TÜRK TEZHİP SANATININ GENEL ÇİZGİLERİ


20.8.2016
 

TÜRK TEZHİP SANATININ GENEL ÇİZGİLERİ

 Çok uzun ve köklü bir geçmişe sahip bu sanatın adı, yani Tezhip; Arapça “Zehep” tir Altınlamak, altın ile süslemek demektir. Altın ve boya ile yapılan bezeme sanatıdır. Tezhip yapan sanatçıya da Müzehhip denilir. [1]

 

Bu sanat çok uzun bir tarih sürecinden günümüze kadar gelmiştir. Bu sanatın ortaya çıkmasının nedenini bütün uygarlıklarda bir şeyleri süsleme, güzelleştirme, bir şeylere zengin ve hoş görünümler kazandırma amacı olarak görebiliriz.

 

Tezhip sanatı, birçok güzel sanat dallarlarının temelini oluşturur. Çünkü kurallarına uygun çalışılmış bir tezhip kompozisyonunda renk uyumu, altın kesim kuralları, matematiksel denge, motif birlikteliklerinin dengesi kısaca sanat adına her şeyi görmek mümkündür.[2]

Türkler’de Tezhipin geçmişi Uygurlara kadar uzanır Uygur,  Manici-  dininin Uygurlar arasında yayıldığı 9. yüzyılda Tezhip Sanatı da görülmeye başlanmıştır. Uygurların yazıyı bulmuş olmaları nedeniyle, minyatür ve resim tekniklerinde ileri düzeye ulaşmaları ile duvar süslemeciliği ve fresklerin yapımında yaptıkları işlerin tezhip sanatı ile mutlaka ilgisi vardır. Özellikle resim, minyatür ve duvar süslemeciliğinde dikkat çekici gelişmeler içinde olmuş olmaları Uygurların süsleme sanatlarında Türkler için  öncü bir uygarlık oluşturdukları gerçektir. ( BKZ m/uygur-manici-budaci-nesir-eserleri/172 )

 

İslam ülkelerinde de Tezhip yaygın bir sanat dolu oldu. Emevi ve Abbasi dönemlerinde Kur’anın yazma nüshalarının altın yaldızlı, süslü, çerçeveli, ve güzel yazılıp ciltlenmesi çabaları tezhip sanatının gelişimine hız kazandırmıştır.

 

 Anadolu’ya Selçuklular’ın getirdiği Tezhip sanatı hat ve ciltçilik sanatı ile birlikte güzel örnekler vermiştir. Selçuklu ve Anadolu Selçuklularının sadece dini eserleri ve Kuranı süslemedikleri,  el yazma eserlerini ve kitaplarını da tezhip, hat süsleme ve minyatür sanatına dair güzel örneklerle süslediklerini biliyoruz. Bu gün için müzelerde örneklerini gördüğümüz Selçuklu devri yazma eserleri bunların en güzel ve seçkin kanıtlarıdır.

 

Türk Tezhip Sanatında Selçuklu müzehhibleri  de oldukça güzel eserler bırakmış olmalarına karşın tezhip sanatımız en gelişkin dönemini Osmanlılar zamanında yaşamıştır. Osmanlılar zamanında Tezhip Sanatının kendine özgü bir Üslup kazanması Fatih Döneminden sonra özellikle İstanbul’un fethi sonrasında gittikçe ivme kazanmıştır. Bu tarihten sonra mimari eserlerde görülen yoğun yapısallaşma, cami, medrese, saray, köşk benzeri yapıların duvar, mihrap, minber, pencere, süslemelerinde yoğunlaşma yaşanmış, bu eserlerin yazılarla süslenmesi, el yazmaların ciltlenmesinin, süslenmelerinin önem kazanması ile yaygınlaşmıştır.

 

15. yüzyılda Mısır ’da MEMLUK sanatçıları ayrı bir üslup geliştirmişlerdi. Uygurlardan gelen birikimlerini İran ve Arap İslam kültürleri ile tümleştiren Türk Tezhip sanatı Yavuz’un Memluk devletini ortadan kaldırması ve Mısırdaki sanatçıların Osmanlı sanatına katkıları ile güzel bir yorum daha kazanmış oldu. Osmanlılar Memluk ve Mısırlı tezhip sanatçılarının birikimlerini de kullanmaya başladılar.

14. ve 15. Yy da İran’da ve ardından Timurluların egemen olduğu Herat, Hive, Buhara, Semerkant gibi merkezlerde Tezhip Sanatı büyük gelişme göstermişti. [3] Herat’ta geliştirilen üslup daha sonra da İran tezhip sanatını büyük ölçüde etkilemişti. Osmanlı sanatçıları da 15.-16. Yüzyıllarda İran’la artan ilişkiler sonucunda Herat Okulu’nun birçok özelliğini yapıtlarında kullanmış, yeni bireşimler yaratmışlardı.

18. yüzyılda Osmanlı tezhip sanatı gerilemeye yüz tutmuş, klasik motiflerin yerini kaba süslemeler almaya başlamıştır. 19. yüzyılda ise sanatın hemen her alanını saran batı etkisi tezhibe de yansımış, örneğin Klasik dönemde tek olarak kullanılan çiçek motifleri vazolar, saksılar içinde buketler halinde görülür olmuştur

Dünya uygarlıklar tarihinde Türk Süsleme Sanatları’nın çok önemli bir yeri vardır. Türkler, Orta Asya’dan getirdikleri kültürlerini Anadolu’da da yüzyıllar boyunca çok başarılı bir şekilde sürdürmüşlerdir. Türkler, kendilerine has motifler oluşturdukları gibi başka ulusların kullandıkları [4]motifleri de alıp rahatlıkla kullanmışlar, kendi zevklerine uygun gelecek şekilde değiştirerek Türk sanatına uydurmuşlardır.[5]

Türkler, İslamiyeti kabul ettikten sonra Türk Süsleme Sanatları daha da çok gelişmiştir. Halı, Çini, Dokuma, Oymacılık, AHŞAP maden (lTombakçılık Sanatı) , hakkalık, nakkaşlık, Minyatürcülük, sedefcilik ve Taş ve Mermer İşçiliği, -kumas-ve-elbise  işçiliği, duvar nakışları ve Ciltçilik süslemeleri gibi...

Bunların içinde başlangıçtan beri kitap süsleme ve Ciltçiliğin çok önemli bir yeri vardır. Bu sanat dalına verilen önem, kitaba verilen önemden dolayıdır. Kitap süsleme ve Ciltçiliğin özellikle dini kitaplarda kullanılmış olduğunu tahmin etmek de zor değildir. Allah’ın Kelamını olabilecek en güzel şekilde yapmak,  dini eserleri kalıcı ve değerli kılmak, dini eserleri ve yazılarını mükemmel ve estetik olarak yazmak ve ciltlemek çabaları ayrıca Peygamberin dişlerini süslemek için doğan bir sanat olarak anlaşılan tezhip; Türk Süsleme Sanatı’nda en saygın sanat olarak kabul edilmiştir.

İslami devirlerde İslam sanatında resim yapmak “Allah’a rakip olmak” gibi değerlendirildiği ve günah sayıldığı için tezhip sanatında insan yüzü ve vücudunu betimleyen tasvirlerden kaçınılıyordu.  Bunların yerine çiçek ve hayvan motifleri stilize edilerek kullanımı yaygınlaşmıştı. Bu sebeple çiçek, bulut, geometrik şekiller, lale, vazo, kuş, ceylan gibi motifler kullanılmış olsa bile bu motifler ve desenlerdeki hayvan, bitki, kuş, çiçek desenleri dahi, ilk başta kesinlikle anlaşılamayacak kadar değiştirilmiş veya detaylar arasında zar zor fark edilecek şekilde yerleştirilmiştir.

 

Bu anlayışa rağmen gelişen Minyatür sanatında da sırf bu yüzden perspektif kullanılmamış, insan yüzleri ve vücutları doğal niteliklerinden farklı olarak betimlenmiş, mümkün olduğu kadar büyük boyutlarda çizimlerden kaçınmışlardır.

 

TEZHİP VE MÜZEHHİB İLE İLGİLİ BAŞLIKLARIMIZ

 

/tezhip-nedir-ve-turk-tezhip-sanatinin-tarihcesi/19065

/tezhip-sanatiterimleri- Serap-Cagrici/19068

turk-tezhip-sanatinin-genel-cizgileri/19015

tezhip-hat-bezeme-cilt/tezhip-turleri-ve-kullanilan-malzemeler/19069

/tezhip-hat-bezeme-cilt/meshur-hattatlarimiz-ve-ekolleri/2236

mesk-nedir-hattatlik-ve-muzikte-mesk/67402

/hattat- Şeyh-Hamdullah-ve-hattatlik-ekolu/2237

Ahmed Şemseddin Karahisârî ve Ekolü  

muzehhib-nedir/68565


Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirsiniz.
 
 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış