SESİMİ DUYAN VAR MI?


27.1.2020
   SESİMİ DUYAN VAR MI?

    Acı ve umudun simgesi olan o sesleniş yine kulaklarımızda yankılanıyor. Bu kez Elazığ'da yankılanıyor bu sesleniş. Hepimizin yüreğinde derin izler bırakarak... Acılarla yoğrulmuş güzel memleketimizin topraklarında yankılanıyor: " Sesimi duyan var mı?"
    Yine enkazlar, taş yığınlarından uzanan eller... Deprem gerçeğinin yürekleri dağlayan görüntüleri, deprem bölgesinden son dakika haberleri akıyor yine ekranlardan. Umutlu bekleyişin simgesi haline gelen enkazdan kurtarılma anları iz bırakıyor hafızalarımızda.
    Deprem bölgesinde; emeğini, yüreğini, ortaya koyan her kişi çok değerli. Görevimiz deseler de o görevi canla başla yerine getiren AFAD, UMKE, Kızılay çalışanları, basın mensupları, her biri çok değerli bir emek ortaya koyuyorlar. Onları duygulanarak ve takdirle izliyoruz. Gönüllü yardımseverlerin katkıları da çok anlamlı ve çok değerli. Yetkililerin, çeşitli kurumların desteği çok önemli. Bu, dayanışma ruhunun, birlik ve beraberliğin fotoğrafıdır.
     Sevinci paylaşıyoruz uzak bir noktadan. Aynı memleketin başka bir bölgesinde yaşanan sevinç, acı, korku, endişe ve çaresizlik, ekranlardan evlerimize, yüreklerimize akıp geliyor. O taş yığınlarından sağ çıkamayanların kederi çöküyor yüreklere.
     Yine bir deprem gerçeğiyle yüzümüze tokat gibi çarpan ihmaller, her seferinde kayıtsız kalınan uyarılar... Aynı sahneler, aynı acılar, aynı unutuş... Yine kötü yapıların altında sönen ocaklar... Ta ki bir başka deprem haberi alana kadar sürecek duyarlılık... Neden çabuk unutuyoruz yaşanan acıları? Neden yeterince ders almıyoruz? Evlerimizde, yuvalarımızda ve başka yaşam alanlarında neden kendimizi güvende hissedemiyoruz? Hiçbir şey can güvenliğinden daha önemli olamaz.
     Yaşam alanlarımızda, adım attığımız çeşitli yapılarda güvende olduğumuzu hissedebilmeliyiz. Ülkemin her karış toprağındaki yapılar, depreme veya başka afetlere hazırlıklı bir şekilde inşa edilmeli ya da güçlendirilmeli. Bizler de bilinçlenmede daha ileride olabilmeliyiz.  Feryatlar yükselmemeli yaşadığımız alanlardan.  İyi kötü günlerimizden izler taşıyan, duvarlarına  birçok yaşanmışlığın sindiği evlerimiz bir anda başımıza çökmesin diye herkes elini taşın altına koymalıdır. Bir canın bile taş yığınlarının altında kalmaması için uzmanların dediklerini can kulağıyla dinleyelim ve önerilerini hayata geçirme konusunda çok çabuk olalım. Saniyeler içinde yıkılan evler, yitip giden canlar, hayata sıfırdan başlama... Bir kentimize, memleketimize çöken acı... Sözün özü, çok acı bir gündem etrafında kenetlenmiş durumdayız. 
     Deprem veya başka afetler hayatımızın bir parçası. Ölümler de olacak elbette. Sorun bu gerçeklerin varlığı değil. Temel sorunumuz, doğal afetler karşısında yeterince bilinçli, hazırlıklı olmamak ve en önemlisi yaşananlardan ders almamaktır. Maalesef çok çabuk unutuyoruz. Maalesef yeterince tedbir almıyoruz. Yeterince öz eleştiri yapmıyoruz. Ateş yine daha çok düştüğü yeri yakıyor ama o yangının acısı bütün yüreklerde hissediliyor.
    Deprem veya başka bir afetin ardından yaşanan acılar o yöre insanının hayatını alt üst  ediyor. Ekranlardan izleyenlerin de içi yanıyor elbette. Çayımız, aşımız acıyla harmanlanıyor.  En büyük hasletimiz birbirimizin yaralarını sarma konusundaki birlik ve beraberliğimiz. Ama yara almamak için yapılması gerekenler konusunda da birlik içinde olmalıyız.
    Yara almadan, yıkılmadan, canlarımız yitip gitmeden ne gerekiyorsa yapmalı, işe koyulmak için bir saniye bile gecikmemeliyiz. Unutmayalım ki deprem saniyeler içinde nice hayatları değiştiriyor. Aslında depremden çok bizim duyarsızlığımız, ihmallerimiz felaketimiz oluyor. İbni Haldun'un şu sözü önemlidir.  "Coğrafya kaderdir." O halde yaşadığımız coğrafyayı değiştiremeyeceğimize göre bizler kendimize bu coğrafyaya uygun yaşam alanları oluşturmalıyız. Bilimin, vicdanın rehberliğinde yaşam alanlarımızı güvenli hale getirelim. Yaşatmak için el ele verelim!
      Elâzığ'a ve güzel ülkemize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaraların en kısa zamanda birlik içinde sarılması dileğiyle!

27 Ocak 2020

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış