Sami Yetik'in Hayatı ve Resim Sanatı



                

Sami Yetik


(d. 1878 İstanbul ö. 1945 Türk Ressam

Sami Yetik 1878’de İstanbul ‘a doğdu. Babası Asmaaltı Tüccarlarından Hacı Raşift Efendi’dir.[1]

İlköğrenimini Şehzadebaşı Taş Mektep’te tamamladı. Çiçek Pazarı Rüştiyesi’nden sonra, Mülkiye İdadi’sinden, Kuleli Askeri İdadi’si (Kuleli Askeri Lisesi)’ne geçti. Resme olan ilgisi Kuleli Askeri İdadi’sine gelene kadar beğeni düzeyinde iken; Kuleli Askeri Lisesi’nde, arkadaşı Mehmet Ali Laga’nın tutku derecesinde resimler yapması üzerine o da  resim yapma yönünde motive oldu. O dönemde Kuleli Askeri Lisesinde öğretmenlik yapan Osman Nuri Paşa, onun resim konusundaki yeteneğini fark etmiş ve onu ressamlık konusunda teşvik etmişti. [2] Hocasının bu teşviki ise onun motivasyonunu arttırdı.  Böylece Kuleli’den sonra 1896 yılında girdiği Harbiye Mektebi’nde Hoca Ali Rıza’nın öğrencisi oldu.[3]1898’deki Harbiye mezuniyetinden sonraki dönemde Hoca Ali Rıza’nın yakın ilgisini gördü. Hoca Ali Rıza'yla Harbiye'de karşılaşması sanatına yön verecek olan önemli bir gelişme olmuştur. Hoca ile aralarındaki dostluk uzun yıllar devam edecek ve sanatçı onun ışıklı resimlerinden oldukça etkilenecektir. 

1899 yılında sınavla resim öğretmeni olarak atandığı Eyüp Baytar Askeri Rüştiyesi’ndeki görevinden sonra 1900 yılında resim öğrenimi görmek ve resim bilgisini arttırmak için Sanayi-i Nefise Mektebi'ne girdi. Bu okulunu da 1906 yılında bitirerek mezun oldu.[4] Harbiye ve Kuleli’de bir dönem resim öğretmenliği yaptı.

Koca Mustafa Paşa Askeri Rüştiye’sinde resim öğretmenliği yaparken; dönemin Tedrisat-ı Askeriye müfettişi Tevfik Paşa'ya Sanayi-i Nefise Mektebinden birincilikle mezun olduğunu ve resme karşı olan ilgi ve yeteneğinin geliştirmek için Avrupa'daki sanat merkezlerinde eğitim almak istediğini ifade eden bir dilekçe vermişti. [5] Bu dilekçesi sonrasında Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşanın izni ve 1910 yılında Serasker Mahmut Paşa yardımı ile Paris’e gitti.

Academie Julian ve Ecole Pigie’ye [6]devam etmeye başladı. Academie Julian’da eğitim görürken diğer pek çok Türk arkadaşının da devam ettiği Juan Paul Lauren'in atölyesinde de çalışmıştı. İlk resim öğretmeni Hoca Ali Rıza olan sanatçının ilk Figür hocası ise İtalyan sanatçı Valeri olmuştu. Paris’te doğa gözlemine dayanan Empresyonizmi devam ettiren Sami Yetik,  Paris’te öğrenim görürken 1908-1912 yıllarında Sanayi-i Nefise Mektebi’nden mezun olup; Avrupa’ya gönderilen  İbrahim Çallı, Feyhaman Duran  ,  Hikmet Onat,  Nazmi Ziya Güran ,  Namık İsmail ve  Hüseyin Avni Lifiç  gibi  ressamlarla birlikte Paris’te bir çok faaliyetlerde bulundu.  Tüm bu ressamlar yurda dönüşlerinde cumhuriyet döneminde Empresyonizmi yaratacak sanatçılar olmaktaydı.

Avrupa’da 19. yüzyıl ortalarında ((1860-1870) beğeni bulan  Empresyonizm akımının Türkiye temsilcisi her ne kadar Hüseyin Zekâi Paşa ise de, Türkiye’de bu akım 1914 yılından sonra yayıldı. Paris’teki Akedemi Julian ve Ecole Pijieve’ye devam ederken Juan Paul Lauren’in atölyesinde de çalışan Sami Yetik, klasik ekolun etkisinden kurtularak Empresyonizmin heyecanına girdi.[7]

Yurda döndükten sonra Kuleli Askeri İdadisi'ne resim öğretmeni olarak atandı. Askeri okullarda resim öğretmenliği sırasında öğrencileri ile çok iyi ilişkiler kurarak başarılı ressamların yetişmesine neden oldu. O sadece bir ressam değil aynı zamanda Osmanlı Ordusunun bir subayı olması nedeniyle, Balkan Savaşı'nda Edirne cephesinde görevlendirildi.  1912 yılından sonra Balkan Savaşlarına katıldı. Bu görevi sırasında İdadi yıllarından arkadaşı Mehmet Ali Laga'da onunla beraberdi.  Edirne’nin düşmesi sonrasında Bulgarlara tutsak düştü. Sofya'da esaret altında kaldı. [8]  Esareti sırasında Bulgar ressamlar ile de dostluklar kurmayı başarmıştı.  Esareti sırasında Edirne'de yaşayan asker ressam Hasan Rıza’nın Bulgarlar tarafından şehit edilmesi ile  Hasan Rıza'nın yağmalanan atölyesine sahip çıktı.  Hasan Rıza’nın eserlerini toparlayarak şehit ressama ait resimlerin bir kısmının Viyana müzelerinde yer almasına vesile oldu.[9] Esareti sırasında Bulgar ressamlar ile ilişkiler kurdu.

Bulgar esaretinden kurtulduktan sonra I. Dünya Savaşı yıllarında Boğazlar Müstahkem Mevkiinde görev aldı. Katıldığı bu savaşlar sırasında bir yandan ateş hattında görev alırken, diğer yandan fırsat buldukça resim yapmaya, etüd ve eskiz çizmeye devam etti. Bu yıllarda yaptığı resim çalışmaları, daha sonra yaptığı resimlere temel teşkil edecekti.

1914 kuşağı ya da Çallı Kuşağı olarak Sanat Tarihimize geçen 1914 Çallı Kuşağı (Türk İzlenimcileri):   İbrahim Çallı, Feyhaman Duran  ,  Hikmet Onat,  Nazmi Ziya Güran ,  Namık İsmail Hüseyin Avni Lifiç,    Ali Sami Boyar Şeref Akdik , gibi arkadaşları ile birlikte çalışıyordu. Şişli'de kurdukları bir atölyede daha çok büyük boy savaş resimleri yaparak Viyana ve Berlin'de Osmanlı Muharebe Resimleri sergisi planlandı.  Kısa sürede hazırlanan eserler Viyana'ya götürüldü. 1918 yılında Viyana Üniversitesi salonlarında sergi açıldı. Türk ve yabancı protokolün açılışa katıldığı sergi Türkiye sanat çevrelerinde duyuruldu. Dönemin gazete ve magazin dergilerinde yer aldı.

Sami Yetik, daha ziyade savaş konulu resimleri ile ünlendi. Buna rağmen peyzaj, natürmort ve portreler de yapmış, bu tip resimleri ile de ilgi çekmişti. Yakın dostu Feyhaman Duran ve İbrahim Çallı ile Vezneciler’de Zühal Kırtasiye Mağazası’ndaki atölyede resim dersleri verdi. Feyhaman Duran  ile birlikte "Ressamlarımız” adlı üç ciltlik kitap kapağı tasarlardı.  ( BKZFeyhaman Duran Hayatı Sanatı ve Tabloları

Öğrencileri arasında “ gırnatacı” ve “tulumbacı “ olarak anılan Sami Yetik, 1933 yılına kadar hem subay hem de askeri okullarda resim öğretmeni olarak görevini sürdürdü.1933 yılında ise görev sürecini tamamlayarak, emekli oldu.

Ressamlarımız adlı iki ciltlik kitabını 1940 yılında yayımlandı. 1945 yılında kurulan Askeri Ressamlar Cemiyeti’nin de ilk üyesi olan sanatçı aynı yıl, ardında çok sayıda başyapıt denebilecek eser bırakarak öldü.

Milli Mücadele ve Efeler  konulu tablosu 

SAMİ YETİK'İN YAZARLIĞI 

Sanatçı 1933 yılına kadar hem resim öğretmeni, hem de subay olarak Türk ordusuna hizmet vermiş ve Binbaşılık rütbesinden emekli olmuştur. Ancak yaşamının sonuna kadar gerek Sanatını gerekse yazarlığını devam ettirmiştir. İki cilt olarak hazırlamış olduğu Ressamlarımız adlı kitabın birinci cildi 1940 yılında yayımlanmıştır. Bu arada Türk Ressamlar Cemiyeti Dergisi'nde de birçok makale yayınlanmıştır.[10]

Bu kitap ve yazılarında elliye yakın  Askeri Ressamların yaşam öyküleri ve sanatçı kişilikleri üstüne bilgi verdi. 

1914 Çallı Kuşağı sanatçıları, çağdaş CUMHURİYET DÖNEMİ RESMİ VE RESİM TOPLULUKLARI içinde Şişli Atölyesi olarak bilinen ve Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın isteği ile Viyana ve Berlin Sergileri için konusu savaş ve kahramanlık olan resimler yaptırmak amacıyla Şişli’de açılan atölyede de çalıştılar. Cumhuriyet döneminde de etkinlikleri süren bu sanatçılarımızın toplumsal konulu eserler yanında Atatürk ve devrimlere bağlılığı konu alan resimler de yaptılar. Aralarında eğitimci yönleri bulunanlar ise Cumhuriyet dönemi ressamlarımızın ve resim topluluklarımızın yetişmesinde ve ortaya çıkmasında önemli rol oynadılar. Sami Yetik de bu ressamlarımız arasındaydı.  [11]

 

   Sami Yetik: Eski Konak konulu tablo                                 Sami Yetik:   Anodolu Köylüleri Yörük göçü konulu tablo 

SAMİ YETİK'İN RESİM SANATI VE RESSAM KİŞİLİĞİ

Sami Yetik'in 67 yıllık yaşamı içerisinde, Askeri lise öğrenciliğinden itibaren başlayan resim çalışmalarının sayısı henüz tespit edilmiş değildir. Sanatçının resimleri müze ve özel koleksiyonları zenginleştirilmiştir. Zaten asker kökenli olan ressam Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı'na katıldıktan sonra savaş konulu resimlere yönelir. "1917'de Celal Esat Arseven'in girişimiyle İstihbarat Dairesi Reisi Seyfi Paşa'nın desteğiyle açılan "Şişli Atölyesi'nde" ibrahim Çallı, Hikmet Onat, Namık İsmail, Ali Sami Boyar ile birlikte görev almıştır:"

Sami Yetik her şeyden önce askeri bir ressamdır ve Balkan ve Birinci dünya savaşlarına ‘da katılmış, katıldığı savaşlara dair çeşitli savaş sahnelerini resimlerine konu edinmiştir. O nedenle Sami Yetik’in resimlerinin büyük kısmı Askeri Müze koleksiyonlarındadır. Askeri Müzelerdeki resimleri ise  çoğunlukla 1914-1921 yılları arasında yapılmış olan resimleri olmaktadır.

Sanatçının Balkan Savaşı'nda çalıştığı eskizlerinin etkisi, bu atölyede gerçekleştirdiği savaş ve kahramanlık konulu resimlerinde coşkun bir ruhla ve gerçekçi bir ifadeyle kendini gösterir. Kurtuluş Savaşı, cephane taşıyan köylü kadınlar, savaşta Türk askerleri gibi konuları resmettiği bu çalışmalarının hemen hepsi çok büyük boyutlu tablolardır ve çoğu bugün Askeri Müze , İst Resim ve Heykel Müzesi  ve  Dolmabahçe Sarayı  koleksiyonlarında yer almaktadır. İfadeyi vermeye yönelik romantik bir dışavurumun yoğunlaştığı bu resimlerde kalabalık figürlerin yerleştirilişi, açık koyu dengeleri ve arka plana yerleştirdiği mimari kalıntı ya da manzara öğeleri ile de klasik bir yoruma yaklaşır.[12]
 
Askeri Müze'deki resimlerden bir tanesi (Envanter 7955) Hanım Sultanlardan Berrar Prensesi Dürü Şehvar tarafından 25.5.1953 tarihinde müzeye hediye edilmiştir. Bir diğeri (Envanter 8490) 1965 yılından önce  İST. RESİM VE HEYKEL MÜZESİ 'nde iken henüz tespit edemediğimiz bir şekilde ve tarihte Askeri Müze'ye getirilmiştir. Diğer resimlerin ise Askeri Müze'ye gelişi ile ilgili bir kayda rastlanmamıştır. I. Dünya Savaşı ile İstiklal Savaşı döneminde rastlanmaktadır. Sanatçının Askeri Müze'de bulunan söz konusu eserleri de aynı yıllarda yapılmıştır ve hepsi sanatçının tarihli imzasını taşımaktadır.[13]

Sami Yetik'in resimlerinde en çok sevdiği konu Kurtuluş Savaşı'dır. Sanatçı bu konuyu genellikle büyük boyutlu tuvallere işlemiştir. Kurtuluş Savaşı ile ilgili kompozisyonlarında efeler, milisler, geri hizmetindeki kadınlar ve kağnılar topyekun bir milli mücadelenin ayrılmaz parçasıdır. Tahta tekerlekli kağnılar Sami Yetik'in sevdiği bir konudur. Bu resimde karlarla kaplı bir yolda bitkin yaralılar ve askerler ile onları taşıyan kağnıları çeken yorgun hayvanlar resmedilmiştir. Yerlerde eriyen karlar arasından kısmen görünen toprak parçaları ve gökyüzünün parlaklığı yorgun savaşçıları yaşama bağlayan tek unsurdur.[14] Özellikle Kurtuluş Savaşı'nı konu alan figürlü kompozisyonlarında, savaşın dramatik etkisini, kendine özgü bir renk anlayışı içinde yansıttı. Eski Ankara’'yı, insanları ve peyzajıyla işlediği resimlerindeyse, yöresel bir sanatçı anlayışı içinde ça­lıştı.  Celal Esat Arseven, onun sanat anlayışım anlatırken, "asabi fırça vuruşlarıyla ifade ettiği sahneler" den söz eder. En çok sevdiği konular arasında kağnılar, yaralı askerler, efeler, milisler, yorgun atlar, öküzler vb dir. 

Sami Yetik çok az sayıda portre çalışmıştır. Onun üslubunun gelişim evrelerini İstanbul, Ankara’, Bursa ve Edirne  manzaralarından anlaşılır. Bu resimlerde geniş ve keyfi fırça vuruşları, kalın boya dokusuyla ve renklerinin kurgusuyla lekeci bir yoruma ulaşmıştır.[15]

Gerçekten de Sami Yetik'in, ilk bakışta konuya ağırlık verdiği iz­lenimi yaratan resimleri, yaşadığı döneme göre serbest sayılabilecek fırça tuşlarının yer aldığı rahat ve zorlamasız bir anlatının ürünleridir.  İbrahim Çallı ve arkadaşlarının, Türk resmi­ne "geç İzlenimcilik " bir anlayışı getir­dikleri tarihten biraz önce Sami Yetik, Avrupa'da görmüş olduğu akademik sanat anlayışım aşabilen ve sanat di­siplinini her şeyin önünde gören, kom­pozisyon türünde ağırlık kazanan bir sanat beğenisini uygulamıştır.

Sami Yetik hiç kişisel sergi açmamış yapıtlarını her yıl gerçekleşen geleneksel Galatasaray ve Ankara Sergileri’nde izleyicisine sunmuştur. 

 

   Sami Yetik:  Dağda Kağnı                                                                      Sami Yetik:  Topçular 

KAYNAKÇA

 

  • [1] https://www.webcitation.org/6fJNQ2l1c
  • [2] https://turkishpaintings.com/index.php?p=37&l=1&modPainters_artistDetailID=458
  • [3] tr.wikipedia.org/wiki/Sami_Yetik
  • [4] https://www.webcitation.org/6fJNQ2l1c
  • [5] https://web.archive.org/web/20080518211232/http://www.antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp
  • [6] https://www.webcitation.org/6fJNQ2l1c
  • [7] tr.wikipedia.org/wiki/Sami_Yetik)
  • [8] https://web.archive.org/web/20080518211232/http://www.antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp
  • [9] https://web.archive.org/web/20080518211232/http://www.antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp
  • [10] Dr. Tülin ÇORUHLU, Ünlü Ressamlarımız: Sami Yetik, antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp)
  • [11] Dr. Tülin ÇORUHLU, Ünlü Ressamlarımız: Sami Yetik, antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp)
  • [12] meleklermekani.com/turk-ressamlar/107435-sami-yetik-hakkinda) 
  • [13] Dr. Tülin ÇORUHLU, Ünlü Ressamlarımız: Sami Yetik, antikalar.com/v2/konuk/konuk0506.asp) 
  • [14] ( Dr. Tülin ÇORUHLU, a.g.y
  • [15] https://www.tualimforum.com/turk-ressamlarin-biyografileri-