TAM CİNAS – CİNASI TAM BASİT VE MÜREKKEP CİNAS NEDİR VE ÖRNEKLERİ


Esa
9.11.2019
 
TAM CİNAS – CİNASI TAM BASİT VE MÜREKKEP CİNAS NEDİR VE ÖRNEKLERİ
 
Yazılışları ve okunuşları aynı fakat anlamları farklı olan sözcüklerce cinas denir. Cinaslı kafiye ise okunuşu yazılışı aynı lakin anlamı farklı kafiyeler olmuş olur.  Yani cinaslı kafiye okunuşları yazılışları aynı olan yani sesteş sözcüklerden veya sesteşliği çağrıştıran sözcükler, söz ve eklerle yapılan kafiyelerdir.
 
Tam cinas: Cinası oluşturan sözcükler birbirinin aynısı olursa, okunuş ve yazılış bakımından fark yoksa bu tür cinaslara tam cinas ( Cinas-ı Tam ) denir.  Eskiler bir cinasın tam cinas olabilmesi için  “vücuh-ı erbaada ittifak” olması şartını ararlardı. Vücuh-ı erbaada ittifak demek ise dört unsurun hâsıl olması demekti Tam cinasın dört unsur ise, cinası oluşturan kelimedeki harflerin okunuşunda, sırasında, harekelerinde ve nevilerinde ( harf türlerinde ) tamlık olması gerekiyordu. Bunlardan biri eksik olursa o cinas tam cinas sayılmazdı. Günümüzde de bu kural tam cinas için geçerlidir.
 
“Benim için her bir sözün kıymetlidir inciden
Gözyaşların akıtma gel, odur gönlüm inciden”
 
Dizelerindeki “inciden ” sözcüklerinde tam cinas vardır. Birinci “inci” sözcüğü “istiridye içerisinde oluşan, inci mücevher anlamında iken gönlüm inciden deki anlamı ise incitmek fiilidir. Anlamları farklı, yazılış ve söylenişleri aynı olduğu için, bu dizelerdeki cinasa “tam cinas’ denir.
 
Er isen sözünü yürüt bin ata
Söz ana değildir söz bence ata
Olur olmaz adem söz ata ata
Pare pare oldu Seyrani'sine         Seyrani
 
Men aşıg adam çalar
Yarımçıg adamçalar
Adını şahmar goyub
Sohulcan adam çalar    Aşık Şemşir
 
Vuslat yakındır derdim
Bitmedi, arttı derdim
 
Kara gözler, kara gözler
Kararmış kara gözler
Gemim deryada kaldı
Yelkenim kara gözler
 
 
Cinası oluşturan sesteş sözcükler  ata  sözcükleridir ve anlamları farklı olmasına rağmen, okunuşları yazılışları, harf sıraları vb aynıdır.
 
 
Tam cinası Basit ve Mürekkep olmak üzere ikiye ayırmışlardır. Yukarıdaki beyite oluşan İnciden cinasları Basit Tam Cinastır.  Mürekkep cinasta ise lafız -  iki tanedir.
 
Basit Cinas:
 
 
Birleşik kelimelerden oluşmayan,   okunuşları yazılışları aynı ama anlamları farklı sesteş sözcüklerden oluşan cinastır.
Örneğin yüz kelimesi iki dizede birisi yüzmek fiili diğeri çehre anlamında kullanılırlarsa bu basit bir cinas olacaktır. Çünkü her iki yüz anlamca farklıdır ve sesteşlik alakası tek kelimeden oluşur.
 
Bir değil belki de yüz
Derede el ile yüz
Sen orada ben burada
Sarardı kaldı bu yüz
 
 “Bir evde dü zen olursa düzen olmaz o evde “ Dü zen iki kelimeden oluşur ve iki kadın anlamına gelir, düzen ise tek kelimeden oluşur. Bu nedenle iki kadın anlamına gelen dü zen ile düzen kelimesi arasındaki cinas basit cinas değildir.
 
 Bu beyitteki düzen ve düzen arasında Mürettep Bir Tam Cinas vardır. He şeyiyle tam olan mürettep cinaslara Cinası müteşabih” denir düz zen ve düzen arasında “Cinası müteşabih” vardır.[1]
 
Kuşlar göçüp gitti yaz
Ekinler biçildi yaz
Seni unutmadım de
Ha kış gelsin ha da yaz
 
Çağır sen gece yarı
Bahtından gece yarı
Yuhuda yarı gördüm
Oyandım gece yarı            Aşık Şemşir
 
 
Mürekkeb cinas: Cinası meydana getiren sözlerin en az birinin iki tam sözcükten ya da iki ayrı sözcüğün hecelerinden meydana gelmesidir:[2]
 
Bülbül eder güle naz
Ağlayan çok gülen az
 
Bağ bana veya bahçıvan anlamındaki bağban kelimeleri arasında Mürettep ve Cinası müteşabih Cinas vardır.
 
Uğrarız sadmesine her gelenin
Bu da bir çiftesi bir har gelenin  
 
Meclis-i erbab-ı dil bir lahza sensiz olmasın
Hürmetin inkâr eden âlemde hürmet bulmasın Nedim
 
İlk hürmet haram ikinci ise itibar manasındadır ama cinas olan bu iki kelimenin ikisi de isim kökenlidir.  Cinas kurulan sözcüklerin her ikisi de isim sıfat, fiil gibi aynı türden olursa buna mümasil. Cinas denir. Hürmet sözcükleri arasında mümasil cinas ilişkisi vardır.
 
Ya kalemi
Ya divit ya kalemi
Güzel seni yaradan
Dedi mi yak âlemi
 
Yâr sana                                                    
Çağlar sular yâr sana                  
Madem Ferhat'ım dersin          
Şu dağları yarsana       
 
 
 
 
[2] Prof.Dr. M.A. Yekta SARAÇ, Eski Türk Edebiyatına Giriş: Söz Sanatları
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış