İlk Romanlar ve Tanzimat I. Kuşak Romancıları




İlk Romanlar ve Tanzimat I. Kuşak Romancıları

 

Türk edebiyatında romancılık aslında halk hikâyeleri ile başlamıştır. Türk Halk hikâyeleri günümüzdeki roman anlayışının sözlü gelenekteki  örnekleri gibidir. Halk Hikâyelerimiz bu gündeki anlamıyla hikâyeden çok  romana daha yakın özellikler taşımışlardır.

Türk edebiyatında roman örnekleri aslında   Tanzimat'tan önce görülmeye  başlamıştır. Edebiyatımızdaki ilk roman örnekleri de halk hikâyelerinin özelliğini taşır.  Edebiyatımızda roman niteliği taşıyan ilk eser “Süheyli Ahmet Bin Hemdem’in” yazmış olduğu, “Acaibü'l Measir ve Garaib'n Nevadir 1840 “ adlı eser ile Aziz Efendi’nin 1852 yılında  yazdığı Muhayyelat adlı eseridir.  Tam adı Hovsep Vartanyan olan Vartan Paşa,’nın Ermeni harfleri ile  batırmış olduğu   Akabi Hikayesi,  “Topal Şeytan Hikayesi”, 1853, ile “Paris Meşvereti”  adlı tercümeleri Ermenice harflerle  Türkçe olarak basılan  ilk tercüme roman örnekleri olarak karşımıza çıkar. Dili ve Alfabesi Türkçe olan  ilk çeviri eser ise Yusuf Kamil Paşa’nın Fenelon’un  tercüme ettiği Telemak’ın Maceraları adlı  eseridir. Terceme-i Telemak  1859’da  Mecmua-ı Fünun’da yayınlanmıştır.  Bu ilk tercümeden sonra  1859 ile 1908 yılları arasında Prof. Dr. Ayşe Banu Karadağ (2014),” Çevirmenin Tanıklığında Tanzimat’tan II. Meşrutiyet’e Çeviri Tarihini Yeniden Okumak 1-2 “ adlı eserinde adı geçen dönemler arasında yaklaşık beş yüz yirmi çeviri roman  yazıldığı tespit edilmiştir. 

Hasan Tevfik’in 1868 yılında yapmış olduğu  Hayalat-ı DiI  “halk hikâyelerinin kurgusunu taşıyan ve yirmi altı bölümden oluşan” bir eserdir.  Emin Nihat Bey Bey’in yazmış olduğu  Müsameretnâme  1288- 1292/1872-1875), Evangelinos Misailidis ‘in yazdığı Temaşa-i Dünya ve Cefak,ar ü Cefakeş (, 1872)   yazılmış ilk  diğer romanlarımız olma özelliği taşır. [1]

Bu  çeviri, adapte ve özgün romnları Münif Paşa ve Şemsettin Sami tarafından W. Hugo’dan çevrilen  “Hikaye-i Mağdurin” Bir Mağdurun Hikayesi  adı ile “Sefiller  ’’ tercümesi, Vakanüvis Ahmet Lütfi’nin   Daniel Defoeı’dan” Hikaye-i Robinson “ adıyla yaptığı   Robenson Crusoe  tercümesi, 1864 ; Thedor Kasap’ın Alexandre  Dumas Pére’den  çevirmiş olduğu  Monte Kristo Kontu Çevirisi: (1871)  [2]  Recaizade Mahmut Ekrem  ’in  Cahateaubirand’dan yaptığı  “Atala yahut Amerikan Vahşileri”  1864  tercümesi; Tercüme-i Hikâye-i Jöneviev,  Jonathan Swift’in  Gulliver'in Gezileri Emile : [3] Dafni ile Kloe’nin Hikaye-i Taaşukları, Mehmet Kamil. 1873  vb izlemiştir.

 

Tanzimat I. Kuşak Romancıları ve Romanları

Tanzimat döneminde  özgün romanlar yazan romancılar: Hasan Tevfik,  Emin Nihat ,  Şemsettin Sami ,  Ahmet Mithat Efendi  ,  Namık Kemal  ve Nabizade Nazım ’dır.  Edebiyatımızda ilk özgün roman örneğini vermiş olan Ali Aziz Efendi,  Muhayyelat adlı eserini Tanzimat Edebiyatı ortaya çıkmadan  önce yazmış olduğu için  Tanzimat romancısı sayılmamaktadır.  

Esasında Tanzimat edebiyatımızdaki ilk özgün romanı Hasan Tevfik’in 1868 yılında yapmış olduğu  Hayalat-ı Dil adlı roman olarak kabul etmek gerekir. Bu eser edebiyatımızda yazılmış ilk özgün roman olarak kabul edilen Şemseddin Sami’nin   “ Taaşşuk’u Tal’at ve Fitnat “ adlı eserden dört yıl önce yazılmıştır. 1868  [4] Emin Nihat’ın yazdığı Müsameretname de Şemseddin Sami’nin yazmış olduğu “Taaşşuk’u Talat ve Fitnat’tan” ( Taaşşuk’u Talat ve Fitnat, 1872 Kasım ayında tefrika edilmeye başlanmış, bu tefrika 1873 yılında bitmiştir.) ,  daha önce yayımlanmıştır. 1872

Tanzimat  I kuşak romancıları  romanlarında sosyal konuları ele almışlar romanlarında , sosyal faydayı sağlamayı amaç etmişler “ Toplum için sanat anlayışı ile romanlar yazmışlardır.  Tanzimat I. Kuşak romancılarının romanlarındaki işledikleri konular şunlardır: Aile, kadın-erkek ilişkileri, görücü usulüyle yapılan evlilikler, çocukların yanlış yetiştirilmesi ve yanlış batılılaşma. Halkı taassuptan kurtarmak, batıl itikatlardan sıyırmak, yanlış adet ve törelerden halkı kurtarmak, tarih bilinci aşılamak, vatan sevgisini işlemek  vb.

 Şemsettin Sami Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat  adlı romanında  görücü usulü ile evlenmenin zararları konusunu işlemiş, halk hikayelerimizin tesiri altında bir roman yazmıştır. Talat ile Fitnat'ın aşkını anlatan roman, Türk edebiyat tarihinde "İlk Türk Telif Roman" olarak değerlendirilir. Yazar Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat 1872 Kasım'ından itibaren Hadika gazetesinde tefrika edilmiş,  Yeni harflerle basımı Sedid Yüksel, Ankara 1964 tarafından yapılmıştır.  

 Şemsettin Sami Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat Hakkında Bilgiler ve Özeti

 

Namık Kemal :

 Namık Kemal  Romantizmin etkisi ile  yazdığı Cezmi   1880  ( İlk tarihi roman) de tarih konularını işlemiş,  bu romanda tarih bilinci aşılmak, kahramanlık ve vatanseverlik ruhunu diriltmek amacını taşımıştır. Eser II. Selim döneminde İranlılarla yapılan savaşta yer alan vatansever asker Cezmi'nin başından geçenler anlatılmaktadır.  İntibah 1876 romanında ise batılılaşmayı yanlış yönde anlamamak gerektiği konusunu dile getirmiştir. İntibah ’ın ,1876 yılında yapılan ilk baskısı, Namık Kemal'in sürgünde olması nedeniyle, yazar adına yer verilmeden yapılmıştır. Cumhuriyetin ilânından sonra ise ilk kez 1944 yılında Latin harfleri ile yeniden basılmıştır.[5]

Romantizmin etkisinde olan Namık Kemal’in oyunlarındaki ve romanlarındaki tipler ya tamamen ya da tamamen kötüdür. Roman ve tiyatrolarında vatan sevgisi, millet sevgisi, toplum için kendini feda etme duygularının yanı sıra aşk ve ihtiras da önemli bir tema olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

NAMIK KEMAL  İLGİLİ LİNKLERİMİZ

Ahmet Mithat Efendi:

Romanlarını realizmin ve romantizmin tesirlerinde yazan Ahmet Mithat Efendi pek çok romanında tarihi konulara değinmiştir. Hasan Mellâh , Hüseyin Fellah,  Pariste Bir Türk  ,Arnavutlar ve Voyvodolar  gibi romanları bu maksatla  yazılmıştır. Popüler romancılığın  ilk örneklerini veren A. M. Efendi,  “yazı makinesi” olarak tanınmış, edebiyatımızın ilk romancılarından biri olduğu halde sayıca en fazla roman yazan romancısı olmak rekorunun halen elinde bulunduran öğreticiliği esas alan bir romancı olarak çok çeşitli konularda çok çeşitli romanlar yazmıştır.  Eserlerinde genellikle yanlış yönde batılılaşan tipler ile  batılılaşmayı doğru anlayan tipler arasındaki çatışmaları ele almış, ( Felatun Bey ile Rakım Efendi gibi) tarihi, güncel, siyaset, din, ahlak, felsefe gibi farklı konularda da romanlar yazmıştır.

 

Ahmet Mithat Efendi ile İlgili Linklerimiz

 

Ahmet Mithat Efendi’nin Bazı Romanları [6]

Romanları

  • Hasan Mellâh yâhud Sır İçinde Esrar (1874)
    •             Dünyaya İkinci Geliş yâhud İstanbul’da Neler Olmuş (1874)
    •             Hüseyin Fellah (1875)
    •             Felâtun Bey ile Râkım Efendi (1875)
    •             Karı-Koca Masalı (1875)
    •             Paris'de Bir Türk (1876)
    •             Çengi (1877, oyun)
    •             Süleyman Musûlî (1877)
    •             Yeryüzünde Bir Melek (1879)
    •             Henüz On Yedi Yaşında (1881)
    •             Karnaval (1881)
    •             Amiral Bing (1881)
    •             Vah! (1882)
    •             Acâib-i Âlem (1882)
    •             Dürdâne Hanım (1882)
    •             Esrâr-ı Cinâyât (1884)
    •             Cellâd (1884)
    •             Volter Yirmi Yaşında (1884)
    •             Hayret (1885)
    •             Cinli Han (1885)
    •             Çingene (1886)
    •             Demir Bey yâhud İnkişâf-ı Esrâr (1887)
    •             Fennî Bir Roman Yâhud Amerika Doktorları (1888)
    •             Haydut Montari (1888)
    •             Arnavutlar-Solyotlar (1888)
    •             Gürcü Kızı yâhud İntikam (1888)
    •             Nedâmet mi? Heyhât (1889)
    •             Rikalda yâhut Amerika'da Vahşet Âlemi (1889)
    •             Aleksandr Stradella (1889)
    •             Şeytankaya Tılsımı (1889)
    •             Müşâhedât (1890)
    •             Ahmed Metin ve Şîrzât (1891)
    •             Bir Acîbe-i Saydiyye (1894)
    •             Taaffüf (1895)
    •             Gönüllü (1896)
    •             Eski Mektûblar (1897)
    •             Mesâil-i Muğlaka (1898)
    •             Altın Âşıkları (1899)
    •             Hikmet-i Peder (1900)
    •             Jön Türkler (1910)

 

Nabizade Nazım  ( 1862- 1893) KARABİBİK  (uzun öykü, roman 1891)  edebiyatımızda köy romancılığının ilk örneğidir. Zehra  (roman,1896) adlı romanında natüralizme kayan bir tutum izlemiş bu romanı edebiyatımızda Natüralist anlayışla yazılmış ilk roman olmuştur. Sade bir dille yazılmış olan “Zehra ” (1896) edebiyatımızda ilk psikolojik roman denemesi olarak  da yer almıştır.

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış