Hata Değil, Çare Bulun!

Haftanın Yazısı
Ekleyen : Mısra Şahin , 29 Kasım 2018 Perşembe Beğen 2
Hata Değil, Çare Bulun!
 
Yaşar Üniversitesi öğrencileri olarak, Konukla İletişim dersi kapsamında Falkon Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Şahin ile kendi sektör yapısı üzerine ve iş hayatında edinmiş olduğu tecrübeler hakkında söyleşi gerçekleştirdik.
 
Merhabalar, öncelikle röportaj isteğimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Bizlere kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ben Ersin Şahin, 1983 Mersin doğumluyum. Okul hayatımı lise mezuniyeti ile sonlandırarak 2005 yılı itibariyle ticari hayatıma, Falkon Şirketler Grubu’nda başladım. 2010 yılından beri Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapmaktayım. Evliyim ve bir çocuk babasıyım. İngilizce ve Almanca dillerine hakimim.
 
Sektörde işe nasıl başladınız?
2012 yılında firmamızı bu sektöre çeken temel unsurlardan birisi, gençlik yıllarımda hayalini kurduğum yeni mimari ve yaşam alanları imal etme duygusuydu. Ekonomik olanakların ve şirket yapısının izin verdiği ölçülerde 2012 yılında müteahhit firma olarak inşaat sektörüne adım attık.
 
İş hayatında edinmiş olduğunuz tecrübeler sonrasındaki ilkeniz nedir?
İş hayatındaki tecrübeler, ister istemez olağan hayatın her alanında bulunuyor. Yaklaşık olarak 13 senedir ticari hayatımı aktif şekilde sürdürüyorum. Mevcut bulunduğum sektörde edindiğim; bilgi, tecrübe ve hayallerimi yapılara uygulayarak, müşterilerimizin beğenilerine sunuyorum. İş hayatındaki en büyük ilkem; her yeni günün, yeni bir fırsat getireceğine inanmamdır. Napoleon Hill’in de dediği gibi, “Her türlü zorluğun arkasında, bir fırsat yatar.”
 
Müşterileriniz ile iletişiminiz, halka ilişkiler ilk başladığından itibaren nasıl değişim gösterdi?
Halkla ilişkiler, her şirketin olmazsa olmazlarından biridir. Günümüz şartlarında şirketlerin kazanım noktası, kurumsallaşmaktır. Kurumsallaşmanın ilk birimi, halkla ilişkilerdir.  Biz son 4 senedir aktif olarak, halkla ilişkileri kullanıyoruz. Halkla ilişkiler sayesinde, müşterilerimizin tarafımıza ilettikleri istek talep ve şikâyetleri bizler daha objektif bir şekilde değerlendiriyoruz ve en kısa sürede çözüm üretip, kendilerine feedback yapıyoruz.
 
İmal ettiğiniz yaşam alanlarıyla alakalı, müşterilerinizin memnuniyetsizliği olursa nasıl gideriyorsunuz?
Biz müteahhitler yaşam alanları imal ederken,  mimarlarımızla birlikle hayallerimizi ortaya koyuyoruz. Bu durum,  %100 müşterilerin istekleriyle uyum sağlamayabiliyor. Eğer memnuniyetsizlik söz konusuysa ve revize yoluna gitmemizde bir sakınca yoksa müşterilerimizin isteklerini uyguluyoruz.
 
Sosyal Medyanın etkisini kendi sektörünüz için nasıl yorumluyorsunuz?
Sosyal Medya’nın etkisi her sektörde olduğu gibi İnşaat sektöründe de yoğun bir şekilde etkisini göstermekte. Bu alanda, iç ve dış mimarların sosyal alanlardaki etkinliklerini takip ederek şirketimizde imal ettiğimiz ürünlere uygulamaya çalışıyoruz. Bir başka etkisi de ulaşamadığımız müşterilerimize, sosyal medya sayesinde ulaşabiliyoruz. Günümüzde, sosyal medya hem satış hem de iş hayatı takibi yönünden çok önemli bir faktör haline geldi. Bizler de bu alanda, Google Adwords, Facebook, Instagram gibi sosyal mecralarda reklamlarımızı ve şirket hesaplarımızı aktif bir şekilde kullanıyoruz.
 
Son olarak, bu sektörde çalışmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Günümüzde tüm sektörlerdeki en büyük eksiklik;  “Inovasyon” denilen yenilik eksikliğidir. Gençler dinamik yapılarını ön plana çıkartarak, ilerlemelilerdir. Bugün hangi sektörde olursanız olun, Inovasyon’nun olduğu her nokta kazanıyor. Örneğin, bir bina inşa ettiniz ve bina kendi kendine elektriğini üretiyor. Bu konuda reklam bile yapmanıza fırsat kalmadan; binada oturmayı talep eden, binayı gören her müşteri çevresine bahsediyor. Siz yenilik getirdiğiniz için,  fark yaratıyorsunuz ve tercih sebebi oluyorsunuz.
Inovasyon; Ar- Ge, Tasarım, Bilgi, Pazarlama, Üretim, Finans gibi birçok konuyu içinde barındırır. Siz tüm bu konulara ne kadar açık olur, ne kadar araştırma yaparsanız o kadar yenilikçi bir birey olursunuz. Unutmayın,  “Yenilikler, ancak onlar için yer açtığınız zaman yaşantınıza girebilirler.” 
Gençlere verebileceğim en büyük tavsiye ise; Hayatınızın hangi alanında ve hangi iş sektöründe olursanız olun, “hata değil, çare bulun.”

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Bayram Kaya
30 Kasım 2018 Cuma 13:06:50
Merhaba Başlık ilgimi çekti. "hata değil, çare bulun!" diyor. Hatayı bulmadan (hatayı bilmeden) nasıl çare bulunur? ben anlayamadım. Sorun göstermeyi, eleştiriyi suç sayan bir mantık. Belki doğrusu "sadece hata değil, çare de bulun" olacaktı! Bu kez de başka bir sorunla karşı karşıya olacaktık. Kimi kişi hatayı da çareyi de bulan kişi olacak. (Atatürk gibi) Fakat öyle kişiler de var ki hatayı buluyor, ama çareyi üretemiyor. (işgali görüp çareyi manda da görenler gibi) Kimi kişi de var ki sorun bulmakta değil gösterilen soruna (hataya) çare bulmakta mahirdir ( Kepler'in gösterilen sorunlara çare ve izah getirmesi gibi). Zaten kolektiflik te bu değil mi? Bir konuda birinde eksiklik olan dikkat veya algı; diğerinde tamamlayıcılıktır. Tarih boyunca olan hastalık ta bu değil mi) Ancak ve ancak kolektifin tamamlayıcılıkla ortaya koyduğu her şeyle gerçekleşen yetenek gücü, mülk sahiplerinin mülk hakkı diye mülk sahiplerinin eline vermek! Mutlulukla..

Mısra Şahin
30 Kasım 2018 Cuma 16:06:04
Merhabalar Bayram Bey; Öncelikle, vakit ayırıp ayrıntılı bir yorum yaptığınız için teşekkür ediyorum. Her cümle, içerisinde yorum ve farklı bir bakış açısı barındırır. Okumuş olduğunuz söyleşideki manşetin dikkatinizi çekmesi beni mutlu etti. Röportaj ve haberlerde genel olarak yazıyı manşet okutur. Amacıma ulaşabilmiş olmak beni ayrıca sevindirdi. Tekrardan düşünceleriniz için teşekkür eder, iyi günler dilerim.

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...