TUREB Başkanı Sayın Suat TURAL İle Röportaj


Pandemi Eğitimleriyle Avrupa'nın Önüne Geçtik”

Avrupa Turist Rehberleri Kuruluşları Federasyonu (FEG) üyeliğini gerçekleştiren

Türkiye Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Başkanı Suat Tural, “Dünyanın en iyi turist

rehberleri olarak kabul gören Türk turist rehberlerinin Avrupa arenasında temsil

edilmesi gerektiğine karar vererek FEG üyeliğimizi gerçekleştirdik” dedi.

 

"Tecrubelerimizi Avrubalı meslektaşlarımızla paylaşıyoruz"

Birliğin gerek turist rehberlerine yönelik online pandemi eğitimiyle gerekse bu süreçte

çalışma koşullarının belirlenmiş olmasıyla Avrupa'daki diğer turist rehberliği meslek

örgütlerinin önüne geçmiş durumda olduğunu belirten Tural, “Bu gibi çalışmalardaki

beceri ve tecrübemizi Avrupa'daki meslektaşlarımızla paylaşıyoruz” diye konuştu.

 

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden 28 üyesi bulunan FEG üyeliğinden bir süre ayrılmış

olan TUREB’in bu üyeliği 2020 yılında tekrar tesis ettiğini anlatan Tural, şunları da

söyledi:

1999 yılında kurulan Birliğimiz, 2000'li yılların başında hem Dünya Turist Rehberleri

Kuruluşları Federasyonu (WFTGA)’nda hem de FEG'de oldukça aktif temsil

ediliyordu. Bu kuruluşlara yön verdiğimiz dönemler oldu. Mesleğimizin ve

meslektaşlarımızın en etkin şekilde tüm dünyada temsil edilmesi ve başarılar

kazanması için çalışmalarımıza devam edeceğiz. FEG üyeliğimizi gerçekleştirdik.

Mutluyuz" diyen Tural ile bir röportaj gerçekleştirdik.

İşte o röportaj:

 

-Sayın Başkanım, sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

 

1976 Ankara doğumluyum. Lisans öğretimimi Ankara Üniversitesi’nde tamamladım. 20 yıldır İngilizce ve İtalyanca dillerinde profesyonel turist rehberliği yapıyorum. Ankara Turist Rehberleri Derneği Yönetim Kurulu’nda başlayan mesleki temsil görevimi 2012 yılında çıkan meslek yasamızdan sonra Ankara Turist Rehberleri Odası’nda (ANRO) da yürüttüm. 2016 yılında ANRO başkanlığı görevini meslektaşlarım benim yürütmemi uygun gördüler. Sonrasında 2018’de bir kez daha seçildiğim ANRO Başkanlığı görevim esnasında 2019 yılı Mart’ında yapılan Türkiye Turist Rehberleri Birliği (TUREB) Olağan Genel Kurulu’nda TUREB Başkanlığı’na seçildim ve azimle, arzuyla, istekle bu görevimi yürütmeye devam ediyorum.

 

-TUREB kurumunun kuruluş amacı veya amaçları nelerdir?

 

TUREB, Türk turizm endüstrisinin en donanımlı ve öğretim şartı olan tek meslek dalı olan Turist Rehberliği mesleğinin ve meslektaşların haklarını korumak 1999 yılında kurulmuş sonrasında 2012 yılında çıkan 6326 sayılı Turist Rehberliği Meslek Kanunu gereğince kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşuna dönüşmüş bir yapı. 1999’da kurulan TUREB, daha öncesinden de gelen çaba ve çalışmalarla meslek yasasının çıkarılabilmesi için çabalar gösterdi ve nihayet 2012’de bu süreç tamamlandı. Bütün bu dönemler boyunca meslektaşlarımız ve büyüklerimiz olan Sn. Recep ÖZBAY, Sn. Ahmet ŞENSILAY, Sn. Şerif YENEN gibi isimlerin çabasıyla yasamız, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ın Başbakanlığı döneminde ve dönemin TC Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul GÜNAY’ın da destekleriyle çıktı. Sonrasında Snç. A. Zeki APALI iki dönem başkanlık görevini yürüttü. Şimdi de buradayız.

TUREB, kurulduğundan bu yana Turist Rehberliği mesleğinin eğitim, öğretim standartlarının yükseltilmesi, mesleğin ve meslektaşların doğru tanınması, mesleğimizin ve meslektaşlarımızın hak ettiği saygıyı görebilmeleri adına çalışmalarını kesintisiz sürdüren bir kurum. Aynı zamanda dünyanın en önemli turizm ülkelerinden biri olan ülkemizin bu endüstride hak ettiği yere yani Dünya Birinciliğine gelebilmesi için de her alanda desteklerimizi, çalışmalarımızı yürütüyoruz.

 

-Efendim, “ Dünyanın en iyi turist rehberlerine sahibiz” demenizin sebebleri nelerdir?

 

Dünya Turist Rehberleri Örgütleri Federasyonu ( WFTGA) üyesi ülkelere ve bu ülkelerin turist rehberi öğretimlerine baktığımız zaman Türkiye’de halen bazı eksikler olmasına rağmen, özellikle lisans düzeyinde bir öğretimle girilebilen bir meslek olması açısından, bir adım önde olduğumuzu görüyoruz. Ayrıca, ülkemizde turist rehberliği bir çok meslektaşımızın tek mesleği değil. Daha çok başka mesleklere sahip olsalar da turist rehberliğini aşkla, özenle, ülkeye duyulan sevgiyle yapan çok sayıda meslektaşımız olduğunu görüyoruz. Profesör, doktor, avukat, tarihçi, sanat tarihçi, arkeolog, psikolog vb bir çok farklı alandan meslektaşımızın olması bizim kalitemizi yukarı çekiyor. Bakınız bugün itibariyle neredeyse tamamı üniversite mezunu, her biri en az bir yabancı dili iyi derecede bilen, ülkemizin doğal, tarihi, kültürel vb zenginliklerini tanıyan, anlatan ve bu konularda sürekli kendini geliştiren bir meslek grubundan bahsediyoruz. Tabi bir de ülkemizin kendi zenginliklerinin bu kadar engin olması faktörü var. Bu zenginlik bizlerin de mecburen engin bilgilere sahip olmamız gerekliliğini beraberinde getiriyor. Türkiye’de bizler özellikle yurt dışından gelen yolcularımıza ülkemizin hemen bütün dinamiklerini anlatıyoruz. Bunun içerisine kültür, tarih kadar ekonomi, uluslar arası ilişkiler, eğitim sistemi gibi bir çok konuda giriyor. Yukarıda saydığım bütün sebepler yüzünden, gururla söyleyebiliyorum ki “ Türk turist rehberleri dünyanın en iyileridir.”

 

Sayın Başkanım, "Pandemi eğitimleriyle Avrupa'nın önüne geçtik" şeklindeki açıklamanıza dayanarak, pandemi eğitimleriniz ile ilgili bizleri bilgilendirir misiniz?

 

Pandemi sürecinde bütün dünyada turist rehberleri % 100 işsizlikle karşı karşıya kaldılar. Bu sürecin normalleşmeye geçme safhasında ise Avrupa’da ve dünyanın diğer bölgelerinde turizm endüstrisi neler yapacağını bilemedi. Oysa Türkiye hem “güvenli turizm setifikasyonu” hm de pandemi konusunda turizm endüstrisindeki paydaşları eğiterek öne geçmeyi amaçlayan bir adım attı. Biz de TUREB olarak TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızla birlikte bu süreç içerisinde yolcularımızın ve meslektaşlarımızın sağlıklı, güvenli bir şekilde turizm hareketliliği yaşayabilmesi için neler yapabileceğimizi planladık. Bir çok ülkede bulunmadığı kadar geniş bir çerçeve çizerek TC Kültür ve Turizm Bakanlığı bir genelge yayınladı. Burada bize düşen görevde pandemi konusunda meslektaşlarımızı daha etkili bir biçimde eğitmekti. Bu konuda Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Levent YAMANEL’den de destek alarak pandemi eğitimi videoları hazırladık ve bunları kendi sistemimiz üzerinden bütün meslektaşlarımızın erişimine sunduk. Turlara çıkmadan önce meslektaşlarımızın bu eğitimleri tamamlamaları ve tur boyunca bu eğitimlerde öğrendikleri korunma yöntemlerini uygulamaları gerekiyor. Az da olsa yaşanan bir turizm hareketliliği içerisinde üzerimize düşeni yaptığımıza inanıyorum. Ayrıca, TC Sağlık Bakanlığı Çalışma yönergelerinde de “Tur boyunca turist rehberleri pandemi sorumlusudur.” ibaresi yer alıyor. Aslında bu ibare bile turist rehberlerinin turizm endüstrisi içinde ne kadar önemli olduklarının kanıtıdır. Halkımız da katıldığı bütün turlarda mutlaka ama mutlaka lisanslı turist rehberiyle turda olduğundan emin olmalı, hiçbir zaman lisansı olmayan kimselerle tura çıkmamalıdır.

 

-FEG üyeliği hakkında bizi bilgilendirir misiniz?

 

Avrupa Turist Rehberleri Kurumları Federasyonu ( FEG) turist rehberliği mesleğinin Avrupa’da ve Avrupa Konseyi’ndeki temsilcisidir. Daha önce TUREB bu örgütün bir üyesiydi. Daha sonra çeşitli sebeplerle bu üyelik bitirilmişti. Oysa, özellikle pandemi gibi sıkıntılı süreçlerde hem iletişimin hem de dayanışmanın önemi ortaya çıktı. Birlik olarak biz de ülkemizi ve mesleğimizi uluslar arası alanda daha etkin ve doğru bir biçimde temsil edebilmek adına FEG üyeliğimiz yeniden tesis ettik. Bu sayede yaptığımız doğru ve etkin işlerle Avrupa’nın her yerindeki meslektaşlarımıza ve kuruluşlara örnek olurken farklı ülkelerde yapılan uygulamalardan da haberdar olabileceğiz. Bu sayede de hep birkaç adım sonrasının politikalarını oluşturabileceğiz. Aynı zamanda ülkemizi de uluslar arası iletişim kanallarını kullanarak daha etkin tanıtabileceğiz.

 

-Bu pandemi süreci sizin faaliyetlerinizi nasıl etkiledi?

 

Pandemi süreci maalesef en çok turizm endüstrisini vurdu. O sebeple yönetmelik tadilatı gibi yapmak istediğimiz bir çok şeyi ertelemek ve önümüzdeki soruna odaklanmak zorunda kaldık. Mesleğimiz adına, meslektaşlarımız adına yürütmek istediğimiz bir çok projemiz sekteye uğradı. Akademik dünya ile birlikte gerçekleştireceğimiz ve ilk defa ev sahipliği yapacağımız III. Turist Rehberliği Kongresi’ni ertelemek zorunda kaldık. Bunun dışında rutin olarak yapmamız gereken ve çok önemsediğimiz Yabancı Dil Seviye Tespit ve Dil Ekletme sınavlarıyla beraber Yurtiçi Uygulamalı Eğitim Gezilerimizi de erteledik. Bütün enerjimizi meslektaşlarımızın bu süreçten minimum kayıpla atlatabilmesine yönelttik. Mevzuatımızdan kaynaklanan bir “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu” olmamasının sıkıntılarını yaşadık. Bu sebeple benzer bir yapının oluşabilmesi için bütün Yönetim Kurulu olarak çalışacağımıza ve mevzuatımızın buna uygun hale getirilmesine çaba sarf edeceğimize söz verdik. Daha önce hemen kimsenin aklına gelmeyen bir yapıya ihtiyacımız olduğu aşikar. Biz de bunu yapabilmek için çalışmalarımıza hızla başladık. Umarım kısa zamanda bu konuda da iyi haberler verebileceğiz.

 

-Covid-19 döneminde tatile gitmek isteyen vatandaşlarımıza neler söylemek istersiniz?

 

Vatandaşlarımız bu süreçte tatile gideceklerse de mutlaka önce sağlıklarına dikkat etmeleri gerektiğini akıllarından çıkarmasınlar. Deniz, kum, güneş tatili yapmak elbette bir turizm aktivitesi ama bizlerin çok da içinde olduğu bir aktivite değil. Bizler tur kısmında devereye giriyoruz. Vatandaşlarımız sadece bu süreçte değil her zaman için katıldıkları turlarda rehberlerinin TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ruhsatname ve TUREB’den Çalışma kartı oladuğuna dikkat etmeliler. Boynuna bir kart takan herkesin yapabileceği bir iş değildir Turist Rehberliği. Mutlak surette TUREB Çalışma Kartı olmak zorundadır. Akdi takdirde vatandaşlarımız aldatılmış olur ve aldıkları hizmet Tüketici Hakları Kanunu açısından da kusurlu hizmete girer. Bu konuda isteyen vatandaşlarımız daha hemen turun başında www.tureb.org.tr sitesine girerek rehberlerinin gerçek , lisanslı Turist Rehberi olup nolmadığından emin olabilirler. Türkiye Cumhuriyeti yasaları gereği her tur ve paket turda turist rehberi mutlaka bulunmak zorundadır. Biraz sorgulamak, verdikleri paranın haklı karşılığını istemek herkesin hakkıdır. Vatandaşlarımız bu haklarından kesinlikle vazgeçmesinler. Nasıl ki bir ürün yada himzet alırken dikkat ediyoruz, turlara katılırken de aldığımız bütün hizmetlere dikkat edelim lütfen.

 

-Turist rehberliği tüm illerimizde bulunuyor mu?

 

Ülkemizde turist rehberliği genel olarak “ülkesel” olarak yürütülmekte. Yani gidilen her hangi bir yerde turist rehberi ikamet etmiyor da olsa orayı insanlarımıza en doğru, en güzel şekilde anlatabilecek binlerce meslektaşımız var.

 

 -Sayın Başkanım değerli vaktinizi ayırıp, bizlerle paylaşmış olduğunuz bilgiler için sizlere sonsuz teşekkürlerimizi sunuyor, başarılarınızın devamını diliyoruz.

 

Mesleğimize ve kurumumuza göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı ben teşekkür ederim. İlerleyen süreçte de sorularınız olursa cevaplamak isterim. Hende hanım tekrar teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış