Muhittin Sebati Hayatı ve Ressamlığı


 



Muhittin Sebati

( d. 1901 Amasya - ö. 1932 İstanbul Türk ressam, Heykeltraş

Kısa bir hayat sürmesine rağmen Cumhuriyet’in ilk kuşak sanatçıları arasında olan önemli bir yer edinmiş, ressam ve heykelcimizdir.

Küçük yaşta annesini ve babasını kaybeden Almanya’da doğan Muhittin Sebati 1908 yılında girdiği İstanbul Darüşşafaka’nın ilk ve orta kısımlarını tamamladıktan sonra  Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi’ne kaydolmuştur. [1] Darüşşafaka’da öğrenci iken o dönemde aynı okulda okuyan ve kendisi gibi resimle ilgilenen Mahmut Cuda’yla tanışması ve arkadaş olması ve de resme olan ilgisinin gün geçtikçe artması, Cuda’nın Sanayi-i Nefise Mektebi’ne gitme önerisini değerlendirdi ve 1921 yılında kayıt yaptırarak Hikmet Onat ve  İbrahim Çallı ’nın öğrencisi oldu. [2] Sanayi-i Nefise Mektebi'ne giderken bir müddet çalıştığı belediye dairesinde çalışmıştı. Burada, önce desen atölyesinde Hikmet Onat’ın öğrencisi olmuş, ardından İbrahim Çallı   atölyesine devam etti. [3] "  Hikmet Onat 'tan  desen  çizmek yeteneklerini kazanırken, Çallı’dan özellikle resmi sevmenin ne demek olduğunu öğrendi. Birçok sanatçı Çallı’nın güçlü kimliği ile yönettiği atölyesinden, özgüvenini kazanmış ve sanata tutkun olarak çıktı .”[4]

Sanayi-i Nefise Mektebi Âlisi’nden  1920’de mezun oldu. Refik Epikman,  Ressam Elif Naci'   Ressam Ali Avni Çeleb,  Cevat Dereli v , Fahrettin Arkunlar,  Hamit Görele ,  Halil Dikmen  , Eşref Üren,  Cemal Tollu ,  Turgut Zaim gibi Cumhuriyet döneminin ilk ve en önemli ressamları arasına girdi.

Mezun olduğu yıl Galatasaray Sergileri’ne “Çarşamba’da Bir Sokak” ve “Zincirlikuyu” adlı  resim çalışmalarıyla katıldı. Bu onun katılmış olduğu ilk resim sergisiydi.[5]

. Aynı yıl yaz döneminde dört, 1922 yılında ise beş eserle Galatasaray Sergileri’ne katıldı. 1923 yaz döneminde bu kez yedi eserle katılan Sebati, eserleri dikkat çeken sanatçılar arasında yer aldı. 1923 yılında kendi olanaklarıyla kısa süreli Paris’e giden sanatçı, 1924 yılında son kez Galatasaray Sergileri'ne katıldıktan sonra açılan burs sınavını kazanarak burslu olarak 1925 yılında tekrar Paris’e gitti. [6]

Académie Julian’de Albert Laurens atölyesinde ve Ecolé des Arts Décoratifs Heykel Bölümü’nde Landowski ve Lefebr atölyelerinde eğitim gördü. O tarihlerde Paris’te bulunan arkadaşları Nurullah Berk, Mahmut Cuda, Şeref Akdik ,  Cevat Dereli, Hale Asaf, İsmail Hakkı Oygar,  Refik Epikman ile birlikte sık sık gittikleri sanatçı kahvelerinde düşünülen sanatsal projelere katkıları oldu. [7] Burada, atölyenin dışına taşan sanat eğitimi müzelerle, sergilerle devam etmiştir. Paris’te, 20.yüzyıl başında ortaya çıkan  Fovizm  , kübizm gibi akımları yakından tanımak fırsatını buluyordu. Bu akımlardan edindiği izlenimlerini kendi resim sanatında sentezlemeye çalışan arayışlar içindeydi.
Kendilerinden önceki kuşakların izlenimci yaklaşımını aşan bir tarzı benimsemiş olan Muhittin Sebati,  yurt dışından aldığı izlenimlerle bu yaklaşımları bütünleştirmiş Cumhuriyet sonrası modernleşme sürecinin önemli isimlerinden birisi olmayı başarmıştı.

Paris’te bulunduğu yıllarda  Raphael’i ve Michel- Ange’ı inceleyen sanatçı bu ressamların eserlerinin kopyalarını yapmakla da meşgul olmuştu. [8] Muhittin Sebati hakkında bir makale yazan Nurullah Berk, sanatçının Paris yılları hakkında şu bilgileri aktarmıştır. "  Bernard Palissy Sokağı 14 numarada matmazel Pons adlı bir bayanın idare ettiği Hôtel Mireille’de bir oda kiralamıştır. Burası aynı dönemde Paris’te bulunan pek çok Türk sanatçısının ikamet ettiği bir adrestir:[9]
Derhal mutat titizliğiyle odayı süslemiş, yere yeni bir halı sermiş, masanın örtüsünü değiştirmiş, oracıkta, bu kırmızı taş zeminli küçük odada kendine bir âlem yaratıvermişti. Matmazel Pons Sebati’yi derhal anlamıştı. Ona bir ana şefkatiyle bakıyordu. Hepimizinkinden evvel Sebati’nin sobası yanar, kahvaltısı giderdi. İlkönce temizlenen, düzeltilen onun odasıydı.”[10]

Académie Julian’de Albert Laurens  atölyesine devam ederken Tezyini Sanatlar Okulu Heykel Bölümü’ne de devam ediyordu; bu yıllarda adı geçen okulun heykel bölümün büyük ödülünü kazanacaktı. 1927 yılında “Heykel Bölümü birincilik Ödülü”nü kazanan sanatçı [11]1928’de yurda döndü. Aldığı bu  Burs’a karşılık olan MEB daki mecburi hizmetini yapmak üzere Ankara Erkek Lisesi’nde göreve başladı. [12]  Sebati, Müstakiller’in Ankara Etnografya Müzesi sergisine katıldı. Söz konusu olan bu sergide yer alan eserleri, özellikle dinamik bir atmosferle çevrelenen hareketli kent görüntüleri ve natürmortları ilgi çekti.[13] Sebati, 1929 Nisan ayında Ankara Etnoğrafya Müzesi’nde açılan “Birinci Genç Ressamlar Sergisi”ne sekiz tablo, dört kroki ve heykel ile katıldı. 1928 yılında Ankara Erkek Lisesi resim öğretmeni olarak görevlendirildi.  

Paris’te sanatçı kahvelerinde nüvesini attıkları sanatsal projelerinden olan ve15 Temmuz 1929’da kurulan Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği’nin kurucuları arasında yer aldı ve ilk başkanı oldu. Bir ay sonra İstanbul Türk Ocağı’nda açılan birliğin güz sergisinde Sebati’nin “Genç Kız Portresi” serginin en çok konuşulan eseri oldu. Birliğin Ankara Türk Ocağı sergisinde ise “Kadın Büstü”, ”Mimar Sinan” ve “16 Mart Abidesi taslakları ile ressamlığından çok heykeltıraşlığı dikkat çekti. 16 Şubat – 15 Mart 1931 tarihleri arasında Beyoğlu İstiklal Caddesi Moskovit Salonu’nda açılan Birliğin dördüncü sergisinde sanatçının “Bir Adam Portresi”, “Oda Dahili”, “Karşıki Ev”, “Elmalar”, “Natürmort”, “Genç Kız”, ile “ Bir Adam Başı”, “Bir Kız Başı”, ve “Şehzade Başında Şehit edilen İki Nöbetçi İçin Abide Taslağı” heykelleri bu serginin baş yapıtları arasında yer aldı. [14]

Çok genç yaşta ölen Muhittin Sebati, Hale Asaf'la birlikte Türk resim sanatına pek çok katkı yapabilecekken çok erken yaşlarda ölen yetenekli ressamlarımızdan birisi olmuştur. Genç yaşta  hayata veda etmiş olmasına rağmen, geride kalan yapıtları ile  sanata  ne denli ciddi olarak eğildiğini fark ettirmeyi başarmış bir sanatçıdır. Resimlerindeki konular  özgün renkler ve kendine özgü figür ve desen  anlayışıyla yeteneklerini ortaya koymayı başarmıştır. 1930 kuşağı içinde yenilikçi çabaları başlatmış olanlardan biridir. [15]

Sebati, 1931 yılında zafiyet geçirdi ve tüberküloz olan sanatçı tedavi için İstanbul’da Eyüp ortaokuluna atandı. Fakat İstanbul Haydarpaşa Hastanesi’ndeki tedavisine rağmen  1932 yılının ilk çeyreğinde  yaşamını yitirdi.

Kaynaklarda anlatılanlara göre bohem bir hayat yaşayan Paris yıllarından sonra savruk bir kişiliğe bürünen M. Sebati, bu yönüyle de Türk sanatçıları arasında dikkat çeken biri olmuştu.  Çok küçük yaşta ailesini kaybedip yetim kalmış olması dolaysıyla içe dönük bir  kişiliğe bürünmüştü. Heykel alanında tasarlamış olduğu anıt  projelerini de genç yaşta ölmesi sebebiyle gerçekleştirememişti. . Bun karşın özellikte soyut resme yatkın duran resimleri ile Türk Ressamları arasında yer almayı başarmıştır. Pristeki eğitimi sırasında Cezanne'ye karşı eğilimli geç Kübizim anlayışının renksizliğine ren getiren bir resim eğilimiyle şekillenen bir sanat anlayışına sahip olmuştu. [16]Onun sanatçı kişiliği hakkında yazılmış şu satırlar ressamlık özelliklerini ortaya koyması açısından bizce de yeterlidir.

"Sebati’nin eserlerinde nesnel değerlerin hacimsel özellikleri, mekân ve kompozisyon anlayışı ilk bakışta öne çıkar. Koyu renk lekeleri arasında berrak görünümleri, nesnel değerleriyle bir anda belirgin-leşen meyveler çekici renk değerleriyle tabaktan çevreye dağılırken, su dolu bir bardak, kompozisyonu duna bir anla tımda toplar. Kompozisyona katılan bütün nesneler öznel bir yorumla geometrik biçim bozulmalanna dönüşür. Muhittin Sebati’nin tüm resimleri, siyahın egemen olduğu duygulu bir uyum içinde düşsel görünümlere ulaşmaktadır."

O, mektep atölyelerinin dağınık, laubali, çok kere zoraki külhanbeyi havası içinde dürüst ve temiz bir kalem efendisi karakterini canlandırırdı. Belki bu hareketler ona, bir müddet çalıştığı belediye dairesinde sinmişti.” BERK, 1972)[17]

 
Katıldığı sergiler

    1920 Galatasaray Sergisi
    1921 Galatasaray Sergisi
    1922 Galatasaray Sergisi
    1923 Galatasaray Sergisi
    1924 Galatasaray Sergisi
    1929 I. Genç Ressamlar Sergisi, Ankara
    1930 Müstakiller Türk Ocağı Sergisi, Ankara
    1931 Müstakiller Moskovit Salonu Sergisi, İstanbul

Eserlerinden bazıları

    Darüşşafaka’dan
    Çarşamba’da Bir Sokak
    Zincirlikuyu
    Ramazan’da Beyazıt Cami-i Şerifi Havalisi
    Fatih Medreseleri
    Vezirhanı’ndan Bir Köşe
    İki Yaramaz
    Vezirhanı’ndan Çıkarken
    Çorlu Medresesi’nde
    Haliç’ten Bir Parça
    Darülfünun Müderrislerinden Haydar Bey
    Tüccardan Cemal Bey
    Atik Ali Paşa Cami-i Şerifi Avlusu
    Mehtab Süleymaniye Su Kemerleri
    Kumkapı Deniz Hamamları
    Ana Kız
    Kayıkçılar
    Muallim Süleyman Şevket Bey’in Portresi
    Cami Avlusunda Pazar Yeri
    Kalender Cami-i Şerifi
    Çarşıkapı’da Akşam
    Beyazıt Cami-i Şerifi Avlusu
    Doktor Ziya Talat Bey’in Portresi
    Siyah Bahçe ve Yeşil Bahçe
    Ankara manzarası
    Ankara manzarası
    Ankara manzarası
    Ankara manzarası.
    Natürmort: Elmalar
    Genç Kız Portresi
    Bir Adam Portresi
    Karşıki Ev
    Elmalar
    Natürmort*Natürmort:
    Erkek Portresi
    Pipolu Natürmort [1]

Desen ve Etütler

    Fatih’e Doğru Bir Sokak
    Beyazıt Cami-i Şerifi Havalisi
    Dikiş Diken Kadın
    Kadın Başı
    Çıplak Kadın
    Bir Adam Portresi
    Oda Dahili
    Genç Kız

Heykeller

    Büst
    Vatan için Ölen Türk Abidecileri için Abide Taslağı
    Bir Muzafferin Başı
    Kadın Büstü
    Mimar Sinan
    16 Mart Abidesi
    Bir Adam Başı
    Bir Kız Başı
    Şehzade Başında Şehit Edilen İki Nöbetçi İçin Abide Taslağı
    Büst,
    Erkek Büstü

 

KAYNAKÇA

  1. [1] Oğuz YURTTADUR, CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA YURTDIŞINA GÖNDERİLEN RESSAMLARIN TÜRK RESİM EĞİTİMİNE ETKİLERİ YÜKSEK LİSANS TEZİ, SELÇUK ÜNİVERSİTESİ,KONYA 2007
  2. [2] https://tr.wikipedia.org/wiki/Muhittin_Sebati
  3. [3] Oğuz YURTTADUR, CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA YURTDIŞINA GÖNDERİLEN RESSAMLARIN TÜRK RESİM EĞİTİMİNE ETKİLERİ YÜKSEK LİSANS TEZİ, SELÇUK ÜNİVERSİTESİ,KONYA 2007
  4. [4] GİRAY, Kıymet; Çallı ve Atölyesi, Türkiye İş Bankası Yayınları, İstanbul, 1997, s.50, 51
  5. [5] https://tr.wikipedia.org/wiki/Muhittin_Sebati
  6. [6] https://tr.wikipedia.org/wiki/Muhittin_Sebati
  7. [7] https://tr.wikipedia.org/wiki/Muhittin_Sebati
  8. [8] https://www.rehberim.net/forum/sanat-425/72299-muhittin-sebati-1901-1935-a.html#ixzz22sHuK3rA
  9. [9] BERK, Nurullah; “Muhittin Sebati”, Güzel Sanatlar Dergisi, S.2, s.64
  10. [10] BERK, Nurullah; “Muhittin Sebati”, Güzel Sanatlar Dergisi, S.2, s.64
  11. [11] https://www.turkiyegazetesi.com.tr/Genel/a175474.aspx
  12. [12] https://tr.wikipedia.org/wiki/Muhittin_Sebati
  13. [13] https://www.felsefeekibi.com/sanat/isimler_turk/isimler_alfabetik_turk_muhittin_sebati.html
  14. [14] https://tr.wikipedia.org/wiki/Muhittin_Sebati
  15. [15] https://www.turkishpaintings.com/index.php?p=37&l=1&modPainters_artistDetailID=456
  16. [16] GİRAY Kıymet. (1997). Müstakil Ressamlar Ve Heykeltıraşlar Birliği. İstanbul: Akbank Kültür Ve Sanat Kitaplar
  17. [17] BERK Nurullah. Hüseyin Gezer. (1973). 50. Yılın Türk Resim ve Heykeli. İstanbul: İş Bankası Yayınları

İLGİ DUYABİLECEĞİNİZ  LİNKLER

1914 Çallı Kuşağı (Türk İzlenimcileri):   İbrahim ÇallıFeyhaman Duran  ,  Hikmet Onat Nazmi Ziya Güran ,  Namık İsmail ,  Hüseyin Avni Lifiç,  Sami Yetik',   Şevket Dağ,  Mehmet Ruhi Arel, Ali Sami Boyar

 Müstakil Ressamlar ve Heykeltraşlar Birliği kurucuları :   Refik Epikman ,  Cevat Dereli  ,  Şeref Akdik , Mahmut Cûda,  Nurullah Berk  Hale Asaf , Ali Avni Çelebi  ,  Zeki Kocamemi  Muhittin Sebati  , Ratip Aşir AcudoğlU

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış