MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
BARBİZON EKOLÜ VE RESSAMLARI
Ekleyen : Adem , 22 Ağustos 2016 Pazartesi Beğen
 
 
BARBİZON EKOLÜ VE RESSAMLARI   


19. yüzyılda Fransız bir ressam grubu tarafından uygulanan manzara resmi tarzını tanımlamak için kullanılır. Ekol ismini ressamların bir araya geldikleri Fontainebleau (Fransa) yakınlarındaki Barbizon köyünden alır. 

1840larda manzara resimlerine yonelen th. Theodore Rousseau, Charles Daubigny, Jean Francois Millet gibi isimlerinin olusturdugu bir fransiz ressamlar grubu Barbizon yakinindaki fontainebleau ormani acik hava ressamligini tercih eden ressamlarin tablolarina konu olmustur. Doğadaki manzaraları betimlerken yine de sanatçının duygularını yansıtması gerektiğini savundular. Daha çok, Fransa'nın Fontainebleau yakınlarındaki ormanlarla çevrili Barbizon kasabasından görüntüleri resimledikleri için -Barbizon Okulu- adını aldılar. Sehpalarını doğa karşısına ilk dikenler bu okulun sanatçıları oldular.  

Görsel sanatlarda Romantizimin baskın olduğu bir dönemde, Realizm gerçekçiliğe giden yolun bir parçası oldular. 1824 yılında Paris Salonu'nda John Constable'ın eserleri sergilendi. Ressamın, kırsal manzaraları bazı genç meslektaşlarını etkiledi. Bu genç ressamlar, şekilciliği reddedip doğadan esinlenerek tablolar yapmaya başladılar. Doğa manzaraları, dramatik olaylar yerine tablolarının ana konusunu oluşturmaya başladı. Jean-François Millet manzara resmi yapma fikrini geliştirdi ve köylü figürleri, köy yaşamı ve tarlalarda çalışan insanları betimlemeye başladı. 1857'de yaptığı Des glaneuses isimli tabloda hasatta çalışan üç köylü kadını çizdi. Tablo hiçbir hikâye anlatmıyordu ya da bir dram betimlenmemişti. Sadece işlerini yapan üç kadın vardı. 

1830-1850 yılları arasında, Fransa' da Fontainebleau ormanı kıyısındaki Marlotte, Chailly ve Barbizon köylerine yerleşen (Theodore Rousseau) ya da söz konusu köylerde dönem dönem kalan manzara ve hayvan ressamları topluluğuna bu ad verildi.Akademik ve romantik anlayıştaki manzara resmini, şatafatlı ve yapmacıklı tarih ya da kahramanlık konularından uzaklaştırma ve manzara resmi sanatını yenileme isteği, XIX. yy. burjuva sanatına karşı çıkan sanatçııları bir araya getirdi. Barbizon'daki "Ganne Baba"nın hanında uzun süre kalan ve orada ajeşli tartışmalara girişen bu ressamların en tanınmışları Daubigny, Millet, Diaz ve Dupre'ydi. Hattâ bir ara bu han öylesine ilgi görmüştü ki, her ressam, orada bir süre kalmak zorunluğunu duymuş, öncü sanat öğretleri konusunda bilgi edinmek isteyenlerin oraya uğramaları alışkanlık durumuna gelmişti. Théodore Rousseau ve Jean-François Millet bu köyde ev yaptırmış, ölene kadar da burada yaşamıştır.  

Barbizon okulu rssamları özellikle Daugbigny ile Diaz nehrinin etrafında dolaşırlar, doğadan aldıkları izlenimlere kendi duygularını da katarak gördükleri güzellikleri tuallerine yansıtmaya gayret ederlerdi.  Çağdaşları, Barbizon okulu sanatçılarının resim sanatına getirmiş olduğu derin değişiklikleri, sonraki kuşaklara oranla daha iyi algıladılar. Söz konusu ressamlar, özellikle doğanın incelenmesine açık yürekli yeni bir gözlem getirmeleri açısından önemlidirler.Akdeniz’in ışıklı ortamında yetişmiş, manzaralarında ışık ve renge öncelik tanıyan güney Fransalı ressamlar doğuya gittikleri zaman bu avantajlarını kullanmışlar ve manzara türünde başarılı yapıtlar gerçekleştirmişlerdir. 

Çalışan köylülerin ya da hayvanların canlandırıldığı gerçek köy havası duyulan resimlerindeki nesnellik eğilimi nedeniyle, bu ressamlar, Hollandalı ustaların izleyicileri sayılırlar. Açıkyüreklilik ve dürüstlük özellikleriyle dikkati çekerler, XIX.yy'da gerçekçi okul diye nite­lenmiş olmaları, pek yerinde sayılmaz. Önce İzlenimcilerin yarattığı olayların, daha sonra da kendilerine duyulan hayranlığın gölgesinde kalmış ve önemleri uzun süre anla­şılmamış olan bu ressamların ortaya koydukları akım günümüzde daha iyi değerlendirilmektedir. Gerçekten bu ressamlaların, İzlenimciliğin ilk belirterini taşıyan yapıtları, doğanın doğrudan ve içtenlikle incelenmesine dayanan ilk açık hava resimleridir. Buna rağmen Barbizon ekolüne mensup kimi ressamların dış mekânlarda yaptığı doğa gözlemlerine dayalı çalışmalar yerine , atölyede kurgulanmış yapay doğa tasvirleri yaptıkları da bilinmektedir. (Prof. Dr. SEMRA GERMANER , Germain Fabius Brest, Abdülmecid dönemi İstanbul’unun ressamı,Antik Dekor Sayı 100, syf:124) 




BAŞLICA BARBİZON RESSAMLARI 

Barbizon ekolünün önde gelen isimleri arasında Jean-Baptiste Camille Corot, Théodore Rousseau, Jean-François Millet ve Charles-François Daubigny gelir. Diğer üyeleri ise Jules Dupré, Constant Troyon, Charles Jacque, Narcisse Virgilio Diaz, Charles Olivier de Penne, Henri Harpignies, Gabriel Hippolyte LeBas (1812-1880), Albert Charpin, Félix Ziem, François-Louis Français ve Alexandre DeFaux'dur. 

Theodore Rousseau (1812-1867): Meşeler; Gürgenlerin Altında Ak­şam; Fontainebleau'da Orman Çıkışı; vb.  Theodore Rousseau- vale de- seine-

Jean-François Millet (1814-1875): Tohum Serpen Adam; Çamaşırcı Kadın; Başak Toplayan Kadınlar; İlkbahar; vb.
 

 
MİLET-Eserin Adı:  Mann beim Getreidesieben Yapım tarihi: 1846/47
Orijinal Ebadı: 79 X 59 cm Tekniği: Tuval Üzeri Yağlıboya Paris - Fransa

 

Charles-François Daubigny (1817-1878): Hasat; Oise Üstünde Sabah; Büyük Ağıl; vb.jules Oupre (1811- 1889): Fırtınadan Sonra Güneşin Batışı; 

 

 


BARBİZON EKOLÜ TESİRİNDEKİ RESSAMLARIMIZ


Barbizon okulu ressamlarının sanat anlayışları modern anlamda resimler yapan ilk ressamlarımız üzerinde tesirli olmuştur. Batılı tarzda modern resim sanatrımızın ilk örnekleri Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza  Süleyman Seyyit gibi ressamlarımızdır. Bu ressamlarımız 1839 Tanzimat Fermanıyla başlayan batılılaşma sürecinde Batı kültür ve mdeneiyetini öğrensin diye Fransaya gönderilen öğrencilerin arasından çıkmıştı.

Barbizon resim anlayışının Fransada ortaya çıkması ile ressamlarımızn batıda öğrenim görmeye başlaması aynı yıllara denk geldiği iiçin modern Resim Sanatımızn başlangıcında Barbizon ekolünün ve Oryantalizmin önemli tesirleri vardır. Modern resim sanatımızn ortaya çıkması esnasında Franszı ressamların etkileri oldukça kuvvetlidir. Galatasary Lisesi ve  Harp okullarında öğretim veren ilk Ressamların Fransız asıllı ressamlar olması, 1840 tan sonra yurt dışına batılı anlamda eğitim alsın diye gönderilen ilk öğrencilerin Fransa'ya yollanmış olması Edebiyat ve resimde Fransız ekolünün tesirli olmasına neden olmuştur. 
 


 

Şeker Ahmet Paşa manzara ve natürmort resimleriyle tanınan ilk önemli Osmanlı Ressamlarından birisidir. Paris’te kaldığı süre içinde aldığı klasik eğitimin yanı sıra sanat olaylarını da takip etmiş, Paris ve Fransa da o yıllarda poüler bir resim olan Barbizon okulu mensubu ressamların ve resim anlayışına sahipnressamların çalışmalarından etkilenmişti.

Barbizon okulu ressamlarının tesirlerinin gözlemlendiği ressamlarımızn başında Şeker Ahmet Paşa, Hoca Ali Rıza, Süleyman Seyyit ve Namık İsmail'i sayabiliriz. Şeker Ahmet Paşa Türkiye’ye döndükten sonra Barbizon Okulu, ressamlarından  Corot ve Courbet etkisinde resimler yaptı.  Köylü ve eşeğinin doğa içinde çok küçük olarak tasvir edildiği Ormanda Oduncu resminde ormanın gizi ve ağaçlar romantik bir ışıkla verilmiştir. Mistik bir atmosferin hakim olduğu ve doğanın yüceltildiği titiz bir çalışma örneği olan kompozisyonda zaman durmuş gibidir. Orman ve Geyik, ‘Kır Peyzajı’, Ormanda Koyun Sürüsü ve ‘Ceylan’ gibi resimlerinde hep dikkatli doğa gözlemleri fark edilir. Ancak nesneler fotoğraf gibi birebir ve ayrıntılı olarak aktarılmamıştır. Resimlerde içtenlik, romantik bir anlayış, masalsı ve düşsel bir görünüm belirgindir. 1898 tarihli Talim Yapan Erler ve 1899 tarihli Hisar ve Evler adlı çalışmalarında da yalın ve naif bir tutum göze çarpar. Vadiden ve bulutların arasından gelen ışığın aydınlattığı resimde erler son derece küçük figürler olarak görülür. Şeker Ahmet Paşa’nın manzaralarında güçlü bir teknikle kendine özgü fırça darbeleri ve ışık kullanımı, saf duyarlılık, kişisel bir görüş ve yumuşaklık fark edilir. 
 

Hoca Ali Rıza  nın resimlerini tıpkı Barbizon ressamları gibi İstanbul'un manzaralarına bakarak yaptığını biliyoruz. Daha çok fiğürleri ve Oryantalist izler taşıyan Osman Hamdi Bey'in manzara resimlerini yaparken Barbizon Ekolünün anlayışına yakın tekniklerle yaptığını bilmekte ve anlamaktayız. Süleyman Seyyitt'in ise Nuhkuyusu’ndaki ahşap evde oturduğu yıllarda ‘Filozof’ adını verdiği eşeğine binip Alemdağ kırlarına gidip   resimlerini açık havada ya da atölyesindeki modeller karşısında yapmıştır.  Konularını güzellik kaynağı olarak gördüğü Üsküdar’dan seçmiş, ancak Üsküdar’la ilgili resimlerinin çok azı günümüze ulaşmıştır. 


 

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...