Tanzimat Edebiyatının Oluşumu


Esa
24.08.2016
 

II. Viyana seferi sonucunda Osmanlıların sürekli toprak kaybına uğradığı, ekonomik, iktisadi, eğitim, sanat, edebiyat, teknik, bilim gibi her alanda gerilemeye başladığı görülür.

Batı Ülkelerindeki Reform ve Rönesans hareketleri, coğrafik keşifler ve ticaret yollarının okyanuslara kayarak Dünya ticaretinin batılı ülkelerin eline geçmesi, Akdeniz’in ticaret yolları açısından önemini yitirmesi, Yeni keşfedilen kıtalardaki el değmemiş değerli madenlerin batılılar tarafından işlenip pazarlanması, sömürgeciliğin sağladığı zenginleşme ve ticaret yollarından sağlanan gelirlerden batılılar faydalanırken Osmanlıların faydalanmaması gibi pek çok neden Osmanlıları zayıflatırken aynı zamanda batı uygarlığının gelişimini sağlıyordu.

II.Osman (1618-1622) ve 4. Murat (1623-1640) saltanatları ile Köprülüler vezareti dönemleri Osmanlı İmparatorluğunu ıslah etmenin eski düzenin ihyasıyla mümkün olduğu düşüncesinin uygulandığı dönemdir. Ancak, 17. Yy’ın son yılında (1699) Osmanlı Devleti Batıya karşı ( en azından askeri alanda) geri olduğunun bilincine varmaya başlamıştır.

1789 yılındaki Fransız İhtilalinin ulusların bağımsızlıklarına heveslendirici etkisi ile Osmanlı idaresindeki azınlıkların birer birer bağımsızlık arayışlarına girmeye başlaması da devletin nefesini kesen bir yıkım olmaya başladı. Küçük azınlıklarla bile mücadelede çok zorlanan devlet Kavalalı Mehmet Ali Paşa isyanı ile valisiyle bile baş edemeyeceğini görmüş oldu.

Osmanlı İmparatorluğu 17. Ve 18. Yy. ekonomik açıdan gerileme ve çöküntü, sosyal açıdan dağılma ve anarşik bir düzen içerisindedir. Geleneksel devlet sistemi de çökmüş görünmekteydi. 3. Selim ve 2. Mahmut döneminde devlet kurumlarında ve bunu tamamlamak için eğitim alanında girişilen geniş reform hareketleri, dikkati çeken gelişmelerin başındadır. “Modern araştırmayı hatta öğretimi, din için tehlikeli sayan fanatik skolâstik zihniyet, ikincisi ise; Modern araştırmanın derin köklerine inmeye sabredemeyen ve her şeyden önce, gücünün ihtiyacına cevap vermek isteyen idareci zihniyettir. Birincisi ile savaş kolay olmadı. Fakat o nispeten yenildi, geriledi. Hatta modern zihniyet, 19. Yy. sonlarından beri eski “medrese”nin içerisinde bile kısmen sokuldu. Fakat ikincisi ile savaş çok daha güçlü oldu ve bugüne kadar gerçek ilim zihniyetinin yerleşmesine asıl engel bu ikincisi oldu” . Bu nedenle Osmanlı yenilikçileri ordunun ıslahından başlayarak, eğitim kurumlarını düzenlemek, ekonomik plan kurmak gibi her alanda düşünceyi ---?--- olarak gördü. Bunun sonucu olarak reformlar, sorunların derinliğine inmekten ve teorik çerçevesini oluşturmaktan çok faydacı amaçlar çerçevesinde yapılmıştır. “Osmanlı Batılılaşamaya faydacı bir yaklaşımla girdi. Ama bu sürece girince gelişmeler onu bu güne kadar getirdi. Osmanlı’nın Batılılığı teorik planda hazırlayamayışının en önemli kanıtı, tarih, felsefe ve edebiyat alanındaki yavaş değişmelerdir” 1683’den itibaren her sahada gerileyen Osmanlıya karşın; Rönesans ve Reform hareketleri ile her sahada ilerleyen Avrupa ile aramızdaki mesafenin askeri ve teknik alanlardaki ıslahatlarla kapatılamayacağı görülmüştür. 2. Mahmut’un Mehmet Ali Paşa karşısında aldığı yenilgiler Osmanlı Devletini Tanzimat’a zorlayıcı bir etki yapmıştır. Bunun yanında Mısır meselesi Tanzimat’ın sadece yeni bir düzen isteğinden değil, kendini koruma ihtiyacından kaynaklandığının somut bir göstergesidir.

Balta Liman Antlaşması ile birlikte, İngilizlere ticari alanda geniş imtiyazlar sağlanmıştır. Bu durum, İngilizlerin Osmanlılar üzerinde daha fazla nüfuz sağlamasına olanak tanımıştır. “1838 Osmanlı-İngiliz ticaret antlaşmasını 25 Kasım 1838’de Fransa il imzalanan ticaret antlaşması izlemiştir. Daha sonra benzer hükümler ihtiva eden antlaşmalar Sardunya, Felemenk, Belçika, Prusya, Sicilya ve Brezilya gibi devletlerle de imzalanmıştır” .

Osmanlı devletinin kötü durumda olan ekonomisi, yabancı devletlerle yapılan antlaşmalarla daha kötüye gitmiştir. Ayrıca batılı devletlere antlaşmalarla verilen imtiyazlar, Osmanlı devletinde nüfuz sahibi olmalarına yol açmıştır.

1789’da Fransız ihtilalinin bir sonucu olarak ortaya çıkan Milliyetçilik hareketi Avrupa’yı etkisine almış, bu durumdan Osmanlı Devleti’nin Avrupa’da yer alan eyaletleri de etkilenmiştir. Özellikle Avrupa devletlerinin dini unsurları kullanarak azınlıkları kışkırtmaları ve Hıristiyan tebaanın haklarını korumak bahanesi ile Osmanlı devletine yaptığı baskılar siyasi ve hukuki ıslahatlar yapma zorunluluğunu doğurmuştur.

Tanzimat’a batının etkisinin devlet zihniyetindeki değişmelerde görmekteyiz. Nitekim batı memleketlerine elçilikle giden devlet adamlarımız, orada uyanan yeni devlet anlayışı, hürriyet ve eşitlik fikirlerinden etkilenmişlerdir. 3. Selim döneminden itibaren Batı başkentlerinde açılan düzenli temsilciliklerde görevlendirilen genç memurlar Avrupa’daki gelişmeleri ve fikirleri yerinde tanıma olanağı buldular. Bunun yanında 1821’de kurulan Tercüme odasının Türk yenilik tarihinde önemi büyüktür. “1821’de Bab-ı Ali’de kurulan tercüme odasında Batı dillerini öğrenen genç kuşaklar, Avrupa’da çıkan yayınları ve Batıyı daha yakından tanıma imkanı bulan gençler, devletin yeni bürokrat sınıfını oluşturdular, Tanzimat döneminin ünlü sadrazamları, Ali,, Fuat, Reşit Paşalar da içinde olmak üzere pek çok yenilikçi aydın ve bürokrat ilk eğitimlerini Tercüme Odasında gördüler”

Batı ülkelerine gönderilen öğrenciler, diplomatik görevliler, Batı dillerini bilen ve bu dillerde yazılanları okuyan genç bürokrat ve aydınların faaliyetleri de Batılı fikirlerin tanınmasını sağlıyordu”

Özellikle II.Mahmutla birlikte Osmanlıların her alanda ve anlamda batılardan geriye kaldığını net olarak görmeye başlamış, durumun düzeltilmesi için her alanda değilşim, ıslahat ve reformaların yapılması gerektiği anlaşılmıştı. Eğitim , kurum , idare , teşkilat , bilim açısından pek çok köklü düzenlemelere gidilmeye başlandı. Rusya karşında Batının güçlü devletlerine  tampon bir develet olarak batılıların gözünde varlığının devamında fayda görülen devlete karşı batılı ülkelerin  bu anlamlardaki kısmi destekleri görülüyordu. Fakat Batılılar azınlıkların hakları inançları ve ticari konumları için Osmalılardan güvenceler istiyor, Osmanlı idari, eğitim ve adalet sisteminin kendilerininkine benzemesini istiyorlardı.

Islahat Fermanı'nın ilanı ve içeriği işte bu zorlamaların ve gereklerin ilanıdır.Devletin Batılalaşmayı  devlet politikası haline getirdiğinin ilanı olarak kabul edilmelidir. Bu ferman batı medeniyatinin üstünlüğünün resmen kabul edildiği ve her alanda batılılaşmanın artık bir devlet politikası olduğu manasına gelmektedir.

 

FERMANIN İLANI

Tanzimat fermanı, 3 Kasım 1839’da Gülhane Parkı’nda, padişah, diğer devlet büyükleri, ulema, lonca ve esnaf temsilcileri ve halkın “Gülhane Hattı Humayunu§huzurunda Mustafa Reşit Paşa tarafından okundu adı verilen bu fermanla, Osmanlı Devleti’nde, İslam hukuku ve geleneksel kurumların bıraktığı hızlı bir değişim süreci başladı”

“Tanzimat fermanı , ilanından yaklaşık yirmi gün sonra devletin resmi gazetesi olan Takvim-i Vekayi’nin 187 numaralı ve 15 Ramazan1255/22 Kasım 1839 tarihli nüshasında yayınladı. Arkasından Fransızca’ya tercüme edilerek İstanbul’da bulunan yabancı devlet temsilciliklerine gönderildi”

 

Gülhane Hattı Hümayunu'nun İçeriği

“ Gülhane Hattı Hümayununda kabul edilen prensipler şu şekilde sıralanabilir”.

- Din ve mezhep ayrımı yapılmaksızın bütün vatandaşların can, mal ve namus güvenliğinin sağlanması garanti altına alınmıştır.

- İltizam usulünün kaldırılması ve vergilerin herkesin malına ve gelirine göre alınması kararlaştırılmıştır.

- Devletin kuvvetlenip gelişmesi, huzur ve asayişin sağlanması için bütün vatandaşların askerlik görevini yapması ve askere alınacak hakkaniyet ilkesine uyulması esasları getirilmiştir

- Suç işleyenlerin durumları yasalar gereğince incelenip karara bağlanmadıkça kimse hakkında ceza uygulanmaması ve kanun önünde herkesin eşit sayılması benimsenmiştir.

- Tüm devlet memurlarına maaş bağlanacak. Rüşvet kesinlikle yasaklanacak ve bu yasağa uymayanlar şiddetle cezalandırılacak.

Tanzimat Fermanı’nın amacı, çeşitli iç ve dış olayların etkisi ile işlemez durumda olan devlet idaresini yenileştirerek devlet oteritesini etkin kılmak, vatandaşa hak ve hürriyetler veren adaletli bir yönetim sistemi kurmaktı.

https://www.turkcebilgi.com/images/imgk/Mustafa_Resit_Pasa.jpg 
Mustafa Reşit Paşa                                   

 

 Tanzimat Döneminde Eğitim ve Öğretimde Yapılan Yenilik ve Gelişmeler

Sıbyan Mektepleri:

Osmanlının kuruluşundan beri her ilde ve mahallede sıbyan mektepleri yer almaktaydı. Fakat bir birlik beraberlik ve düzen yoktu. İlköğretimde en esaslı düzenlemeler 1869 Maarif Nizamnamesinin yayınlanmasından sonra yapıldı. Nizamnamede her mahalle ve köyde bir sıbyan mektebi açılması yer alıyordu. Yapılan en iyi yenilik program konusundaydı. Programlarda yararlı bilgiler ihtiva eden dersler matematik ve coğrafya gibiydi

 

1.Rüşdiyeler:

Mekteb-i Umumi müdürü olan Kemal Efendi tarafından ilk adım atıldı. Başarılı sonuçlar alınınca bu okullar çoğaltılmaya çalışıldı. Ortaöğretimde en alt düzeydeki okullar haline geldi. Askeri okulların dışındakilere Mülki Rüştiyeler dendi.

2.İdadiyeler: Kelime anlamı olarak hazırlık demektir. Askeri tıbbiye ve harp okuluna girmek isteyen öğrencilerin eksik bilgilerini gidermek için açılan hazırlık sınıflarıdır. 11-14 yaş arasındaki öğrencileri almaktaydı. İstanbulda açılan ilk idadi Mekteb-i Fünun İdadiye’dir. Mekteb-i Harbiye öğrencileri sınavdan geçirilerek orta düzeyde bulunanlar bu okula alınmıştır. Bu okul kuleli kışlasına taşınınca Kuleli Askeri İdadisi olarak anılmıştır.

3.Sultaniyeler: Bu terim Galatasaray’da gerçek anlamıyla kurulan ilk lise evlerine Mekteb-i Sultani adı ile ortaya çıkmıştır. 1 Eylül 1868 de Mekteb-i Sultaniye açıldı.

4.Darulfünün: 1846 da kurulması kararlaştırılmıştır. Fakat 1863 de açılmıştır. Amaç bütün Müslim ve gayrimüslim Osmanlı tebasının birlikte yatılı okuyabilecekleri batılaşmakta olan devlet için gerekli bilgilerle donatılmış insanlar yetiştirmekti. Rüştiyeleri bitiren öğrencileri alınmasıyla tam bir yüksek okul gibi düzenlenmiştir. Mekteb-i mülkiye ve Mekteb-i Tıbbiyeler açıldı. Tanzimat Döneminde Mesleki ve Teknik Eğitim: Tanzimat döneminde mesleki eğitim için bir çok okul açılmıştır.

 

DERLEME ALINTI YAZIDIR.

 

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com




 
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış