İrâd-ı ve İrsal-ı Mesel Söz Sanatı Örnekleri ( İzahlarıyla)


Esa
25.4.2020


İrâd-ı  ve İrsal-ı Mesel   Söz Sanatı Örnekleri ( İzahlarıyla)

 

İrâd-ı Mesel  ve İrsal –ı  mesel eş anlamlı  ve eş görevli söz sanatı  olmaktadır.  

Bir fikri ispat için misal getirme,  ifadeye güç katmak için atasözü ve özdeyiş gibi özlü bir söz kullanma,  misal getirerek ifadeyi güçlendirmek ve ispatlamak için uygun bir misal verme

  “Söylenen bir düşünceyi inandırmak ve pekiştirmek amacıyla söze bir atasözü ya da atasözü değerinde bir örnek katmak.”  “Açıklama ve pekiştirme amacıyla söz arasında mesel ve vecize söyleme sanatı” [1]  “ şiirde veya nesirde bir fikri, bir görüşü ispat etmek, açıklamak, söze kuvvet ve güzellik katmak amacıyla söz arasında atasözü, vecize, hikmetli sözler, deliller ve misaller getirme sanatı”  dır. [2] ( Bkz  /irsal-i-mesel-nedir-ve-ornekleri/47593, Bkz /-irâd-i-mesel-nedir-ve-ornekleri/68381)

 

Allah'a sığın şahsı halimin gazabından

Zîrâ yumuşak huylu atın çiftesi pektir        Ziya PAŞA

 

Miyân-ı güft ü gûda bedmeniş îhâm eder kubhun

Şecâat arzederken merd-i kıbtî sirkatin söyler          Koca Râgıb Paşa

( Kötü insanlar konuşurken sözleriyle kendi kötülüklerini ele verirler.  Bir hırsız kendisini överken çalıp çırptıklarını anlatır. )

 

Âyînesi iştir kişinin lâfa bakılmaz

Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde :  Ziya Paşa

( Kişinin sözleri kişinin karakterinin aynasıdır. Lafa değil yapılan işe bakılır. İnsanın rütbesi ve aklı yaptığı işten belli olur. )

 

Sözde  darbü’l mesel irâdına söz yok ammâ

Söz odur âleme senden kala  bir darb-ı mesel ( NABİ )

( Sözde bir darb-ı mesel kullanmak güzeldir ama ama asıl güzel söz, senden insanlığa bir darb-ı mesel kalmasıdır.)

 

Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdir

Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötekdir  Ziya Paşa

( İyi söz ile uslanmayanı ikaz etmek gerekir. İkaz ile uslanmayanların da hakkı dayaktır. )

 

Ragıbâ düşmenin aldanma tevâzû’larına

Seyl divârın ayağın öperek hedm eyler        Koca Rağıp Paşa

( Ey Ragıp düşmanın  alçak gönüllü durduğuna aldanma, sel bile duvarın ayağını öperek uçurur) .

 

Geldimse ne var ben şuarâ bezmine âhir

 Âdet budur âhirde gelir bezme ekâbir    Nev‘î

( Şairler meclisine geç geldim ise ne gam,  âdet budur ki en usta olanlar meclise geç gelirler. )

 

Cihân-ârâ cihân içindedir arayı bilmezler

O mâhîler ki deryâ içredir deryâyı bilmezler ( HAYALÎ )

( Cihanın güzelliği cihanın içindedir, tıpkı denizin içindeki balığın denizi bilmediği gibi güzelliği bilmezler )


Āşıḳa cānından ise vaṣl·ı cānān ṭatludur
Cümlesinden derd-mend olana dermān ṭatludur   Necati


Ben üzümüñ ṣuyın severem sōfī dānesin

Zīrā kimi ḳızını sever kimi anesin                         Necati

( Ben üzümün suyunu severim sofu ise tanesini. Ne demişler kimi anasını sever kimi ise kızını )


Ey gül severse ṭañ mı zenaẖdānuñı göñül

Bülbül cihāna virmez imiş āşiyānesin               Necati


Cedvelden iñen çıḳma ki pergāra çekerler
Ṭoġrı yolına gitmeyeni dāra çekerler              Necati


Atalardan kalma söylenen sözdür
Su yokuş yukarı çıkmaz demişler
Kamil Hak'la meşgul işi niyazdır
Cahilin kusruna bakmaz demişler    Aşık Deli Hazım -

 



[1] https://islamansiklopedisi.org.tr/irad-i-mesel

[2] İSMAİL DURMUŞ, https://islamansiklopedisi.org.tr/irsal-i-mesel#1

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış