Abdürrahim Tırsi ( 16. yy) Hayatı ve Şeyhliği

Ekleyen : Şahamettin Kuzucular , 16 Haziran 2011 Perşembe aaa Beğen



Abdürrahim Tırsi'nin Hayatı

Abdürrahim Tırsi'nin Hayatı
 
Tasavvuf ehli ve şair. İznik, Tirse’de doğdu. Doğum tarihi belli değildir. Ölümü üzerinde kaynaklardan farklı tarihler verilmektedir.( 1512 - H. 912- 1519 veya) 1520 de İznik’te vefaat etmiştir.[1]
 
Babası Bayezid Fakih, İsfendiyaroğulları’ndan olup, Bolu’ya yerleşmiş, Bolu’lu İsfendiyar Oğulları’nın akrabalarından Bayezid- i Fakih adında bir imamadır. İznik yakınlarındaki Tirse köyünde doğdu. Babası Bâyezîd Fakih bu köyde imâmlık yapıyordu
 
Köylerinin imamı iken İznik’e Eşrefoğlu Rumi’nin sohbetlerine de giden Bayezid Fakih, oğlu Abdürrahim Tırsi’yi de beraberinde götürürdü. Abdürrahim Tırsi, Eşrefoğlu Rumi’yi görünce onu çok sevip sohbetlerinden hiç ayrılmak istememiştir. Rivayete göre zaman zaman köyünden kaçıp onun sohbetine gitmiştir. Bu durum üzerine Eşrefoğlu Rumi; “Bu çocuğu bize veriniz, onu talim ve terbiye edelim.” deyince, babası razı oldu. Böylece onu Eşrefoğlu Rumi büyütüp yetiştirdi. Rivayet edildiğine göre ona; “Sen ana rahmine düşeliden beri seni terbiye ederim, bu diyara gelmekten maksadım ancak sensin.” demiştir. [2] Bu olay üzerine Abdürrahim Tırsi, çocukluğunu Hacı Bayram Veli'nin damadı ünlü mutasavvuf ve şair Eşrefoğlu Rumi'nin yanında geçirmiştir. Eğitimini de bizat bu dergahta tamamladığı, tasavvufi bir eğitim aldığı bu şekilde anlaşılmaktadır.
 
Abdürrahim Tırsi, Kadiri tarikatında yetişmiş bir rehber olup, hocası evliyanın meşhurlarından Eşrefoğlu Rumi’dir. Abdürrahîm Tırsî, çok ibâdet eden, nefsinin arzularını yerine getirmeyen, haramlardan kaçan bir zât olarak halk tarafından çok sevilmiştir. Hakkında anlatılan pek çok rivayet ve menakıp bulunmaktadır.
Eşrefoğlu Rumi’nin vefatından sonra onun yerine geçen Abdürrahim Tırsi, hocasının manevi işareti üzerine, kızı Züleyha Hatun ile evlendi. Vefatına kadar İznik’te kalıp halkı irşad ile meşgul oldu. Abdürrahîm Tırsî'nin ölüm tarihi hakkaında 1512, 1519, 1520 tarihleri gibi farklı kaynaklarda farklı tarihler verilmektedir, 1520 (H927) senesi Şubat ayında İznik'te vefât ettiği Hocasının yanına defnedildiği üzerinde daha çok durulan bir tarihtir. [3]Vefatından sonra tarikata post nişin olarak önce Muslihiddin Efendi sonra da oğlu Pir Hamdi Efendi geçmiştir.
 
Onun hayatına dair veya ölümünden sonraki kerametlerini hakkında Şeyhi Eşrefoğlu Rumi ile Abdurrahim Tırsı'nın hayatları hakkında efsaneler oluşmuş ve onlara isnad edilen menakıplar doğmuştur. Bunlardan birisi de ölümünden sonrasına aittir. Rivayete göre : "Abdürrahîm Tırsî'nin vefatından sonra; her gün siyah, gözleri görmeyen bir köpek gelip bazan Eşrefoğlu Rûmî'nin bâzan da Abdürrahîm Tırsî'nin kabrine yüzünü sürer, ayak ucunda yatardı Fakat namaza gelenler onu oradan kovalarlardı Yine de köpek gelirdi Abdürrahîm Tırsî'nin talebelerinden Habib Dede bir gün; "Ey İznik halkı! Bu köpeğe vurmayın Bunda bir hikmet var Ortaya çıkmasını bekleyin" dedi Köpek bu haline kırk gün devam etti Kırk birinci gün halk öğle namazından çıktığında, köpeğin bir müddet Eşrefoğlu Rûmî'nin ayak ucunda, bir müddet de Abdürrahîm Tırsî'nin ayak ucunda feryâd ettiğini gördüler . Daha sonra Orada bulunan cemâatin hepsi köpeğin iki iki gözünün de açıldığını ve köpeğin gözlerinin görmeye başladığına şahit oldular."[4] şeklindedir.
 
Şeyhi Eşref oğlu Rumi’nin kızı Züleyh Hanım ile evlenmiş, Kadiri Tarikatı’nın ikinci Piri sayılan bu büyük zata damat olma şerefine nail olmuştur.48 sene süreyle “Seccade-Nişin” oldukları anlaşılmaktadır.
 
Bu rivayetlerden birisi de Yavuz Sultan Selim'in tahta çıkışı ile ilgilidir. Rivayete göre: Sultan İkinci Bâyezîd'in hanımı ve Şehzâde Korkut'un annesi bir gün dergâha gelip Abdurrahîm Tırsî'nin hanımı Eşrefoğlu Rumi'nin kızı Züleyha Hanım'a; "Kocanız ve Beyiniz Abdürrahîm Tırsî'den ricâ edip, yardım taleb ederiz. Sultan Bâyezîd'den sonra oğlum Şahzade Korkut pâdişâh olsun" diye ricâda bulundu. Züleyha Hanım, A. Tırsı'ye Hünkar'ın eşinden gelen bu dileği sık sık hatırlatırdı. Züleyha Hanım , bir gece rüyâsında Peygamber efendimizin bir meclis kurulduğunu Abdürrahîm Tırsî'nin de orada olduğunu gördü. Peygamber efendimize şehzâdelerin hangisinin tahta geçmesinin daha uygun olacağını soruyordu.
 
"Rumun , Kara oğlanının murâdı Sultan Selîm'dir. Kara oğlan Abdürrahîm Tırsî'dir" diye rüyasından bir cevap gelmişti.
Uyanınca hanımı hemen Abdürrahîm Tırsî'nin yanına gidip rüyasını anlattı ve; "Siz Şehzâde Selîm'in pâdişâh olmasını istediniz. Biz sizden Korkut'un padişah olmasını rica ederdik" dedi Bunun üzerine Abdürrahîm Tırsî; karısı Züleyha Hanıma şöyle dedi : "Ey hocamın kızı! Şehzâde Korkut'tan evlat gelmez Âl-i Osmân'ın nesli yok mu olsun? Bu, Hak teâlânın rızâsına muhâliftir" buyurdu.[5]
 
Abdürrahim Tırsi, Yunus Emre ve Eşrefoğlu Rumi’nin şiir söyleyiş tarzlarına benzer hece vezninde sade bir dille şiirler yazmıştır. Bu şiirlerinden bir kısmı ilahi olarak Kadiri dergahlarında okunmuştur. Bir Divan'ının olduğu da zikredilmektedir. S. Nuzhet Ergun ile Bursalı Mehmet Tahir Efendi Abdurrahim Tırsi'in bir divanı olduğundan söz etmektedirler. Fakat bu güne kadar böyle bir eser elimize ulaşmamıştır. [6]Abdurrahim Tırsi'nın şiirleri hakkında en detaylı çalışmaları S. Nuzhet Ergun yapmış çeşitli mecmualarda ve Kadiri Tarikatı cönklerinden yaptığı derlemelerden ele ettiği on bir adet şiirini yayınlamıştır. Güftesi A. Tırsi'ye ait olan ilahilerin çok uzun zamandan beri bu tarikatlarda müritler tarafından okunduğu bilinmektedir. ( Nuri Özcan,agy.Shf. 293 ) Bazı şiirlerine de Müjgan Cunbur ile Cahit Öztelli ulaşmıştır.[7]
 
Yunus Emre ile Hocası ve Şeyhi Eşrefoğlu Rumi'nin tesirinde yazdığı şiirlerinde bir hayli başarılı bir şair olduğu söylenebilir. Hece ölçüsü ile yazılmış ve oldukça sade bir dille söylenmiş şiirleri vardır. İlahileri notaladığı ve bestekar yönünün de bulunduğunu düşündürtecek emareler mevcuttur. İlahilerini bizzat kendisinin bestelediğini düşündürtecek emareler mevcuttur.


 
KAYNAKÇA
 
[1] Nuri Özcan, Abdurrahim Tırsi ( Maddesi ) , İslam Ansk.TDV.yy., C,1, Shf. 293
[2] Anonim, Abdurrahim Tırsi,  mavirize.com/Nedir-1359-abdurrahim-tirsi, son erişim, 21-092012
[3] Nuri Özcan, Abdurrahim Tırsi ( Maddesi ) , İslam Ansk.TDV.yy., C,1, Shf. 293
[4] Menâkıb-i Eşrefzâde (İstanbul Üniversite Kütüphânesi Türkçe Yazmalar, No: 270); vr 20a-24a
[5] Evliyalar ansiklopedisi, Abdurrahim Tırsi, Cilt:2)
[6] Nuri Özcan, Abdurrahim Tırsi ( Maddesi ) , İslam Ansk.TDV.yy., C,1, Shf. 293
[7] Müjgan Cunbur, "Başakların Sesi. Saz Şairlerinin Hayatı ve Eserleri, 1968

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 


 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...