Beyrut Seyahati


Esa
26.6.2016
 
Beyrut Seyahati
 
Bir hikâyem var dinle ahvalim
Âşıkın başından gör neler geçmiş
Ser-güzeştim seyahatim söyleyim
Eğer sözlerimi ederseniz gûş
 
Diyar-ı gurbetin yeli esende
Bin üç yüz yiğirmi bir senesinde
Birinci Kânûn’un on altısında
Kattılar önüme bir güzel derviş
 
Talihim yokladım remil bıraktım
Dane-i kısmetim serpildi baktım
Kılıç kından çıkar gibice çıktım
Kılıççı köyünden çıkınca kardaş
 
Şarkışla’dan arabaya binerek
Dedim bugün konağımız Gemerek
Lalebeli Sultanhanı diyerek
Kayseri’ye geldik amma bora kış
 
Tekgöz Köprüsü’nde Sultanhanı’ndan
Hacı Bektaş köyü Malya Çölü’nden
Mucur Kırşehiri Yozgat yolundan
Geldik Ankara’ya dedim arkadaş
 
Ankara’da bindik şimendifere
Çıktı şimendifer Eskişehir’e
On dört yerden dağı delmiş kefere
Yer altından İstanbul’a yol aşmış
 
Kızıltoprak Fener Haydarpaşa’dan
Geçtik İstanbul’a ulu bir köşeden
Merdivenli’ye geçtik köprübaşından
Gemi ırgalandı eyledi savaş
 
Gelibolu andan Çanakkale’si
Midilli’den sonra Bozcaada’sı
Göründü İzmir’in Karşıyaka’sı
Bir seher vaktinde geldik arkadaş
 
Beğendim İzmir’i kıldım temaşa
Gezdim içerisin köşe be köşe
Manisa’ya fena diyemem hâşâ
Memleket kasaba Salihli de hoş
 
İzmir’den ayrıldık bir Rus gemisi
Rodos vilayeti Meis adası
İskenderun ile Trabulus’u
Beyrut vilayeti cümlesine baş
 
Beyrut’ta bulunur zi-kıymetli mal
Vezirhanı âsâyişi ber-kemal
Yetmiş iki millet orada ikmal
Acem Frenk gâvur Yezid Kızılbaş
 
Nice zâr u giryan deryada kaldık
Nice yerde fırtınaya tutulduk
Nice gâvur kaptanlara kul olduk
Nice gözlerimden akardı kan yaş
 
Gâh karadan gâh deryadan dolaştık
Nihayet Mersin’e çıktık ulaştık
Şimendifer ile Tarsus’a geçtik
Geldik Adana’ya dolaş ha dolaş
 
Adana’da kaldık on on beş gece
Tekeli köyünün insanı yüce
Çukurova’dan memlekete çıkınca
Gülek’ten Tekir’den aşmaktadır iş
 
Pozantı’nın suyu Fındıklı çeşme
Vezirlihan suyu bulanık geçme
Payaslı’nın çeşmesinden su içme
Geldik memlekete yavaş ha yavaş
 
Yıldırımbelen’in aşmaktır kaygı
Enehil’den Karahisar İncesu
Everek’e geldik Erciyes’tir bu
Baktım bizim dağlar göründü kaş kaş
 
Âgâhî söylerim sözüme inan
Ya yiğirmi dokuz otuzdur Nisan
Bunca zaman gezdin olmadım insan
Besbellidir ki kafa büyük beyin boş
 
 
Dr Doğan Kaya , Şarkışlalı Aşık Ağahi , https://dogankaya.com/fotograf/agahi.pdf
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış