MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği
Ekleyen : Adem , 22 Ağustos 2016 Pazartesi Beğen
 
 

Dosya:Müstakil ressamlar.jpg   

Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği


Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği, Cumhuriyet döneminin ilk sanatçı birliğidir.  Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nden sonra ise, Türk resim sanatının tarihsel süreci içinde kurulan derneklerin ikincisidir. 

 

 İlk Ressamlar ve sanatçılar birliği olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti’nden sonra kurulan ikinci dernek olarak tarihe geçmiştir. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Osmanlı Devleti henüz ayakta iken kurulduğu için,  Müstakil Ressamlar ve Heykeltıraşlar Birliği, Cumhuriyet döneminde kurulan ilk sanatçılar derneği sayılır.

Türk sanat tarihinde kurulan ilk dernek olan Osmanlı Ressamlar Cemiyeti ise ressamlar ve plastik sanatla uğraşan sanatçıların kurduğu ilk örgüt olarak karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı Ressamlar Cemiyeti,  Asker Ressamlar, Darrüşşafakalı ressamlar gibi topluluk veya grup ismi çağrıştıran dönemlerden sonra ortak bir amaç güden ve bu amaç doğrultusunda çaba gösteren, topluluk niteliği ve ruhu taşıyan bir çatı etrafında birleşerek örgütlenmiş bir dernek çatısı altında kuurlmuştu. (http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/289-osmanlidan_gunumuze_resim_ve_sanat_topluluklari.html ) 

Osmanlı Ressamlar Cemiyeti ise çoğunluğu Sanayi-i Nefise Mektebi mezunu olan ressam ve heykeltıraşların bir araya gelerek sanat ve sanatçıların sorunlarına çözüm bulmak amacıyla kurulan örgütsel bir yapı olarak kuruldu. Müstakiler olarak da anılan bu birlik Cumhuriyet döneminin ilk sanatçı topluluğudur. Bunun yanı sıra sanatçının ekonomik özgürlüğünü de savunan ilk sanat birliğidir. ( .edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/117-cumhuriyet_d%C3%B6nemi )

Birliğin üyelerini 1914’ten sonra Sanayi-i Nefise Mektebi (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi)’nde öğrenime başlayan sanatçılar oluşturmuştur. 1923’te Sanayi-i Nefise’deki öğrenimlerinin son yıllarını.  Birliğin kurucuları, Refik Epikman  , Cevat Dereli , Şeref Akdik'in, Mahmut Cûda, Nurullah Berk,, Hale Asaf, Ali Avni Çelebi , Zeki Kocamemi, Muhittin Sebati, Ratip Aşir Acudoğlu ve Fahrettin adlı ressamlarımız oldu. ( .edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/117-cumhuriyet_i )

Bu heykeltıraşlar ve ressamlar  Çallı Kuşağı’nın renkçi tutumunun yanı sıra Müstakiller, çizgiye, kuruluşa ve yapısal sağlamlığa öncelik veren resimler yapmışlar, Çallı Kuşağı’nın izlenimciliğine karşıt bir tutum izleyerek farklı bir resim anlayışı ile resimler yapmak , sanatçıların çıkarlarını korumak, Türk resim sanatının düzenli ve kalıcı temellere kavuşturmak ve yaygınlaştırmak, sanatçıların güvence altına alınmaları ve bireysel sanat anlayışlarına özgürlük tanıyan bir ortamda çalışmalarını sürdürmek amaçlarıyla bir çatı altında toplanma kararı aldılar ve bir dernek kurdular.

 

1924’te Avrupa sınavını kazanan birlik üyelerinden büyük çoğunluğunun Paris’e gönderilmesiyle birliğin etkinlikleri kesildi. Ancak üyelerin beraberlikleri Paris’te de sürdü ve İstanbul’a dönüşlerinde bu kez de Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği adı altında çalışmalara koyuldu. Müstakiller, Valéri ve Warnia Zarzecki (1850-1924) gibi yabancıların yerine atanan ilk Türk eğitimcilerinin öğreniminde yetişen birinci kuşak sanatçılardır. Yaşamları ve eğitim dönemleri, Osmanlı imparatorluğu’nun yıkılışı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına rastlamaktadır. (  .wikipedia.org/wiki/Müstakil_Ressamlar)



 Ancak üyelerin beraberlikleri Paris’te de sürdü ve İstanbul’a dönüşlerinde bu kez de Müstakil bu kez de Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği adı altında çalışmalara koyuldu. Müstakiller, Valéri ve Warnia Zarzecki (1850-1924) gibi yabancıların yerine atanan ilk Türk eğitimcilerinin öğreniminde yetişen birinci kuşak sanatçılardır. Yaşamları ve eğitim dönemleri, Osmanlı imparatorluğu’nun yıkılışı, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına rastlamaktadır.

 



5 Nisan 1929’da kurulan birliğin üyelerinin sıralanışı Refik Fazıl (Epikman), Cevat Hamit (Dereli), Şeref Kâmil (Akdik), Mahmut Fehmi (Cûda), Nurullah Cemal (Berk), Hale Asaf, Ali Avni (Çelebi), Ahmet Zeki (Kocamemi) Muhittin Sebati, Ratip Aşir (Acudoğlu) ve Fahrettin Arkunlar şeklinde birliğin tüzüğünde yer aldılar.

( edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/289-osmanlidan_gunumuze_resim_) 


Müstakillerin amaçları, gelişmekte olan Türk resim sanatının düzenli ve kalıcı temellere kavuşturulması ve yaygınlaştırılmasıydı. Ayrıca sanatçıların güvence altına alınmaları ve bireysel sanat anlayışlarına özgürlük tanıyan bir ortamda çalışmalarını sürdürmeleri önemle üzerinde durulması gereken bir konuydu. Sanatçılar her meslekte olduğu gibi, yetiştirildikleri alanda yapacakları çalışmalarla yaşamlarını kazanmalıydılar. Toplumda sanat beğenisinin yaygınlaşması, bu sorunu çözümleyici önlemlerden ilki ve en önemlisiydi. Ayrıca devlet, yetiştirilmelerine önemli katkılarda bulunduğu sanatçılarına destek de sağlamalıydı. Bu öneriler değer çekişmelerinin kırıcı ve bölücü ortamından kaçınılarak gerçekleştirilmeliydi. Bu anlayış doğrultusunda birleşen Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birlği ilk sergisini 1928’de Ankara Etnografya Müzesi’nde açtı. Sanatçılar bu girişimi aynı zamanda İstanbul dışında da açılan ilk resim sergisi oldu. 4. sergisi 1931 yılında açılan birliğin daha sonra İstanbul, Ankara, Zonguldak, Balıkesir, Bursa, Samsun, İzmit gibi kentlerde, çoğu kez konferanslarla zenginleştirilen sergiler düzenlendi. Bu arada Rusya, Romanya, Yugoslavya, Yunanistan gibi ülkelere de sergiler götüren birlik üyelerinin etkinliklerini güç koşullarda gerçekleştirdikleri izlenmektedir. O yıllarda yapıtlarını sergilemek için uygun salonlar bulabilmeleri bile büyük bir sorundu.

Müstakiller’in değişik eğilimleri benimseyerek ürettikleri yapıtlarını, giderek yaygınlaşan sergilerinin aracılığıyla topluma tanıtmaları büyük ilgi toplamalarına neden oldu.. Bu arada tüm sanatçıların ortak hak ve yararlarını korumaya yönelik girişimleri birliğin üye sayısının giderek artmasına neden oldu. İzmit sergisi kataloğunda (1939) üye sayısının 25’e ulaştığı görülmektedir. Ancak bu yıllarda Müstakiller’in yanı sıra, birlikten ayrılan bazı üyelerin de katıldığı D Grubu, daha önce var olan Güzel Sanatlar Birliği (Osmanlı Ressamlar Cemiyeti) ve 1940’da kurulan Yeniler Grubu ayrı ayrı etkinliklerini sürdürmekteydiler.

Resim sanatı, kültürünün aşamalarından geçmeden Avrupa sanatının gelişmiş eğilimleriyle karşı karşıya kalan halkın söz konusu eğilimleri benimsemesi de, sürdürülen çekişme ortamında sanatçıların ortak sorunlarının çözümlenmesinden gitgide uzaklaşınca, Müstakiller, tüm ressam gruplarını bir meslek dayanışması çerçevesinde toplamayı amaçlayarak 3 Mart 1942’de Türk Ressamlar ve Heykeltraşlar Cemiyeti 3 Ağustos 1950’de de "Ressamlar Derneği" kurdu.



Müstakiller'in Özellikleri 

Cumhuriyet döneminin ilk sanatçı topluluğudur. Bunun yanı sıra sanatçının ekonomik özgürlüğünü de savunan ilk sanat birliğidir. Müstakiller Ressamlar Birliği’nin en çarpıcı tarafı ressamların ortak özelliklerinin yok denecek kadar az olmasıdır. Hemen hemen hepsi değişik akımların etkisi altında çalışmışlardır. Bu ressamlarımızın hemen hepsinin renkçi kaygılardan çok resimlerinde, desen sağlamlığına ve çizgiye önem verdiklerini ilk bakışta fark edebiliyoruz. Müstakillerin renkten çok desene önem vermelerinin sebebi, o dönemde ressamlarımızı etkisi altında bırakan akımların ortak özelliğinin de renkten çok desen ve çizgiyi temel alan akımlar olmasından kaynaklanmaktadır. Hale Asaf, Matisse’in ilkelerini benimseyerek kullanmış olan bir sanatçımızdır. Matisse ışık-gölge geriliminin yarattığı etkiyi kontrast renkleri kullanarak yaratmayı başarmıştır. Hale Asaf da renklerin kontrast kullanımını, biçimlerin ayrıntıya girilmeden verilmesini, az renk kullanımını bu tablosunda da uygulamıştır

Turgut Zaim, belgeci bir kesinlik, sıcak bir içtenlik ve duyarlılığını yitirmeyen bir süreklilik ve tutarlılıkla Anadolu köylü ve göçer yaşamından sahneleri, resminde büyük bir başarı ile uygulamıştır. Eski orta oyunu gibi tarihsel seyirlik türü konulara ilgi duyuyor ve sanatında Türk minyatür resminin, geometrik kompozisyon ve şematik figür esprisinden hareketi tercih ediyordu. Turgut Zaim, üslup karakteriyle geleneksel biçim iradesine bağlılığı yeğlemiş ve buna nitelikçe çağdaş bir anlamda verebilmiştir. Türk resim sanatının cumhuriyet dönemiyle birlikte açılan yeni ve özgün atılımları içinde, köy temalarına yönelik figür üslubuyla Turgut Zaim’in yaratmayı başardığı ulusal ve yerel atmosfer, hala aşılamamış bir değer sistemi gibidir. ( bkz:


Kaynakça
    • http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/117-cumhuriyet_d%C3%B6nemi_resmi_ve_resim_topluluklari.html
    • .edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/117-cumhuriyet_d%C3%B6nemi_resmi_ve_resim

    • http://tr.wikipedia.org/wiki/M%C3%BCstakil_Ressamlar_ve_Heykeltra%C5%9Flar_Birli%C4%9Fi
    • K. Giray, Eczacıbaşı Sanat Ansiklopedisi, Cilt:2 sayfa 1319-1320

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...