SANATÇILAR

Ekleyen : Osman Aytekin , 07 Haziran 2016 Salı aaa Beğen 3
      Sanatçıları anormal insanlar olarak anılıyor veya tanınıyorlar.  Bu fikre inanan ve inanmayan olsa da insanın beynini kullandığı oranın üzerinde sanatçıların, düşünürlerin kullanıyor olması bu düşünceyi doğrular. Düşüncesini fazla kullanamayanlarla bir şeylere fazlaca kafa yoran insanlar arasında fark vardır. Normal ve anormal durumlar da zaten burada başlıyor. Sıradan bir insanla bir sanatçının hayata bakışı ve ürettikleri ve yaşayış olarak aynılık taşıması da beklenemez. Sanatçı kendisi ve toplum için üretir. Ürettikleri de özgün olduğu sürece değer görür.
     Sanatın dallarından biri resim sanatına gelince, bu sanat dalında başarılı olabilmek çok çalışmaya bağlıdır. Büyük çaba, disiplin, dikkat kadar bilgi ve zekâya da bağlıdır. Yapılan resimlerin konusu kadar tekniği ve tarzı da o resmi önemli kılar. Sanatçının, soyut veya klasik çalışma yapmak, üretmek istediği eserin nitelikli olması sanatın değerine değer katar. Bir sanat eserinin kısa sürede ilgi görmesi, tanınması ve değer bulması da o sanat eserinin mutlak manada değerli olduğunu da göstermez. Gerçek sanat eseri yıllar geçtiğinde daha iyi anlaşılabilir. Bu bakımdan bir sanat eserinin yıllar sonra değer verilmesi kadar, kısa zaman içinde de değer verilmesi bazen olumlu bazen de olumsuz düşüncelere sebep olabilir. Bu durumda önemli olan ortaya çıkarılan çalışmanın tekniği, üslubu, ekol veya akımı kadar sanatçısını da pek yakından ilgilendirmekle beraber eserin yapıldığı zamanı da düşünmek gerekir. Bir eserin zamanla anlaşılması bakımından şunu ifade edebiliriz; yıllar geçtikçe değerini koruyan ve o resim hakkında daima bir şeyler anlatılabilecek olması o resmin gerçekten bir sanat eseri izlenimini verir. Bütün bu kıstaslara bir de sanatçısının sanata bakış açısını, sanat anlayışını; sanatını eklemek gerekir. Zira bir sanatı meydana getiren sanatçı yıllar sonra bir eserinin tartışılması demek aslında bir bakıma da sanatçının gizeminin ve sanattaki değerinin ortaya çıkartılması anlamına da gelir. Sanatçı, esrini oluştururken diğer sanatçılardan etkilenmeden orijinal bir çalışma ortaya çıkarması gerekir. Sanatçılar genelde ürettikleri sanat eserlerinde üslupları, renk ve teknik gibi özellikleriyle öne çıkarlar. Bir sanatçının başarısı da diğer başarılı sanatçılardan daha başka bir sanat anlayışını açığa çıkarması, hissettirmesidir. Sanatta gelenekçi veya yenilikçi olması sanatçıya bağlı olmakla birlikte daima yeni bir anlayış ve formla sanatseverlerin karşısına çıkmalıdır.
       Sanatçının başarılı ve diğer sanatçılardan farklı olması ve sanat adına bir etki oluşturması, iz bırakması düşünüldüğünde bugün için Leonorda do Vinci buna iyi bir örnek teşkil etmektedir. Bu sanatçının izleyicilere sunduğu eserin tartışılıyor olması kuşkusuz kendi sanatçı kişiliğinin de gizemli kalan yönlerinin bilinmek istenmesinden kaynaklanmaktadır.
Bizim toplumumuzda sanat eserlerin hak ettiği yerde olup olmaması ise insanların kalkınmışlık yani ekonomik ve zihinsel bir sorun olarak algılamak gerekir. Bir de tabi ki insanların kültür açısından birikimlerine ve nasıl bir kültürü taşıdıklarına bakılmalıdır.
      Ülkemizde sanat faaliyetleri gittikçe ilerliyor gibi görünse de bu görüntünün ufak tefek kıpırtıları olarak görmekten ziyade sanata gönül verenlerin ve sanatı icra edenlerin bu sanatı nasıl özümsediklerine bağlıdır.
       Bazı özel, tüzel ve resmi kuruluşların sanatı teşvik etmek gibi bir görüntü içinde olsalar da sanatın da popülizme kurban gittiğini de düşünmeden de edemiyoruz.
       Her şeye rağmen vakıflar ve bazı belediyelerin sanata gerçekten de önem verdiklerini ve bu konuda samimi olduklarını da söylemeliyiz.
       Biz de sanat adına yapılan bütün çalışmalarda en önemli etki öncelikli olarak sanat çevresinde başlamaktadır. Bu etki sirayet alanını genişletmekte ve zamanla avama da hitap etmektedir.
       Ne demiştik sanatçılar anormal insanlardır. Bu anormallik; bütün insanlara güzel duyguları yaşatan ve yansıtan, güzel fikirler düşünmelerine sebep olan, saygınlık ve hayranlığın bir ifadesidir.
 





Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...