RAKAMLARIN ARDINDAKİ DUYGU SELİ


14.4.2020

 
   Her akşam belli bir saatte ekranlara son dakika haberi geliyor: Bugünkü can kaybı sayısı, vaka sayısı, entübe sayısı, iyileşen sayısı... 
   Hepimiz çok iyi biliyoruz ki o rakamların ardında gerçek yaşamdan kesitler var. Bir duygu seli var  her gün güncellenen o tabloda. Mesela vefat sayısının ardında, vefat edenlerin yaşam öyküsü, sevdikleriyle anıları, hayalleri, umutları var. Tabii bir de o virüsle verdikleri savaştan geriye kalan acılar var. Her rakamın ardında farklı bir acı, umut, yorgunluk, kaygı ve sevinç de var.
      Birçok duygu hayat buluyor her rakamı gördüğümde. Her birinin dili olsa ekranlara sığmaz ifade ettikleri anlam. Zaten yaşam, yaşanılanlar bir tabloya sığar mı? Sağlık çalışanlarının fedakarlığı sığar mı o tabloya? Anılar, umutlar, hayaller, virüse karşı verilen mücadele, hasta yakınlarının bekleyişi sığar mı hiç o alt alta verilen rakamlara. Tek kelimeyle hayır! İnsanlara ısrarla yapılan uyarılara kulak asmayanların  duyarsızlığına bir tokat olur mu o tablodaki rakamlar.
      Herkes yürekten hissedebiliyor mu vefat sayısının ardında  bıraktığı acıyı, kederi? Sizce ne kadar duyarlıyız yaşadığımız bu olağanüstü gelişmelere. Yine çayımızı, kahvemizi yudumluyoruz keyifle belki. Soframızı kuruyoruz. Yeri geliyor sevdiğimiz bir şeylerle meşgul oluyoruz. Kimimiz işlerini evlerinde sürdürmek zorunda.Yani hayat devam ediyor. Ama bir yandan kaygı ve bir yandan umutlu bir bekleyiş içindeyiz. Sevdiklerimizle, caddelerle, bahçelerle tabiatla buluşmayı özledik.
    En sıradan olan günlük aktiviteleri arıyoruz. Dışarı çıkmayı, kalabalıklara karışmayı, dışarıda özgürce yürümeyi... Anlıyorum biraz rahatlamamız, umutlanmamız da gerekiyor ama sorumluluğu, bilinci, tedbiri elden bırakmadan... O tablonun ardındaki insan hikâyelerini yok saymadan... Bardağın dolu tarafını, yani iyileşen hasta sayısını da görelim ama bardağın boş tarafını da aklımızdan çıkarmayalım.
     Her birimiz sorumluyuz kendimize, sevdiklerimize, komşularımıza, mahallemize, ilçemize, ilimize, ülkemize ve nihayet insanlığa. Madem sosyal mesafeyi korumaktan, izolasyondan, tedbirli olmaktan, sabırlı olmaktan söz ediliyor. O zaman o rakamların ardındaki insan hikâyelerini aklımızdan çıkarmayacağız. Mesela bir doktorun, bir hemşirenin, diğer sağlık çalışanlarının karşı karşıya oldukları büyük riski unutmayacağız. Verdikleri yoğun mücadeleyi, olağanüstü çabalarını aklımızdan çıkarmayacağız.
     Çalışmak zorunda olan emniyet mensuplarını, basın mensuplarını, market çalışanlarını, şoförleri, belediye çalışanlarını, birçok emekçiyi unutmayacağız. Bizlere evde oturup kendimizi mümkün olduğunca izole etme görevi düşüyorsa onu da söylenmeden yerine getireceğiz. "Sıkılıyorum" deme lüksümüz yok. Evdeki zamanımızı verimli bir şekilde geçirmeye çalışacağız. Okuyacağız, kendimizi geliştirmeye bir fırsat olarak göreceğiz bu zor süreci. Bize verilen güzel mesajlara kulak vereceğiz. Bu zor süreçte, birçok güzel reklam yansıyor ekranlara. Güzel günlere kavuşmak için güzel mesajlar iletiliyor ekranlardan. Kulaklarımızda yankılanıyor o sözler. Umudu, sabrı güçlendiren o güzel sözleri kaleme alanlara da teşekkür ediyoruz. Umudu, farkındalığı güçlendiren herkesin emeği çok değerli. 
       Lütfen hep birlikte o güzel mesajları yürekten hissedelim ve sorunlu değil, sorumlu bireyler olalım. Biraz sabır mı göstermemiz gerekiyor? O halde hep birlikte gösterelim! Sevdiklerimizden, alıştığımız hayattan bir süre uzak durmamız, sosyal hayata bir süre ara vermemiz gerekiyorsa, bunlara da olgunlukla uyalım.
      Bİlim insanlarının uyarılarına ve yetkililere kulak vererek bilinçli davranacağız ve kenetleneceğiz. Yüreğimizden umudu, inancı; aklımızdan bilinçli ve tedbirli olmayı çıkarmayacağız. İşte o zaman, inanın güzel günlere hep birlikte kavuşacağız.
      Başta sağlık çalışanlarına olmak üzere, bu süreçte emeği geçen herkese selam olsun! Onlara teşekkür ediyorum. Sevdiklerini kaybedenlere sabır diliyorum. Diliyorum ki en kısa zamanda hastalar şifa bulsun! Diliyorum ki insanlık, bu sınavı en kısa zamanda ve acılar daha fazla büyümeden, canımız daha fazla yanmadan başarıyla atlatsın.
      Daha güzel gündemlerde buluşmak dileğiyle!


14 Nisan 2020

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


5 Yorum
Esa
14.04.2020 - 07:53
Maalesef öyle binlerce sönmüş hayatı rakamlara çevirip çıkıyoruz. Ne acıdır. Hayatları rakamlara indirgedik.

14.04.2020 - 09:22
Beğeni ve katkınız için teşekkür ederim. Selamlar. Saygılar...

15.04.2020 - 09:54
Yazımın günün yazısı seçilmesine vesile olanlara teşekkür ederim. Bu sıkıntılı süreçte, elim, yüreğim başka bir şey yazmaya meyletmiyor. Umarım bu zor günlerde okuyanlara küçük bir katkım olur. Sağlıklı günlere sevdiklerimizle kavuşmak dileğiyle.

16.04.2020 - 11:41
Bizler için bir rakamdan ibaret olan o günkü seksen ya da yüz kişinin ismi ve cismi yakınlarını kaybedenler için ise hüzün yumağı baştan sona. Ateş düştüğü yeri yakıyor maalesef. Bizlerin de azami derecede dikkat etmemiz lazım insanlar ile hele de ailemiz ile olan ilişkilerimize, bunun asla şakası yok. Rabbim başta doktorlarımız olmak üzere bütün sağlık çalışanlarımıza güç ve kuvvet versin, onları da sevdiklerine ve milletimize bağışlasın. Unutulmayacak yaptıkları asla... Münafıklar ise yapılanları kötülemek için hiç bir fırsatı kaçırmıyorlar Allah onları da ıslah etsin demekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Manidar bir yazıydı kutlarım Sevim Hanım...

16.04.2020 - 19:57
Ahmet Bey, beğeni ve manidar katkınız için teşekkürler. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun.