Unlightening: Seni Aptal Eden Bir Şey Öğrenmek.


15.11.2020

 

Unlightening: Seni Aptal Eden Bir Şey Öğrenmek.
“Hak ( The Highest advanced key-En Yüksek gelişmiş anahtar ) … 
 
El Hak, Allah’ın isimlerinden birisi. 
Yani yüce Allah hak-adalet sahibi
…/ En yüksek gelişmiş Anahtar onun elinde!
 
Adaletin olmadığı yerde kaos, terör, ahlaksızlık, zülüm… Şeytanın istediği kötülüğün her türlüsü insancıklar arasında hüküm sürer. Adaletin olduğu yerde medeniyet, refah, huzur, mutluluk, sağlık… Allah’ın istediği ve cennet görüntüsünün dünya üzerinde gölgelendiği paylaşımlar demektir.
 
Bu yüzden en yüksek gelişmiş anahtar olan Hak, onu koruyacak kollayacak kişilerin elinde tutulması gerekir. O kişilerde, yalnızca Allah’tan korkan ve dünyaya asla tamah etmeyen kişilerdir, kişiler olmalıdır. Bu önemli emaneti korumakta çok hassas olurlar. Ölürler ama emaneti teslim edeceği kişileri de yetiştirirler. Bu silsile kıyamete kadar devam edecektir… Çünkü adaletin olmadığı dünyada olsa olsa kıyamet kopar. Saffet Kuramaz”
 
Bugün Saffet kardeşimin bu yazdığı yazıya hayran kaldığım için kardeşimin bu enfes yazısı ve başlığına bakarak bende böyle bir başlıkla yazmaya başladım. Böylesine güzel olanı görünce ister dürtü deyin isterseniz hayranlık deyin yazmadan içine katılmadan duramıyorum… Muhteşem bir başlık ve tespit kardeşime teşekkürler ediyorum sizlerin vasıtasıyla.
 
Hayatımız tamamen değersiz olan küçük bir konuşmaymış gibi yaşamak için çalışırken, fazla söze hiç gerek yokmuş gibi yaşamak bizi biz eden değerleri hiçe sayarak ilgisiz alakasız kalmak, yani bizi aptal eden şeylerle baş başa yaşamayı istemek aptallık değilde nedir ki? Bu kadar peşinde koşarak, değerlerimizi, insanlığımızı dostluğumuzu yarınlarımızı hiçe sayarak yok etmenin peşinde koşarak heba ediyoruz, biz etmesek te edenlere mani olamıyoruz! Oysa görevimiz darda olana gitmektir oysa bizler İlk başta oraya gitme niyetini bilsek te nedense vardığımızda unutuyoruz, oysa bu bize yakışmayan iman etmiş Müslüman’a yakışmayandır. Gerçi o hakiki iman edenlerden değiliz diyenleri duyar gibiyiz lakin az çabalarsak neden olmayalım.
 
Oysa bir dostun bir komşunun arkadaşın sıkıntısına derman olmak için varsa cebinden yardımla yoksa da yanında onunla bunu paylaşarak, bir çare bulmak ya da yanında olmak derdiyle beraber yanında durmanın sonucunda, uzun bir günün sonunda yatağa yattığınızda aldığınız o muhteşem hissi bir tada bilsek inanın her an bunu yaparız… Çünkü onun sıkıntısına çare bulmak kendi sıkıntımıza çaredir, ah bir fark edebilsek bir varabilsek… Bazen bakıyorum etrafıma ve şu hisse kapılıyorum, bir çanta dolusu patates cipsini alıp, dolu zannettiğin şeyin içinin hava çıkması her şeyin içi boş değersiz ve anlamsızmış gibi hissederken, içinden bir tanesi dolu çıkınca diğerlerinin boş olmasını fasa fiso olmasını unutturarak sevinçle kaplıyor bu dolunun dolu olması… Oysa bu dünya hayatında hepimiz aynı taşıtın içinde yol alıyoruz, saldırgan kavgacı olarak yol alamayız bu kargaşanın sonucunda şoför bizi arabadan indirerek yola yayan devam etmemizi isteyecek, bu da yola dayanacağımız kadar gidebileceğiz menzile varamayacağız beraberce… Oysa gönüllerde sevincin ateşini yakarak ısıtmak gerekirken, bizler az var olan ateşi de söndürmeye çalışıyoruz, bu bizi aptal eden şeyleri öğrenmek değilde nedir ki?
Bazen de diyorum ki hayatın değerini insanın değerine vakıf olamayan bizler bu dünyadan mutlu göçmüyor. Sanki aklı başında değilde bunca anlamsızlığı kabullenerek başkalarının söylemleri, başkalarının doğruları, başkalarının hayatlarını yaşamak doğru olmazsa da böyle davranarak ne kazandık ki bilemiyorum!  Az daha fazlamı çekelim sıkıntıyı lakin hiç istemem ben, acaba o zaman aklımız başımıza gelir mi ki? Yok, yok öyle olmadan aklımız başımıza gelsin… Tabi bir aklımız ortada kalırsa! Vesselam, selamlarımla.
 
Mehmet Aluç

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış