Yusuf Kamil Paşa Hayatı Edebi kişiliği Eserleri


 

Yusuf Kâmil Paşa
         

HAYATI AİLESİ VE YETİŞMESİ

1808 yılında Arapkir’de doğan Kâmil Paşa,  Arapkir’deki  Gökbeyi sülalesine mensuptur. Bu sülale mensupları kökenlerinin Akkoyunlu hanedanının geldiğini iddia etmektedir. [1] “Arapkir'de, 1808 yılında doğduğunda, adını Yusuf koyan annesi ile babası, kaderinin de Hz. Yusuf'a benzeyeceğini elbette bilmiyorlardı.”[2]

Küçük yaşta babasını kaybettiği için amcası Vezir Gümrükçü Osman Paşa’nın himayesinde büyüdü. Amcası Vezir Gümrükçü Osman Paşa o sıralarda Kayseri ve Bozok sancakları mutasarrıfı iken Müderriszade Mehmet Âlim Efendiden dersler aldı.[3] Amcasının himayesinde yetiştirilmiş, çeşitli hocalardan ders alarak Arapça, Farsça ve sonraları Fransızcayı da iyi düzeyde öğrenmişti. 1829 yılında 21 yaşında iken iyi bir eğitim alarak eğitim sürecini tamamladı.  Akabinde Amcası ile birlikte İstanbul’a gelip, amcasının mühürdarlığını yapmış ve Dîvân-ı Hümâyûn kaleminde dört yıl çalışmıştı.

1833’te gördüğü bir rüya sonrasında Mısır’a gitmeye karar vermişti. Bu rüya İskender Pala’nın kaleminden şu şekilde anlatılmıştır. “Divan-ı Hümayun Kalemi'ne kâtip olarak verildiği gece Yusuf bir rüya gördü. Rüyasında Mısır valisi Mehmet Ali Paşa ile bir çimenlikte oturuyordu. Sonra paşa yanından kalkıp gitti. Ama o da ne, paşa enfiye kutusunu unutmuştu. Yusuf kutuyu aldı, doğruca Mısır sarayına... Emaneti içeri gönderip geri döndüğü sırada peşinden gelen adam onu tekrar saraya götürüp paşanın huzuruna çıkardı. Paşa bu dürüst davranışından pek memnun olduğunu ve mükâfat olarak kutuyu kendine bağışladığını söyledi.” Bu rüyanın sonrasında çekip Mısır’a gitmişti.

 Mısır'da, epey bir müddet umduğunu bulamamış sanki rüyası yanlış çıkmıştı. Bir müddet kimsesiz ve yoksul kalmış sonunda Mehmet Ali Paşa'ya içli bir arzuhal yazmış Paşa onu huzuruna çağırarak "Sana Mısır hazinesinin kâtipliğini veriyorum!" [4] diyerek işe almıştı. Böylece bir hayal ve rüya peşinden gittiği Mısır’da geçirdiği meşakkatli günler aylardan sonra rüyası gerçeğe çıktı.

Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın hizmetinde bulundu. Mehmet Ali paşa’nın güvenini kazanarak önce  Mısır  Hazine Kâtipliği’ne, sonra da Maiyet Kâtipliği’ne yükselmişti. ( bkz  Mısır Divan Şiirinde Mısır Ülkesi)  Bu görevleri sırasında Fransızca çalışarak bu dili çok daha iyi öğrendi. “Otuzlu yaşların ortalarına geldiğinde albaylığa yükselmişti. Bir akşam Kavelalı Mehmet Ali Paşa bir gün onu çağırarak  "Kerem ve mürüvvet bakımından bana çok benzeyen üçüncü kızım Zeynep'i sana nikâhlıyorum oğlum!" deyiverdi. [5] Bu evlilik Mısır sarayının tepkisini çekmiş, herkes de karşı çıkmıştı.  Buna rağmen bu evlilik hem kendisi hem de Türkiye için bir hayli hayırlı oldu. Rüyasında gördükleri gerçek olmuş çıkıyordu. Ancak masallarda olan bir ikbal onun olmuştu.

1845’te Mehmet Ali Paşa, damadı Yusuf Kamil’i. II. Mahmut’un kızı, Adile Sultan ile Kaptan-ı Derya Mehmet Ali Paşa’nın düğününe Mısır valisinin tebriklerini ve hediyelerini Sultan Abdülmecit’e sunmak üzere görevlendirdi.[6] Sultan Abdülmecit ise Yusuf Kamil Bey’e mîr-i mîrânlık unvanı vererek kaymakam ilan etti. [7]Mısır'a döndüğünde bütün kayınbiraderler ile Mısır'ın, eşraf ve erkânı hep ona cephe almıştı. Böyle bir yükseliş alışılmış şey değildi. O yüzden de düşmanları git gide çoğalıyordu.

1849’da Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın vefat edince o ikbal günlerinde karanlık günler de çıktı. Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın yerine gelen Abbas Halim Paşa onu sürgün gibi bir görevle Sudan’a tayin etmişti. Bu görevi kabul etmeyince Asvan’a sürgün edildi. Üstelik hapsedilerek Zeynep Hanım’dan boşanmazsa sürgünün bitmeyeceğini hatta ömür boyu zindanda kalacağı söylenmişti. Mısır’daki mallarından da vazgeçmeye zorlanmıştı.  Bunun üzerine eskiden tanışmış olduğu Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’ya el altından bir dilekçe göndererek halini arz eylemişti.[8] Padişah Abdülmecit’in fermanıyla hapisten çıkıp İstanbul’a gidebildi. 1849 yılında Reşit Paşa ve sultan Abdülaziz tatlı bir sürpriz ile Eşi Zeynep Hanım’ı İstanbul’a getirtmişti. Yusuf ile Zeynep Sultan İstanbul’da çok görkemli törenle nikâhı tazelenmişti.[9]

İstanbul’daki günleri oldukça muhteşemdi. Mehmed Ali Paşanın kızı Zeynep Hanım “Mısır'dan nehir gibi para akmaktaydı.” Böylece Boğaz'da (Bebek'te, Arnavutköy'de), Yakacık'ta Vezneciler'de oturup, konaklarını saray gibi donatmışlardı.[10] Yusuf Kamil Paşa ve eşi Zeynep Hanım, su gibi altın harcıyorlardı.

Mirliva rütbesi ile geldiği İstanbul’da Meclis-i Vâlâ ve Maârif Meclisi üyeliği, ardından Ticaret Nazırlığında bulundu. Yusuf Kamil Paşa, cebinden mektep, medrese yaptırmış,  Rumeli Berlerbeyliği payesiyle Meclisi Valayı Ahkâmı Adliye ve Marifi Umumiye azalıklarına tayin olunur derken Vala riyasetine oturur, bilahare vezarete çağrılmıştı. [11]

Adliye işleri için Meclis-i Vâlâ’ya üye tayin edilmiş aynı zamanda eğitim ile ilgili Meclis-i Maarif-i Umumiye üyesi de seçilmişti. Hatta Encümen-i Daniş’in üyesi dahi olmuştu.  1853’te kısa bir süre Ticâret Nâzırlığında bulundu. 1854’te Meclis-i Âlî-i Tanzimat başkanı oldu. Bir ay sonra Meclis-i Vâlâ-yı Âhkâm-ı Adliyye başkanı o olmuştu.  Lakin bu yıllarda Osmanlı hükümeti ile Fransa arasında Süveyş Kanalı meselsi patlak vermişti. Yusuf Kamil Paşa, Süveyş Kanalına yabancı müdahalesine karşıydı. Bu endişelerini Mısır Valisi olan kayınbiraderi Şadi Paşa’ya ileten bir mektup yollamış ama bu mektup Fransız elçisinin eline geçince Padişah Fransızlar ile çıkacak olan krizi engellemek için Sadrazam Reşit paşa ile Yusuf Kamil paşaların görevlerinden azlettirmek zorunda bırakılmıştı.

Bunun üzerine Kâmil Paşa, yeniden  Mısır’a gitti. Mısır Valisi ve kayınbiraderi Şadi Paşa ile bir ara Hac’a gitti.  Sultan Abdülazîz padişah olunca, Şadi Paşa ile İstanbul’a Sultan Abdülaziz’i tebrik edip yeniden Mısır’a dönmüştü. Lakin önceden başkanı olduğu adliye kurumu Ahkâm-ı Adliyye adı ile yeniden kurulunca Sultan Abdülaziz tarafından bu göreve başkan yardımcısı olarak atanmış ve  birinci rütbeden Osmanlı nişanını almıştı. ( bkz SÜLEYMAN BEYOĞLU, https://islamansiklopedisi.org.tr/kamil-pasa-yusuf )

5 Ocak 1863’te Sadrazam Keçecizâde Fuâd Paşanın istifa etmesi üzerine sadrazamlığa getirildi. Bu yıllarda kağıt para kaimenin değeri çok düşmüş altınlarda tağşiş olduğu söylentileri nedeni piyasada daralma olmuş ve altın para dolaşımı çok düşmüştü. Ticarî hayatın zayıflaması üzerine Kâmil Paşa, Borsa Hanı’nı kapatarak kendi hazinesinden bir miktar altını piyasaya sürüp kâğıt paranın değiştirerek kâğıt paranın değerini arttırmaya çalışarak daha büyük bir mali krizin ortaya çıkmasını engellemiş oldu.

Fénelon’ dan yaptığı Tercüme-i Telemak çevirisini 1862’de yayımladı. Bu kitap 1863, 1870, 1877 ve 1881’de tekrar tekrar basılmıştı.

 İşte bu yıllar içinde eşi Zeynep Kamile Sultan, İstanbul’da kendi adıyla anılan ve bu günde kullanılan, hatta günümüzde de kendi adıyla anılan büyük bir hastane yaptırmıştı. 1862

Böylece Borsa Han yeniden faaliyete geçirildi. 1863’te sadaretten ayrıldı ve yeniden sadaret teklifini kabul etmeyince padişah bu göreve  Ahmet Vefik Paşa getireceği ve vezirleri İstanbul’dan atacağı tehdidinde bulunmuş, bunun üzerine padişahtan işlerine karışmayacağı sözünü alarak bu göreve yeniden dönmüştü.  Böylece Ali ve Fuad paşalarında İstanbul’dan uzaklaştırılmalarına mani olmayı başarmıştı. Üstelik Sultan’ın Mısır’a gitmesini sağlayarak Mısır’ın devletten kopmasını geçiştirmeyi de başarmış oluyordu. (3 Nisan 1863). Bu seyehat sonrasında Fuad Paşa yeniden Sadrazam olmuş kendisi de 1863’te Devlet Şûrası Başkanı olmuştu.

30 Nisan 1866’dan sonra çeşitli görevlerde bulunmuş Mecâlis-i Aliyye’deki görevine dönmüştü.  Lakin Yusuf Kamil Paşa’nın sağlığı biraz bozulmuş ve kalp rahatsızlığı hastalığı sebebiyle Şûrâ-yı Devlet başkan vekilliği, Dîvân-ı Ahkâm-ı Adliyye nâzırlığı gibi görevlerde de bulunurken 1872 den itibaren  rahatsızlığı başladı. 1875’te vazifelerinden  ayrılmak zorunda kalmıştı. 1876’da Sultan Abdülazîz Hanın ihtilalcılar tarafından öldürülmesine çok üzülen Kâmil Paşa, aynı sene İstanbul’da hayata gözünü yumdu.[12]

 

Yaptırdığı Mimari Eserler ve Hayır Kurumları

Kendi kesesinden camiler, tekkeler, yollar, fukara evleri yaptırmış, çeşmeler, kuyular açtıran hayırsever bir devlet adamı olan Yusuf Kamil Paşa ve Zeynep Kamil’in bilinen en önemli hayırları Üsküdar’daki Zeynep Kâmil Hastanesi gelmektedir.(1862) [13]

Kâmil Paşanın şiirleri ve münşeâtı (nesir-mektuplar) da mevcuttur. Arapça, Farsça ve Fransızca bilen Kâmil Paşanın edebiyatçı olarak tanınmasını sağlayan eseri, Fenelon’un yazdığı Telemak’ın Maceraları adlı kitabın tercümesi olan Terceme-i Telemak’tır. Karı kocanın Mezarları Zeynep Kamil türbesi diye bilinen ve Zeynep Kamil Hastanesinin bahçesinde bulunun türbededir. [14]

Kadıköy Moda'daki Barış Manco'nun evinin bulunduğu sokağa ismi verilmiştir. 

Edebi Kişiliği ve Tercüme-i Telemak

Yusuf Kamil Paşa, Tercüme-İ Telemak ve Hayalat-ı Dil adında iki eser tercüme etmiştir. Tercüme-i Telmak edebiyatımızın ilk tercüme romanı özelliği taşımaktadır.

Fenelon'un Fransa nın krallarının eğitimi için yazdığı 1699'da yayınlanan ünü Avrupa'ya yayılan bir romanıdır. Telemakhos un Serüvenleri, Yunan mitolojisinden alınma bir hikâyeye dayanır Konu olarak da  ideal devletin ve devlet adamının nasıl olacağını anlatmaktadır.

Yusuf Kamil Paşa tarafından(1279/1862) Fenelon'dan çevrilen Tercüme-İ Telemak'ın, "ihtiva ettiği ahlaki umdeler, bizim için yeni  olan hayal sistemi ve taşıdığı Yunani unsurlar" (Tanpınar 1985: 150) ile bir siyasetname havası taşımaktadır.  Bu roman Yunan mitolojisinden alınma bir hikâyeye dayanarak ideal devletin ve devlet adamının nasıl olacağını anlatır. 

Tercüme-İ Telemak'ta hem de Hayalat-ı DiI'de, kaybettiği bir kişiyi arayan bir gencin başından geçen maceralar ve bu maceraların sonunda ulaştığı mutlu son anlatılmıştır. Yusuf Kamil Paşa, bu çevirisinde bire bir çeviri anlayışının dışında kalarak, olayı yorumlamıştır. Tercüme-İ Telemak'ta, Hayalat-ı DiI Tanzimat döneminin en hareketli yıllarında yayınlanmıştır.  Telemakhos'un Serüvenleri, Yusuf Kamil Paşa tarafından 1859 yılında çevrilir ve Tercüme-i Telamak adıyla 1862 yılında yayınlanır. Eser, Batı edebiyatından Türkçeye ilk roman çevirisidir.

Hayalat-ı Dil, basit bir yapıda yazılmış bir eserdir.  Ancak Divan edebiyatından gelen üslubu, simgeleri ve halk diline yakın tercüme yapısı ile dev yenilikçi ve çağdaş bir çeviri olarak kabul edilmiştir.  Eser, Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde yaşanan siyasal gelişmelerin ironik bir anlatımıdır ve kendi devrinde bu özelliklere sahip tek eserdir. 

Kâmil Paşa’nın çeşitli makamlara yazdığı inşâ örneklerini İbnülemin Mahmud Kemal toparladı. İbnülemin Mahmud Kemal, onun bu inşa örneklerini  Eser-i Kâmil Paşa adıyla yayımladı. (İstanbul 1308).

 

 TANZİMAT I. KUŞAK ŞAİR VE YAZARLARI

Kaynak 

  • [1] Yusuf Kamil Paşa Kimdir, Hayatı, Eserleri Hakkında Bilgi, Filozof.net (TDV İslam Ansiklopedisinden alınıtıyla) Erişim tarihi:02.10.2013
  • [2] İskender Pala, Yusuf ile Züleyha, Zeynep ile Kamil', Zaman gazetesi, 16.10.2007, Erişim tarihi:02.10.2013
  • [3] Yusuf Kamil Paşa Kimdir, Hayatı, Eserleri Hakkında Bilgi, Filozof.net (TDV İslam Ansiklopedisinden alınıtıyla) Erişim tarihi:02.10.2013
  • [4] İskender Pala, Yusuf ile Züleyha, Zeynep ile Kamil', Zaman gazetesi, 16.10.2007, Erişim tarihi:02.10.2013
  • [5] İskender Pala, Yusuf ile Züleyha, Zeynep ile Kamil', Zaman gazetesi, 16.10.2007, Erişim tarihi:02.10.2013
  • [6] https://tr.wikipedia.org/wiki/Yusuf_K%C3%A2mil_Pa%C5%9Fa
  • [7] Yusuf Kamil Paşa Kimdir, Hayatı, Eserleri Hakkında Bilgi, Filozof.net (TDV İslam Ansiklopedisinden alınıtıyla) Erişim tarihi:02.10.2013
  • [8] Yusuf Kamil Paşa Kimdir, Hayatı, Eserleri Hakkında Bilgi, Filozof.net (TDV İslam Ansiklopedisinden alınıtıyla) Erişim tarihi:02.10.2013
  • [9] İskender Pala, Yusuf ile Züleyha, Zeynep ile Kamil', Zaman gazetesi, 16.10.2007, Erişim tarihi:02.10.2013
  • [10] ] İrfan Özfatura Ahmet Sırrı Arvas, Hayırsever Paşa Yusuf Kamil,.e-tarih.org/makaleler. Erişim tarihi:02.10.2013
  • [11] İrfan Özfatura Ahmet Sırrı Arvas, Hayırsever Paşa Yusuf Kamil,.e-tarih.org/makaleler. Erişim tarihi:02.10.2013
  • [12] https://tr.wikipedia.org/wiki/Yusuf_K%C3%A2mil_Pa%C5%9Fa
  • [13] https://tr.wikipedia.org/wiki/Yusuf_K%C3%A2mil_Pa%C5%9Fa
  • [14] https://tr.wikipedia.org/wiki/Yusuf_K%C3%A2mil_Pa%C5%9Fa
  •  

Edebiyat, Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.
 
  BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış