Kaside Aceb mi ba'd-ez-in teshîr edersem mülk-i irfânı


Esa
12.4.2016
 
Kaside
 
Aceb mi ba'd-ez-in teshîr edersem mülk-i irfânı
Ki oldu sözlerim şâyân-ı istihsân-ı sultânî
 
Bana hatt-ı hümâyûn ile tevcîh etdi hünkârım
Fezâ-yı kişver-i nazmı fezâ-yı nükte-sencânı
 
Bu lutfu görmedi nazm-âverân-ı zümre-i eslâf
Bu rütbe iltifâta olmadı kimse erzânî
 
Tanîn-endâz-ı gûş-ı çarh iken âvâze-i Bâkî
Çıkarmışken sipihre medh ile Sultan Süleymânı
 
Ne oldu böyle bir hatt-ı hümâyûn ile nâm-âver
Ne buldu sâye-i devletde böyle şöhret ü şânı
 
Bana şimden gerü kimdir idenler pâyede ta'rîz
Sudûrun bile yokdur pâye emrinde bu ünvânı
 
Edâ-yı şükrü mümkin mi bu eltâf u atâyânın
Sücûd-i şükr içün ser-tâ-kadem olsam da pîşâni
 
Ne devletdir bu kim tahsîn edip şâhenşeh-i âlem
Ki dir târihime sad âferîn ilhâm-ı Rabbânî
 
O şâhenşeh ki Mevlâ eyledi ahd-i şerîfinde
Zamîme kişver-i Osmâniyâna mülk-i irfânî
 
Hudâvend-i cihân-dâver muti’-i şer’-i Peygamber
Metâ-ı heft kişver kâr-fermâ-yı cihân-bânî
 
Sütûde-menkabet Hân Ahmed ol Sultân-ı Gâzî kim
Eder zât-ı hümâyûnuyla fahr-ı evreng-i Osmânî
 
Yegâne sâhib-i seyf ü kalem kim hem-dem olmuşdur
Zebân-ı tîz-nâvek hâmesiyle tîğ-i bürrânı
 
Güzîn-tâc-dârân-ı felek-mesned ki âlîdir
Ulüvv-i rütbede Keyvân’dan kem-pâye derbânı
 
Zamân-ı devleti kim nev-bahâr-ı kâmrânîdir
Unutturdu kef-i gevher-nisârı lutf-ı nisânı
 
Cemâl-i şevketi behcet-fezâ-yı bezm-i Cemşîd’i
Celâl-i satveti tâb-efgen-i rezm-i Nerîmân’ı
 
Nice tanzîr olur İskender ü Dârâ’ya dârâtı
Ki anlardan füzûndur haşmet-i erkân-ı dîvânı
 
Harem-rûb-ı dür-i gencûr-ı ikbâli murâd etse
Verir iksir-i hâkinden gedâya mâye-i kânı
 
Dem-i adlinde bîm-i sahne-i şemşîr-i kahrından
Degildir etmege bir kimse kâdir zulm u ‘udvânı
 
Umurûnda muvaffakdır mükerrem sâye-i Hak’dır
Dil-i feyz-âveridir mehbit-i ilhâm-ı Rahmâni
 
Yeter şâhid-i kemâl hüsn-i tevfik-i İlâhi’ye
Ki sadr-ı a’zamı dâmâd-ı âlî-kadr-ı zî-şânî
 
Mekârim-pîşe hayr-endîşe İbrâhim Pâşâ’dır
Ki dehre gelmemişdir öyle kâr âgâh-ı Hakkânî
 
Behiştâsâ makarr-ı emn ü râhat eyledi halka
Cihân olmuş iken suret-nümâ-yı haşr-ı insânî
 
Ola ahd-i hümâyûnunda devletle mede’l-eyyâm
Mühim-sâz-ı enâm ol akl-ı evvel Âsâf-ı sânî
 
Eger Firdevsî-i mu’ciz-edâ görseydi bu asrı
Getirmezdi lisâna midhat-ı şâhân-ı İrânî
 
N’ola güm-nâm-ı vâdi-i adem olduysa Firdevsî
Benim pîrâye-bahş-ı mesned-i vassâf-ı Hâkânî
 
Gubârın görmedin çâpük-süvârân-ı reh-i ma’nî
Semend-i hâmem aldı arsa-i medhinde meydânı
 
Niçe ündüller almış sâbık-ı sahn-ı belâgatda
Sıtabl-ı hâssa rabt etmek münâsibdir küheylânı
 
Bu cünbüş var iken rahş-ı sabâ seyr-i tabî'atda
Geçersem çok mudur tayy-i tarik etmekle akrânı
 
Benim ehliyyetim hatt-ı humâyun ile sâbitdir
Müsellemdir yed-i te'yîdime mülk-i sühandânî
 
Benim şimden gerü mahkûm-ı fermân-ı mutâ'ımdır
Gerek erbâb-ı tedrîs ü gerek küttâb-ı dîvânî
 
Velîkin Hüsrev-i mülk-i me'ânî Râşid ü Vehbî
Birisi nûr-ı çeşmimdir birisi cânımın cânı
 
Dahi perverde-i devlet-serâ-yı pâdişâhî kim
Degil teftiş-i şâmil-i müfâd-ı emr-i Hâkânî
 
Eger emr etseler ez-cümle Mahtûmî-i Serhengi
Ederim Fârisân-ı sâha-i nazma at oglanı
 
Mevâlî zümresin add eylemem şâir gürûhundan
Ki nâdir bulunur nazm-âşinâ merd-i sühandânı
 
Belî birkaç yeni şâirleri şimdi zuhûr etdi
 Ki zu’nmunca kimisi Germiyânî kimisi Kirmânî
 
Velî ben bildigim şâir fakat Neylî vü Kâmî'dir
Hatâdır gayre itmem şâiriyyet ile bühtânı
 
Müderrislerde ancak Âsım-ı hoş-gû müsellemdir
Ki nazm u nesr ü fazl u ma'rifetde yokdur akrânı
 
Eger meşk itse Mektubi-i Defterdâr İzzet Beg
Ederlerdi reîs-i zümre-i nazm-âveran ânı
 
Belâ bunda biraz etfal-i endek-sâl vardır kim
Dahi üstâddan görmüş degillerken Gülistân'ı
 
Önüne geçmek içün dâ'ima merdân-ı meydânın
Kemâl-i şevk ile teşmîr iderler sâk u dâmânı
 
Sadâ' îrâs ider nakli sayılmaz mahlâs erbâbı
Kimi şehrî kimi mâzenderânî kimi dihkânî
 
Egerçi selb-i küllî eylemem her fırkanın vardır
Sezâ-yı hüsn-i tevcih nazar-ı pâkîze-gûyânı
 
Reşîd ü Sâlim ü Şehrî vü Lem’î vü Rahmî’dir
Be-nâm-ı şâ‘irân-ı zümre-i küttâb-ı dîvânî
 
Velî şâyân odur kim ola mikdârınca her şahsın
Gerek ta’bîr ü takdîri gerek in’âm u ihsânı
 
Olur ise eger mîzân-ı temyiz-i sühan der-kâr
Bilinir herkesin ol dem kemâlâtıyla noksânı
 
Bu taklîd ile taslakçı mukallidler kırıp köstek
Misâl-i tavla-zâde kaldırılar belki tâbânı
 
Ederdim Tâ’ibâ her fırkanın erbâbını ta’rîf
Velî havfım budur şâyed ki dil-gîr ede yârânı
 
Vekîlimdir benim Vehbî-i mu'ciz-dem beyân etsin
Sunûf-ı tâze-gûyânı gürûh-ı yâve-destânı
 
 'Ayârın herkesin ta'rîf edip ol bildirir haddin
 Verir mânend-i Ta'rîfât-ı Seyyid başka unvânı
 
Hulûs-ı kalb ile ben eyleyem pirâye-i evrâd
Duâ-yı devlet-i şâh-ı cihânı sadr-ı zî-şânı
 
Heman Bârî karîn-i rütbe-i hüsn-i kabûl etsin
Ki dem-sâz-ı du'âdır kudsiyân-ı arş-ı Rahmânî
 
 
 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış