Şeker Ahmet Paşa Hayatı ve Resim Anlayışı


Şeker Ahmet Paşa

HAYATI

Asıl adı Ahmet Ali olan Şeker Ahmet Paşa, 1841 yılında İstanbul'un Üsküdar semtinde dünyaya geldi.  Babası Ali Efendi’dir. [1] Küçük bir çocukken eniştesi Yahya Paşa tarafından himaye edilen Ahmet Paşa,  İlk ve orta öğrenimini Üsküdar’daki okullara giderek bitirmişti.  

1855 yılında Tıbbiye Mektebine girdi ancak doktorluğun hassas yapısına uymadığına karar verdiği için Tıbbiye’yi bitirmeden Harbiye Mektebine geçti. Harbiye mektebi askeri ihtiyaçlar için yurt dışına gönderilerek yetiştirilen asker öğretmenlerin ders verdiği bir okuldu. II Selim zamanında açılan   Mühendishane-i Bahr-i Hümayun’da haritacılık ve teknik çizim [2]önem kazanmış, Osmanlı devleti özellikle denizcilik alanında harita bilgilerini kullanmayı öğrenmek ve yaptırtabilmek için yurt dışına subaylar göndermiş, bu subaylar Türk resim sanatının da ortaya çıkmasına vesile olmuşlardı. Primitif ressamlar da denilen bu kuşaktaki ilk ressamlarımız çekilmiş fotoğraflara bakarak resimler yapıyorlardı.  

Harbiye Mektebi'nde aldığı anatomi ve perspektif dersleri ile resim yeteneğini geliştirdi. Resim Sanatına  karşı olan ilgisi onun Harbiye Mektebi’nin  resim öğretmenliği bölümüne atanmasını sağladı.[3] Resme ilgisiyle tanınan Abdülaziz Han onun resimdeki başarısını fark ederek onu Paris’e gönderdi. Ahmed Ali Bey, “ güler yüzlü, tatlı dilli ve son derece nazik, mütevazi bir İstanbul efendisi olduğu için çevresinde Şeker lakabıyla şöhret bulmuştu.”[4]

 1855 yılında Paris’te açılan Mekteb–i Osmanî’de resim sanatı üzerine öğrenim görmek üzere 1864 yılında Paris’e gitti. Süleyman Seyyid ile Mekteb–i Osmanî okulunun  ilk seçkin öğrencisi olmuştu.  [5]1864 Yılından 1871 yılına kadar sürecek Fransa ve Paris’teki günlerinde süreyle Osman Hamdi Bey'in de devam ettiği Oryantalist ressamlar Boulanger ve Gerome’un atölyelerinde de çalıştı. [6]

Batılı resim sanatımızın gelişiminde Paris’te açılan Mekteb-i Osmanî adlı okulun da çok önemli katkıları olmuştu. Zamanın Paris elçisi Cemil Bey’in Sultan Aziz’e önerisi sonucu 1860’da Paris’in Karanel semtinde Viyola sokağında kuruldu ve kapısına Osmanlı Tuğraları asılmıştı. Sultan Abdülaziz, Şeker Ahmet Paşa dışında,  Tıbbiye idadisi resim öğretmen yardımcısı Ahmet Ali Efendi ile Mektebi Harbiye mezunu  Süleyman Seyyit Efendi’yi de bu okula göndermişti. Bu öğrenciler önce Paris’teki Mekteb-i Osmanî ‘ye devam etseler de daha sonra Gustave Boulanger’yle ve École des Beaux-Arts’ın sınavını kazanarak G. Boulanger, J. L. Gerome gibi öğretmenlerin atölyelerine devam ederek onlardan ders almışlardı.   Özellikle Grome o dönem ve daha sonraki dönemlerde de pek çok Türk ressamının yetişmesini sağlayacak olan bir ressamdı.

Paris'te bulunduğu yıllarda, tabiatta, açık havada yapılan resmi savunan Barbizon Ekolü ve Ressamları dan etkilenmiş, yurda döndükten sonra da onların bu resim yapma tekniğini başarı ile uygulamıştı.

1869 yılında Paris resim salonlarında bazı yağlıboya çalışmalarını ve Abdülaziz’in karakalem bir portresini sergileyerek mezun oldu.

1871 yılında Fransa- Prusya harbinin başlayınca Paris’teki diğer Türk Sanatçılarla birlikte İstanbul’a döndü.[7]1867 Uluslararası Paris Sergisi nedeniyle Osmanlı Pavyonu’nun güzel sanatlar bölümünde sergilediği Sultan Abdülaziz’in karakalem portresi Padişah tarafından da görülmüş ve takdir edilmişti.[8]

İstanbul’a dönünce yüzbaşı rütbesiyle Tıbbiye Mektebine atanan Ahmet Paşa, Beyazıd ve Zeyrek Rüşdiyeleri,  Sultanahmet Sanat Okulu ve Beyazıt’ta Kaptanıderya İbrahim Paşa Mektebi’nde resim dersleri verdi. Bu görevleri dışındaki zamanlarında da resim ile ilgili çalışmalar yaptı. Bu yıllarda Beyazıt Zeyrek Kaptan-ı İbrahim Paşa Mektebine resim öğretmeni olarak atandı.  En sonunda da Hünkar yaveri olarak atanmıştı.

27 Nisan 1873’te dönemin ressamları ve öğrencileri ile Türkiye’nin ilk  resim sergisini açtı. İkinci sergisini ise 1875 yılında açmış oldu. Üçüncü sergisi ise 1877’de Petit Champs Belediye Tiyatrosunda  oldu. [9]

Sanayi-i Nefise Mektebinin açılmasında etkili olan Ahmet Paşa, gösterdiği başarılar sonucunda1876 yılında binbaşı, 1877 yılında yarbay, 1880 yılında albay, 1885 yılında tuğgeneral, 1890 yılında da korgeneral oldu ve kendisine mabeyn ressamı unvanı verilmişti. [10]

1896’da yabancı misafirleri ağırlama işleriyle ilgilenen Yabancı Konuklar Teşrifatçısı (Protokol Sorumlusu) oldu. İlk saray  ressamlarından biri olan Şeker Ahmet Paşa, yaver olduğu ve Şehzade Yusuf İzzettin’in huzurda bulunduğu bir sırada II. Abdülaziz “Yaver Ahmet Efendi’yi çağırınız” diye emretmiş, mabeyinci hangi Ahmet olduğunu anlamamış, Şehzade Yusuf İzzettin “canım bizim Şeker Ahmet” demiştir. Bundan hoşlanan Abdülaziz kahkahalarla gülmüştü.

Protokolde görevli olması ve diğer nedenlerle hayatı boyunca 60 civarında nişan ve madalya almış bunların  48’ adeti yabancı ülkeler tarafından verilmişti. [11

Süleyman Seyyit ve  Hüseyin Zekâi Paşa ile birlikte 19.yy. natürmort resimler yapan en önemli ve ilk ustalarından olan Şeker Ahmet Paşa, 1907 yılında 5 Mayıs Cumartesi günü 66 yaşında iken kalp krizinden öldü ve Eyüp Sultan’daki Sokullu Mehmet Paşa Türbesi civarına gömüldü.   Kabri Eyüp Sultan’da Feshane Caddesi üzerinde iken günümüzde kaybolmuştur.

   

Şeker Ahmet Paşa : Meyveler                                 Şeker Ahmet Paşa : Nar ile Meyveler 

ALDIĞI ÖDÜLLER

Şeker Ahmet Paşa ülke tarihimizde Sultanahmet Sanayi Mektebinde bir kişisel sergi açmayı başaran ilk ressam olma şerefine nail olmuştur. Ve bu sergi Resim sanatı tarihimize ilk kişisel resim sergisi olarak geçecektir. Resim sanatımıza sağladığı katkılarından dolayı 1877 yılında dördüncü rütbeden Osmanlı nişanı almıştır. 1881’de üçüncü ve 1883’de ikinci dereceden Mecidiye nişanına layık görülmüştür. . 1884 yılında Mirliva olur ve kendisine altın ve gümüş imtiyaz madalyası verilir. 1885 yılında ikinci rütbeden  Osmanlı nişanı ve 1886’da iftihar ve Sanayi-i Nefise madalyaları, 1891’de birinci dereceden Mecidiye nişanı almış bir ressamımızdır.  [12]

SANAT ANLAYIŞI VE RESİM TEKNİĞİ

Askeri Ressamlarımız içinde en önemli temsilcilerden birisi olan Şeker Ahmet Paşa; doğaya ait motifleri resimleyen doğanın resmini yapan bir ressam olmayı tercih etmişti.  Onun resimlerinde bu nedenle doğa ve tabiata ait ayrıntılar, kuşlar, ağaçlar, meyveler, yaban hayatı,  çiçekler, karacalar, geyikler, koyun sürüleri ve çoban köpekleri öne çıktı. Resim yapmayı ve doğayı çok seviyor, yaptığı resimlerinde de bu duyguyu aksettirmeyi başarıyordu.

Yaptığı resimler teknik olarak Batı resmin özelliklerini taşıyordu. “Batı tarzında resim yapan ilk ressamımız olmasına karşın “  resimlerinde hiç de ilk ressam olmak acemiliğine kapılmamış, ilk olmasına rağmen özgün yapıtlar ortaya koymayı da başarmıştı.  Buna mukabil Osmanlı süsleme sanatlarının öğelerine yabancı olmayı elbet ki bir avantajdı ve bu avantajını da çok iyi kullanmayı başarmıştı.

Paris’te tanıma fırsatını bulduğu Barbizon Ekolü ressamlarının yolundan giderek açık havaya çıkarak, doğayı izleyerek, gözlemleyerek, askeri eğitim almış olması sebebi ile de çok titiz ve dikkatli  resimler yapmıştı. O nedenle doğa ile ilgili meyve, hayvan, çiçek manzara resimlerinde çok dokunaklı ve derinlemesine detaylara önem verdi.

Şeker Ahmet Paşa, Paris’teki okullardan aldığı eğitime kendi özgünlüğünü katmayı başaran ilk askeri ressamımız olmuştu.  Bu başarısını özellikle natürmort ve manzara resimlerinde ortaya koydu.

Resimlerinin önemli bir bölümü İstanbul veAnkara Etnografya Müzesi,  İST. RESİM VE HEYKEL MÜZESİ  ile, Sakıp Sabancı Müzesi ve bazı özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.[13]

Şeker Ahmet Paşa: Mehtapta yelkenliler 

Başlıca Eserleri ve Bulunduğu Yerler

"Tepe Üzerinde Kale” (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, nr. 45-458) ve “Talim Yapan Erler” (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, nr. 49-462) naif bir anlayışla hiçbir sanatçıdan etkilenmeden yaptığı tablolardır. Şeker Ahmed Paşa’nın “Orman” (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, nr. 47-460) ve “Ağaçlar Arasında Karaca” (İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, nr. 10-423) adlı tuvalleri hocası Courbet’yi hatırlatan, şahsiyetini bulmuş en iyi eserlerinden sayılır. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde “Manzara” (nr. 54-467), “Orman ve Geyik” (nr. 459-872), “Manzara” (nr. 460-873), “Ormanda Yol” (nr. 1264-6202), “Peyzaj” (nr. 1935-8220), “Ağaçlık” (nr. 2086-8378), “Kendi Portresi” (nr. 473-918); Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Saraylar Dairesi Başkanlığı Saraylar Arşivi Resim Koleksiyonu’na ait Dolmabahçe Sarayı’nda “Yelkenliler” (nr. 12-2732), Yıldız Sarayı Şale Köşkü’nde “Orman” (nr. 11-172); Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi Resim Koleksiyonu’nda “Ceylan ve Orman” adlı tuval üzerine yağlı boya tabloları da onun çok başarılı peyzaj çalışmalarıdır. Şeker Ahmed Paşa’nın Rönesans’tan Chardin’e kadar süren koyu fon üzerinde açık motif geleneğiyle yaptığı natürmort çiçek ve geniş resimleri Türk ressamlığının en olgun eserleridir. İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’nde “Natürmort” (nr. 46-459), “Meyveler” (nr. 458-871), “Manolya ve Meyveler” (nr. 461-874), “Meyveler” (nr. 462-875); Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Saraylar Dairesi Başkanlığı Tablolar Koleksiyonu’nda “Natürmort” (Küçüksu Kasrı, nr. 11-204), “Natürmort” (Beylerbeyi Sarayı, nr. 11-281), “Portakallı Natürmort” (Dolmabahçe Sarayı, nr. 11-813), “Güllü Natürmort” (Dolmabahçe Sarayı, nr. 13-88) "  [14]

 

   

Şeker Ahmet Paşa :                                                              Şeker Ahmet Paşa : Vazoda Çiçekler 

Kaynakça

 

  • [1] MUHİTTİN SERİN, https://islamansiklopedisi.org.tr/seker-ahmed-pasa
  • [2] https://edebiyatvesanatakademisi.com/turk-ressamlar/askeri-ressamlarimiz-ve-biyografileri/2173
  • [3] Güvemli, Z., 1975, Şeker Ahmet Paşa, Türkiyemiz Dergisi, Ak Yayınları, sayı 16, s .38-43
  • [4] https://www.eyupsultan.bel.tr/tr/main/pages/seker-ahmet-pasa/1113
  • [5] https://www.eyupsultan.bel.tr/tr/main/pages/seker-ahmet-pasa/1113
  • [6] https://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eeker_Ahmet_Pa%C5%9Fa
  • [7] Başlangıcından Bugüne Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi, Günsel Renda -Turan Erol Sunuş: Suut Kemal Yetkin, C. : 1 Tiğlat Basımevi
  • [8] https://www.kulturportali.gov.tr/portal/seker-ahmet-pasa
  • [9] https://www.kulturportali.gov.tr/portal/seker-ahmet-pasa
  • [10] wikipedia.org/wiki/Şeker_Ahmet_Paşa
  • [11]  Ahmet Paşa, Cemal Tollu. İstanbul, Milli Eğitim Basımevi, 1967,  Ankara Resim ve Heykel Müzesi / Editör Zeynep Yasa-Yaman, Fotoğraflar: Sıtkı Fırat, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı, 201
  • [12] https://turkiyekulturportali.gov.tr/Sayfalar/KimKimdir/Şeker )
  • [13] Başlangıcından Bugüne Çağdaş Türk Resim Sanatı Tarihi, Günsel Renda -Turan Erol Sunuş: Suut Kemal Yetkin, C. : 1 Tiğlat Basımevi)
  • [14] MUHİTTİN SERİN, https://islamansiklopedisi.org.tr/seker-ahmed-pasa


Şeker Ahmet Paşa : Natürmont