlu’nun bu oyunlarını, Türk tiyatrosunun en güzel örnekleri içerisinde değerlendirebiliriz.”[9]

Tiyatro eserleri dışında şiir, deneme, çeviri, senaryo türlerinde eserler vermiş; Kafka, Lorca, Schaekespeare, Nietzsche ve Rilke’den çeviriler yapmış çok yönlü bir sanatçıdır.


OYUNLARI


1. KEZİBAN: Kan davası konusunu işlediği, eseridir. Oyunda kan davası vasıtasıyla öc alma tutkusu işlenmiştir.

2. ALLAH’IN DEDİĞİ OLUR: Bir köy ağasının köylüyü sömürmesi, mallarını, topraklarını alması ve köy gençlerinden birisinin dini değerleri istismar ederek ağaya oynadığı oyun anlatılmıştır.

3. DELİ İBRAHİM:  Sultan İbrahim’in yaptığı iç savaşın anlatıldığı tiyatro eseridir. Genç Osman, IV. Murat, Deli İbrahim, Kösem Sultan iktidar dörtlemesinden biri olan bu oyunda iktidarda bulunanların zaafları, cehaleti ve bu durumdan yararlananların entrikaları anlatılmıştır.

4. SOKRATES SAVUNUYOR: , Bilinçsiz halk ile aydın çekişmesinin işlendiği eserin. konusu Sokrates’ın fikirleri ve içgüdülerine, geleneğe ve kişisel çıkarlara düşkün insanlar arasındaki çatışma anlatılır.

5. IV. MURAT: İktidar tutkusunun, yükselme hırsıyla çevrilen entrikaların ele alındığı tiyatro eseridir. Çocukluğunda kendisini hırpalayanları büyüdükten sonra baskı altına alan, mutlak bir şekilde kişisel iktidarını kurmaya çalışan, sınırsız gücüne ve iktidarına yenik düşen Osmanlı padişahı IV. Murat anlatılmıştır.

6. GÜZELLİK İLE AŞK: İnsanın iradesinin yüceltildiği tiyatro eseridir. Şeyh Galib’in Hüsn ü Aşk mesnevisinden yararlanılarak yazılmış bu eserde sevgiliye, diğer bir deyişle hedefe ulaşmanın bir bedel gerektirdiği düşüncesi vardır. Bu düşünce oyunun kişileri aracılığıyla anlatılır.

7. CEM SULTAN: İktidar mücadelesi anlatılır.

8. DÖRT BAŞI MAMUR ŞAHİN ÇAKIRPENÇE: İnsanoğlunun iki zıt karakterinin, güçlü ile güçsüzün işlendiği tiyatro eseridir.

9. KÖSEM SULTAN: İktidar tutkusunun getirdiği ihtiraslara kapılmış bir insanın ruhsal yapısının işlendiği tiyatro eseridir.[10]

Kitapları

Oyunları: Keziban-Allah'ın Dediği Olur (1967), Deli İbrahim (1967), IV. Murat (1970), Sokrates Savunuyor (1971), Elif Ana (1980), Fatih (Bizans Düştü adıyla, 1981), Genç Osman (1981), Kösem Sultan (1982), III. Selim-Kılıç ve Ney (1983), Güzellik ile Aşk (Şeyh Galib'in Hüsn ü Aşk'ından, 1986), Atatürk (1886), Cem Sultan (1986), Sinan (1988), Gardiyan (1989), Dörtbaşı Mamur Şahin Çakır Pençe (1991), Kanunî Süleyman (1997), Yine Bir Gülnihal (1997), Korkut Ata (1998), Yavuz Selim (1999). Senaryoları: Topkapı (1992), Mütarekeden Büyük Taarruza (1994). Diğer eserleri: Seçme Şiirler (Rilke'den, 1976), Shakespeare (1977), Molière (1978), Duino Ağıtları (Rilke'den, 1979), Seçme Şiirler (Hölderlin'den, 1997).[11]


Güz Tapınağı

Her düşen dişin kökünden birer şimşek biter,
Erirdi ha erir yazgının çelik kasnağı;
Yeni doğan her umut obur tanrıydı birer,
Çekin ha çekin denizlere saldığım ağı.

İsli bir lambadır artık ömrümüzün ilk çağı
Şeytanın üflediği, yaklaşıp arkamızdan.
Geniş mi geniş bir tabutta sevişmektir güz.

Bir elleri kalmış annenin çocuğu tutan,
Taşa kaynar gövde hatırlayıp en uzağı.
Kurtarın kahkahayı kömür damarlarından,
Yangından ömürlüdür kalan kül, yakın dağı.

Seyredip güneşin dul bıraktığı toprağı
Son turfanda sevinci ölümle bölüşürüz.
Can elmaslarıyla kurulur güz tapınağı



KAYNAKÇA 

  • [1] Dr Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005, shf 4004-405
  • [2] http://www.iz.com.tr/yazar/47/ahmet-turan-oflazoglu
  • [3] Anonim http://www.kenthaber.com/akdeniz/adana/Kimdir/iz-birakan/turan-oflazoglu, son erişim, 12-12- 2013
  • [4] Yakup ÖZTÜRK, Türk Tiyatro Edebiyatı’nın ustası Turan Oflazoğlu, Mostar Dergisi, Sayı 81, Kasım, 2013
  • [5]  Anonim, http://www.yasamoykusu.com/biyografi-9-A._Turan_Oflazoglu, son erişim, 12-12- 2013
  • [6] Yakup ÖZTÜRK, Türk Tiyatro Edebiyatı’nın ustası Turan Oflazoğlu, Mostar Dergisi, Sayı 81, Kasım, 2013
  • [7] Doğan HIZLAN - 'Turan Oflazoğlu 80 Yaşında, http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/ 28 Mayıs 2012
  • [8] Yakup ÖZTÜRK, Türk Tiyatro Edebiyatı’nın ustası Turan Oflazoğlu, Mostar Dergisi, Sayı 81, Kasım, 2013
  • [9] Murat KACIROĞLU  “TURAN OFLAZOĞLU’NUN “İKTİDAR ÜÇLEMESİ” ÜZERİNE BİR İNCELEME” A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 31 Erzurum 2006
  • [10] http://www.edebiyatsorulari.com/turan-oflazoglu-edebi-kisiligi-oyunlari
  • [11] Anonim, http://www.yasamoykusu.com/biyografi-9-A._Turan_Oflazoglu, son erişim, 12-12- 2013



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...