Şahabettin Süleyman Hayatı ve Eserleri



Şahabettin Süleyman, (d. 1885 İstanbul - ö. 1921 İsviçre Fecri Ati  topluluğu üyesi şair ve yazar.

Şahabettin Süleyman 1885 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Babası, Süleyman Şevket Bey, İzmir Defter-i Hâkânî müdürüdür. Babası Süleyman Şevket Bey, 1717–1718 yıllarında Türkmenistan'­dan gelerek Sındırgı-Bigadiç civarına yer­leşen Çavdarlı Ali Ağa hanedanına men­sup bir aileden gelmektedir. [1] Şahabettin Süleyman, ailenin en büyük oğlu olarak dünyaya gelmiş; Kardeşleri Memduh Süleyman ve Rıza Çavdarlı da yazar olarak kabul görmüşlerdir.

Çocukluğu İstanbul ve İzmir’de[2] geçen Şahabeddin Süleyman müreffeh bir ialeye mensup olduğu için iyi bir eğitim görmüştür.  Ortaöğrenimini 1904 yılında İzmir İdadisi’nde tamamlamış, Lise yıllarında iken  devrin şartları gereği moda olan  Batı edebiyatını izleyecek kadar iyi bir düzeyde  Fransızca öğrenmiştir.  Lise yılları onun edebi anlamda kendini  gömstermeye başladığı yıllardır.  İlk yazısı da İzmir de ve lisede iken  1903 yılında İzmir’de yayımlanan “Ahenk” adlı dergide çıkmıştır.  Bu yazısı “Ceriha-i Namus” adlı öyküsüdür.[3]  Yazı hayatını yine İzmir'deki Hizmet, Hafta­lık İzmir (İzmir), 11 Temmuz veSedat gazetelerinde  bir müddet devam ettirdi.  

1904 yılında İzmir İdâdîsini bitiren yazar , İstanbul’a gelerek Mekteb-i Mülkiyye'ye kaydolur. Bu okuldan  1908 yılında mezun olduktan sonra  , Eylül 1908'de  Maarif Nezâreti İzmir Tedrîsât-ı İbtidâiyye kâtipliğine tayin edilerk ilk resmi görevine başlar.  Babası Süleyman Şevket Bey, o sene hayatını yitirmiştir.  Daha sonra  İzmir’den İstanbul’a gelerek  Vefa İdâdîsi Fransızca muallimliği ve müdür muavinliğine getirilmiş ve öğretmenlik vazifesine atılmıştı.  Babasının ölümü üzerine ailesinin en büyük ferdi olarak ailesinin geçimini üstlenen Şahabettin Süleyman, Vefa İdadisi’nde Fransızca öğretmenliği ve müdür muavinliği yaptığı sıralarda II. Meşrutiyet’ te ilan edilmiş ortaya çıkan basın ve yayın özgürlüğü yıllarında  İstanbul’da yayımlanmaya başlayan çok sayıdaki gazete ve dergiye yazılarını göndermeye başlamıştı.   

O yıllarda Yakub Kadi (Karaosmonoğlu), Şehabeddin Süleyman, Cemil Süleyman (Alyanakoğlu), Köprülü-zâde mehmet Fuad, Müfid Râtib, Refik Halid (Karay) gibi  genç şair ve yazarlar  o yıllarda popülerliğini muhafaza eden   Edebiyatt-ı Cedidecilere karşı dağınık bir tepki gösteriyorlar  bir araya gelerek edebi çalışmalarını bir düzene koymak ihtiyaını hissediyorlardı.   Bu gençler 20 Mart 1919 tarihinde, İstanbul’da çıkmakta olan Hilâl gazetesinin matbaasında ilk toplantılarını yapmışlar aralarına Edebiyatt-ı Cedide’nin  genç üyeleri Celâl Sâhir, Faik Ali ve Ahmed Samim’i de almışlardı. [4]Bu toplantıda, kendi edebiyat ve sanat eğilimlerini temsil eden  bir edebi topluluk kurulmasına karar vermişlerdi. Şehabeddin Süleyman bu yıllar arasında edebiyat öğretmeni olarak görev yapıyordu.

Böylece 1909 yılında kurulan Fecri Ati Topluluğunun  kurulmasında aktif bir rol almış,  . Fecr-i Ati (Geleceğin Ateşi) adını alan topluğun “Sanat şahsî ve muhteremdir” sloganını ortaya atan bir yazar olarak[5] dikkat çekmişti.  Fecr-i Aticiler çıkarmayı düşündükleri dergiyi yayımlayamayınca “Şiir ve Tefekkür” (2–9 Eylül 1909) ile “Jale” (25 Kasım 1909) dergilerini yayımlamaya başladı.


1910 yılında idadilerin 6. ve 7. sınıfları için “Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye” adlı edebiyat tarihi kitabını yayımladı.  Bu kitabı daha sonra geliştirerek  Mehmed Fuad'ın da (Köprülü) imzasıyla Yeni Osmanlı Târîh-i Edebiyyâtı adlı  sultaniler için hazırlanmış olan bir ders kitabı haline getirmişti.

Fakat   Vefa Lisesinde iken  temsil ettirdiği “ Çık­maz Sokak “ adlı piyesinde “ Ahlaka mugayir konuları yaymak “ suçlamaları yüzünden Vefa İdadisi’ndeki görevinden görevin­den uzaklaştırılmıştı. Mayıs 1910).[6]

Bu sırada siyasetle ilgilenmeye başlamış, Başlangıçta İttihat ve Terakki taraftarı olmuştu. Fakat arkadaşı Ahmet Samim’in İttihatçılar tarafından  öldürülmesi üzerine bu cemiyetten uzaklaşarak İttihat ve Terakkiye muhalif bir çizgiye girmişti.  Osmanlı Demokrat Fırkası ’na katıldı ve Osmanlı Demokrat Fırkası’nın diğer yayın organ ları olan  Yeni Ses veMuahede gazetelerinde başyazar olarak İttihat ve Terakkiye olan muhalif tavrını devam ettirmişti.  Bu yıllar  arasında Yeni Ses ve Muahede gazetelerinde başyazarlık yapmaktaydı.

Öğretmenlik görevinden atıldıktan sonra  on bir ay açıkta kalan yazar,  Nisan 1911'de İs­tanbul Mekteb-i Sultanîsi lisân-ı Osmânî muallimliğine getirilmiş ve bu tarihte yeniden öğretmenliğe başlamıştı.

Bu yıllarda yazarlık kariyerinde adımlar atmak istiyordu. . 1912 yılından itibaren “edebi müdürü” olduğu “Rübab” adlı bir haftalık dergi çıkarmaya başlamıştı. Bu dergiyi Türk edebiyat tarihinde meşhur kalem savaşlarının alanı haline getirmeyi başarmıştı. Rübab dergisi yayımlandığı dönemde Şehabeddin Süleyman’ın  ortaya çıkarttığı bu kalem savaşları ile popüler oldu.  Bu dergide bir yandan Fecri Ati’ye bağlı olduğunu göstren yazılar yayımlıyor, diğer yandan da devrin diğer edebi toplulukjları ile danışıklı döğüşler yaparak yeni edebi toplulukların kurulmasına hizmet etmeye  çalışıyordu.

Kendilerini “Nayiler” olarak tanıtan “Nesl-i Ati” (yeni nesil) sanatçılar ile Fecr-i Ati sanatçıları  Rübab Dergisi etrafında bir kalem savaşına girmişlerdi.  Şehabeddin Süleyman Fecri Atici olarak gözüküyor ama el altından da Nayicileri destekliyor ve yönlendiriyordu.  [7]Mevlana’dan ilham alan bu gençlere Mevlevilerin sembolü neyden ötürü “Nayiler” adı verilmiş, Nayiler isimlerini duyurabilmek için  Fecr-i Âtî’ye karşı cephe almışlar ve onların açıkları üzerinde tartışmalara girmişlerdi.  Nesl-i Âti’nin hamisi esasında Fecri Ati taraftarı gibi davranan Şahabettin Bey’di.[8]

Nayiler ve Fecr-i Aticiler arasında cereyan eden bu kalem savaşlarından sonra Rübab dergisinde  ceryan eden İkinci kalem savaşı ise Şahabettin Süleyman’ın derginin 51. sayısında Şahabettin Süleyman Hüseyin Rahmi’nin “Cadı” adlı eserini ağır bir dille eleştirmesiyle başlamıştı. [9]

II. Meşrutiyet’ten sonra İstanbul’da kurulan “Dârü't Temsîl-i Osmânî” ve “Yeni Tiyatro Cemiyeti” gibi kuruluşların edebi heyetinde de  yer almıştı.[10]

1914'te Dârülmu-allimîn-i Âliye'de edebiyat ve Fransızca mu­allimliği yanında müdür muavinliği de yap­tı. Son resmî vazifesi 191S'te tayin edildi­ği Galatasaray Mekteb-i Sultânîsi'nde ede­biyat ve İstanbul Sultânîsi'nde edebiyat ve felsefe öğretmenliği olmuştu.

1914 yılında Vezir Köse Raif Paşa’nın kızı İhsan Raif Hanım ile evlendi. İhsan Raif, dönemin tanınmış kadın şairlerindendi.  Tatillerini her sene İsviçre’de geçirmeye başlayan Şahabettin Süleyman ve  Raif Hanım’ın son İsviçre gezisi  1921 yılında gerçekleşti. Evli çift  1921 yılında  Davos-Platz kasabasında tatilde iken  Şehabeddin Süleyman orada  İspanyol gribine yakalanarak 1921 yılında hayatını kaybetti.

Nurhan Şeşen onun yazmış olduğu  tiyat­roları üzerinde  bir mezuniyet tezi hazırladı . Dergilerde  yayınlanan hikâyeleri, mensureleri, edebî tenkitleri Emil Faguet'den Aşk: Nesâyih-i Aşereden adlı çevirisi ba­sıldı. (1911).




EDEBİ KİŞİLİĞİ

İlk yazısını 1903 yılında Ahenk” adlı dergide çıkarmış yazılarını  Büyük Duygu, Çocuk Duygusu, Do­nanma, Gençlik (İzmir), İkdam, Genç Kalemler, Hak, Hakk'ın İlâvesi, İctihad, İştirak, Karagözün Salnamesi, Musav­ver Erganun, Musavver Eşref, Musav­ver Hâle, Musavver Muhit, Mehâsin, Nevsâl-i Millî, Nihâi, Piyano, Rübâb, Resimli İstanbul, Resimli Kitab, Resim­li Roman, Süha, Servet-i Fünûn, Sabah Gazetesi, Sadâ-yı Millet, Safahât-ı Şiir ve Fikir, Şehbâl, Tenkit, Teminat Ga­zetesi, Yeni Nesil gibi gazete ve dergi­lerde devam ettirmişti. [11]

Sehâbeddin Süleyman 1909 ta­rihinde  kurulan  Fecr-i Âtî'nin öncü kuru­cularından, olmuş Nayiciler ve Nesli Atici topluluklarının kurulmasında ve tanınmasında  aktif rol oynamıştır.  Fecri Ati içinde tiyatro, hikâye, mensur şiir ve eleştiri yazılarıyla tanındı.

Hikâye, mensure ve piyeslerinde aşk, kıs­kançlık, ihanet, ihtiras, aile içi geçimsiz likler, çocuk sevgisi, sanat ve meslek gay­reti, siyasî çekişmeler, istibdat, taassup, aydın-halk-yönetici anlaşmazlığı, nesil ve kültür farklılıklarının doğurduğu sorunlar gibi temaları işledi.”[12]

Fecr-i Âtî'nin çı­karmayı düşündüğü dergi yayımlanamayınca bunun yerine çok kısa ömürlü Şiir ve Tefekkür ile (2–9 Eylül 1909) Jale (25 Kasım 1909) mecmualarını neşretti. Edebiyatımızda  yayımlandığı dönemlerde oldukça popüler olan RÜBAB  dergisini çıkardı ve yönetti.


Eserleri: 

Rehber-i Erib-Kûmil: Bir Mu­allimin Şâkirdlerine Dersleri (I-III, 1910, ilk iki cildi Brunot'dan tercüme ve adap­te, III. cilt Türkçe parçalardan oluşan an­tolojidir); Târîh-i Edebiyyât-ı Osmâniy­ye (1910); Nâmık Kemal-Karabelâ Mü­nasebetiyle (1911; Nâmık Kemal'in ese­rini tenkit ederek onun tiyatro yazan, ro­mancı, tenkitçi ve şair sayılamayacağını ileri sürmektedir); Sanat-ı Tahrîr ve Ede­biyat (1911); Resimli Muktatafât (I-III, 1911–1912, antoloji);Meşrûtiyette Ter­biye-! Etfâl (1912, Mehmed Fuad ile bir­likte); Ma'lûmât-ı Edebiyye (MI, 1912–1913, Mehmed Fuad ile birlikte); Osman­lılıkta Vâhime-i Mes'ûiiyyet (1913); Abdülhak Hâmid: Hayatı ve Sanatkâr (1913); Yeni Osmanlı Târîh-i Edebiyyâtı (1914, Mehmed Fuad ile birlikte).[13]

Ti­yatroları: Fırtına (1910); Ben... Başka! (1911, Tahsin Nâhid ile birlikte); Çıkmaz Sokak (1911); Kösem Sultan (Rübâb dergisinde 1912'de kısmen tefrika edilen eser İnci Enginün tarafından yayımlan­mıştır: Ankara 1990).

 

 




  • [1] NazIm H. Polat Şahabettin Süleyman, TDV İA, 38
  • [2] https://ww1.edebialem.com/sahabettin-suleymanin-hayati.html
  • [3] NazIm H. Polat Şahabettin Süleyman, TDV İA, 38
  • [4] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyad/487-fecri_ati_d%C3%B6nemi_devrin_siyasi_ortami_ve_kaynakca.html
  • [5] Yakup Kadri Karaosmanoğlu, "Şehâbeddin Sü­leyman Bey", Hevsâl-i Millî, İstanbul 1914, s. 149; a.mlf., Gençlik ve Edebiyat Hatıraları, An­kara 1969, s. 29-56; 
  • [6] NazIm H. Polat Şahabettin Süleyman, TDV İA, 38
  • [7] M. Halil SAĞLAM, II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ TÜRK BASININDA “RÜBAB” DERGİSİNİN YERİ VE ÖNEMİ, https://sbe.balikesir.edu.tr/dergi/edergi/c12s21/makale/c12s21m28.pdf
  • [8] M. Halil SAĞLAM, II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ TÜRK BASININDA “RÜBAB” DERGİSİNİN YERİ VE ÖNEMİ, https://sbe.balikesir.edu.tr/dergi/edergi/c12s21/makale/c12s21m28.pdf
  • [9] M. Halil SAĞLAM, II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ TÜRK BASININDA “RÜBAB” DERGİSİNİN YERİ VE ÖNEMİ, https://sbe.balikesir.edu.tr/dergi/edergi/c12s21/makale/c12s21m28
  • [10] https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eahabettin_S%C3%BCleyman
  • [11] NazIm H. Polat Şahabettin Süleyman, TDV İA, 38
  • [12] NazIm H. Polat Şahabettin Süleyman, TDV İA, 38
  • [13] NazIm H. Polat Şahabettin Süleyman, TDV İA, 38

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış