Gaziantep sedef işçiliği


20.8.2016

 

 

Gaziantep sedef işçiliği

 

Sedef çilik ve sedef işlemeciliği Türk kültüründe ortadan kalkmakta olan zarif bir Geleneksel El Sanatı iken Gaziantep’te yaşayan ustalar tarafından yeniden yaşamaya çalıştırılmaktadır. Osmanlı kültüründe Sarayların, köşklerin, yalıların, camilerin mescitlerin, hatta birçok konakların kapılarını, pencerelerini, aynalarını, komodinlerini, dolaplarını, şifonyerlerini sandık, sehpa, rahle, minber, keman, tambur, saz, silah kabzaları vb eşyalarını süsleyen Sedefcilik  ve sedef kakma sanatı günümüzde sadece Gaziantep’te yapılan ve yaşatılan bir el sanatı olarak kalmıştır.

Gaziantep’teki Sedefkârlık  Osmanlı kültürünün son sedef ustası olan Vasıf Efendi ile tarihe karışmış olmaktan da kurtulmuştur. Gaziantep’te yapılan SEDEF işlemeli ürünler günümüzde çok daha farklı eşyalar ve objeler üzerinde yaygınlaşmaya başlamış uygulanır hale gelmiş üretilen sedef işlemeler turistik bölgelere ve yurtdışına ihraç edilmeye devam edilmektedir.

Sedefçilik sanatı pek çok kültürde karşımıza çıkıyor olsa da en yaygın ve en gelişmiş sedefçilik Türk-Osmanlı Sedef işleme ve Sedef Kakma sanatı idi.  Sedefçilik 15. 16 yy dan sonra Osmanlı kültürünün en belli başlı el sanatlarından birisi olmuş Sedefkârlık  saray atölyelerinde sürdürülen belli başlı el sanatlarından birisi haline gelmişti.

Osmanlılarda sedef sanatının ilk örneklerine 15. Yüzyıl sonlarında Edirne'deki tek kubbeli Beyazıt II. Camiinin kapı kanatlarında görülmüştü. Bu ilk örneklerden sonra sedefçilik  16. Yüzyılda oldukça yaygınlaşmaya başlamış  16. Yy dan sonra kapı, pencere, dolap kanatları , kürsü, çekmece, minber, vaiz kürsüsü,  Kur'an muhafazası, rahle, masa, koltuk, kanepe, sehpa, koltuk, kanepe, sehpa gibi mobilyalar, silah kabzası, nalın, körük, tütün tabakası, kahve takımı, müzik aletleri, [1] vb. gibi tüm ahşap eşyada görülmeye başlamıştı.  17. Yyda bu sanat İstanbul’da çok yaygındı. Öyleki Evliya Çelebi seyahatnamesinde beş yüz esnafın bu işle uğraştığını yazmıştı.  [2]

   

Enderun’da yetişmiş olan sedef ustaları, Saraylardaki atölyelerde hanedanın ihtiyacı lan sedef ürünler imal ediyor,  Hanedan ve vezirlerin yaptırdıkları mimari eserlerin iç donanımları için ihtiyaç duyulan yerler için üretimi yapılıyordu.  Bu bakımdan Osmanlı sarayları, köşkleri yalıları, camileri vb Enderunlu Ustaların yaptıkları enfes örnekler ile doludur. Pek çok Osmanlı mimari eserlerinde bu ustaların elinden çıkmış örnekleri bu gün dahi görebilmek mümkündür. 

Enderun ocağından yetişme son sedef ustası olan Vasıf Efendi Atatürk tarafından korumaya alınmış ona bir gemi kamarası tahsis edilerek bu kültürün en son örneklerini vermesi için imkân tanınmıştı.  “1912 yılında Sedefkâr Vasıf Hoca, Beşiktaş’ta işlettiği sedef atölyesinde bu sanatı bir süre devam ettirmiş, hatta onun öncülüğü ile 1936 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisinde bir sedefçilik bölümü açmıştır. Yaşamının son yıllarında Güzel Sanatlar Akademisinde görev yapmış, o dönemde yaptığı sedefli kapı yüzyılın son sedefçilik örneği olarak Topkapı Sarayı’na konmuştur.”[3]

Sedefkârlık sanatı İstanbul da birkaç sedefkâr elinde yaşamaya çalışıyordu. Vasıf Efendi’ den sonra yetişen birkaç sedef ustası bu mesleği yaşatmak için gayret ediyor olsa da Cumhuriyet Dönem’in sorunlu ilk yılarında buna imkân oluşmadı.

Sedefkârlık Cumhuriyetin yokluk yıllarında tamamen ortadan kalkmış bir sanat alarak görülmeye başlanmıştı. Bu el sanatımız Gaziantep te yeniden dirilerek küllerinden doğmayı başarmıştır.  Muhtemel olarak en sonuncu Enderunlu ustalardan birisi Suriye’ye gitmiş olması ve bu mesleği orada devam ettirmeye çalışmıştır. Şu veya bu sebeplerle Suriye’de devam eden bu kültür ve sedef sanatı Gaziantep   ve İskenderun da boy göstermesine zemin hazırlamıştı.

İskenderun’da basit usulde yapılan sedef işçiliği yapıldığı bazı kaynaklarda yer almıştır. Gaziantep 'te halen ve kendini yenileyerek sürdürülen bu sanatın, yaşayan kaynaklardan edinilen bilgiye göre, 1963 yılında başladığı bilinmektedir. Sedefçilik Gaziantep'e buradan gelmiş olsa bile motifleri ve tekniklerinde tamamen geleneksel Türk sedefçiliğinin teknikleri ve motifleri kullanılmaktadır.  Gaziantep’te işlenen sedef motiflerinde Selçuklu ve Osmanlı kültürünün korunduğu veya devam ettirildiği ortadadır.

Gaziantep ülkemizin en büyük sanayi ve ticaret merkezlerinden birisidir.  İl aynı zamanda folklor zenginliği, mutfak kültürü ve el sanatlarının güzelliği ve çeşitliliği ile dikkatleri çekmektedir. Bakırcılık, gümüş işlemeciliği,  yemenicilik, geleneksel kumaşçılık,  Antep işi el işlemeleri ve sedefçilik Antep’te önem arz eden Antep’i geleneksel el sanatları açısından çok önemli bir şehir haline getiren başlıca unsurlardır.

Yerel kaynaklara göre Gaziantep’te sedefkârlığın ortaya çıkması piştol tabancaların tamir edilmesiyle ve bu tamir edilen tabancaların üzerindeki sedeflerin örnek alınması ile ortaya çıkmıştır. Bu sayede sedef kakam işini öğrenen ustalar diğer örneklere de bakarak bu el sanatını eyniden icra etmeye başlamışlar ve yeni ürünler meydana getirmeye başlamışlardır. [4]

2000 li yıllardan sonra bu ilimizde sedefçiliğin önemi git gide artmaya başlar,  Ekonomik i,mkanların güçlenmesi, el yapımı el sanatlarına olan alakanın çoğalması sedef ustalarının zarif el ürünlerinin iç ve dış piyasalarda değer görmeye ve para kazandırmaya başlaması Gaziantep’teki, sedef sanatının canlanmasına vesile olmuştur. Bu hadiseler pek çok insanı bu mesleği öğretmeye sevk etmiştir. Üniversitelerin ve bazı meslek okullarının da bu meleğe eğilmesi ile sedefçilik Gaziantep’te hatırı sayılır bir itibar elde eder.   

Günümüzde Gaziantep’te 54 sedef atölyesi vardır. , 55. Atölye Gaziantep Üniversitesi’nde, Gaziantep El Sanatlarını Koruma ve Geliştirme Merkezi’nde, 1992 yılında kurulmuştur.[5] Yörede en çok desen kalıplarında kullanılan desenler; Hatayi ve rumi desenlerinin basitleştirilmiş halleri, lale, karanfil, filiz, yıldız, benek, papatya, saksı, şeşberk, kare ve baklava desenlerin değişik kullanımları mevcuttur.[6]

Gaziantep’teki sedef atölyeleri turistik amaçlı eşya yapmakta ve daha çoğunlukla da Ortadoğu’ya pazarlanmaktadır. Yapılan ürünlerin yaklaşık %90’ı dövizle satılmakta ve ülke ekonomisine katkı sağlamaktadır.

Gaziantep ili ve ustaları tarafından canlandırılan bu sanat ekonomik yönden yöreye katkı sağlamasının yanı sıra kültürel değerleri yaşatıyor olması açısından da çok önemlidir.  Gaziantep sayesinde unutulmaktan kurtulmuş bu nadide sanatımız günümüz şartlarında canlanmayı başarmıştır. Gaziantep dükkânları bu sedef ustalarının yaptığı zarif sedef kakma ürünlerle süslenmiştir. Vitrinlerde boy gösteren çok sayıda sedef kakma ürünleri bu ile bu el sanatının ne kadar canlı olduğunu bu işlerle uğraşan ustaların ne denli şevk ve zevkle çalıştıklarını ortaya dökmektedir. Diğer bir husus ise sedefçiliğe bu kadar önem verdiklerine göre bu iş kolu çok rağbet görmekte sedef atölyeleri bu işten hayli para kazanmakta demektir.

Gaziantep te Sedef kakmacılık sanatında hammadde olarak ceviz, sedef ve madeni teller kullanılmaktadır. Desen olarak ise Selçuklu ve Osmanlı dönemi motifler tercih edilmektedir. Yörede kakma tekniğiyle yapılan bu sanatla birçok ürün üretilmektedir. [7]

Sedefçilik Gaziantepte küllerinden doğmuş,  bir yandan klasik ve antik yöntemlerine kavuşurken bir yandan da modern hayatın araç ve gereçlerine de uyarlanan çağdaş bir el sanatı haline gelmiştir.  "Sedef kakmacılık Kahramanmaraş ve Adıyaman illerimizde az da olsa yapılmasına rağmen Gaziantep en önemli merkez konumundadır. Üretilen ürünler günlük kullanım eşyası olarak ya da turistik amaçla satılmaktadır."


KAYNAKÇA
 

  • [1] https://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/insaat/moduller/SedefKakma.pdf
  • [2] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/311-turklerde_sedefk%C3%A2rlik.html
  • [3] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/336-turklerde_sedefk%C3%A2rligin_tarihcesi.html
  • [4] ürk Sanatları Araştırmaları Dergisi Sayı 1/Cilt 1 (2010), GAZİANTEP İLİNDE SEDEF KAKMACILIK SANATI - erişim 11 Nisan 2012
  • [5] https://tr.wikipedia.org/wiki/Sedef_kakma
  • [6] Türk Sanatları Araştırmaları Dergisi Sayı 1/Cilt 1 (2010), GAZİANTEP İLİNDE SEDEF KAKMACILIK SANATI - erişim 11 Nisan 2012
  • [7] https://edergi.sdu.edu.tr/index.php/tsad/article/viewFile/2169/2111

 

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, Fotoğraf, minyatür, hat ve  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış