Ressam Osman Nuri Paşa Hayatı ve Ressamlığı


 

 

Osman Nuri Paşa

(1839?; İstanbul - 1906?),

Pirimitifler denilen İlk Türk ressamlarımızdan birisidir. Doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemekle beraber, sanatçının İstanbul’da doğduğu, Sultanahmet civarında yaşadığı ve öğrenimini İstanbul’da yaptığı bilinmektedir. "Miratı Mektebi Harbiye’nin”  279. Sahifesinde bu bilgiler teyit edilmektedir.

Osman Nuri Paşa, ilk dönemin en önemli Türk ressamları olan Osman Hamdi, Şeker Ahmet Paşa  ve  Süleyman Seyyit , Hüseyin Zekai Bey, ve Hoca Ali Rıza gibi Türk resim sanatı tarihinin ilk büyük ressamlarından ve XIX. yüzyıl Türk resminin bilinen en eski temsilcilerinden biri"  Askeri Ressamlar ", "Dar-üş-şafaka'lı ressamlar" şeklinde ayrılan Beşiktaşlı Tevfik, Giritli Hüseyin, Karagümrüklü Hüseyin, Darüşşafakalı Hüseyin, Mirliva Osman Nuri, Servili Ahmet Emin, Askeri Ressam Kaymakam Ahmet Şekür, Üsküdarlı Osman ve Bedri Kulları gibi ilk primitif ressamlarımız arasında ilk askeri ressamlarımızdandır.[1]

 Üstelik Rüştiyede  öğretmenlik yaparken Hoca Ali Rıza,[2]  Kuleli Askeri Lisesinde öğretmenlik yaparken de Sami Yetik’, ayrıca  Zekai Paşa, Ahmet Ziya Akbulut  gibi çok sayıda ressamın yetişmesinde en büyük pay sahibi  olmuştu.

Rüştiyelerde resim öğretmenliği yapmış 1857 de Harbiye dördüncü sınıfında iken Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz'e yaver ve ressam olarak saraya alınmıştı. Bu görevinde miralaylığa (Albay) kadar yükselen sanatçı bundan sonra mirliva (Tuğgeneral) rütbesi ile Harbiye ve Kuleli resim öğretmenliğine atandı. Sultan Abdülmecit ve Sultan Abdülaziz’e yaverlik yapan Osman Nuri Paşa, resim ve sanata çok düşkün olan Sultan Abdülmecit zamanında onun verdiği imkânları oldukça iyi kullanmış ve Türk resim tarihine çok önemli katkılarda bulunmuştu.

Tanzimat döneminde bilindiği gibi Batılılaşma politikası ve yenileşme çabaları diğer ülkelerdeki ve halklardaki gibi halkın istediği, devrimler ve isyanlar çıkartarak zorladığı bir halk hareketi şeklinde olmamış, aksine halkın karşı çıktığı devletin desteklediği bir politika olmuştu.

Bu bakımdan edebiyat ve diğer sanat dallarında da olduğu gibi resim dalında da yenileşme çabası ve batılılaşma politikası devletin isteğiyle gerçekleşmiştir. O yüzden İlk ressamlarımız asker kökenli olmuş, milletten önce ordu mensupların modern sanatlara ilgi duyabilmesi sağlanmıştır. Ülkemize gelen ilk ressam kökenli öğretmenler, Harp okulları, Galatasaray lisesi ve Darüşşafaka liselerine gelmişlerdir. Yurt dışına gönderilen öğrenciler arasında resim sanatına ilgi duyan ilk ressamlar da bu yüzden asker kökenlidir.

Türk resim sanatında batı anlamı ile ilk çalışmalar III. Selim (1793) ve II. Mahmud (1835) zamanında mühendis ve harp okullarına konulan resim dersleri ile başlamıştı. Bu okullardan yetişen yetenekli gençler Avrupa’ya resim sanatı öğrenimine gönderilmiş, döndüklerinde de kendilerinden büyük yarar sağlanmıştır.

II.Mahmut'un Avrupa'ya gönderdiği öğrenciler arasında resim öğrenimi için seçilenler de vardı. 1859'da açılan Mekteb-i Mülkiye, 1868'de açılan Galatasaray İdadîsi (Lisesi) ve 1872'de açılan Darüşşafaka İdadîsi’nde de programlara resim dersleri konuldu. Bu sayede Darüşşafaka'dan çok sayıda ressam yetişti. 19. yüzyılda bu okullardan yetişen Osmanlı ressamlarının çoğu asker kökenliydiler. Genellikle manzara resmi yapan bu asker kökenli ressamlardan ilk akla gelenler; Beşiktaşlı Tevfik, Giritli Hüseyin, Karagümrüklü Hüseyin, Darüşşafakalı Hüseyin, Mirliva Osman Nuri, Servili Ahmet Emin, Askeri Ressam Kaymakam Ahmet Şek , Üsküdarlı Osman ve Bedri Kulları'dır.[3] Bu bakımdan Halil Paşa, Şeker Ahmet Paşa,Tevfik Paşa,Hasan Rıza,Hüseyin Zekai Paşa,Sevili Ahmet Emin,Hüsnü Yusuf,Osman Nuri Paşa,Süleyman Seyyid Bey[4] gibi ressamlar Mühendishane ve Harp okulu gibi kurumlarda eğitim gören sanatçılardır. [5]

Figürsüz Türk resim sanatını geliştiren Askeri Ressamlar , eserlerini padişaha sunarak dikkat çekmek istediler. Önce Ferik İbrahim Paşa  (1815–1891), Ferik Tevfik Paşa (1819–1866) ve Hüsnü Yusuf Bey (1817–1861) resim öğrenimi için İngiltere ve Fransa'ya gönderildiler, onları 1861 yılında  Şeker Ahmet Paşa   (1841–1907), Süleyman Seyyit (1842–1913),  Hüseyin Zekâi Paşa (1860-1919) ve Osman Nuri Paşa (1839-1906) izledi.[6]

Osman Nuri Paşa, Kuleli Askeri Lisesinde öğretmen iken kabiliyeti olan öğrencileri teşvik etmek için gayret eden bir ressam öğretmen oldu.  Bu öğrencileri yönlendirir. Harbiye Mektebi’ne geçmeleri için teşvik eder, onları Harbiye Resim Atölyesinde eğitim görmelerini sağlardı. Nitekim Kuleli Askeri Lisesinde öğretmenlik yaparken Sami Yetik’in de hocası olmuş ve onu ressamlık konusunda teşvik etmişti. [7] Osman Nuri Paşa, resim sanatını subay adaylarına sevdirmek için bütün öğrencilerine yağlı boya birer tablo yaptırıp, başarı gösterenleri madalyalarla ödüllendirirdi.

Süleyman Seyyit,   İsatanbul'a döndüğünde  ve Osman Nuri Paşa’nın yardımcılığını yapmıştı. Galatasaray Lisesinde de öğretmenlik yapan Osman Nuri Paşa, bu okulda iken öğrencisi Hoca Ali Rıza'yı yardımcısı olarak seçmiş Hüseyin Zekai Paşa'nın da ressam olmasında katkıda bulunmuştu. 

"Yıldız Sarayı Bahçesinden" adlı yağlıboya çalışması ile  XIX yüzyılın ilk  güzel resim örneklerinden birisni vermiş, “her nesneyi ayrıntılarıyla resmetmeye ve her nesnenin dokusallığını betimlemeye çalışmış” böylece  modern resmin de ilk örneklerini ortaya koymuştu. [8]

Osman Nuri Paşa 1906 yılında öldü.[9]

   

Osman Nuri Paşa , Ertugrul                                                      Peyzaj 

SANATÇI KİŞİLİĞİ 

Osman Nuri Paşanın resim sanatımızdaki en önemli özelliği, kahramanlık ve milli konulu resimler yapmış olmasından kaynaklanmaktadır.  İlk defa kahramanlık içeren (Hamasi) konuda eser veren sanatçımız Osman Nuri Paşa'dır. Preveze Deniz Zaferi, Ertuğrul adlı tabloları bu bakımdan resim tarihimizde ilkleri temsil etmektedir.

Onun Preveze adlı tablosu, sanat yönünden olmasa bile, bu yönü ile sanat tarihinde özel bir yer tutar. Ertuğrul adlı tablosunun ise daha olgun döneminde ve biraz daha ustaca yapıldığı görülmektedir.

Yağlıboya tuvalleri dışındaki diğer çalışmaları, kendisinin ileri bir tekniğe sahip iyi bir hoca olduğunu ortaya koymaktadır. Sami Yetik'in ilk resim öğretmeni olan Osman Nuri Paşa, Ahmet Ziya Akbulut,  Hoca Ali Rıza  ve Hüseyin Zekâi Paşa ’nın da resim öğretmenliğini yaptı. Daha çok, sanatı tanıtmak ve sevdirmek alanında büyük hizmetlerde bulundu.

 

İstanbul 

KAYNAKÇA

 

Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış