Tanzimat Dönemi Çevirmenler ve Çeviri Eserleri


Tanzimat Dönemi İlk Çevirmenler ve Çeviri Eserleri

Tazimat Fermanıyla – 1839 başlayan gelişmeler bu günü hazırlayan süreci başlatmıştır. Bu fermanla birlikte batı endeksli kültür yayılmaya başlamış, batı kültürlü dönem eskiyi lagv etmiştir. Divan edebiyatı bu süreçle yıkılıp modern edebiyat böylece başlamıştır. Batı kültürü ve düşüncesi  ilk önce edebiyat alanında başlamış, edebi eserlerle zihniyet değişmiştir.

Batı kültürünün divan edebiyatını sarsmaya başlaması ilk önce  çeviriler sayesinde olmuştur. Bu bakımdan ilk çeviri eserleri ve ilk mütercimleri bu süreci başlatan aktörler gibi görmek en doğru seçenektir.

Batı tarzı edebiyata yönelmemizin başlangıcını çeviri eserlerin yayımlanmaya başlaması olarak kabul edebiliriz. Edebiyatımızda ilk çeviri eserler ise 1859 yılında görülmeye başlamıştır.  Bu tarihten sonra edebiyatımızda divan edebiyatının edebi zevk, konu ve sanat anlayış, yerini daha toplumcu, halkın eğitilmesine yönelik, sanatı halk yararına düşünen, daha sade bir dille yazılmaya çalışılan, divan edebiyatının klasik nesir ve şir türleri yerine batılı türleri tercih eden  bir edebiyat anlayışına yönelme süreci başlamıştır. Özgün roman öykü ve tiyatro eserlerimizin ortaya çıkmasına kadar olan sürede  ve 1860–1880 yılları arası  çevirilerin  yoğun şekilde yapıldığı bir dönem olmuştur.

İlk çeviri eserler roman, tiyatro eserleri ile manzumeler, makale ve bilimsel yazılar şeklindedir. [1] Bu yazıların edebiyatımıza girmeye başlaması ile edebiyatımızın batı edebiyatı sahasına yönelmesi başlamış olacaktır. Edebiyatımızda batılılaşma döneminin başlatan  Tanzimat Edebiyatının başlangıcını da doğal olarak bu ilk çeviri eserler ve onları çeviren yazarlar olmaktadır.

1839 Yılında başlayan batılılaşma politikasının ürünü olarak  yurtdışına öğrenci gönderilmesi veya Fransızca öğrenimin mürebbiyeler yoluyla yaygınlaşması, Yurt dışına eğitim amaçlı olarak devlet personellerinin yollanması ile edebiyatımızda çeviri eserlerin görülmeye başlamış, ilk çevirmenlerimiz de bu yüzden genellikle devlet adamı vasıflı kimseler olmuşlardır. İlk çevirmenlerimizin genellikle paşa olması da bu yüzdendir.

1850 yılından itibaren ilk çeviri eserlerin yazılmaya başladığı ilk şiir, roman ve tiyatro oyun çevirilerin çıkmaya başladığı dikkati çeker. Edebiyatımızın ve Tanzimat Dönemi'nin ilk çevirmenleri ve yaptıkları çevirilerden söz edecek olursak  belli başlı çevirmenlerimiz ve yaptıkları çeviri eserler şu şekildedir.


YUSUF KAMİL PAŞA

Yusuf Kamil Paşa Abdülaziz saltanatında 5 Ocak 1863 - 1 Haziran 1863 tarihleri arasında dört ay yirmi yedi gün sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır. 1808 yılında Arapkir’de doğan Kâmil Paşa,  Mirliva rütbesi ile geldiği İstanbul’da Meclis-i Vâlâ ve Maârif Meclisi üyeliği, Ticâret Nâzırlığında bulundu. l Meclis-i Âl-i Tanzimat başkanı oldu. 1856’da tekrar Meclis-i Vâlâ Başkanlığına getirilen Yusuf Kamil Paşa, Sultan Abdülazîz Han padişah olunca, 5 Ocak 1863’te Sadrâzam Keçecizâde Fuâd Paşanın istifa etmesi üzerine sadrâzamlığa getirildi. [2] ( BKZ  Yusuf Kamil Paşa Hayatı Edebi kişiliği Eserleri )

Şiirleri ve münşeâtı (nesir-mektuplar) da mevcut olan Kâmil Paşa, iyi düzeyde  Arapça, Farsça ve Fransızca bilirdi. Kâmil Paşanın edebiyatçı olarak tanınmasını sağlayan eser, Fenelon’un yazdığı Telemak’ın Maceraları adlı kitabın tercümesi olan Terceme-i Telemak’tır.  Edebiyatımızda ilk roman ve ilk çeviri roman olma özelliği taşıyan bu eser    birçok teknik kusurlarla dolu olmasına  kahramanlarının yabancı olmasına, eser  özetlenerek çevrilmesine rağmen büyük bir  ilgi görmüş "Ahlak kitab " gibi görüldüğünden okullarda okutulmuştur. [3]

Tercüme-İ Telemak ve diğer eseri olan  Hayalat-ı DiI'de, kaybettiği bir kişiyi arayan tecrübesiz bir gencin başından geçen maceralar ve bu maceraların sonunda ulaşılan mutlu sonun hikâye edilmesi söz konusudur. Her ikisinde de hikâye, amaç değil, araçtır. Yusuf Kamil Paşa'nın, eserde, bire bir çeviri anlayışının oldukça dışında kalarak, yorumlu çeviriye yöneldiği, bilinen bir gerçektir. [4]
Sadullah Paşa’nın bir de Hayalat-ı Dil, halk diline yakın yenilikçi ve çağdaş bir çevirisidir. Eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yaşanan siyasal gelişmelerin ironik bir şekilde anlatmıştır. [5]  Hayalat-ı DiI'de, kaybettiği birkişiyi arayan tecrübesiz bir gencin başından geçen maceralar ve bu maceraların sonunda ulaşılan mutlu sonun hikâye edilmesi söz konusudur.

SEFİLLER ÇEVİRİSİ

Hugo’nun Sefiller adlı çevirisi Türk edebiyatında ikinci çeviri roman olmaktadır. Bu roman " Bir Mağdurun Hikâyesi " adıyla  Türkçeye çevrilmiştir. Lakin bu romanın çevirmeni tespit edilememiştir.

Vakanüvist Ahmed Lütfi Efendi

Ahmed Lütfi Efendi (1816–1907) görevinde en uzun süre bulunmuş (1866–1907) Osmanlı Vak 'anüvisidir.

Vakanüvis Ahmet Lütfi' Efendi,  Daniel Defoe'nin  Robinson Crusoe   adlı çevirisi ile edebiyatımızda üçüncü roman çevirisini yapmıştır.

1825–1876 arasını kapsayan ve 15 ciltten oluşan bir tarih kaleme almıştır. Bunun ilk sekiz cildi eski harflerle (1873–1875 1885–1889 1912) yazma halindeki 9-15. ciltleri ise yeni harflerle (1984-1993) yayımlanmıştır. Tarih Vakfı ile Yapı Kredi Yayınları 'nın ortak yayın projesi kapsamında ilk sekiz cilt de yayıma hazırlanarak eserin bütünü yeni harflere kazandırılmıştır. [6]

1825-1849 arasını kapsayan ilk sekiz ciltte Osmanlı toplumunun 19. yüzyılda yaşadığı büyük değişimin en ilginç kesiti yer almaktadır. Yeniçeri Ocağı 'nın kaldırılması 1828–1829 Osmanlı-Rus Savaşı, Kavalalı Mehmet Ali Paşa 'nın ayaklanması Yunan bağımsızlık hareketi Tanzimat 'ın ilanı bu dönemde meydana gelmiş belli başlı olaylardır. Ayrıca iç düzende yaşanan değişimler de birçok ilginç ayrıntıyla aktarılmakta bir Tanzimat tarihçisinin gözüyle değerlendirilmektedir. Vakanüvis Ahmet Lütfi Efendi Tarihi Yapı Kredi Yayınları tarafından  günümüz harfleriyle yeniden basılmıştır. [7]
Ahmed Lütfi Efendi 'nin eseri vak 'anüvislik geleneğinin son halkasıdır ve Osmanlı resmi tarihçiliğinin 19. yüzyılda aldığı biçimin de en kapsamlı örneğidir. Hz Ömer'in hayatını anlatan ir eseri daha vardır. [8]


ETHEM PERTEV PAŞA 1824- 1872

Erzurum doğumlu bir devlet adamı olan Ethem Pertev Paşa bu dönemin diğer ilk ve en önemli  çevirmenlerindendir. [9]
Pertev Paşanın, İslâmiyet’te evlenme hayatına, masonluğa, tarihe dair telif ve tercüme risaleleri vardır. Kırmızı Bayrak adlı bir seri makalesiyle, Türkiye’de Komünizme karşı ilk tepkiyi başlattı. Jean Jacques Rousseau’dan, Voltaire’den ve Victor Hugo’dan şiir tercümeleri bulunan Pertev Paşanın; Itlâkü’l-Efkâr fî Akdi’l-Ebkâr, Emrü’l-Acîb fî Târih-i Ehl-i Salîb, Habnâme ve Lâhikası adlı eserleri vardır. [10] Bu tercümelerinden  birisi  Victor Hugo’dan uyuyan çocuk manasına gelen Tıfl-ı Naim diğeri de J.J. Rousso’dan Baka-yı Ruf  adlı manzumleridir. [11]

    
Sadullah Paşa

Sadullah Paşanın batı dillerinden yaptığı tercümelerin en meşhuru “Göl “adlı eseridir. Berlin Mektupları, Charlottenbourg Sarayı, Paris Ekspozisyonu, Cevdet Paşaya Mektup, bilinen eserleridir. Berlin Mektupları, Tanzimat devri seyahat edebiyatının ilk örnekleridir. [12]Tanzimat döneminin pozitivist ve materyalist anlayışı savunan ilk şairi oldu. Fazla eser vermemiş olan Sadullah Paşa, yayımladığı birkaç makale ve çeviri içinde en çok Lamartin''den Göl şiiri çevirisi ve  “  19. Asır Manzumesi “    adlı şiiriyle tanınmıştır.

  “ 19. Asır Manzumesi “   Türk edebiyatında batılı zihniyete yönelmemizi öneren bir içeriği ile batılı edebiyata yöneleceğimizi gösteren ilk işaretleri taşıyan veya ilk önerileri ortaya koyan bir eseridir. [13]"Ondokuzuncu Asır" adlı manzumesinde Sadullah Paşa, iki zihniyeti mukayese eder. Ona göre, skolâstik dönemin yanlış, eksik ve olumsuzluklarına karşılık yeniçağda insanın, aklı ve iradesiyle gerçekleştirdiği hızlı ve baş döndürücü bir gelişme söz konusudur. [14]


AHMET VEFİK PAŞA (1829–1892)

İlk tiyatro çevirimiz A. Vefik Paşa, Mollıere’den yaptığı " Zor Nikâh "adlı  çeviridir. Bu çeviriyi  A. Vefik Paşanın - Moliere’den yaptığı diğer on altı çeviri ve uyarlama eseri izlemiştir.(6) ( bkz  Ahmet Vefik Paşa'nın Tiyatroculuğu ve Tiyatroya Katkıları )

 Bursa'da kendi adıyla tiyatro kuran, halkın tiyatroyu sevmesi için özellikle komedi türünü seçerek Moliere'den çeviriler yapan Ahmet Vefik Paşa, Türk tiyatrosunun en önemli kilometre taşı sayılan şahsiyetidir. Türk halkının komedi tarzına yatkın olması nedeniyle  yaptığı çeviri ve uyarlamaları komedi tarzından seçmiş, tiyatro eserlerinin edebiyatımızdaki çevirmeni ve adapte eserler yazan kişisi olmasının yanı sıra, tiyatro temsillerinin verilebilmesini sağlamış olması bakımından da dikkat çeken bir isimdir. Ülkemizdeki ilk yerli tiyatro binalarının da açılmasını ve hizmet vermesini sağlayarak Türk tiyatroculuğunun da kurucuları arasına giren A. Vefik Paşa'nın yaptığı çeviriler ve uyarlamaları şunlardır. (6) ( bkz Ahmet Vefik Paşa Hayatı Eserleri ve Tiyatroculuğu )

SAVRUK (MANZUM ÇEVİRİ ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye çevirisidir…
TARTÜF ( MANZUM ÇEVİRİ ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye çevirisidir…
DON CİVANİ ( MENSUR ÇEVİRİ ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye çevirisidir…
DUDU KUŞLARI ( MENSUR ÇEVİRİ ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye çevirisidir…
İNFİAL-İ AŞK (MENSUR ÇEVİRİ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye çevirisidir…
KADINLAR MEKTEBİ ( MANZUM ÇEVİRİ ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye çevirisidir…
KOCALAR MEKTEBİ ( MANZUM ÇEVİRİ ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye çevirisidir…
OKUMUŞ KADINLAR (MENSUR ÇEVİRİ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye çevirisidir…
AZARYA ( UYARLAMA ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye uyarlamasıdır…
DEKBAZLIK ( UYARLAMA ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye uyarlamasıdır…
MERAKİ ( UYARLAMA )
: Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye uyarlamasıdır…
TABİB-İ AŞK ( UYARLAMA ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye uyarlamasıdır…
YORGAKİ DANDİNİ ( UYARLAMA ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye uyarlamasıdır…
ZOR NİKÂHI ( UYARLAMA ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye uyarlamasıdır…
ZORAKİ TABİB ( UYARLAMA ) : Ahmet Vefik Paşa; komedi; ünlü Fransız yazar Moliere’nin eserinin Türkçeye uyarlamasıdır…


Teodor Kasap

( 1835-1905?  ) 1835 Kayseri doğumlu Ermeni kökenli Osmanlı gazeteci ve yazardır.  Teodor Kasap  ,ilk Türkçe mizah dergisi Diyojen'in de sahibidir. Diyojen, Teodor Kasap tarafından 1870 yılında haftada üç gün olarak yayınlanan ilk Türk mizah dergisidir.[15] ( bkz  Teodor Kasap Diyojen Dergisi ve Tiyatroculuğu )
Türkçe yayımından önce bir süre Fransızca, Rumca çıkan dergi Ermenice olarak da yayınlanmıştır. Türkiye'de modern mizahın ilk örneklerinin yayınlandığı dergi,   Direktör Ali Bey, Ebüzziya Tevfik ve  Namık Kemal 'in imzasız yazılarına yer vermiştir.[16]

Yayın yaşamını 1873 yılına kadar sürdürmüş olan dergi 183 sayı çıkmıştır ve üç kez geçici olarak kapatılmıştır. Ancak son sayısı olan 183. sayısında siyasal içerikli mizah yazıları nedeniyle 9 Ocak 1873 tarihinde yönetimce yayımına son verilmiştir.

Çıraklık yaparak Kuruçeşme Rum Okulu’nda öğrenimini sürdüren T. Kasap, bir Fransız subayının yardımıyla 1856 yılında Fransa’ya gitmiş, Paris’te öğrenim görmüş,  İstanbul’a dönünce gazeteciliğe başlamış, ilk Türk mizah gazetesi Diyojen’i çıkarmıştı. (1870–1873).[17]

Dönemin muhalefet organlarından biri olan Diyojen kapatılınca Çıngıraklı Tatar dergisini çıkarmış o da kapatılınca “Hayal ve İstikbal” adlı gazeteleri çıkarmış,  en sonunda da yazılarından ötürü hapse mahkûm edilince 1877), Avrupa’ya kaçmıştı.  Birkaç yıl sonra bağışlandı, ölümüne değin mabeyn kütüphanecisi olarak sarayda görevlendirildi.[18]

Tanzimat dönemindeki tiyatro çalışmalarını destekledi, Türk tiyatrosunun yerli kaynaklardan yararlanması gerektiğini savundu. Pinti Hamit (1875), İşkilli Memo (1874), Para Mesleği (1875) adlı Moliére uyarlamaları yanında Lükresya Borçiya adlı bir oyunu vardır. Alexandre Dumas Pére’den Monte Kristo  (1871) çevirisi de ilk roman çevirilerindendir. Teheodor Kasap'ın Alexsandır Dumas'tan yaptığı  Monte Kristo Kontu adlı romanın çevirisi edebiyatımızda yapılan dördüncü roman çevirisi olmaktadır.

 Diğer çeviri romanı Alexandre Dumas Pére’den “ Para Meselesi “ adlı eserdir. [19]

Paul ve Virginie Çevirisi ve Emin Sıddık
Saint Pierre’in Paul et Virginie adlı eserini ilk olarak Emin Sıddık  1870 yılında  tercüme eder. Bu eser Hançer gazetesinde tefrika edilmiş ancak eser tamamlanmamıştır. Eser daha sonra kitap halinde basılır. Bu eserin ikinci çevirisi ise 1893’te Osman Senai  tarafından bir kez daha çevrilir. [20]

Recaizade Mahmut Ekrem ve Atala Çevirisi

Mahmud Ekrem  Chateaubriand' ın Atala adlı romanını 1872’de Türkçeye çevirmiştir.[21] Atala edebiyatımızdaki beşinci roman çevirisi olmaktadır.

Şemsaeddin Sami 

  • Florian, Galatée 1773
  • Dumanoir & d'Ennery, İhtiyar Onbaşı (1874)
  • Daniel Defoe, Robinson Crusoe
  • Victor Hugo, Sefiller (1880, son cildi eksik)
  • Ali bin Ebi Talib Efendimizin Eş'ar-ı Müntehabeleri (1900, Ali bin Ebu Talib'e atfedilen Divan'dan çeviriler)

Muallim Naci 

Muallim Naci'de çok sayıda eser tercüme eden bir gyazar ve gazetecimizdir. , Victor Hugo, S. Prudhomme, Alphonse de Musset ve  Emile Zola 'dan Türkçe'ye çeviriler yaparak sayısı kırka ulaşan eserler vermiştir. 

Diğer Çevri Eserler

Mahmut Nedim, Jonathan Swift'in Gülliver'in Seyahatnamesini  çevirerek edebiyatımızdaki ilk çevirmenler arasına katılır.  Bu çevirilere Şinasi, La Fontaine'den "fabl" çevirileri  Recaizade Ekrem ve Ahmet Mithat Efendi "manzum" çevirileri takip eder.  ( bkz   DAHA GENİŞ BİLGİ İÇİN BKZ https://edebiyatvesanatakademisi.com/tanzimat-donem-edeb/tanzimat-ve-edebiyatimizda-ilk-ceviri-eserler/19671

TANZİMAT I. KUŞAK ŞAİR VE YAZARLARI



KAYNAKÇA

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış