Koçaklama Örnekleri


Esa
10.11.2019
 
 
Koçaklama (Çıktım Dağın Başına)
 
Çıktım dağın başına da
Adım kazdım taşına
Ölüm namert belalımdır
Bakmaz gözüm yaşına
 
Bu dağların rüzgarından
Hoştur aman benim başım hey
Ölüm düşme peşime
Gençtir daha benim yaşım
 
Düz ovaya inilir mi
Ölüm yıldı sanılır mı
Düşman sinmiş yolun gözler
Bile bile yanılır mı
 
Günü gelince onar yüzer
Biner biner ölürüz
Vuruşmaktır aslımız bizim
Döner döner ölürüz
 
İsmail Uyaroğlu
Grup Yorum tarafından bestelenmiştir
 
   GELİR
 
           Her köyün bir ağası var
           Ehmeh verir aşa gelir
           Karsın Çamurlu köyünden
           Gül Ahmet Bey başa gelir.
 
           Namerd garşılıgı güder
           Gören desin hakkın öder
           Ufacıh bir eylih eder
           Sonra dile dişe gelir.
 
           Merd adamlar gelir göze
            Sözü doğru söyler üze
           Cimgir adam düşer düze
           Müsafiri başa gelir.
 
           Her ağanın devri çağı
           Sofrasında balı yağı
           Serilidir ağ otağı
           Garipler hemeşe gelir.
 
           Gül Ahmed Beyin şanını
           Unudmam nimet Hanım
           Âşık ilham destanı
           Söyledihçe coşa gelir.
 
 
Not: Âşık bu parçayı Kızgüllü Makamı ile söylemiştir.
 
 
 
Ehl-i islam olan işitsin bilsin
 
Ehl-i İslam olan işitsin bilsin
Can sağ iken yurt vermerih düşmana
İsderse Uruset ne ki var gelsin
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
 
Kurşanıf gılıcı geyinin donu
Gavga bulutları sardı her yanı
Doğdu koç yiyidin nam alma günü
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
 
Asger olan bölük bölük bölünür
Sandız mı ki Kars galası alınır
Boz atlar üsdünde kılıç salınır
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
 
Kavga günü namerd sapa yer arar
Er olan göğsünü düşmana gerer
Cem-i ervâh biznen meydana girer
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
 
Hele Al Osman’ı görmemiş zorun
Din gayreti olan tedarik görün
At tepin baş kesin kazagı gırın
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
 
Benasfer’di bilin Urus’un aslı
Orman yabanisi balıhçı nesli
Hınzır sürüsüne dalıf kurt misli
Can sağ iken yurt vermeniz düşmana
 
Şenlik ne durursuz atlara minin
Sıyra gılıç düşman üsdüne dönün
Artacahdır şanı bu Al Osman’nın
Cağ sağ iken yurt vermeniz düşmana   
 
AŞIK ŞENLİK (97)
 
 
Koçaklama
 
İki koçak bir araya gelende
Görelim ne içler meydan içinde
Kesilir kelleler boşalır kanlar
Yeğin olta leşker meydan içinde
 
Oklar uçup gider şabanlar gibi
Merd de aştp gider aslanlar gibi
Kılıçlar oynaşır ceylanlar gibi
Kesilir ne başlar meydan içinde
 
Yiğitler çağrışır yaman gün olur
Allah Allah derler yüksek ün olur
Çarba çarba döğüşicek bun olur
Hasmın arar koçlar meydan içinde
 
Köroğluyum medhim merde yeğine
Koç yiğit değişmez cengi düğüne
Sere serpe gider düşman önüne
Ölümü karşılar meydan içinde
                                  (Köroğlu)
 
KOÇAKLAMA –
 
Benden selam olsun Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir
 
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Delik demir çıktı mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır
 
Köroğlu düşer mi gene şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kırat köpüğünden düşman kanından
Çizme dolup şalvar ıslanmalıdır
                                                      Köroğlu
 
Koçaklama
 
Şahlar şâhı divan açar
Divan gümbür gümbürlenir
Merd dayanır nâ-merd kaçar
Meydan gümbür gümbürlenir
 
Yiğit kendini öğende
Oklar menzili döğende
Şeş-per kalkana değende
Kalkan gümbür gümbürlenir
 
Ok atılır kal’asından
Hak saklasın belâsından
Köroğlu’nun nârasından
Her yan gümbür gümbürlenir
                               ( Köroğlu )
 
KOÇAKLAMA –
 
Benden selam olsun Bolu Beyi’ne
Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır
Ok gıcırtısından kalkan sesinden
Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir
 
Düşman geldi tabur tabur dizildi
Alnımıza kara yazı yazıldı
Delik demir çıktı mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır
 
Köroğlu düşer mi gene şanından
Ayırır çoğunu er meydanından
Kırat köpüğünden düşman kanından
Çizme dolup şalvar ıslanmalıdır
 
                                                     Köroğlu
 
Apalak (Bir Vuruşta Düşmanların)
 
Bir vuruşta düşmanların ikiye
Yarın aslanlarım derdi Apalak
Serden geçin yaraları yarayla
Sarın aslanlarım derdi Apalak
 
Halep'in Antep'in soyun keserim
Cehd edersem Elbistan'ı basarım
Bağdat kapısına kilit asarım
Varın aslanlarım derdi Apalak
 
Hersinen mi geldin hey beyin oğlu
Zennettin Hasan'in kolları bağlı
On beş oğlun vardı başları tuğlu
Yürün aslanlarım derdi Apalak
 
Ordu geldi karşımıza düzüldü
Alnımıza kara yazı yazıldı
Yekbıyık vuruldu ordu bozuldu
Kırın aslanlarım derdi Apalak
 
Dadaloğlu'm söylemezdin hileyi
Alişanlı beyi buldu belayı
Vurup da düşürdü Halit Köle'yi
Vurun aslanlarım derdi Apalak
                                                     Dadaloğlu
 
Avşarların Tecirlilerle Kavgası
 
Elbistan Ovasına bir aslan geldi
Ecelin ağzına geliyor Çerkez
Aldı mızrağını çıhdı meydana
Bel ver Danac'oğlu varıyor Çerkez
 
Daha ilk kavgası bulman mahana
Tahım goyduh Gader Hüyü'nden Cehan'a
Gazın derneğe dayanır mı saltana
Seçip kılavuzunu vuruyor Çerkez
 
Anası Torun babası Hall'İbrahim Bey oğlu
Verin yalman mızrağını eline uçları tuğlu
Babalı boynuna Murat Bey Hall'oğlu
İki bayşın hökmünü de veriyor Çerkez
 
Sizde yok muydu Firek barıdı
Yitirmiş Tecirli'yi arar Cerit'i
Unutdun mu gavah boylu Halıd'ı
Geçmiş gün hayfını alıyor Çerkez
 
Der Dadal'ım der de hiliye gitme
Gözünle gördüğünü Hak inkar etme
Baban Koca Topuz'un hakkın unutma
Doldurup veriyor Çerkez
 
Dadaloğlu
 
Cerid'in Göçü Üğründü Geldi
 
Cerid'in göçü de üğründü geldi
Avşar'ın gafleti sinemi deldi
Gözü kanlı yiğit komadı kırdı
Boz Kartal'a pay pay oldu ölümüz
 
Cerid'in uyluğu duruyor atta
Avşar'ın hopuru var Yarsuvat'ta
Biz bu öğüt ile kurtulmak dertte
Nerde kaldı akıllımız delimiz
 
Dadaloğlu bu iş böyle olmadı
Akıllımız delimize uymadı
Bre Cerid burda yerin kalmadı
Urumeli Kırşehir'dir yolunuz
                                              Dadaloğlu'
 
Elem Geldi Elde Değil Gaziler 1
 
Elem geldi elde değil gaziler
Akar gözüm yaşı çağlar ne deyim
Sağ selamet geçticeğim Binboğa
Sual eyler benden dağlar ne deyim
 
Deh bire deh bire nazlı kır atım
Yarsuvat'ta kaldı atım pusatım
Gelinler dul kaldı yavrular yetim
Gelir babam diye ağlar ne deyim
 
Elde gezer çok yiğitin cıdası
Kara geldi bin iki yüz senesi
Koc'Aslan Kenan'ın Elif anası
Çıkar yollarımı bağlar ne deyim
 
Gelin yarenlerim yanıma gelin
Beni sağ komayın bir kılıç çalın
Sekiz yüz çadırda sekiz yüz gelin
Al çıkarır kara bağlar ne deyim
 
Der Dadal'ım yoramadım düşleri
Dikemedim şehidime taşları
Yarsuvat'ta olup bitenleri işleri
Sual eyler benden sağlar ne deyim
 
Dadaloğlu
 
Gitti Cerit Gitti Gider Avşarlar
 
Gitti Cerit gitti gider Avşarlar
Gider oldu namusumuz arımız
Kavga kuruldu da kılıç çalındı
Hey ağalar nere vardı yarımız
 
Ağamız da çadırını tutardı
Kabudunu dal boyuna atardı
Her birimiz bin atlıya yeterdi
Dövüşerek ölemedi varımız
 
Dadaloğlu'm şu dağlara varınca
Korkarım yurtları ıssız kalınca
Saçılıp da Binboğa'ya konunca
Yaylalara dokunmazdı serimiz
 
Dadaloğlu, Yaşamı ve Şiirleri, Öner Yağcı, İleri Yayınları, No.108, Birinci Basım, Ekim 2006, s.113
 
Karadağ Koçaklaması
 
Karadağda asker sesi geliyor
Ordu hücum etmiş Kars'ı alıyor
Korkudan düşmanın ödü çatlıyor
 
Vurun evlatlarım Allah aşkına
Şehit olanımız cennet köşküne
Atın aslanlarım Allah aşkına
Şehit olanımız cennet köşküne
 
Kars'ın kalesinde Aktaş gölünde
Asker ilerliyor gümrü yolunda
Halit Paşa önde tüfenk elinde
 
Vurun evlatlarım Allah aşkına
Şehit olanımız cennet köşküne
Atın aslanlarım Allah aşkına
Şehit olanımız cennet köşküne
 
Halit Paşa der ki durmayın atın
Düşmanın da kökü gelsin büsbütün
Bozulmuş ordusu kaçıyor tutun
 
Vurun evlatlarım Allah aşkına
Şehit olanımız cennet köşküne
Atın aslanlarım Allah aşkına
Şehit olanımız cennet köşküne
 
Aşık Cevlani
Sarıkamış
Halit Paşa destanından alıntıdır.
 
Koçaklama
 
Yiğitlerin bir bir görün boyunu
Arslana benzeyen güzel huyunu
Aldı birincilik Kars'ın oyunu
Onlara her zaman sahabet ister
 
Hepsi de eşsizdir sıradağ gibi
Urbalar nakışlı bahar bağ gibi
Ebedi sönmeyen bir çırağ gibi
Ayrı gayrı yoktur tek millet ister
 
Bu Dursun Cevlani Akyar köyünden
Irkımız ayrılmaz arslan soyundan
Kurtulmak istersek bu harb oyundan
Şahı Merdan gibi keramet ister
 
Aşık Cevlani
Karslı Halk Ozanı Aşık Dursun Cevlani (Milli Kültürümüzdeki Yeri), hazırlayanlar Fikret Cevlani ve Halil Kaya, Ankara, 1999, s. 48.
 
Kozanoğlu İle Necip Paşa
 
(Necip Paşa)
Yozgat tarafından çıktı bir paşa
Avşar'ınan Kürt'ü yaktı ateşe
Dövüşün dövüşün  çıkaman başa
Sen de gönlünle gel ey Kozanoğlu
 
(Kozanoğlu)
Kozanoğlu'yum ben sırta kaçarım
Ağzımdan burnumdan köpük saçarım
Bir varırsam bin taneni biçerim
Beri gel hasmını gör Necip Paşa
 
(Necip Paşa)
Sen bir boz ağaçsın ben yeni balta
Dövüşün dövüşün sen giden alta
Boynuna takarım demirden halka
Sen de gönlünle gel ey Kozanoğlu
 
(Kozanoğlu)
Kozanoğlu'yum ben okur yazarım
Atamdan dedemden serbest gezerim
Bir varırsam bin taneni ezerim
Beri gel hasmını gör Necip Paşa
 
(Necip Paşa)
Askerim çekerim dağın ardına
Seni yakarım da ateş oduna
Öldürür de arp'ekerim yurduna
Sen de gönlünle gel ey Kozanoğlu
 
Dadaloğlu'nun Hayatı Hakkında Tespitler
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış