Mürâca’a Koşmalar ve Örnekleri


Esa
27.5.2020


Mürâca’a Koşmalar ve Örnekleri

 

Edebiyatta mürâca karşılıklı konuşma şeklinde yazılmış manzumeleri ifade eder. Bu tip manzumelerde “dedim”, “dedi” şeklinde dönüşler olmaktadır. Bu nedenle “karşılıklı konuşmanın nakledilmesi “ şeklinde yazılmış gazeller ve koşmalar, müracaa, gazel veya müracaa koşma olarak adlandırılır.

Müracaa koşmalar diğer gazel veya koşmalara nazaran konuşma diline yakın bir sade dille yazılmışlardır. Yazanın ve cevap verenin konuşmaları veya karşılıklı deyişmeleri şeklinde yazılmış olan bu manzumelerde en çok aşk konusu işlenmiştir.  Bu tip konuşmalar edebiyatımızda eskiden daha çok yaygınken günümüze kadar da azalarak devam etmiştir.

 

Dedim dilber cemalin eyle ayan

Dedi aşık mısın ya ne sorarsın

Dedim kaküllerin olmuş perişan

Dedi olmuş ise sen mi tararsın

 

Dedim cana yeter çektim hicranın

Dedi hiç göğsünde yok mu imanın

Dedim eller sarar ince miyanın

Dedi elem çekme sen de sararsın

 

Dedim lebin sükker midir bal mıdır

Dedi bana edeceğin al mıdır

Dedim benden gayrı soran var mıdır

Dedi var mı yok mu sonra duyarsın

 

Dedim aşk ile yandı bu can ü ten

Dedi seni vaslımla ederim şen

Dedim Gevheri'ye hercayisin sen

Dedi bencileyin sen çok ararsın     Aşık Gevheri Hayatı ve Ozanlığı (18yy)

 

 

Dedim dilber dîdelerin kan olmuş

Dedi çok ağladım sel yarasıdır

Dedim beyaz gerdân çâk çâk olmuş

Dedi zülfüm değdi kıl yarasıdır

 

Dedim dilber sana yazılsın kanım

Dedi niçün böyle dersin sultânım

Dedim neş’e vermiş ince miyânın

Dedi ki sen sardın kol yarasıdır

 

Dedim seni saran serini vermiş

Dedi beni saran murâda ermiş

Dedim yavrı yanakların kızarmış

 

Dedi çiçek soktum gül yarasıdır

Dedim ki Emrâh‘ın aklını aldın

Dedi sevdiğine pişmân mı oldun

Dedim yavrı niçün saraldın soldun

Dedi hep çekdiğim dil yarasıdır

 

 

Bu şiirin diğer varyantı için tıklayın

https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/ezurumlu-emrah-siirleri/dedim-dilber-didelerin-islanmis-kosma-13330.aspx

 

Dr. Burhan PAÇACIOĞLU, SİVAS KAYNAKLI BİR CÖNKTEKİ ERZURUMLU EMRÂH ŞİİRLERİ, KÜLTÜR EVRENİ - UNIVERSE OF CULTURE -

 

       Erzurumlu Emrah

 

 

Dedim Dilber Gel Bir Pazar Edelim

Dedim dilber gel bir pazar edelim
Dedi ben alışı verişi bilmem
Dedim mahabbetten kuralım çarşı
Dedi ben tenhada görüşü bilmem

Dedim işittim ki Ferhad Şirin'i
Dedi aşk yoluna koymuş varını
Dedim Ferhad vermedi mi serini
Dedi düşmanım çok şer işi bilmem

Dedim Kerem yanmış Aslı yoluna
Dedi Aslı düşmüş elin diline
Dedim Kamber ölmüş Arzu yoluna
Dedi ben inkisar kargışı bilmem

Dedim Ruhsat sana olmuş mülazim
Dedi bir ruhsat da olsun ne lazım
Dedim eğer kabul olsa niyazım
Dedi ben oraya varışı bilmem

 

Deliktaşlı Ruhsati Sivas Hayatı Edebi Yönü

 

 

Dedim dilber yanakların kızarmış
Dedi çiçek taktım gül yarasıdır
Dedim dane dane olmuş benlerin
Dedi zülfün değdi tel yarasıdır

Dedim dilber sana yazılı kanım
Dedi niçin dersin benim sultanım
Dedim kimler sarmış ince meyanın
Dedi kendin sardın kol yarasıdır

Dedim bu Ömer'in aklını aldın
Dedi sevdiğine pişman mı oldun
Dedim dilber niçin sararıp soldun
Dedi hep çektiğim dil yarasıdır 

       Aşık Ömer ( 17. yy ) Hayatı ve Edebi Kişiliği

 

Dedim ey dilber kulunum
Yürü hey Torlak der
Sen dahi yolunmamışsın
Sözlerin taslak der

Dedim ey dilber lebinden
Bir buse versen n’ola
Alnına sapan kayası
Ensene tokmak der

Sordum suçum nedir benim
Halime kılmaz(sın) nazar
Bu söz senin ne hakkındır
Söyleme küstah der

Haline bak çuluna bak
Bu dahı sevmiş (mi) seni
Niyyet-ül gaza değil mi
Dönüben ahmak der

Yürü hey derviş yoluna
Sende yoktur sim ü zer (gümüş ve altın)
Akılsız sersem zavallı
Cimri vü çıplak der

Serteser (baştanbaşa) gezmiş cihanı
Kurt üşmüş tabanına
Borusu yanını döver
Kabağı tak tak der

Yatağı külhan bucağı
Yüzü gözü is ü pas
Giydiği eski kepenek
Eteği sak sak der

Kaçuban kurtulamadım
Şol torlağın elinden
Her seher karşıma çıkar
Çağırır Hak Hak der

Hoş gelir Kaygusuz’a
Bir kazan kuzlu pilav
Yüz elli yağlıca çörek
O dahı yumşak der[

 

İsmail Kaygusuz, Büyük Mutasavvıf, Alevi Ozanı ve Bilgesi Kaygusuz Abdal Sultan, https://www.ismailkaygusuz.com/419/550/282-Alevi%20Ozan

 

KAYGUSUZ ABDAL HAYATI ( 15. yy )

 

Dedim kız yaşın nedi dedi başımdı
Dedim kız kalem nedi dedi kaşımdı
Dedim kız ondört nedi dedi yaşımdı
Dedim kız sümbül nedi dedi saçımdı
Dedim kız sar boynuma dedi olmaz olmaz

Olmaz olmaz olmaz olmaz
Muhabbet olsa olar
Yar nece olmaz olmaz
Ah nece olmaz olmaz

Dedim kız ala nedi dedi gözümdü
Dedim kız lala nedi dedi özümdü
Dedim kız gonca nedi dedi lebimdi
Dedim kız şeker nedi dedi sözümdü
Dedim kız çare nedi dedi olmaz

Olmaz olmaz olmaz olmaz
Muhabbet olsa olar
Yar nece olmaz olmaz
Ah nece olmaz olmaz

Dedim kız uzah nedi dedi yolumdu
Dedim kız aze nedi dedi adımdı
Dedim kız baycan nedi dedi canımdı
Dedim kız gulaç nedi dedi kolumdu
Dedim kız sar boynuma dedi olmaz

Olmaz olmaz olmaz olmaz
Muhabbet olsa olar
Yar nece olmaz olmaz
Ah nece olmaz olmaz

 

Yöre:  Azerbaycan

 

 

Dedim könül içme eşgin camını

Bu gen dünya sene dar olacagdı

Ne zehmetden inci ne bele dost ol

Dost yolunda boran gar olacagdı

 

Gel könül gel uyma sen bu dünyaya

Halaldan kesb ele özüne maya

Zülmkar haramhor yetişmez boya

Dosta hain bahan kor olacagdı

 

Elesger bilmedin sen dünya sirrin

Garanlığa işıg acıya şirin

O zaman harayla merdlerin pirin

Dar gününde sene yar olacagdı           Aşık Elesker Hayatı ve Şairliği

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış