MENÜ
ESA E- DERGİ
DUYURULAR
SON 5 ÜYEMİZ
BEĞENİLENLER
Günün Şiiri: Haftanın Şiiri: Ayın Şiiri: Günün Yazısı: Haftanın Yazısı: Ayın Yazısı:
Tarihte Abdal ve Kalenderi Zümreler
Ekleyen : ESA , 18 Mart 2018 Pazar Beğen
 
 
Tarihte Abdal ve Kalenderi Zümreler
 
 
Abdallık, Kalenderilik ve Melamiliğin oluşmasında Tarihten günümüze Tasavvufun mevali tabir edilen Arap asıllı olmayan ve sonradan Müslüman olan İslam milletlerinde daha çok rağbet gördüğü anlaşılır. Melamlilik , batınılık Kalenderilik gibi tasavvufi akımların ilk öncüleri, Bâyezid-i Bistâmî, Cüneyd-i Bağdadî ve Hallâc-ı Mansur gibi sufilerin görüşleri  Irak ve Bağdad merkezli yayılma alanıyla İran ve Horasana da sirayet etmiş, Melamilik olarak şekillenen tasavvuf kanadından doğan kalenderilik üzerinde Hint ve İran mistizmi ile  Türklerin İslam öncesi şamanizmi de etkili olmuştur. [1]Eskiden Kök Tengri ile mânevî bağlantı kurabilen "Kam" karakteri, İslamlaşmayla beraber yerini "Abdal" kişiye bırakmıştır.
 
Kalenderilik düşüncesinin Irak ta doğup İran’daki Horasan Maveraünnehir bölgesine doğru yayıldığı kaynakların ve araştırmacıların hemfikir oldukları bir kanaattir. Gaznelilerin ve Saman oğullarının bu bölgelerde hükümran olduğu zamanlarda ortaya çıktığı, Hint ve İran mistizmi ile kaynaşan İslami inançların kalenderiliğin ortaya çıkışında etkin olduğu anlaşılmaktadır.
 
Türklerdeki kalanderilik anlayışındaki İslamiyet öncesi Türklerin düşünme ve inanç biçimlerinin etkisi üzerinde hemen hemen hiç durulmamıştır. Fakat Melamilik, kalenderilik gibi tarikatları benimseyen Türk kitlelerinin genellikle İslamiyeti sonradan kabul eden, İslamiyeti seçtikleri halde İslamiyet öncesi dönemdeki törelerine bağlı kalmayı da tercih eden Türk zümreleri arasında daha çok yayıldığı üzerinde pek durulmamıştır. Bu açıdan bakıldığında Abdalan'ı Rumların İslamiyet’e rağmen törelerini yaşatmakta direnen veya bu sebepten kalenderi olan Türkler arasında yaygın olduğu bir gerçektir.
 
“İlk Kalenderî şah­siyetlerinin Budist, Zerdüştî ve Maniheist kültür çevrelen ile sıkı bir ilişki içinde bulunduklarını, söz konusu kişilerin giyim-kuşamdan dünyaya bakış tarzlarına kadar bu çevrelerin derinden etkisi altında kaldıklarını" kabul etmektedir. " [2]
 
Kalenderilik düşüncesinin temellenmesinde Hint mistizminin  tesiri kadar İran ve yakın bölgelerindeki Zerdüştlük, Yarsanilik, Mazdekilik düşüncellerinden kalan inanç kalıntılarının da tesirli olduğu ortaya çıkmaktadır. Kalenderilik İslamiyeti sonradan öğrenirken ve kabul ederken, eski dini inançlarını ve geleneklerini İslami örtü ile saklayan çeşitli uluslara ait tutucu, İslamlık öncesi geleneklerine ve inançlarına bağlı kesimler ile bu uluslara ait marjinal grupların peşine düştükleri bir düşünce olarak şekillenmiştir.
 
Kalenderiliğin ilk önemli temsilcileri Külhane-i Layhar, Ahmet Yesevi'in Horsandaki halifesi Kutbettin Haydar, Baba Tahir - Üryan Baba Kalenderilik düşüncesinin teorisyenleridir.[3]
 
Bu bakımdan Türklerde de aynı şekilde ortaya çıktığı kabul görmesi gereken bir durumdur. Kalenderiliğin Anadolu’ya taşınması ise  “İran ve Horasandan gelen Yesevi dervişleri 13 yy dan itibaren Anadolu’da köy köy , il il örgütlenmişler Yesevi kökenli olmakla beraber değişik adlar altında tarikatlar ve dergahlar kurmuşlardır.”[4] şeklinde olmuştur.
 
Anadolu'nun 12. yüzyıldan başlayarak Türkmen göçüne maruz kalmasıyla Sarı Saltuk gibi bazı abdallar Osmanlılardan önce Balkanlara geçerek dinsel etkinliklerde bulunmuşlardır. Daha ziyade göçebe Türkmenler arasında yaygın olan abdallar Selçuklu veya Osmanlı yerleşik devlet otoritesi karşısında çevre halkının hoşnutsuzluklarını dile getirmişler ve çeşitli isyan hareketlerinin başlatıcısı olmuşlardır. Kalenderi dervişler, yerleşik yaşama ve iktidara muhalif olmaları nedeniyle, Babai, Şahkulu, Torlak Kemal,  Şeyh Bedreddin İsyanı gibi bir takım hareketlere de sebebiyet vermişlerdir.
 
Baba İshak'ın 1239/1240'da Adıyaman bölgesinde başlattığı Babaî İsyanı Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıflamasına ve Moğol saldırısına 1243'de karşı koyamayışına yol açmıştı.
 
Osmanlı Beyliği'nde abdallar örneğin Şeyh Edebali, (Geyikli Baba)  Osman Gazi ve Orhan Gazi’ye yakın duran kişilerdendi. Fatih dönemine kadar Abdallar devletin temel dayanaklarından biri olmuş imparatorluk dönemine kadar devletin temel güçlerinden ve dayanaklarından biri olma görevini üstlenmişlerdi.
 
15. yüzyılda abdallar Osmanlının imparatorluğa dönüşme sürecinin dışında kalmış ve Sünnî İslam'ın Edirne ve İstanbul’a yerleşmesi sonucunda düzen dışı bir niteliğe bürünmüşlerdir. İran'da Safevî Devleti'nin kurulması ve Kızılbaş etkinliğinin Anadolu'da yayılması ile birlikte abdallar Kızılbaş hareketiyle bütünleşmişlerdir.
 
İlk bakışta kalenderilerin yaşama ve düşünme biçimleri ile İslamiyet öncesi Türklerle bir irtibat yokmuş gibi görünse de İslami kaidelere lakayt kalan Türk zümrelerinin kalenderilik, Melamilik, Bektaşilik heteredoks veya marjinal İslami gruplar arasına katıldıklarını veya duaları bile Türkçe okumakta direnen Alevilik gibi mezhepleri tercih ettiklerini kabul etmek daha doğru olacaktır.
 
 
 
GÜNÜMÜZDE ABDALLIK
 
“Türkiye'de en çok İç Anadolu bölgesinde bulunurlar. Kırşehir, Keskin, Bala yörelerinde abdallar hayatlarını müziğe adamış şekilde yaşamaktadırlar. Bala ve Keskin yöresinin kültürel havzası aynıdır. Bala ve Keskin'de genelde halaylar çekilir. Kırşehirli abdalların misyonu farklıdır. Kırşehir'in oyun havaları meşhurdur. Bala ve Keskin'li abdallar Hacı Taşan'ı "Toplumun en mümtaz şahsiyeti" olarak kabul ederler. Kırşehirli abdallar ise Neşet Ertaş'ı "Toplumun örnek alınmaya lâyık en gözde kişisi" olarak kabul ederler. Bu iki yörenin de çalgıları farklılık göstermektedir. Geçim kaynakları kendilerine özgü enstürmanları çalıp, söyleyip para kazanmaktır. Müziğe yetenekleriyle ünlüdürler. Müzik kulakları çok gelişmiştir. Nota bilmezler. Bala ve Keskin'deki abdalların bugün İran topraklarında yer alan horasan bölgesinden geldikleri söylenmektedir “ [5]
 
 
[1] Şahamettin Kuzucular, TÜRKLERDE KALENDERİLİK VE TARİHÇESİ , edebiyadvesanatakademisi.com/ed
[2] Prof.  Dr. Fahri UNAN,"TÜRKİYE'DE KÜLTÜR TARİHÎ ARAŞTIRMALARI VE TÜRK HETERODOKSİ TÂRİHİNE FARK LI BİR BAKIŞ, /yunus.hacettepe.edu.tr/)
[3] Şahamettin Kuzucular, KALENDERİLİKTE İSLAMİYET DIŞINDAKİ ETKİLER , edebiyadvesanatakademisi.com/edebiyatlar/
[4] M.F.Köprülü, Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 1991.
[5] http://tr.wikipedia.org/wiki/Abdal

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış...

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...