Hüseyin Siret Hayatı Servet- i Fünun

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 24 Şubat 2013 Pazar aaa Beğen

Hüseyin Siret

 

1872-1959) Şâir. İstanbul’da doğdu.
 
Hüseyin Siret Özsever, S. Mazhar Bey’in oğludur. Aksaray, Şehzadebaşı civarında Taşmektep’te ve Aksaray’da Medrese-i Hayriye’de iki sene okuduktan sonra kız kardeşinin kayınpederi başmabeyinci Osman Bey’in delâletiyle Mülkiye Mektebi’ne yatılı kaydedildi.   Orta kısmı bitirip yüksek kısımda da bir sene bulunduktan sonra zatürreeye tutulduğu için ailesi tarafından okuldan alındırdığından Mülkiye yüksek kısmını bitiremedi. [1]
 
İyileştiğinde yeniden Mülkiye Mektebi’ne dönmeyip Moda’da Frerler okulunda iki sene Fransızca tahsil etti. [2] Bu mektebi bitirdikten sonra sıralarda hariciye mektupçusu olan Münir Paşa’nın delâletiyle Hariciye Mektubî Kalemi’ne maaşsız olarak işe girdi.
 
Nafia (Bayındırlık) muhasebecisi Sadi Bey tarafından, ‘150’ kuruş maaşla Nafıa Tercüme Kalemi’nde çalıştı. Bu işe girdiğinde daha 17 yaşındaydı. Fakat siyasete atılmıştı ve Padişah’ın politikalarına muhalefet ediyordu.   İttihad Terakki’ye dâhil olan şair meşrutiyetin yeniden tesisi için yoğun faaliyet gösteriyordu. Abdülhamit’in hasmane siyasetine milletin iştirak etmediğini göstermek amacıyla İngiltere Sefiri’ne 70 civarında imzanın bulunduğu bir galibiyet temenni belgesi takdim ettiler.  Bu olay üzerine tutuklandı ise de daha sonra affedldi.  Daha sonra da 2. Abdülhamit'in siyasetine karşı olduğu için Hısnımansur'a (Adıyaman) tahrirat kâtibi tayin edildi (1897)  
 
Fakat Namık Kemal ve Ziya Paşa’nın hürriyet ideali hayallerini kışkırtmaya devam ediyordu. Aynı sebeplerle ve Sultan II. Abdülhamid’e karşı olduğu için uzun yıllar sürgünde yaşamak zorunda kaldı. Bir İngiliz gemisiyle önce Kahire’ye, gitti daha sonra Mahmud Celaleddin Paşa'nın daveti üzerine oradan Paris'e gitti.   Paris'teyken İstanbul hükümeti tarafından idama mahkûm edildi. Hüseyin Sîret, 1900 yılının sonbaharında Jön Türkler’in İngiltere/Folkstown merkezli yayın organlarından Osmanlı gazetesinin başyazarlığını üstlendi.[3]
 
Meşrutiyet'in ilanından (1908) sonra Türkiye'ye döndü. Vilayet mektupçuluğuna ve Hazinei Evrak Müdürlüğü'ne tayin edildi.  “İttihad Terakki’nin ‘üstü çizilecekler’ listesinde yer alan biri olarak, Babıâli baskını neticesinde yeniden ülke dışına çıkmak zorunda kaldı.”
 
İkinci sürgün yıllarında Cenevre, Selanik, Nis  ve İsviçre'ye gitti. [4] 17 yılı aşkın iki dönemli uzun sürgün hayatından sonra 1918’de Mütarekeden sonra İstanbul'a döndü.  Öğretmenlik ve Matbuat Umum Müdürlüğü yaptı. Biraz da sürgünde kalmanın sebebiyle uzun yıllar yapayalnız ve kendi köşesinde kaldı. İstanbul’da öldü.  1959 Rumelihisarı Mezarlığı’na gömüldü.
 
Asıl adı Hamdullah Siret olan şairin adını Tevfik Fikret Hüseyin Siret olarak değiştirmiştir.[5]Servet-i Fünun şairlerinden olan olan Hüseyin Siret Özsever. Tevfik Fikret’in tesirinde şiirler yazdı.  Birçok şiirlerinde ise Cenap Şahabettin izleri ve tesirleri görülmektedir. Hüseyin Sîret, çocuk denecek bir yaşta iken şiirle uğraşmaya başlamış olmasına rağmen, ancak 1896 yılında Servet-i Fünûn dergisinde yazmaya başladıktan sonra ve topluluğa dâhil olduktan sonra tanınmıştır.  Şiirlerinde aşk melankoli, buhran yalnızlık, hayattan şikâyet gibi ferdiyetçi konularda yazdı.  Şiirlerinde Dil ve şiir tekniğe önem verdi. Aşk, kadınlar, tabiat, gurbet, aile, özlem temalarını işleyen lirik şiirler yazdı.
 
Servet-i Fünûn şairleri içinde duygusal yönü ve lirizmi en belirgin şair olarak tanınmıştır. O, konularını özellikle his ve ince temalardan seçmiş; "aşk, kadın, aile, özlem, gurbet ve tabiat güzellikleri" üzerine şiirler yazmıştır. Bazı şiirlerinde doğa konusuna değinmiş olsa da tabiatla ilgili temalara çok fazla yer veren şiirler yazmamıştır.  Bazı şiirlerinde “ Ömer Senin “ Takma adını kullanmıştır. [6]
 
Lirik şiirler yazan Hüseyin Siret uzun yıllar sürgünde ve yurtdışında kaldığı için gurbet konuları şiirlerinde bariz bir şekilde göze çarpar. “Gösterdiği titizlik ve anlatım özellikleri bakımından, onun düzeyine erişememekle birlikte Sîret, Fikret'in peşindedir. O da, Fikret gibi, nazmın tekniğine ve dile titizlikle bağlıdır. "Sanat, sanat içindir." ilkesine bütünüyle sadık kaldığı için, onda, şiirin içeriği, genellikle bireysel bir manzara gösterir. Ona göre şiir, duygu ve hayal demektir. Cenap gibi yaratıcı ve zengin olmaktan çok, Fikret gibi zarif ve sevimli bir hayal gücüne sahip bulunan şairin, hislerinde sürekli bir hüzün ve elem sezilir. Bunun, yaradılışındaki özelliklerin olduğu kadar, hayatının karışık ve çok çileli geçmesiyle de yakın ilgisi bulunduğu kesindir.” [7]
 
H. Siret nesir alanında çalışmalar yayınlamıştır. Fakat bu çalışmaları kayda değer edebi  bir değerden uzaktır.  Adıyaman’da sürgünde iken Anadolu Mektupları başlığı altına alınabilecek beş adat mektup hazırladı. Bu mektuplarında memurların yolsuzluklarına hazıra konma alışkanlıklarına, rüşvete düşkünlüklerine değinmişti.[8]Bu yazıları o yıllardaki Anadolu halkını ve hayatını  ortaya koyması bakımından önem taşır
 İlk şiirlerinde Servet-i  Fonundaki diğer şairler gibi süslü, ağdalı ve ağır bir dil kullanmıştı. Arapça ve Farsça kelimeler terkip ve tamlamalara yer veriyordu.  Mili edebiyat hareketinden sonra Son şiirlerinde, hece ölçüsü ve sade Türkçe ile yazmayı denedi. Kıvılcımlı Kül" adlı eserindeki i şiirler, sade bir dille ve bazıları hece vezni ile yazılmıştır.  Başlangıçta aruz ölçüsüne bağlı olan şair 1911 yılından sonra yazdığı şiirlerinde zaman zaman hece ölçüsüne ve sade dile yönelmiştir.
 
Servet-i Fünûn topluluğunun hayattan en son ayrılan temsilcisidir. Asıl adı Hamdullah Sîret'tir.
Şiir kitapları: 1. Leyâl-i G i rızân (1909), 2. Bağbozumu (1928), 3. Kıvılcımlı Kül (1937), 4. Kargalar (1939), 5. İki Kasi­de (1942), 6. Bir Mektubun Cevâbı (1948) [Yeni Yayınlar Mart-1960 sayısında kitaplarının tam listesi vardır.[9]
 
Turan Karataş şairin hayatı üzerinde bir tez çalışması yapmış ve bu çalışmayı da bastırtmıştır.  “Turan Karataş, Hüseyin Siret,Timaş Yayınları,2011,192 sayfa”[10]
 
 
[1] Cem YAVUZ, Hüseyin Siret Özsever, http://www.chronicledergisi.com/
[2] Cem YAVUZ, Hüseyin Siret Özsever, http://www.chronicledergisi.com/
[3] Cem YAVUZ, Hüseyin Siret Özsever, http://www.chronicledergisi.com/
[4] Cem YAVUZ, Hüseyin Siret Özsever, http://www.chronicledergisi.com/
[5] http://www.turksanatmuzigi.org/sair/331-huseyin-siret-ozsever
[6] http://www.turksanatmuzigi.org/sair/331-huseyin-siret-ozsever
[7] http://www.turksanatmuzigi.org/sair/331-huseyin-siret-ozsever
[8] Asım Öz, Turan Karataş'la Hüseyin Sîret üzerine, http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=154574
[9] Cem YAVUZ, Hüseyin Siret Özsever, http://www.chronicledergisi.com/
[10] Cem YAVUZ, Hüseyin Siret Özsever, http://www.chronicledergisi.com/

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 



Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...