Soyut Sanat Nedir Amacı ve Özellikleri

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 10 Ekim 2012 Çarşamba aaa Beğen 1
 

 

SOYUT NEDİR : Kelime anlamıyla soyut kelimensin anlamını birçok şekilde tarif edebiliriz:  Beş duyu organı veya beş duyudan biri ile algılanamayan, madde hainde olmayan, var olduklarına inandığımız hissettiğimiz, kavradığımız veya var olduğunu kabul ettiğimiz nesnel olmayan, biçimi ve hacmi olmayan varlık veya tasarımlara soyut denir. ( 1.  edebiyadvesanatakademisi.com/Sanatlar.aspx?id=15

Soyut hakkında bir başka tarif : “Beş duyu ile kavranamayan ancak akılla tasarlanan, var olduğun inanılan, hacimsiz, şekilsiz,  kavramları ifade eden kavramlardır.” Şeklindedir. Soyut olan varlıklara örnekler vermeye çalışırsak: “insanlık, vefasızlık, hürriyet, mutluluk, şeytan, cin, melek, rüya vb dir”. Aksini düşündüğümüz şeyler yani, biçimi, rengi, tadı, kokusu, sertliği veya yumuşaklığı olan hacmi ağırlığı şekli olan, beş duyumuz veya beş duyudan biri ile algılanabilen varlık ve nesne halindeki eşya, canlı, katı, sıvı, gaz halindeki nesnel maddeler somuttur.  Taş, insan, mavi, uçak, helyum, su, deniz, amonyak, hava, bulut vb

Soyut sözcüğü  birçok sanat dalında   nesnel olmayan fiğür taşımayan, renk, biçim ve akılla   bildik bir nesnenin veya eylemin betimlemesini yapmayan varlıkların bilinen özelliklerini bildik usullerle ifade etmeyen  resim, heykel, yazı veya benzeri çalışmalar için kullanılır.

 

 

 

SOYUT SANAT NEDİR

Güzel sanat dallarında da sık sık karşımıza çıkan soyut kavramının  kast ettiği anlam da bu şekildedir. Somut sanat, duyularımızın bize fark ettirdiği figürleri işleyen sanatken, soyut sanat, duyularımızın fark edemediği, farketmeye alışık olmadığı görselliği işleyen sanat olarak tarif edilebilir. ( edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/291-soyut_sanatl ) "Soyut sanat, genel anlamıyla doğada var olan gerçek nesneleri betimlemek yerine, biçimler ve renklerin, temsili olmayan veya öznel kullanımı ile yapılan sanata denir." Bu durumda işlenen nesneler aslında nesne de değildir. Soyut sanat terimi  Nonfigüratif sanat terimi ile eş anlamlıdır.

Temsili gerçeklikten koparak özellikle renk öğesine ve şekillere odaklanan, böylece özünde soyut bir resimsel ifadenin yolunu açan ilk sanatçının Rus ressam Wassily Kandinsky olduğu kabul edilmektedir.

Soyut sanat, genel anlamıyla doğada varolan gerçek nesneleri betimlemek yerine, biçimler ve renklerin, temsili olmayan veya öznel kullanımı ile yapılan sanata denir. Objeler ve betimlemeleri gerçek birer nesne ya da varlık olarak tanınamaz, yalnızca sanatsal gerçeklik düzleminde var olurlar.(  2 .edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/291-soyut_sanat_ )

 

 

 

SOYUT SANATIN ORTAYA ÇIKIŞI

Kandinsky, sanatın gündelik yaşamın ötesinde, sonsuz bir tin’in, bir evrensel ruhun algısı ve ifadesi olduğu inanmış, doğayı taklit etmeyi bırakarak gerçeği ve doğadaki nesnelerin figürlerini tıpatıp benzetmek yerine eşyanın ve rengin kendi doğasını ortaya koymaya başlamıştır. Kardisnky’in bu arayışları soyut resmin ve soyut sanatın başlangıcı kabul edilmektedir.

Soyut sanatın diğer bir öncüsü ise Rus ressam Kazimir Maleviç: Sanatın maddi gereksinimleri tatmin edecek bir araç olmasına şiddetle karşı çıkar. Maleviç  ’Nesnenin boyunduruğundan’ kurtulmuş, temsili gerçekliğe uymak şartını bir kenara bırakmış saf soyut anlayışına uygun resimler yapmaya başlamıştır.  Soyut resim ve sanat akımları da bu iki öncü sanatçının eserlerinden ve görüşlerinden sonra hızla gelişen, çeşitlenen ve her biri kendine göre bir soyut sanat anlayışı geliştiren akımlar oluşmuştur.

Soyut resim ve soyut sanat doğayı izlemek, seyretmek ve doğadakinin yansımasını gerçeğe uygfun olarak betimlemek amacından uzaklaştığı gibi buna özellikle karşı çıkmaya başladı. “Soyut sanatın en büyük özelliği artık sanatçıların doğaya bakmadan beyinleriyle çalışmalarıydı. Zihinsel yaratının ve işleyişin önem kazandığı bu tarz "Cerebral" bir tutumu sergiliyordu. Soyut sanatçılar sanat politikalarında öylesine kesin bir tavır içine girmişlerdi ki ünlü usta Mondrian gerçek peyzaja arkasını dönerek oturuyordu. Hiç bir potre, natürmort ya da peyzaja prim verilmiyordu.” (3)

Soyut sanat doğayı betimlemek yerine hayali, duyguyu, coşkuyu betimlemeye yöneldi. Belli biçimi, hacmi ve figürleri bulunmayan muhayyilenin üretimi olan bu soyut kavramları oranların, ölçülerin, alışılmış şekillerin dışında, renklerle, geometrik, simetrik veya asimetrik çizgilerle veya figürleri olmayan şekiller ya da renklerle ifadeye kalkışıyorlardı.

“Batı resim geleneklerinin karşıt yönünde üretilen soyut sanat örnekleri yüzyılın başlangıçlarında ilk kez 1910‟da Kandinsky‟nin yapmış olduğu bir suluboya kompozisyonu ile başlamış Mondrian, Robert Delaunay (1885-1941), Picabia(1879-1953), Jean Arp (1887-1966) ve Franz Kupka (1871-1957) ile devam etmiştir.” (3)

Soyut sanatın her sanatçının bir başka stil yaratma özgürlüğü birlerinden çok farklı soyut sanat akımlarının doğmasına, birbirlerine karşıt veya birbirlerinden esinlenen yeni akımların ortaya çıkmasına vesile oldu.

 “Soyut sanat başlangıcından günümüze kadar birçok avangard sanat akımıyla çarpışarak ilerlemiş, 1907de başlayan Kübizm, 1910da Fütürizm, 1911de Ekspresyonizm, 1913‟de Süpramatizm,1914‟de Konstrüktivizm, 1916‟da Dada hareketi, 1918'de Pürizm ve 1923‟de Sürrealizm gibi sanat ekolleriyle gizli bir yarış içinde yüzyılı tamamlamıştır” (3)

 

 

SOYUT SANATIN AMACI VE ÖZELLİKLERİ

19.yy sonunda İzlenimcilerden başlayarak gelişen soyut sanat dış  alemdeki gerçekliğin yerine sanatın öz gerçekliğini koyan,  renk, çizgi, şekil, espas gibi biçimsel öğelere odaklanan  bir anlayışa doğru yönelmişlerdir..20.yyın başından itibaren ortaya çıkan akımların pek çoğu soyut sanata yönelmiş,  ‘sanat için sanat’ yaklaşımıyla  akademik kurallardan ve natüralist ifadeden kopmaya başlamışlardır.

Realist gerçeklerden koparak muhayyilede oluşan çağrışımları veya tasarıların betimlenmesine yönelen soyut sanatın doğayı ortadan kaldırdığını düşünmek yanlış olacaktır. Soyut sanat doğanın bir başka yönden anlatılması saf kompozisyon ve renk elemanlarından yararlanılması olarak düşünmek daha doğru olacaktır.  Soyut resimde sanatçı, çizgi ve renklerin düzeninden veya düzensizliğinden duygusal kompozisyonlar elde etmeye çalışır.  

İzlenimciler, realist ve natüralist sanatçılar resim yaparken doğaya bakmışlar, çalışmalarında doğayı yorumlayarak doğadaki ile tıpatıp figürler çizmişlerdir.   Soyut resim yapan sanatçılar ise kendi iç dünyalarına ve muhayyilelerine bakarak resmederler. Soyut anlayıştaki sanatçılar kendilerini figürlerin hacimleri, şekilleri, oranları, ölçüleri ve diğer doğal ve akademik kural ve kıstasları ile bağımlı hissetmezler.  Soyut sanatçılar her şeyi söyleyebilme, çizme, aktarma şekillendirme, ölçülerle, ölçütlerle şekillerle, renklerle oynayabilme açısından özgür tutumlar içindedir.  Soyut sanatçı her şeyi yeniden yaratma, biçimlendirme, yorumlama, değiştirme hürriyetini kendinde bulan kişidir. Soyut sanatçı kendine, özgü bir stil yaratabilme amacında özgürlüğünde hisseden ve sanatını buna göre şekillendiren kimsedir.

 

“Soyut sanatla birlikte figüratif sanatın başvurduğu araç ve gereçler, ideler, anlayışlar değişmiş, yerine tuvalde gözün alışık olmadığı formlar, yeni espas anlayışları, renk ve ışık lekeleri, aykırı bir çizgi ve tuvalde renk elemanlarıyla sağlanan yeni armoniler gündeme gelmeye başlamıştır.” (3)

 

 

Soyut sanat, doğal gerçekliğe uygun şekillerden kaçarak yeni arayışlara girince, geometrik, çizgicilik, noktacılık, lekecilik, derinlikçilik, üç boyutçuluk, soyut ifadecilik, mantıktan ve akıl düzeninden uzaklaşmak, gibi birbirlerinden çok farklı akımlar ve anlayışlar oluşturdular.

Soyut sanat akımına bağlı olan sanatçılar, eserlerinde anlamı, hikaye etmeyi veya mesajı terk ettiler.

 

 

 

KAYNAKÇA

  1. http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/Sanatlar.aspx?id=15 
  2. http://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/221-soyut_non_figuratif__resim_ve_sanat_akimi.html
  3. Efe Korkut Kurt, ÇAĞDAŞ TÜRK SANATINDA SOYUT RESİM, http://alanistanbul.com/turkce/wp-cont
Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.


 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

 

 

 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...